İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/684 E. 2020/38 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/684
Karar No
2020/38
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/684 Esas KARAR NO : 2020/38

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/10/2018 KARAR TARİHİ : 14/01/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ikinci el ve sıfır oto alım satımı ve komisyonculuğu işi ile uğraştığını, çeşitli firmaların araçlarını, araç yenileme aşamasında yeni araç satan firma ile anlaşarak satın aldığını, davalı-borçlu şirket ile vekil eden arasında mevcut ticari ilişki nedeni ile müvekkilinin ... hesabına ... tarihinde ... Şubesinden ...-TL ödeme yaptığını, ancak bunun karşılığı olarak davalı tarafından müvekkiline herhangi bir mal veya hizmet teslimi olmadığını bu nedenle vekil eden alacağının tahsilini sağlamak amacı ile Antalya ... İcra müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına kayden icra takibi başlatıldığını davalının haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, karşı tarafın en az %20 olmak üzere inkar tazminatına mahkumiyetine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının gerçek kişi olduğunu, bu parayı hiç haberi olmadan ve neye istinaden yatırdığını bilmediğini iddia ettiğini, bu durumda ticari bir alım satımdan bahsetmediğine göre davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görev yönünden itiraz ettiklerini, anılan dosyanın 2016 yılına ait bir dosya olduğunu, itirazın üzerinden 2 sene geçtiğini, itirazın iptali davasını 1 sene içerisinde açılması gerektiğini, itirazın iptali davasının zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından dava dışı ... isimli şirkete araç satışı yapıldığını, satış bedelinin ...-TL 'sinin ...na ...tarafından "... Araç be/Deli/... ... ..." açıklaması ile yatırıldığını, davacının kendi iradesiyle dava dışı şirketin ödemesini yaptığını, yapılan ödeme ile ... ... ... ait araç ödemesi tamamlanarak aracın ... teslim edildiğini, davacının kendi iradesiyle mal veya hizmet alamadığını iddia etmesinin ise kötüniyetli olduğunun açık bir ifadesi olduğunu, davacının bu parayı hiçbir şerh koymadan "..." adına açıklaması ile yatırdığını, müvekkili ile davacının hiçbir şekilde yazılı ve sözlü anlaşmasının bulunmadığını, davacının boş yere para ödediğini 7 yıl sonra fark ettiğini iddia etmekte olduğunu, ne o tarihlerde ne de günümüzde ...-TL'lik bir araç bulunmadığını belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından örnek mahkeme ve Yargıtay ilamları, dekont sureti delil olarak sunulmuş, mahkememizce icra dosyası celp edilmiş, davacının tacir olup olmadığı ile ilgili araştırma yapılmış, bilirkişi raporu aldırılmış, davacının yemin deliline de başvurularak tüm deliller toplanmıştır. Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı tarafça davalı aleyhine ...-TL asıl alacak üzerinden örnek no: 7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, borçlu vekilince süresi içerisinde yetkiye, borca ve faize itiraz edildiği, takibin durdurulduğu, itiraz ve durdurma kararının davacıya tebliğ edilmediği, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip dosyasında itiraz ve durdurma kararı alacaklıya tebliğ edilmeden bir yıllık hak düşürücü süre başlamayacağından ve takip dosyasında yapılmış böyle bir tebliğ olmadığından davanın süresinde açıldığının tespitine, dava araç satım kaynaklanmakta olup genel zaman aşımı süresi olan 10 yıl geçmediğinden davalının zaman aşımı def'inin reddine, yine para borçlarında alacaklının ikamet mahkemeleri de yetkili olup davacı ...'da ikamet ettiğinden TBK'nın 89 ve HMK'nın 10. Maddeleri uyarınca davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın da reddine karar verilmiştir. Dava değeri tanıkla ispat sınırının altında olup taraflara varsa tanık isim ve adreslerini bildirmeleri için kesin süre verilmesine rağmen taraflarca tanık ismi bildirilmemiştir. Davacı vekili duruşmada müvekkilinin defter tutmadığını beyan ettiğinden sadece davalının defterlerini incelenmesi için dosya bilirkişiye verilmiş olup, davalının bildirdiği ... adresinde davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin fiziken bulunmaması sebebiyle bilirkişi tarafından bilgisayar ortamında inceleme yapılarak rapor hazırlandığı, sunulan ... tarihli raporda; bilgisayar ortamındaki ticari kayıtlara göre, taraflar arasında ticari bir ilişkinin olmadığı, bu nedenle davacının davalıdan alacaklı olmadığı, dava konusu alacağın dayanağı olan ... tarihli ...-TL tutarlı ödemenin davalı şirketin ticari defterlerinde davacı adına kayıtlı olmayıp, dava dışı ... adına kaydedilerek bu şirketin borçlarından mahsup edilmek üzere kullanıldığı mütalaa edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığına yönelik tespit bulunmadığından davalı şirketin defterlerinin bulunduğu yerde istinabe yoluyla yaptırılan inceleme sonucu alınan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı adına cari hesabın açılmış olduğu, davacının davalı firmaya ... tarihinde ödediği ...-TL'ye ilişkin dekontun açıklama kısmında "... bedeli/..." ın yazılı olduğu, davalı firmanın yapılan bu ödemeyi ... hesabına işlenerek firmanın borcundan düşülmüş olduğu hususlarının belirtildiği görülmüştür. Dava, karşılığında mal ve hizmet teslim alınmadığı iddiasına dayalı olarak önceden gönderilen paranın iadesini sağlamaya yönelik başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tarafça davalıya ...-TL ödeme yapıldığı karşılığında davacıya mal teslim yapılmadığı noktalarında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, yapılan ödemenin bir başkasının borcu için yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacının dayandığı ... tarihli dekontun incelenmesinde davacının davalıya "... bedeli/..." açıklaması ile ...-TL gönderdiği görülmüştür. Peşin satış karinesi gereğince nakit ödeme karşılığı olan malın teslim edilmediğini ispat yükü davacıya aittir. Somut olayda ödemenin avans yapıldığını gösterir herhangi bir sözleşme veya belge bulunmamaktadır. Ödemeye ilişkin dekontta da ödemenin avans yapıldığı ile ilgili bir açıklama olmayıp başka bir firmanın araç alım bedeline yönelik yapıldığı yazılmıştır. Davalı taraf da dekontta ki açıklama ile paralel şekilde savunma yaparak ödemenin dava dışı şirketin araç alımından kaynaklı borcuna mahsuben davacı tarafça yapıldığını ve defterlerine de bu şekilde işlendiğini belirtmiştir. Gerçekten de davalının defterlerinde yapılan ödeme dava dışı şirketin araç alımından kaynaklı borcuna mahsup edilerek borç miktarı düşürülmüştür. Davacı taraf iddiasının ispatı noktasında tanık ve yemin deliline başvurmuş olup mahkememizce verilen sürede herhangi bir tanık ismi bildirmemiş, başvurduğu yemin delili de sonuç vermemiştir. Davalı şirket yetkilisi yeminli beyanında gönderilen paranın araç alım satımı için önceden gönderilen avans bir para olmadığını, ... şirketinin kendilerinden aldığı aracın bedeline ilişkin olarak yapılan bir ödeme olduğunu, ödemeyi bu şirketin borcuna mahsup ettiklerini belirtmiştir. Hal böyle olunca ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, dava ispatlanamadığından reddedilmekle davacı kötü niyetli sayılamayacağından davalının tazminat talebi de reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın reddine, 2-Davalının tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli ...-TL harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/01/2020

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/684, K. 2020/38, T. 14.01.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-684-e-2020-38-k-312768627b8d