İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/886 E. 2019/454 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/886
Karar No
2019/454
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/886 Esas KARAR NO : 2019/454

DAVA : İpoteğin Kaldırılması DAVA TARİHİ : 21/12/2018 KARAR TARİHİ : 20/06/2019

Mahkememizde görülmekte olan İpotek İpoteğin Kaldırılması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan kullanmış olduğu eski bir ticari kredinin teminatı olarak kendisine ait dükkanı teminat olarak ipotek tesis ettiğini, davalı bankanın bir çalışanının usulsüzlüğü neticesinde müvekkilinin hesabından sahte kredi kullandırıldığını, bu sahte kredinin Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine konu edildiğini, ayrıca ipoteğin Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icraya konulduğunu, bunun üzerine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, alınan bilirkişi raporlarıyla müvekkilinin borcu olmadığına dair karar verilmek üzere olunduğunu, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığını, davalı bankanın haksız olarak müvekkiline cebri icra yapmakta olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölüme ... tarih ... yevmiye nolu ipotek akdinin kaldırılmasına, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takibin iptaline ve haksız icra takibi nedeniyle %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından iş bu davadan önce açılmış bulunan ve yargılaması devam eden Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile yine aynı söz konusu ipotek takibinin ve ipotek sebebiyle borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiğini, davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, bundan başka kredi kullandırım işleminin ibraname düzenlenmek suretiyle açık ve net bir şekilde ibra edilmiş olup iddia konusu taleplerin haksız olduğunu, aksini kabul anlamına gelmemekle birlikte menfi tespit davasına konu kredi işleminin davacılar tarafından gerçekleştirilmediği ve iptali düşünülse dahi müvekkili bankanın söz konusu kredi ilişkisi dışında da davacılardan alacağı bulunmakta olup, ipoteğin fekkinin mümkün olmadığını, davacı tarafça iddiasına gerekçe gösterilen .../... Esas sayılı dava dosyasında yalnızca ... tarihinde ...-TL bedelli kredi kullandırımının sahteliği iddiasında bulunulmuş olup, müvekkili bankaya ödenmeyen ve karşılığı da bulunmayan çek yasal sorumluluk bedelleri ile nakde çevrilen çek bedelleri hakkında herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini belirterek, davanın öncelikle derdestlik nedeniyle reddine, davanın esasına girilmesi halinde haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın esastan reddine ve %40'tan az olmamak üzere tazminata hükmolunmasını talep etmiştir. Dava: kredi sözleşmesinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile ipoteğin bedelsiz kalması nedeniyle terkinine ilişkin dava niteliğindedir. (icra takibinden sonra açılan) Davacılar vekili ... tarihli celse duruşmadaki beyanında; mahkememizin .../... Esas sayılı dava dosyası ile bu dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu beyan etmiş, mahkememizin .../... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacıları ..., ... ve ... olduğu, davalı ... aleyhinde kredi sözleşmesi nedeniyle ...-TL dava değeri üzerinden borçlu bulunmadığının tespiti istemiyle ... tarihinde açılan takip öncesi menfi tespit davası olduğu, derdest olup duruşmasının da ... gününe atılı bulunduğu anlaşılmıştır. HMK'nin 166/1. maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir." hükmünü, aynı kanunun 166/4 maddesi ise "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." hükmünü içermektedir. Açıklanan nedenlerle, mahkememizde açılan bu dava ile mahkememizin .../... esasında kayıtlı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan HMK madde 166 uyarınca davaların birleştirilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandıüı üzere; 1-Mahkememizin bu dosyasıyla, mahkememizin .../... Esas sayılı dosyası arasında hukuki irtibat bulunduğu anlaşılmakla, HMK 166. madde gereğince DAVALARIN BİRLEŞTİRİLEREK GÖRÜLMESİNE, 2-Mahkememizin bu esasının kapatılarak yargılamanın Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden DEVAMINA, 3-Harç ve yargılama giderlerinin birleşen dosyada DİKKATE ALINMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, esas hükümle birlikte istinafı yolu açık olmak üzere oy birliği karar verildi. 20/06/2019

Başkan ... ¸(e-imzalı) Üye ... ¸(e-imzalı) Üye ... ¸(e-imzalı) Katip ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/886, K. 2019/454, T. 20.06.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-886-e-2019-454-k-95bf5f5bd57e