İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/1483 E. 2018/1042 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/1483
Karar No
2018/1042
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/1483

KARAR NO : 2018/1042

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 26/12/2017

KARAR TARİHİ : 04/12/2018

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesiyle ; Müvekkilin, davalı bankanın ... nolu müşterisi olup davalı bankadan müteaddit defalar hisse senetleri aldığı, 2011 yılında Türk Hava Yolları bedelsiz sermaye artışı yapmış olup yapılan bu artış neticesinde müvekkilin, 2914 adet Türk Hava Yolları'na ait hisse senedi olduğu, müvekkil, iyi bir yatırım yaptığını düşünerek davalı banka nezdindeki hisse senetlerini o haliyle muhafaza ettiği, fakat daha sonra sahip olduğu 2914 adet hisse senedinin hiçbir yazılı talimatı -muvafakati-bilgisi olmaksızın davalı tarafından 29.11.2012 tarihinde satılıp paraya çevrilerek o tarihteki Türk Lirası karşılığı olan 14,568,48 TL 'nin vadesiz hesabına aktarılmış olduğunu öğrendiği, müvekkili tarafından davalıya İzmir...Noterliği'nin 07.11.2017 tarih ve...yevmiye nolu ihtarrnamesi ile ihtarname gönderilerek herhangi bir yazılı başvurusu olmadan hangi sebeble davalı tarafından bilgisi dışında sözkonusu işlem yapılarak zarara uğratıldığının açıklanması istenildiği, davalı tarafından müvekkilinin göndermiş olduğu ihtarnameye Üsküdar...Noterliği'nin...yevmiye 17.11.2017 tarihli ihtarnamesiyle cevap verilerek müvekkilinin belirlenen tarihte telefonla davalı bana personelini arayarak sözkonusu işlemi yapması talimatını verdiğinin belirtildiği müvekkilinin sözkonusu hisse senetlerinin satılması ile ilgili hiçbir şekilde yazılı talimatı bulunmadığını, müvekkilin yazılı talimatı bulunmadan davalı bankaca böyle bir işlemin yapılması yasaya aykırıdır ki zaten 14,568,48 TL'yi 5 yıldır müvekkilin vadesiz hesapta tutması para ile ilgili başkaca hiçbir işlem yapmaması da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 5 yıllık süre boyunca sözkonusu hisse senetlerinin ciddi oranda değer artışı söz konusu olduğundan müvekkilinin çok büyük mağduriyeti bulunduğundan öncelikle davalının yapmış olduğu hukuka aykırı işlemden dolayı müvekkilin sahip olduğu 2914 adet Türk hava Yollarına ait hisse senedini dava tarihi itibariyle değerinin tespitine, dava tarihi itibariyle müvekkilin uğramış olduğu zararın tespitine, müvekkilin sahip olduğu hisse senetlerinin değer artışından dolayı müvekkilin uğramış olduğu zarara ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,000,00 TL 'nin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesiyle; müvekkil şirketin resmî tebligat adresini dava dilekçesinde ... Kampus ...Blok... Mah. ... Ümraniye... İstanbul" göstermiş olmasına ve müvekkil şirketin adresinin de belirtilen işbu adres olmasına rağmen usule aykırı olarak davayı yetkisiz İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde ikame ettiğinden öncelikle işbu davanın yetkisizlik nedeni ile reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının uzun yıllardır borsada işlem yaptığını, birçok kere hisse senedi alıp sattığını dava dilekçesi kapsamında açıkça kabul ettiği, davaya dayanak olarak gösterilen 2914 adet hisse senedinin işaret edilen 29.11.2012 tarihinde, toplamda 14.568,48.-TL karşılığında satışının yapıldığı davacı yanca kabul edildiği, diğer taraftan, Türk Hava YoIIarı'na ait 2914 adet hissenin dava tarihi itibari ile ne kadar Türk Lirası karşılığında satılabileceği bilgisi de davacı tarafından tespit edilebilecek bir husus olmasına rağmen; davacı yanın, eksik harç yatırmak sureti ile fazlaya ilişkin haklanın saklı tutarak şimdilik 10.000,00.-TL taleple bağlı kalarak açtığı davada, iddiasını genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığı gibi yerleşik yargıtav kararları uyarınca davanın hukukî menfaat yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, davacı ... ve müvekkil şirket ile müvekkil şirket çatısı altında birleşen... Yatırım Menkul Değerler A.Ş. (eski adıyla ... A.Ş.) arasında 19.04.2004 tarihinde "Sermaye Piyasası İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" imzalandığı, işbu sözleşme uyarınca müvekkil şirket ile davacı arasında, her türlü sermaye piyasası araçlarının, davacının talimatı uyarınca, davacının nam ve hesabına alım satımına ilişkin olarak sözleşmede yazılı şartlar dairesinde anlaşmaya varıldığı, anılan sözleşmeye ek olarak davacı ve müvekkil şirket arasında; 10.03.2006 tarihli "Hesap Ekstreleri ve Mutabakat İhtarlarının Tebliğinden Feragat Sözleşmesi" imzalandığı, yine davacı ..., müvekkil şirkete verdiği talimat ile hesabına ait hisse senedi TL dönüşlerinin yatırım hesabında kalmasını, banka hesabına aktarılmaması talimatında bulunduğu, taraflar arasında akdolan sözleşme ve Sermaye Piyasası Kanunu ile işbu Kanun uyarınca düzenlenmiş yönetmelikler/tebliğler uyarınca, davacı yanın alım satım emirlerini müvekkil şirkete telefon ile iletme hakkı vardır. Müşterilerinden gelen alım satım emrini şifahen alan müvekkil şirket, kanunen, müşterilerinden gelen emirleri en iyi şekilde gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu, davacı ... Ay dm da 29.11.2012 tarihinde müvekkil şirketi aradığı ve açıkça Türk Hava Yollarına ait 2914 adet hissesinin tamamını 5,l.-TL'den satımı emri verdiğinden öncelikle davanın yetkisizlik nedeni ile reddine, dosyanın yetkili istanbul anadolu nöbetçi asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine, H.M.K. hükümlerine aykırı olarak belirsiz alacak davası olarak açılmış olan davada, davacı yanın hukukî menfaatinin bulunmadığı gözetilerek öncelikle şartı eksik olan davanın H.M.K. 115. maddesi gereğince reddine; davacının haksız. dayanaksız ve kötü niyetli davasının esastan ve tümden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Dava, davacının talimatı dışında davalı şirket tarafından davacıya ait hisse senetleri üzerinde işlem yapıldığı, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasıyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde belirtilen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir Ticaret sicile müzekkere yazılmış olup, davacının tacir olduğuna dair bir kayda rastlanmadığı bildirilmiş ve yine Gaziemir Vergi Daire'sinden gelen 11.07.2018 tarihli yazıda; davacının 01.10.2002 tarih itibari ile mükellefiyetini terk ettiğinin bildirildiği, davacı vekili tarafından da davacının tacir olmadığı, davalı tarafın tacir olması nedeniyle iş bu davanın ticaret mahkemelerinde açılmış olduğu bildirildiğinden davacının tacir olduğuna dair bir kayda mahkememizce ulaşılamamıştır.

2805/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, 3/1-1 maddesinde ise tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmış olup, aynı yasanın 73/1 maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevli kılınmıştır.

6502 Sayılı Kanun'un 83/2 maddesine göre, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği düzenlenmiş olmakla, tüketici sıfatına haiz olan davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada mahkememizce Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiş olup HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup, HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden, iş bu davada mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;

İş bu davada mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden REDDİNE,

Görevli mahkemenin TÜKETİCİ MAHKEMESİ bulunduğuna,

Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine

Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi .. 04/12/2018

Katip ...

E imza

Hakim ...

eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/1483, K. 2018/1042, T. 04.12.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-1483-e-2018-1042-k-6e7f932d280d