İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/686 E. 2019/236 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/686
- Karar No
- 2019/236
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2019
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... 2-... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/05/2016 KARAR TARİHİ : 12/02/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2019 Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin her türlü büro- ofis mobilya sektöründe uzman bir kuruluş olup, grup şirketleri ile bu ürünlerin imalat ve ihracatını yaptığını, sektörünün başarılı temsilcilerinden olup başta Kuzey Afrika ve Ortadoğu olmak üzere Avrupa ve Türki Cumhuriyetlere de ürünlerinin pazarlamasını yaptığını, davalı ...'un okulunu yeni bitirdiğini, askerden 9 ay öncesi geldiğini ve ofis mobilya sektöründe iş tecrübesi olmamasına rağmen 11/05/2011 tarihinde yetiştirilmek üzere müvekkili işyerinde işe başlatıldığını, dış ticaret alanında görevlendirilen davalı ...'a müvekkilince önemli oranda mesleki yatırım yapıldığını, konumu itibariyle iş sırlarına vakıf olduğunu, bahse konu iş sırlarının müvekkiline fayda sağlayan müşteri çevresi, organizasyonu, satış ve pazarlama teknikleri, tedarik listeleri, iş yöntem ve planları, fiyat-maliyetler, iş raporları, fiyat stratejileri, stok bilgileri tanıtım ve reklam planları, formüller, reçeteler, mühendislik ve tasarım çizimleri olarak belirtilebileceğini, bunların korunmasının müvekkilinin ve çalışanlarının hassasiyeti bakamından büyük öneme haiz olduğunu, bunların korunmasının hem iş ilişkisi içerisinde hem de işverenlerin haklı menfaatlerinin korunması hem için hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da işçinin yükümlülüğünde olduğunu, davalı ...'un iş akdinin 27/09/2015 tarihinde sonlandırıldığını, hemen ardından davalı ...'un diğer davalı ... Mobilya İth. İhr. San ve Tic. A.Ş.'de firmasında çalışmaya başladığını, bu firmada müvekkili gibi büro-ofis mobilyaları sektöründe ... markası ile faaliyet gösterdiğini, davalı ...'un diğer davalı ... A.Ş.'de çalışmaya başladıktan hemen sonra tek tek hemen hemen bütün müvekkili müşterilerine attığı elektronik posta iletileri ile ya da bizzat ulaşarak onları diğer davalıya çekmeye çalıştığını, müvekkiline ait ticari sırları diğer davalıya taşıyan ...'un bunları kullanarak ayrıca daha düşük fiyatlar, iskonto oranları verdiğini, davalıların haksız rekabet fiilleriyle müşterileri nezdinde itibarının zedelendiğini, ayrıca ticari zarara uğradığını ya da en azından zarara uğrama ihtimali doğduğunu, bu nedenlerle haksız rekabetin tespiti, önlenmesini ve ayrıca 15.000 Tl manevi tazminat isteme zorunluluğu doğduğunu, istenen 15.000 Tl manevi tazminatın olaya göre makul olup, tazminat sorumluluğu yönünden yalnızca kasıtlı eylemler değil savsama boyutundaki tutum ve davranışların da tazminat sorumluluğu için gerek ve yeter koşul niteliğinde olduğunu, bu nedenlerle haksız rekabetin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, davalıların haksız rekabeti nedeniyle uğranılan manevi zararın telafisi yönünden 15.000 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın her iki müvekkiline atfen dile getirdiği iddiaların ve bu iddialara bağladığı taleplerin hukuka aykırı olduğunu, bu bağlamda müvekkilinin davacı şirketin işyerinde çalışması sırasında müvekkiline herhangi bir kişinin yardımı, tecrübe paylaşımı olmadığı gibi müvekkili ...'a mesleki bir yatırım da yapılmadığını, müvekkili İhsan'ın aile geçimini sağlamak için iş aradığını ve Ekim 2015 tarihinde diğer davalı müvekkili ... Mob. A.Ş.'de işe girdiğini, fuarlarda sektördeki birçok firmaya birlikte iştirak edildiği için müvekkili ... Mobilya A.Ş.'nin potansiyel müşterilerilerinin aynı olduğunu, nitekim müvekkili ... Mobilya A.Ş.'nin müvekkili ...'un işe girmeden önce bu müşterilerle müvekkili şirket çalışanı ...'nün gerek mail ile gerekse fuarlar aracılığıyla irtibat kurduğunu, davacı firmanın ürettiği ürünler ile müvekkili şirket tarafından üretilen ürünlerin kesinlikle dizayn olarak birbirinden farklı olduğunu, dolayısıyla müşterinin müvekkili şirketi veya başka bir firmayı tercih etmesinde sadece fiyatın etkili olmamakta, görsellik ve fonksiyonlarında etkin olduğunu, diğer bir ifadeyle yüzlerce koltuk üreticisi firmadan müvekkili şirketi ayıran hususun sattığı şekli, kullanılan malzeme ve kalitesi olduğunu, davacı firmanın sattığı malların fiyatının oranlarının tamamen beğeniye hitap eden işkolunda önemli bir yeri olmadığını, davacı şirketin eski çalışanının müvekkili ... ile iş akdini sona erdirmesi, bu çalışanın aynı meslek kolunda bir daha çalışmaması gibi bir sonucu doğurması mümkün olmadığını, müvekkili ... Mob. San. İht. İhr. San Tic. A.ş.'nin hakim ortağı yedi dil bilen ve mobilya dış ticaret hususunda 19 yıldır faaliyet gösteren 45 ülkeyi gezen ..., 1998 yılında ortakları ile birlikte başladığı mesleğe 2015 yılında kurduğu 3.400 m2 kapalı alanda faaliyet gösteren 55 kişinin çalıştığı müvekkili şirketle devam ettiğini ve kısa sürede 7-8 ülkeye mobilya ihraç eden bir şirkete dönüştüğünü, müvekkili şirket bünyesindeki Ar-Ge bölümü ve dışarıda çizdirdiği mobilya tasarımları ile piyasada kısa sürede yer edindiğini, mesleki faaliyeti ile ilgili hemen hemen bütün fuarlara katılarak şirket mallarının tanıtımını yapıldığından müvekkili şirketin davacı şirketin çalışanından müşteri adresleri edinme gibi bir ihtiyacının olmadığını, iskonto uygulaması genel olarak fiyat listesi üzerinden yapıldığını, iskonto yapmadan satılan malların da olduğunu, sonuç olarak müvekkili şirketin diğer müvekkili davacı şirketin eski çalışanı ...'u işe almasının haksız rekabetle alakasının olmadığını, müvekkili şirketin tamamen farklı ve her biri tasarım olan mübilyaları sattığını, dolayısıyla beğeniye hitap eden iş kolunda fiyat kriteri belki de son sırada sayılması gereken bir unsur olduğunu, davacı şirketin satışlarından veya müşterilerinde eksilme varsa bunu fiyata bağlamanın ve eski çalışanı ile müvekkili şirketi suçlamanın doğru olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, tanık beyanları, işyeri kayıtları, sözleşmeler, işe giriş-çıkış belgeleri, SGK kayıtları, fatura, ihracat bilgi ve belgeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve haksız rekabete dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Taraflar arasıdaki haksız rekabetin açıklığa kavuşturulması, davalının eylemlerini ticari sır niteliğinde olup olmadığı, haksız rekabet edici eylem olup olmadığı, taraf iddia ve savunmaları kapsamında rapor düzenlenmek üzere dosya 1 SMMM, 1 mobilya uzmanı, 1 haksız rekabet konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 04/12/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Haksız rekaebte neden olan bir ürün çalışması bulunmadığını, kataloglardaki ürünlerin aynı ürünler olmadığı, ... mobilyanın daha çok yurtiçi müşterilerine satış yaptığı davalı ...'un çalışmaya başlamasından sonra ihracata da başladığını, ihracat yaptığı firmaların çoğunlukla davacı ...'ın müşterileri dışında yeni müşteriler olduğu ancak yabancı birkaç firmanın davacı firmayı bırakıp davalı firma ile çalışmaya başladıklarını, sonuç olarak ortada haksız rekabete konu bir durumun söz konusu olmadığı mütalaa edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı tarafından, davalı ...' un iş akdinin sona erdikten sonra diğer davalı ... Mobilya İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş' de çalıştığı ve edindiği ticari sırları bu şirketle paylaştığı, davacının müşteri pötföyüne ulaşarak yüksek iskonto oranı düşük fiyat teklif ettiği, müşteri çevresi, fiyat, maliyet, satış ve organizasyon konularında haksız rekabet edici fiilerinde bulunduğu ileri sürülerek , haksız rekabetin tespiti, meni ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmakla, dinlenen tanık beyanları, davacıya ait ürünler ile davalıya ait ürünler ve ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda 04/12/2018 havale tarihli bilirkişi heyetinin gerekçeli denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli raporuna itibar edilerek dava konusu davacıya ait ürünler ile davalıya ait ürünlerin haksız rekabete konu ürün olmadığı, teknik yönden farklılıkların olduğu, davalı ...' un davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra davalı şirketin yurt dışına ihracatın başladığı, müşterilerin davacının müşterileri dışında yeni müşteriler olduğu, davacıyı bırakıp davalı şirketle çalışmaya başlayan firmaların tercih edilmesinde sadece ürün fiyatının etkili olmadığı ve ...' un ticari sırlarının paylaşması sebebiyle davalı şirketi tercih ettiklerinin ispat edilmediği gibi, davalı ...' un firma yöneticilerinin ve kurucularının bilgisine sahip olmadıkları anlaşılmakla davalıların eylemlerinin haksız rekabet sayılamayacağından ispat edilmeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 256,17 TL'den mahsubu ile bakiye fazla kalan 211,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalıların vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2019
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.