İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/387 E. 2019/482 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/387
- Karar No
- 2019/482
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/387 KARAR NO : 2019/482
DAVA : Kayıt Kabul DAVA TARİHİ : 07/07/2017 KARAR TARİHİ : 16/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davcı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının alacağı için İflas Müdürlüğüne ... tarihli dilekçe sunularak ... USD ile ... TL. Hisse senedinden doğan alacak ile ... tarihli ek dilekçe ile icra takibine dayalı işçi alacağı olan ... TL'nin sıra cetveline kaydını talep ettiklerini, işçi alacağının tahsili istemiyle yapılan ilamsız takibe ilişkin Ankara ...İcra müd. .../... Esas sayılı takip dosyasından dosya hesabı sunulduğunu, ... tarafından kayıt kabul istemlerinin reddedildiğini, red kararının işçi alacağına ilişkin takibin kesinleşmiş olması da dikkate alındığında usul ve yasaya aykırı olduğunu, hisse senedine ilişkin talepleri yönünden de İflas İdaresi tarafından alınan kararın usule aykırı olduğunu beyanla, davacının ... TL.işci alacağı ile ... USD ile ... TL hisse senedine ilişkin alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkin talebin reddine ilişkin ...nun kararının kaldırılarak anılan alacakların iflas masasına kayıt ve kabulüne, yargı harç ve giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... mahkememize sunduğu ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ... tarihli başvuru dilekçesinde ...-TL. alacak talebinde bulunulduğunu, davacı tarafın bu alacak talebinin "İşbu alacak talebine konu alacak işçi alacağı için ilamsız icra takibi yapılmış ise de, takibe konu ve talep dilekçesi ekinde bulunan belgelerin alacağı ispatlamaya yeterli olmadığı, alacak talebinin yargılamayı gerektirdiği, ayrıca talep ekinde alacağı ispatlamaya yeter belge olmadığından taleplerinin reddedildiğini, davacının Müflis şirketin ortağı olduğunu, Müflis şirketin ortağının, işçi alacağının olmasının mümkün olmadığını, davacının alacaklı olduğu hususları ispatlaması gerektiğini, alacak başvurusuna göre bilirkişi incelemesi gerektiğini, alacak kayıt başvuru dilekçesi ve ekleri ile bu alacağa ilişkin ... tarafından verilen alacak kararı kapsamında mahkemece yapılacak tahkikat çevresinde , davacının işbu davasının reddine karar verilmesini ve yapılacak masraf ve ücretin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Taraflara usulüne uygun tebligatların yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacının işe giriş ve çıkışlarını gösterir sicil dosyası celp edilmiştir. Ankara ...İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş ise kesinleşme tarihinin bildirilmesi ile dosyanın Uyap sistem üzerinden dosyamıza gönderilmesi talep edilmiş, Ankara ...İcra müdürlüğünün ... tarihli yazı cevabında borçlu şirket tarafından yapılan takibe ... tarihinde itiraz edildiği ve icra müdürlüğünce ... tarihinde takibin durduğu, süresi içerisinde takibin devamına ilişkin itirazın iptali davası açılmadığından takibin kesinleştiği bildirilmiştir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... İflas dosyasında İİK.166 maddesi gereği sıra cetvelinin ilan edilip edilmediği, ilan edilmiş ise hangi tarihte, hangi gazetede yayınlandığının bildirilmesi, ayrıca davacının tebliğe elverişli adres bildirip bildirmediği, gerekli avansı yatırıp yatırmadığı ve kendisine tebligat yapılıp yapılmadığı ile tebliğ yapılmış ise tebliğ tarihinin bildirilmesi istenmiş, İflas İdaresi tarafından davacının alacak kayıt başvurusuna ilişkin ... tarihinde ret kararı verildiği, sıra cetvelinin ilanına ilişkin gazete sureti ile davacı tarafa sıra cetvelinin tebliğine ilişkin tebligat örneği gönderilmiş, incelenmesinde; davacının açtığı davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; Dosya mali müşavir ve ticaret hukuku alanında uzman akademisyen bir bilirkişye tevdii ile; ... Ve ... kayıtları ve ticaret sicil kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle davacının işçi alacağının miktarı, ...'nin bu işçi alacağından sorumlu olup olmadığı, ... ve ... arasında organik ve yönetsel bağ bulunup bulunmadığı, bu suretle davacının işçi alacaklarından her iki şirketin müteselsil sorumlu tutulması gerekip gerekmediği ile davacının işçi alacağının iflas masasasına kayıt/kabulünün gerekip gerekmediğine ilişkin taraf denetimine açık ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanziminin istendiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan ... havale tarihli raporda özetle; "...1.Davacının işçi ücretinden dolayı alacaklı olmadığı, bu nedenle işçi alacağının iflas sıra cetveline alınmamasına, ancak mahkemenin aksi yönde kanaate varması durumunda asıl alacak ve icra masrafları ile birlikte toplam, ... TL alacaklı olduğu söylenebilecektir.2.Davacının hisseye bağlı tasfiye payı hakkının tasfiyeden sonra talep edilebileceği..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişilerin sunduğu ... havale tarihli ek raporda ise özetle; "... Davacının işçi ücretinden dolayı alacaklı olduğu içi alacağının iflas sıra cetvelinde ... TL alacaklı olduğu ve iflas masasından talep edebileceği..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dava dosyası bu kez dosyada düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporunda davacının icra takibinde talep ettiği kıdem tazminatı ve ücret alacağına ilişkin detaylı hesaplama yapılmadığı, davacının sigorta sicil dosyası uyarınca hizmet süresi ve ücreti tespit edilmeksizin hesaplama yapıldığı ve bu anlamda raporların denetime elverişli olmadığı anlaşılmakla dosyanın re'sen seçilecek yeni bir işçilik alacakları hesaplamasında uzman bilirkişiye tevdii ile davacının varsa kıdem tazminatının ve ücret alacağının hesaplattırılmasına karar verilerek bilirkişi mahkememize sunduğu ... tarihli raporda özetle; "...1-Kıdem tazminatı talebi yönünden a) Davacının Kıdem Tazminatı alacağının ... TL Brüt, ... TL Net olduğu, b) Davayla (İcra da) talep edilen miktarın ... TL olduğ, 2-Ücret Alacağı yönünden; a)Davacının Ücret alacağının ... TL Brüt, ... TL Net olduğu, b)DAvayla (İcra da) talep edilen miktarın ... TL olduğu..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, davacının müflis şirkette ve müflis şirketle aynı grup şirket olduğu belirtilen şirketlerde çalıştığı döneme ilişkin işçi alacağı ile hisse senedinden doğan alacağa nedeniyle iflas masasına başvurulduktan sonra iflas masası tarafından talebin reddi nedeniyle açılan sıra cetveline itiraz ile alacağın kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. İİK.245.maddesinde"Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı isteyen alacaklıya devrolunur. Hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır." şeklinde belirtilmiştir. Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... İflas sayılı dosyasında müflis ... İle borçlu ... Arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle iflas masasına alacağın kaydı istemiyle talepte bulunulduğu, ...nun ... tarihli kararı ile alacağın iflas masasına kaydı talebinin reddedildiği görülmüştür. Mahkememizce çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın; davacının müflis şirket ile aynı grup şirket olan ...'de çalışması nedeniyle talep ettiği işçilik alacakları yönünden müflis şirket ile grup şirket olduğu belirtilen şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, buna göre Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... İflas sayılı dosyasında davacının alacağını iflas masasından talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı görülmüştür. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak müflis şirket ile borçlu ...'nin ticaret sicil kayıtları da dikkate alınmak suretiyle davacı tarafından talep edilen işçi alacağından müflis şirketin sorumlu olup olmadığı, her iki şirket arasında organik ve yönetsel bağ bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememizce yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkememizde aynı müflis şirket ve grup şirket olduğu belirtilen şirket arasında organik bağ bulunduğuna ilişkin açılan kayıt kabul davalarında rapor tanzim edildiği, bu hususta bir çok dosyada da istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.(.../...-... vs.) Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin 19/06/2017 tarih, 2017/35577 Esas, 2017/14610 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Her iki şirketle ilgili ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, ortakları ve faaliyet alanları belirlenmeli, dava dışı şirket ile davalı arasındaki ilişkinin gerçek bir işyeri devrine dayanıp dayanmadığı tespit olunmalıdır. Ticaret sicil kayıtları ile gerekirse Vergi Dairesi ve Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtları da getirtilerek etraflıca incelenmelidir. Bu doğrultuda çalışmanın devamı olgusu ... ile ... arasındaki ilişki değerlendirilmeli ve çalışma süresi yeniden tespit edilmelidir..." şeklinde belirtilmiştir. Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 16/09/2015 tarih, 2015/31421 Esas, 2015/15318 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Uygulamada işverenlerin değişik isimler adında işletme ve şirket kurdukları, aynı yerde değişik isimler adı altında faaliyet yürüttükleri görülmektedir. Buna paralel olarak da işçi bu değişik şirketlerde girdi çıktı veya tabela şirketinde çalışırken sigortası başka bir şirket tarafından yatırılıyor gösterilmektedir. Bu gibi olayların çözümünde organik bağ ve birlikte istihdam konuları araştırılmalıdır. Ticaret sicil kayıtlarından şirketlerin hakim sermaye ortakları ile diğer şirketin ortaklarının aynı olması, şirketlerin ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olması, faaliyet konularının aynı olması, aynı adreste faaliyet göstermeleri hallerinde organik bağdan söz edilebilir. Firmaların ticari merkezleri, faaliyet alanları ve yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olması, davacının ara vermeksizin bir şirketten diğerine geçiş yapması, kesintisiz çalışmaya devam etmesi hallerinde şirketler arasında organik bağ bulunmaktadır Bir şirketin kapatılarak kapanan şirketin çalışanlarının aynı ortaklara bağlı başka şirkette çalıştırılması halinde de işyeri devrinden değil organik bağdan hareket etmek gerekir. Organik bağ birlikte istihdam şeklinde de karşımıza çıkabilir. Birlikte istihdam bir işçinin aynı hizmeti, birbiri ile yönetimsel, ticari veya sözleşmesel bir bağı bulunan birden fazla işverene sunmasıdır. Bu şirketler genel olarak grup veya aile şirketleri olarak karşımıza çıkar. Kısmi süreli çalışma gibi ayrım yapılması hangi şirkete ne kadar hizmet verdiği çalışma içiçe girdiğinden bilinmesi mümkün değildir. Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı binanın girişinde verilen güvenlik hizmetleri, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmesi, işçinin bütün şirketlere aynı anda hizmet etmesi halinde, ücret işverenlerin biri ya da birkaçı tarafından ödense veya sosyal sigorta priminin başka bir işverence yatırılsa bile birlikte istihdam sözkonusudur. Organik bağ ve birlikte istihdam hallerinde bütün şirketler işçilik alacaklarından müteselsilen sorumludurlar..." şeklinde belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihadlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Mahkememizce alınan hüküm kurmaya, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizdeki aynı müflis şirkete karşı açılan ve karar verilen diğer sıra cetveline itiraz ve kayıt-kabul davalarında da tespit edildiği üzere; Müflis şirket ile borçlu şirketin yönetim kurulu başkanlarının aynı olduğu, yönetim kurulu üyelerinin de çoğunluk olarak aynı kişilerden oluştuğu ve şirketin aynı kişiler tarafından yönetildiği, müflis şirketin borçlu ...'nin logosunu kullandığı, müflis şirketin faturalarındaki kaşelerde de fatura düzenleyen olarak her iki şirketin isminin belirtildiği, davacının müflis şirkette işe başladığı ve borçlu şirkette çalışmasına kesintisiz olarak devam ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde her iki şirket arasında organik ve yönetsel bağ bulunduğu, buna göre davacının işçilik alacağı ile ilgili olarak müflis şirket ile borçlu şirket arasında müteselsil sorumluluk bulunduğu, işçilik alacağına ilişkin olarak SGK kayıtları doğrultusunda alınan ... tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığında Ankara ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında davacı alacağı olan ... TL ücret alacağın, ... TL kıdem tazminatı alacağından davalı müflis ...'nin sorumlu olduğunun kabulü ile alacağın Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... İflas dosyasına kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının hisse senedi yönünden talep ettiği alacak miktarına ilişkin olarak ise; davacının hisse senedi almakla şirkette pay sahibi olduğu, bu nedenle hisse senetleri yönünden talep ettiği alacağı ancak iflas masasında paraların paylaştırılmasından sonra mevcut tutar kalması halinde talep edebileceği anlaşılmakla bu yönü ile talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 26/02/2018 tarih, 2017/1979 Esas, 2018/542 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabidir. Bu nedenle mahkemece davalı müflis şirket hakkında nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır..." şeklinde belirtildiği üzere Mahkememizce açılan davada alınması gereken harcın maktu harç olduğu ve yine taraf vekilleri lehine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Buna göre davacının Ankara ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında davacı alacağı olan ... TL ücret alacağı, ... TL kıdem tazminatı alacağının Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... İflas dosyasında ...nun ... tarihli red kararının KALDIRILARAK KAYIT VE KABULÜNE, Davacının ... USD ile ... TL hisse satış bedeli nedeniyle doğan alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkin talebinin iflas masasında tasfiyeden sonra para kalması halinde ödeme yapılabileceğinden REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan; ...-TL ilk dava masrafı, ...-TL davetiye, ...-TL müzekkere, ...-TL bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinden BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça dosyaya yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir edilen ...- TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir edilen ...- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, Dair; davacı vekilinin ve iflas idare vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2019
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır