İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/379 E. 2018/1046 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/379
Karar No
2018/1046
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/379 KARAR NO : 2018/1046 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 23/03/2018 KARAR TARİHİ: 17/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... vekilinin 23.03.2018 harç tarihli dava dilekçesi ile; Kurumun sicil dosyasında işlem gören ... Şirketi'nin işçilerinden; ...'ın geçirmiş olduğu iş kazasından dolayı İzmir ... İş Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin rücuen tazminat davası açtığı ve mahkemenin 05.03.2018 tarihli ara kararla şirketin ihya için süre verdiği, işyerinin kapalı olduğu, TTK m. 224 ve m. 445 gereğince şirketin ihyası için dava açtıklarını, belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün 25.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde; Şirketin 23.09.1997 tarihinde kurulduğunu, 6102 sayılı TTK geçici 7/d maddesi uyarınca aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantısının yapılmaması nedeniyle "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketlerle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin" m. 5/4 fıkrası uyarınca münfesih sayılarak 13.03.2014 tarihinde tescilli adresinde ihtarda bulunulduğu, bunun üzerine şirketin ... u tasfiye memuru olarak bildirdiğini, 11.05.2015 tarihinde bu durumun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, halen şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiğini ve tasfiye memurunun da bulunduğu, bu nedenle ihyanın talep edilemeyeceğini belirtmiştir. Dava; Şirketin ihyasına ilişkindir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Sicil kayıtları incelenmiştir. İhyası istenen ... Şirketi ...-... sicil kayıtları ile davacının dilekçesinde ekli belgeler ve diğer kayıtlar incelenmiş ve değerlendirilmiştir. İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı SGK'nın davalı ... Şirketi aleyhine 31.07.2017 tarihli açtığı davada davalının işçilerinden ...'ın 04.04.2009 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasında vefat ettiği, davalı şirketin işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili tüzüğe ilişkin hükümleri ihlal ettiği ve %40 kusurlu olduğu, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyada da kamu davası açılıp yargılamasının devam ettiğini belirterek HMK m. 107 ye dayanarak kurum zararı 29.409,86 TL'nin şimdilik 11.763,95 TL'sinin sarf/ödeme ve onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili talep edildiği, yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporları ile 16.02.2015 tarihli celsede davanın kabulü ile 11.763,94 TL'nin davalıdan tahsiline kabul edildiği, davacının temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı karar ile 5510 sayılı Kanun m. 21/4 fıkra gereğince 3. kişinin sorumluluğuna istinaden iş kazası meslek hastalığı ve hastalık 3. bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmiş ise sigortalıya ve hak sahibine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemelerin ve bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan 3. kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rucü edilebileceğine ilişkin hüküm gereğince, buradaki 3. kişinin iş verenler olması nedeniyle, iş vereninin sorumluluğunun kazanın oluşmasında kusurunun bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği, sanık ...'un hakkında verilen kararın Yargıtay ... Ceza Dairesince kesinleştiği belirlendiğinden bir miktar kusur verilmesi ayrıca ...'un iş veren vekili olup olmadığı ve 5510 sayılı kanun m. 21 hangi fıkra kapsamında kalması belirlenmesi gerektiğinden bozulduğu, bozma üzerine dosyanın esasa kaydedildiği, davalıya çıkarılan tebligatın ulaşmadığı, yapılan yargılamada davalı şirketin 13.03.2017 tarihinde münfesih olduğunun belirtildiği, ancak sicilden silindiğinin bildirilmediği, bu aşamada mahkemenin 05.03.2018 tarihli ara kararla şirketin sicilden terk olunduğu belirlenerek ihya davası açılması ve tasfiye memuru atanması için davacı tarafa yetki ve süre verildiği belirlendi. İhyası istenen şirketin 6102 sayılı geçici 7. maddesi uyarınca, 13.03.2014 tarihi itibariyle münfesih hale geldiği, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirkete 13.03.2014 tarihinde tescilli adresine ihtarname gönderildiği, ihtarda şirketin tasfiye memurunun bildirilmesi ve tasfiye memurunun tasfiye işlemlerinin yapması sağlanması aksi halde, şirketin sicilden silineceğinin ihtar edildiği, bunun üzerine 30.04.2015 tarihinde şirketin tasfiye memurunun ... olarak belirtildiği, 11.05.2015 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği ve şirketin halen faal olduğu, şirketin sicilden terkin edilmediği, bu nedenle ihyasının gerekmediği tespit edilmiştir. Davacı SGK'nın İzmir ... İş Mahkemesinde ... Esas sayılı dosya ile dava konusu ... Şirketi'nin ihya edilmesi için dava açması amacıyla yetki verildiği ve bu yetki belgesine istinaden mahkememize dava açtığı, ancak şirketin halen faal olduğundan ihyasını gerektirmediği tespit edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacının davasının dava konusu ... Şirketi'nin halan faal ve tasfiyesinin devam eder halde bulunduğu, bu nedenle ihyasının gerekmediği tespit edilmekle, şartları gerçekleşmeyen davanın REDDİNE, Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2018 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/379, K. 2018/1046, T. 17.10.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-379-e-2018-1046-k-330c13a41a01