İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/259 E. 2020/275 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/259
Karar No
2020/275
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/67

KARAR NO : 2020/298

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

DAVA TARİHİ : 18/12/2018

KARAR TARİHİ : 22/06/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından trafik sigortası ile sigortalı, maliki ... sürücüsü ... olan ... plakalı aracın müvekkilinin ... plakalı aracına arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracında yüksek maddi hasar meydana geldiğini, meydana gelen zararın tespiti için müvekkili tarafından bağımsız bir eksperin tayin edildiğini ve anılı eksper raporu ile araçta meydana gelen toplam hasar bedelinin (KDV Hariç) 42.112,80 TL olduğunu, hasarın tazmini için davalıya başvurulup hasar dosyasının açıldığını ancak dava tarihine kadar müvekkili aracında meydana gelen zararın tazmin edilmediğini, ... plakalı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda asli kusurlu olduğunu, bu aracın maliki ve işleteni ... olup müvekkili aracında meydana gelen zarardan sürücü ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, kusurlu araç sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin de poliçe teminatı kapsamında kalan hasar miktarından sorumlu olup gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tazminatın davalının temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iş bu davada yapılan yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; davacı vekili duruşmadaki beyanında; müvekkilinin aracının plakasının dava dilekçesinde ... olarak belirtildiğini, plakasının ... olduğunu; kusurlu sigortalı aracın plakasının dava dilekçesinde sehven ... plakalı belirtildiğini ancak plakanın ... olduğunu yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığını beyan etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin genel müdürlük adresi Maslak SARIYER İSTANBUL olduğunu, davanın yetkisiz ve görevsiz İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın delillerinin HMK’nun 121. madde hükmüne aykırı olarak kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle davaya ilişkin delil ve belgelerin kendilerine gönderilmesine kadar davaya karşı cevap ve delil sunma haklarının saklı tutulmasını talep ettiklerini, davacı vekilinin tek taraflı ve yanlı olarak delil tespiti yaptırmakta olup bu raporları kabul etmelerinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkememizce yansız ve hukuka uygun rapor alması gerektiğini, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını ancak belirsiz alacak davasının gerek doktrinde gerekse Yargıtay tarafından belirtildiği üzere istisnai bir dava türü olup her eda davasının belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının maddi zararına ilişkin olarak 4.714,71 TL'nin 08.03.2018 tarihinde ... (...) hesabına ödendiğini, ödeme ile taraflar arasındaki borç ilişkisinin sona erdiğini bu nedenle esasa girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise; başvuru sahibince, teknik bilgiye sahip eksperden tazminat alacağını öğrenme imkânı uygulamada ve mevzuatta kendisine tanındığından başvuru sahibinin başvuru aşamasında tutar bakımından maddi zararı ve değer kaybı miktarını bilebilecek durumda kabul edilmesi gerektiğini iş bu sebeple Yargıtay kararlarında da açıkça ifade edildiği şekliyle davanın hukuksal yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, söz konusu kaza neticesinde davacının, aracında oluştuğunu iddia ettiği maddi tazminat bedelinin ilgili yasal mevzuatta cari olan ilkeler ışığında belirlenmiş olması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen delil tespit gideri bilirkişi ücreti keşif harcının müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını ve müvekkili şirketten talep edilmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, davacı yanın lehine hükmolunacak tazminat bedeline kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talebinin de mesnetsiz olup, faiz talebinin ön koşulu, başvuranın muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle müvekkili şirketi BK. Md. 101 ve devamı uyarınca temerrüde düşürmesi olduğundan kabul anlamına gelmemek üzere , müvekkili şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecekse dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek görev ve yetki yönünden davanın reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, hasar dosyası, sigorta poliçesi, tramer kaydı, araç tescil belgeleri ile ilgili diğer belgeler celp edilerek dosyaya eklenmiştir.

İnceleme yapmak üzere dosya ve ekleri bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişinin düzenlemiş olduğu 15/04/2019 tarihli raporda; davalı ...Sigorta A.Ş.‘ne 19.04.2017-2018 tarihleri arasında ... sayılı trafik poliçesiyle ZMMS trafik sigortalı ... plakalı,...‘un maliki olduğu otomobil sürücüsü ... kazanın oluşumunda Asli derecede % 100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin meydana gelen kazanın oluşumunda Kusursuz olduğu, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin de meydana gelen kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, ... plaka sayılı aracın 24.02.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası öncesindeki 2.el piyasa rayiç değerinin 40.000,00 TL olabileceği, sovtajlı hali (hasarlı hali) değerinin 17.000,00 TL ve araçtaki hasar bedelinin de 23.000,00 TL olabileceği, aracın pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, aracın pert-total işlemine tabii tutulması sebebiyle 2.el satışı esnasında değer kaybı meydana gelemeyeceği ve söz konusu aracın meydana gelen trafik kazası sonucunda sigorta şirketinin eksik ödenen hasar bedeli için 18.285,59 TL daha ilave ödeme yapması gerektiği belirlenmiş; Mahkememizce bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili 22/04/2019 havale tarihli dilekçesi ile davalı vekilinin cevap dilekçesinde kaza nedeniyle müvekkiline ödeme yapıldığına ilişkin beyanlarını kabul etmediklerini, cevap dilekçesindeki ödemeye ilişkin bilgilerin içerik olarak başka dosyaya ilişkin olduğunu dosya kapsamı ile uyuşmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili 24/12/2019 kalem havale tarihli değer arttırım dilekçesiyle; maddi tazminat taleplerini 23.000,00 TL ye arttırarak söz konusu talebini harçlandırmış ve davalı tarafa tebliğ edilmiştir.

Dava, 24/02/2018 tarihli trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan araçların kusur durumları ve kaza nedeniyle davacının kullandığı araçta hasar meydana gelip gelmediği, varsa miktarı ile hasardan davalı şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalı tarafın kaza nedeniyle davacı tarafa ödeme yapıp yapmadığı, davacının hangi tarihten itibaren ne tür faiz talebinde bulunabileceğinin tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davacının davalı şirkete yaptığı başvurunun 27/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, davalının temerrüt tarihi bu tarihten itibaren sekiz iş günü olarak belirlenmesi gerekirken davacı tarafın talebi nazara alınarak 17/12/2018 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmıştır

Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişinin hükme esas alınacak nitelikte kabul edilen raporu dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; 24/02/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketinin, kazanın meydana gelmesinde sürücüsü tam ve asli kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği , bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuruyla neden olduğu hasar bedelinden sigortalının sigortacısı olarak sorumlu olduğu; hasar gören aracın maliki olan davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı ve kullandığı araçta kaza nedeniyle 23.000,00 TL hasar meydana geldiği ve sigorta poliçesi teminat limiti kapsamında kaldığı; davacının zararın tazmin edilmesi için davalı sigortaya başvuru yaptığı ancak davalının davacı tarafa kaza nedeniyle ödeme yapmadığı; her ne kadar davacı vekili cevap dilekçesinde davacıya ödeme yapıldığını beyan etmiş ise de, dosya kapsamına göre davalı sigorta şirketinin söz konusu kaza nedeniyle davacı tarafa herhangi bir ödeme yapmadığı kabul edilmiş, davalı vekilinin bu yöndeki beyanının yapıldığını iddia ettiği ödemeyi kanıtlamaya yeterli olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM :

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Davacının davasının KABULÜ ile,

23.000,00 TL hasar bedeli tazminatının davacı vekilinin talebi nazara alınarak 17/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 1.571,13 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL peşin harç ve 391,07 TL ıslah harcı toplamı 426,97 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.144,16 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.450,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, 391,07 TL ıslah harcı, 28,00 TL tebligat gideri, 30,00 TL e-tebligat masrafı, 64,20 TL müzekkere posta masrafı, 400,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 990,27 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/06/2020

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/259, K. 2020/275, T. 17.06.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-259-e-2020-275-k-c63b27b1508b