İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/737 E. 2019/738 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/737
Karar No
2019/738
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/737 KARAR NO : 2019/738

DAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/04/2018 KARAR TARİHİ : 14/11/2019

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ... tarihinde davalı ... üyeliğinden ihraç edildiğini, ancak alacaklarının ödenmediğini ve yönetimin haksız ve yasaya aykırı şekilde istifasını kabul etmediğini, bunun üzerine davacının Antalya ... Noterliği kanalıyla ... tarihinde ... sayılı ihtarname ile alacaklarının ödenmesi talebini davalı kooperatife duyurduğunu ileri sürerek, istifayla, ihraçla kooperatifle bir bağı kalmayan müvekkilinin üyeliği boyunca elde edilen kooperatif kazanımlarından kooperatif arsasının satış bedelinden, paraın faizinden payının kalan kısmı ve kooperatif taşınmazlarında olan hakkı karşılığı-payına düşen bedel karşılığı olmak üzere; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacağının ihtar tarihinden itibaren faiz uygulanmak üzere ... TL alacağının tazmin ve tahsiline, alacağı güvenceye almak için kooperatifin ... Şubesindeki hesabı üzerine, alacak kadarının kimseye ödenmemesi yönünde tedbir uygulanmasına, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zira 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 99 maddesinde bu konuda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır denildiğini, mahkemece usulden red kararı verilmeksizin esasa girilmesi halinde ise davacının kooperatif üyesi olduğunu, davalı tarafından ... tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı neticesinde eski yönetimin yerine yönetim kuruluna ...'un seçilmiş bulunduğunu, eski yönetim üyeleri olan tarafından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu usul ve esaslara uyulmaksızın ... tarihinde .../... sayılı kararı ile kooperatife ait olan arsanın satışından elde edilen gelirin ortaklara vergiler düşüldükten sonra kalan paraların ödenmesi yönünde karar alındığını, alınan bu kararın hukuka aykırı olduğu gibi iş bu usulsüz karar ile toplam 20 kişiye, kişi başı ... TL olmak üzere kooperatif geliri dağıtıldığını, bu karara ilişkin olarak şüpheliler eski yönetim kurulu üyeleri hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma nolu dosyası kapsamında şikayette bulunulduğunu, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası kapsamında açılan davanın bu suçlamayı da kapsar nitelikte olduğundan bahisle takipsizlik kararı verildiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 99 maddesi gereği davanın usulden reddine ve görevli Asliye Tİcaret Mahkemesine gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde daanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Davalı kooperatife ait kayıt ve belgeler getirtildikten sonra dosya kooperatifler konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... ... havale tarihli raporda özetle; "...Davacının ... tarihli talebi ile kooperatif üyeliğinden istifasının gerçekleşmediği, bu durumda da davacının ... tarihinde kooperatif üyeliğinin sona erdiği iddiasının yerinde olmadığı, davacı, davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile davalı ... üyeliğinden ... tarihi itibariyle ihraç edildiği ve üyeliğinin sona erdiği, davacının dava konusu ettiği alacağı davalı kooperatifin 2018 yılı bilançosuna göre belirleneceği, bilanço tarihi ... olmakla birlikte kooperatifin bilançolarının ancak genel kurullarca onanmasından sonra değer kazanacağı ve hüküm ifade edeceği, davacının üyelikten ihraç edildiği 2018 yılı bilançosu henüz onaylanmadığı dikkate alındığında, bir aylık sürenin bitim tarihi olan davalı kooperatifin 2018 yılı bilançosunun görüşüleceği 2019 yılında yapılacak genel kurul toplantısının yapıldığı tarihten itibaren 1 ay sonra davacının alacak talep hakkının doğacağı, bu nedenle davacının dava konusu ettiği alacağı dava açma tarihi olan ... tarihi itibariyle muaccel hale gelmediği, bu durumda da davacının dava konusu ettiği alacağının tahsili için ... tarihi itibariyle dava açmasının yerinde olmadığı " şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Davacı tarafın itirazları doğrultusunda dosya rapor düzenleyen bilirkişiye ek rapor alınmak üzere tevdii edilmiş, bilirkişi ... tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle; "...davacı vekilinin iddia ettiği Antalya ...Noterliği aracılığı ile gönderildiği iddia edilen ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile kooperatif alacaklarını istediğini, bu ihtarnamenin aynı zamanda üyelikten ayrıldığının noter marifetiyle bildirimi olduğunu iddia etmiştir. Davacı vekilinin iddia ettiği Antalya ...Noterliği aracılığı ile gönderildiği iddia edilen ... tarihli tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamenin dava dosyasına ibraz edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacı vekilinin iddia ettiği ihtarname ile ilgili bir değerlendirme yapılamamıştır. Ayrıca, davacı vekili dava dilekçesinde ve sonrasında iddia edilen bu ihtarname ile müvekkilinin üyelikten istifa ettiğini iddia etmemiştir.Davacı vekilinin iddia ettiği taahhütlü posta ile gönderilen istiafa ile ilgili olarak kök raporumda detaylı olarak değerlendirme yapılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda kök raporumdaki kanaatin devam ettiği" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Davacının ... tarihli istifasının geçerli olması ihtimaline binaen hesaplama yapılmak üzere dosyanın önceki raporu hazırlayan bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından sunulan ... havale tarihli ek raporda özetle; "...Davacının davalı ... üyeliğinden istifa ettiğini ... tarihinde iadeli taahhütlü posta ile davalı kooperatife bildirdiği, davacının ... tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiğinin kabul edilmesi durumunda, davacının kooperatifteki alacağının ... tarihli bilançosuna göre belirlenmesi gerektiği, belirlenen ... TL tutarındaki asıl alacağın ise ... tarihi itibariyle muaccel hale geldiği" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, kooperatife üyesi tarafından açılan çıkma payının tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. Uyuşmazlığın: davacının davalı kooperatiften çıkma payı isteminin yerindeliğine ilişkin olduğu görülmüştür. 1163 s. Kooperatifler Kanunu kooperatif ortağının çıkmasına ve tazminata ilişkin aşağıdaki hükümleri içermektedir. I – Ortaklıktan çıkma serbestisi - tazminat: Madde 10 – Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperati-fin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak istiyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir. II – Ortaklıktan çıkmanın sınırlandırılması: Madde 11 – Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir. Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği hususunda Anasözleşmeye hüküm konulabilir. Bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamıyacağına dair bağlamalar hükümsüzdür. III – Bildirme süresi ve çıkma zamanı: Madde 12 – Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir. IV – Ortaklıktan çıkmayı kabulden kaçınma: Madde 13 – Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir. Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük: Madde 17 – "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilan-çosuna göre hesaplanır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleş-mede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebi-lir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortak-lar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmek-le zamanaşımına uğrar." hükmüne haizdir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/940 E. 2015/1235 K. Sayılı Emsal İçtihadında: "...Kooperatif üyeliğinden ayrılan ortak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesi ve anasözleşmenin 15 nci maddesi gereğince, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl sonu bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haiz olup, ayrıldığı yıl sonu bilançosunun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir. Aynı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle ödemelerin 3 yıla kadar geciktirilmesine ilişkin bir kararın, anılan aynı genel kurulda alınması ve mahkemece, ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunun bilirkişi raporu ile yargılama sırasında saptanması halinde, erteleme kararındaki süre geçmeden önce başlatılan icra takibi, alacağın muaccel olmasından önce (erken) başlatılmış olacaktır. Bu durumda mahkemece, Kooperatifler Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca alacağın muaccel olmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı bulunması nedeniyle, HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi ve vekalet ücretinin de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesine göre belirlenmesi gerekirken, davanın esastan reddine karar verilmesi ve davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. " denilmiştir. Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede; davacının ... tarihli talebi ile kooperatif üyeliğinden istifasının gerçekleşmediği, bu durumda da davacının ... tarihinde kooperatif üyeliğinin sona erdiği iddiasının yerinde olmadığı, davacı, davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile davalı ... üyeliğinden ... tarihi itibariyle ihraç edildiği ve üyeliğinin sona erdiği, davacının dava konusu ettiği alacağı davalı kooperatifin 2018 yılı bilançosuna göre belirleneceği, bilanço tarihi ... olmakla birlikte kooperatifin bilançolarının ancak genel kurullarca onanmasından sonra değer kazanacağı ve hüküm ifade edeceği, davacının üyelikten ihraç edildiği 2018 yılı bilançosu henüz onaylanmadığı dikkate alındığında, bir aylık sürenin bitim tarihi olan davalı kooperatifin 2018 yılı bilançosunun görüşüleceği 2019 yılında yapılacak genel kurul toplantısının yapıldığı tarihten itibaren 1 ay sonra davacının alacak talep hakkının doğacağı, bu nedenle davacının dava konusu ettiği alacağı dava açma tarihi olan ... tarihi itibariyle muaccel hale gelmediği hususları mahkememizce sabit görülmüş olup Kooperatifler Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca alacağın muaccel olmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı bulunması nedeniyle, HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, davalı yararınada avukatlık asgari ücret tarifesi 7/2.maddesi gereğince vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davacının davasının özel dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL. harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2.maddesi gereğince hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİENE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2019

Katip ... ¸E- İmzalı

Hakim ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/737, K. 2019/738, T. 14.11.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-737-e-2019-738-k-9ba0d5549a24