İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/603 E. 2025/16 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/603
Karar No
2025/16
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/603 Esas KARAR NO:2025/16 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ:22/09/2023 KARAR TARİHİ:09/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişkiye istinaden davalı tarafça davacı şirketten satın alınan mallara ilişkin kur farkı bedeli olan 557.582,05 TL bedel için davacı şirket tarafından 02/02/2023 tarihli ... numaralı e-fatura tanzim edildiğini, davalı tarafça fatura bedeli hiçbir surette ödenmediğini, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası üzerinden 02/02/2023 tarihli ... numaralı ödenmemiş faturanın tahsil için ilamsız icra takibinin başlatıldığını, takipten haberdar olan davalı taraf vekilince 26/05/2023 tarihli dilekçe aile davalıların herhangi bir borcu olmadığından bahisle haksız şekilde borca itiraz edildiğini, itiraz sonucu takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, davacı taraf davalarının kabulüne karar verilmesini ve itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu ticari alışveriş hakkında yapılan herhangi bir yazılı sözleşmenin şirket kayıtlarında bulunmadığını, davalı şirketin ticari defteleri ve sözleşmeleri 06/02/2023 tarihli depremlerde zayi olduğunu, davacı tarafça davalı şirketten kur farkı talep edilebilmesi için öncelikle taraflar arasında açıöça sözleşmenin yabancı para alacağı üzerinden kurulması gerektiğini, taraflar araasında böyle bir sözleşme olmadığı gibi davalı şirket tarafından yapılan ödemeler de davacının talep ettiği kur farkını da karşıladığını, davacı davalı şirket tarafından söz konusu alacakalra karşılık olarak 23/07/2022 tarihli 1.140,00 TL'lik çek ve 30/07/2022 tarihli 360.00,00 TL ve 50.000,00 TL'lik çekler ile ödendiğini, dolayısı ile davacı tarafından ve davalı tarafa gönderilerek talep edilen fatura karşılığı bir alacak söz konusu olmadığını, söz konusu alacağın davalı şirket tarafından ödendiğini, davacının açtığı davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek davanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini, davacı aleyhine asıl alacağın en az %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup, fatura, ... 5. Asliye Hukuk MAhkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı, ... Beydağı Vergi Dairesi'nden ve İstanbul Tuna Vergi Dairesi'nden gelen Ba-Bs formlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosya Mali Müşavir ... bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 04/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Tarafların İddia ve savunması, taraflar arasındaki Fiyat Teklifi-Sipariş Anlaşması, İcra Takip dosyası, taraflardan davacı yanın ticari defter kayıtları, Taraflara ait 2022 ve 2023 yılı Ba/Bs formları ve tüm dosya kapsamı sunulan delillerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmlere sonucunda, Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....İcra Md. 02.05.2023 tarih ... E Sayılı İlamsız icra takibinde, Kur farkı olaak davalı adına düzenlenen KDV dahil 557.582.05 TL asıl alacak talep edildiği, Ancak, aşağıda özet olarak yer alan nedenlerle, davacının davalıdan Mal satışlarından kaynaklanan kur farkı adı altında alacağının varlığı tespit edilemediği, a) Taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin olarak 2022 yılı içinde, davacı tarafından davalıya 9 adet fatura karşılığı (3 fatura Limited Şirket olarak, nevi değişikliği sonrasında 6 adet fatura karşılığı mal satışı yapıldı KDV dahil 10.180.518.13 TL “lık mal satışı yapıldığı, 2021 yılından devreden 5.660.91 TL cari hesap alacağı ile birlikte cari hesaptan toplam 10.186.746,16 TL alacak tespit edildiği, b) Davalıya yapılan mal satışı karşılığında, Türk lirası olarak yapılan tahsilatlar toplamının da 10.333.746.16 TL olarak tespit edildiği, c) Davacı kayıtların yapılan tespitler sonrasında, Davacı tarafından davalıdan 147.567.12 TL fazladan tahsilat yapıldığı davacı kayıtlarından tespit edildiği, işbu tespit ile Davacının davalıya 31.12.2022 tarih 10696 yevmiye kapanış kaydına göre 147.567.12 TL borçlu olduğu, diğer bir ifadeyle davalının davacıya cari hesaptan (Türk Lirası üzerinden) borçlu olmadığı, d) Taraflar arasındaki ihtilafın ise ; Davalı tarafından imzalanan Fiyat Teklifi-Sipariş Anlaşmasınıdaki, Sipariş Şartları alt başlığı altındaki 2. Madde kapsamı gereğince, Davacı tarafından davalı adına satış yapılan mal bedellerini için düzenlenecek Faturaların, fatura tarihi itibariyle TCMB Döviz alış Kuru karşılığı Türk lirası olarak düzenleneceği, ödemelerin de Döviz üzerinden yapılacağının taraflarca kabulü nedeniyle oluşacak kur farklarının cari hesap kapandıktan sonra fatura edileceğinin davalının kabulünde olduğu, Sipariş Anlaşmasının 2. Maddesine uygun olarak, Davacı tarafından Davalıya yapılan Mal satış faturalarının Fatura tarihinde TCMB Döviz Alış kuru ve Tahsilatların gerçekleştiği (Banka Havalesi ve çek tarihlerinde) YTarihlerdeki TCMB Döviz (USD) alış kurları esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamalar sonunda, Davacının davalıdan KUR FARKINDAN kaynaklanan alacağı oluşmadığı, Aksine, Davalıdan USD bazında 386,95 USD fazladan tahsilat yapıldığının hesaplandığı, (Bkz.Türk Lirası ve USD cinsinden cari hesap işbu raporun 3/a maddesi) f) Davacının kur farkı talebine dayanak edilen 26.05.2022 tarihli Fiyat Teklifi'nin 2 nolu alt başlığı esas alındığında, Davacının davalıdan KUR FARKI adı altında talep edilebilecek alacak bulunmadığı, Davacı tarafından 10.08.2022 tarihi itibariyle 21.821.26 USD Kur farkı doğduğu ve işbu 21.821.26 USD Kur farkına nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığı, h) Davacı davalıdan, Banka havalesi ile yapılan nakit tahsilatlar dışında, İleri tarihli çeklerle de tahsilat yaptığı, Davalı tarafından davacıya yapılan 16.05.2022 tarihli 6714268 nolu 2.000.000 TL ve 16.05.2022 tarihli 6714269 seri nolu 1.450.000 TL bedelli iki adet çek toplamının 16.05.2022 tarihli TCMB Döviz alış kuru karşılığı 223.477.44 USD olarak dikkate alınması gerektiği, i) Yine Davalıdan çekle yapılan 30.05.2022 tarihli 3 adet çek toplamı 1.550.000 TL'nın TCMB Döviz alış kurundan karşılığı 94.583.71 TL olarak dikkate alınması gerektiği, k) Kanaatimizce davacı işbu çeklerle ilgili tahsilatların Çek vadeleri itibariyle farklı kurlar üzerinden dikkate alınmış olabileceği ve 21.821.26 USD'lık kur farkının işbu farklı kurlar nazara alınarak hesaplanmış olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya yeniden değerlendirilmek üzere Mali Müşavir ... bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 10/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Taraflar arasındaki 2022 yılı içinde gerçekleşen ticari ilişkiye dair, davacı tarafından davalı adına düzenlenen DÖVİZ (USD) üzerinden düzenlenen mal satış faturaları VUK ve ilgili diğer mevzuat gereğince fatura düzenlenme tarihi itibariyle TL Karşılığının da faturada gösterilmesi gerekti; dolayısıyla Yurtiçindeki şirketlere düzenlenen dövizli faturada Türk Lirası karşılığının gösterilme zorunluluğu bulunmaktadır. Döviz cinsinden kesilen fatura, yine döviz cinsinden tahsil edilecek ise Merkez Bankası döviz alış kuru ile faturanın Türk Lirası karşılığı hesaplanmalıdır. Fatura ödemelerinin ise: davacı şirket tarafından dsavalı şirkete vermis olduğu 26.05.2022 tarihli fiyat teklifi başlıklı belgede USD olarak yapılacağı, hususunda : “Sipariş Şartları” başlığı altında Madde.2 : Faturalar sevk tarihindeki MB Döviz Alış Kuru üzerinden kesilecektir, Ödeme türü döviz ise ödemeler döviz ile yapılacaktır. Kur farkları Cari hesap kapandıktan sonra fatura edilecektir.” ... ve Tic A.Ş —Kaşe ve üstü imzalı. Tarafların işbu FİYAT TEKLİFİ'nde de gerek faturaların düzenlenme tarihi, gerekse fatura ödemelerinde uygulanacak KURUN TCMB Döviz alış kuru esas alınacağı hususunda Mutabık kaldıklarının kabulü gerektiği Faturaların düzenlenmesinde davacı TCMB döviz alış kurunu esas aldığı, buna karşılık ise davacı İtiraz beyanında davalıdan yapılan tahsilatların Serbest piyasa döviz kuru üzerinden yapıldığı yönündeki beyanın ilgili Fiyat Teklifi belgesinde Kabul edilenin aksine bir uygulamasının yerinde olmadığının da kabulü gerektiği, dolayısıyla davalıdan yaılan Türk Lirası tahsilatlarında TCMB döviz alış kuru esas alınması gerektiği, Diğer yandan, davacı davalıdan bir kısım tahsilatların ise İleri tarihli Çeklerle yaptığı tespit edilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki ; Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında Türk Lirası Üzerinden çeklerle yapılan ödemelerde Kur Farkı İstenemeyeceği (Y.11.HD 2020/4949 E, 2021/2315 K. 11.3.2021 T. ilamı), Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2018/1227 E. , 2019/1611 K. 13/03/2019 : “...Taraflar arasındaki uyuşmazlık kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından düzenlenen faturaların Amerikan Doları cinsinden olduğu görülmekle kural olarak kur farkı istenebilmesi mümkün ise de; dava konusu uyuşmazlıkta davalının çekle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çek bir ödeme vasıtası olup, dön üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi. bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemi k Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekirken, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ 2017/4782 Esas,2018/5802 Karar İçtihat- 14/11/2018 T.ilamı :..Dava, kur farkı alacağından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen çekleri teslim almış olmakla çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Davacı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunmaktadır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken,..” ... Kök Raporda da bu husustaki tespit ve değerlendirmede aynen: “Davalı tarafından davacıya yapılan 16.05.2022 tarihli 6714268 nolu 2.000.000 TL ve 16.05.2022 tarihli 6714269 seri nolu 1.450.000 TL bedelli iki adet çek toplamı 3.450.000.00 TL'nın 16.05.2022 tarihli TCMB Döviz alış (IUSD>15,4378 TL/USD) kuru karşılığı 223.477.44 USD olarak dikkate alınması gerektiği, Yine Davalıdan çekle yapılan 30.05.2022 tarihli 3 adet çek toplamı 1.550.000 TL'nın TCMB Döviz alış (1USD -16,3878 TL/USD)kurundan karşılığı 94.583.71 TL olarak dikkate alınması gerektiği,..” değerlendirilmiş ve taraflar arasındaki 2022 yılına ilişkin muavin hesabı tekraren verilmek gerekirse: Türk lirası ve USD üzerinden mukayeseli olarak verildiği, Kur Farkı hesabında ise: Davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura tarihleri ve davalıdan tahsilatın yapıldığı TARİHLER esas alınmak suretiyle, TCMB Döviz Alış Kuru üzerinden karşılıkları nazara alındığında, Davacının davalıdan Kur Farkı adı altında bir alacağı kalmadığı, aksine, Davalıdan USD bazında 383,95 USD fazla tahsilat yaptığı, Davacının , kur farkı olarak talep ettiği 21.821.26 USD'lık kur farkına ilişkin de Kök raporda; Kanaatimizce davacı işbu çeklerle ilgili tahsilatların Çek vadeleri itibariyle farklı kurlar üzerinden dikkate alınmış olabileceği ve 21.821.26 USD'lık kur farkının işbu farklı kurlar nazara alınarak hesaplanmış olabileceği,” şeklindeki kanaat belirtilmiş idi. Davacı beyan dilekçesindeki açıklamaları ve beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulan Banka havale - EFT dekontaları incelemesinde, davalıdan Türk Lirası üzerinden düzenlenen ileri tarihli çeklerin ödeme tahsilat tarihleri itibariyle Serbest piyasa döviz alış/satış kurları üzerinden dikkate alınarak davalı cari hesap borcuna mahsup edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda da zikredildiği üzere Yerleşik Yargıtay kararlarında ticari müşterilerden çeklerle (Türk Lirası) yapılan tahsilatlarda “KUR FARKI İSTENEMEYECEĞİ” çeklerin cari hesap borcuna Mahsup edildiği (Çeklerin alındığı tarih) tarihteki TCMB Döviz alış kuru karşılığının esas alınması gerektiği yönündedir. Davacı yan ise ileri tarihli çeklerin tahsil edildiği tarihlerde Serbest döviz kuru üzerinden hesaplayıp cari hesap (TL ve Döviz muavin) “tan mahsup edildiği (kur farkı uygulandığı) anlaşılmakla söz konusu 21.821.26 USD'lık kur farkı oluşmasına sebep olunduğu anlaşılmıştır. İşbu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, Davacı tarafından davalıya USD üzerinden fatura mal satışının (2021 yılından devreden bakiye dahil) 684.501.24 USD olduğu ve davalıdan yapılan tahsilatlar toplamının (USD karşılığı) 684.889,99 USD olarak tespit ve hesaplandığı, bun tespit ile davalıdan 358,75 USD fazla tahsilat yapıldığı hususundaki tespit ve değerlendirme Mahkemeniz takdirlerinde olduğu Mütalaa edilmiştir. Tamamen Mahkemeniz takdirlerinde olmak üzere: Davacının davalıdan ileri tarihli Türk Lirası üzerinden yapılan tahsilatların, çek ödeme tarihleri itibariyle USD karşılıklarının cari hesap alacağına mahsup edilmesinin Mahkemenizce de benimsenmesi halinde, davalıdan ileri keşide tarihli alına çeklerin ödeme tarihleri ve ödeme tarihlerindeki TCBM Döviz alış kurları üzerinden yapılan hesaplama da kur farkı olarak 18.237.20 USD'lık fark oluştuğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 02.02.2023 tarihli KUR Farkı Fatura tarihi itibariyle TCMB USD Döviz alış kuru 18.7897 TL/USD üzerinden karşılığının 18.237.20 USD x 18.7897 = 342.671.52 TL olarak hesaplanabileceği ve Takip dosyasından asıl alacak olarak talep edilebileceği hususu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dava; itirazın iptali davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan kur farkı alacağı olduğundan bahisle 557.582,05-TL bedelli faturayı takibe koyduğu, davalının süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurduğu, davacının iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Davalının icra müdürlüğüne ve mahkemenin yetkisine itirazının TBK 89 ve HMK 10. Maddeleri gereğince para alacaklarında davacının ikametgahı yetkili olduğundan itirazın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalana sözleşmenin 2.maddesine göre " Faturalar sevk tarihindeki MB Döviz Alış Kuru üzerinden kesilecektir. Ödeme türü döviz ise ödemeler döviz ile yapılacaktır. Kur farkları Cari hesap kapandıktan sonra fatura edilecektir" İş bu sözleşmenin 2. Maddesine uygun olarak, Davacı tarafından Davalıya yapılan Mal satış faturalarının Fatura tarihinde TCMB Döviz Alış kuru ve Tahsilatların gerçekleştiği (Banka Havalesi ve çek tarihlerinde) Tarihlerdeki TCMB Döviz (USD) alış kurları esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamalar sonunda, Davacının davalıdan KUR farkından kaynaklanan alacağı oluşmadığı, aksine, davalıdan USD bazında 386,95 USD fazladan tahsilat yapıldığı hususunun Mahkememizce alınan ve itibar edilen bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kur farkı faturasından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından düzenlenen faturaların TL cinsinden olduğu, USD karşılıklarının düzenlendiği görülmekle kural olarak kur farkı istenebilmesi mümkün ise de; dava konusu uyuşmazlıkta davalının çeklerle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Kötü niyet talebinin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 6.038,92 TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 87.637,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7- 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/603, K. 2025/16, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-603-e-2025-16-k-19c78053985d