İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/5988 E. 2016/5950 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/5988
Karar No
2016/5950

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/207 Esas KARAR NO : 2021/386 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 02/04/2021 KARAR TARİHİ : 25/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının ortağı ve yetkilisi olduğu ...'nin terkinine karar verildiğini, şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın satılması ya da hurdaya ayrılmasının mümkün olmadığını belirterek aracın satışı için şirketin tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenilen şirketin asgari sermaye miktarını yükseltmemesi nedeni ile ... tarihinde münfesih sayıldığını, ... tarihinde ticaret sicilden resen terkin edildiğini, davanın silinme tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, terkin işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 02/04/2021 tarihinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesinde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. ...nden ihyası istenilen şirketin ... dosyası getirtilmiş, ihyası istenen şirketin "..." tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edildiği görülmüştür. Antalya Emniyet Müdürlüğü'nden ... plaka sayılı araçların trafik tescil kayıtları getirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1-a. maddesi şöyledir; "24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/2. maddesi şöyledir; "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi şöyledir; "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi şöyledir; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2016 tarih 2016/5988E. 2016/5950K. sayılı kararında; "...Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ... Müdürlüğü'nce resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; geçici 7. maddenin 15. bendinin son cümlesinde "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda; ihyası istenilen şirketin . tarihinde ... terkin edildiği, davanın yasada belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi temsile yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf ehliyetinin bulunduğu hususları sabittir. Dosya kapsamında davacı delilleri arasında yer alan tapu kaydından dava dışı şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ve ... parselde kaim ... metre kare yüz ölçümlü, ... apartman vasfında taşınmaz bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece; geçici 7. madde uyarınca öngörülen yasal işlemlerin yapıldığı ve geçici 7. maddenin 15. bendi uyarınca haklı sebep bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, bu işlemlerin usulüne uygun yapılması durumunda dahi tasfiyesiz terkin edilen şirket adına kayıtlı taşınmaz nedeniyle 15. bendin son cümlesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan..." denilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 tarih 2019/2483E. 2020/701K. sayılı kararında; "...Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4942 Esas 2020/421 Karar sayılı 15/01/2020 tarihli ilamında da açıklandığı üzere; terkin edilen tüzel kişiliğin taraf olduğu derdest dava dosyası bulunması halinde tasfiye memurunun bu dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar atanması gereklidir. İlk Derece Mahkemesince ihyanın tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar süreceği gösterilmediğinden davalı gerçek kişiler vekilinin istinaf sebepleri Dairemizce re'sen yerinde görülmüştür..." denilmiştir (aynı mahiyette Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 tarih 2020/261E. 2020/704K. sayılı kararı). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/02/2020 tarih 2018/1031E. 2020/4348K. sayılı kararında; "...Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak TTK 547/2 maddesi uyarınca açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihya kararı vermiştir. TTK 547/2 maddesi ek tasfiyeden bahsetmekte ancak ek tasfiyenin nelerden ibaret olacağına ilişkin bir sınırlandırmaya gitmemektedir. Tasfiye dışı bırakılan hukuki işlem bir olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Böyle bir halde her hukuki uyuşmazlık için ihya kararı almak usul ekonomisine aykırı olduğu gibi ihya kararı verilmiş bir kooperatif için yeniden ihya kararı almanın hukuki yanı da yoktur. Bu nedenle açılan veya açılacak bir dava ile sınırlı olarak, ihya kararı verilmesi, tasfiye kurumunun ruhuna uygun değildir..." denilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi uyarınca ticaret sicilden kaydı resen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, terkin işlemi sırasında derdest dava ve/veya icra takibi bulunmaması halinde aynı yasanın geçici 7/2. maddesinin uygulanması da mümkün değildir (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2020 tarih 2020/1447E. 2020/1076K. sayılı kararı, aynı mahiyette Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 03/11/2020 tarih 2020/842E. 2020/1325K. sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2020 tarih 2020/3E. 2020/624K. sayılı kararı). 6102 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin 11. fıkrası gereğince şirketin ticaret sicilinden resen kaydının silinmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğünün evvela geçici 7. maddenin 4/a ve devamında gösterilen hususları yerine getirmesi gereklidir. Ticaret Sicil Müdürlüğü yasada gösterilen bu usule uymadan şirketin kaydını sicilden terkin ettiği takdirde ticaret sicilinden silinme işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilebilir. TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a fıkrası ile 11. maddesinde gösterildiği gibi ayrıca şirket yönetici ve temsilcilerine ihtar gönderildiğine ilişkin bir belge sunulmalıdır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2021 tarih 2021/86E. 2021/286K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1-a. maddesi gereğince resen terkin edilen şirketin ihyası istemi ile dava açmıştır. İhyası talep edilen şirket "..." tarihinde resen terkin edilmiş, dava ise "..." tarihinde açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi uyarınca ticaret sicilden kaydı resen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, terkin işlemi sırasında derdest dava ve/veya icra takibi bulunmaması halinde aynı yasanın geçici 7/2. maddesinin uygulanması da mümkün değildir. 6102 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin 11. fıkrası gereğince şirketin ticaret sicilinden resen kaydının silinmesi için ... evvela geçici 7. maddenin 4/a ve devamında gösterilen hususları yerine getirmesi gereklidir. ....yasada gösterilen bu usule uymadan şirketin kaydını sicilden terkin ettiği takdirde ticaret sicilinden silinme işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilebilir. TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a fıkrası ile 11. maddesinde gösterildiği gibi ayrıca şirket yönetici ve temsilcilerine ihtar gönderildiğine ilişkin bir belge sunulmalıdır. Davalının davacı şirket yetkililerine usulüne uygun ihtar yaptığına dair belge sunmaması, ihyası istenilen şirket adına kayıtlı araç olması, tasfiye işlemlerinin tamamlanmamış olması nedenleri ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. ...nün ... sicil numarasında kayıtlı iken kaydı silinen ... tasfiye işlemlerinin tamamlanması için İHYASINA, SİCİLE YENİDEN KAYDINA, 3. Tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar ...'ın tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 4. Kararın kesinleşmesi halinde ihya işlemlerinin yapılması için kararın bir örneğinin ... gönderilmesine, 5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 7. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacının yüzüne karşı davalının yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/05/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/5988, K. 2016/5950, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-5988-e-2016-5950-k-975c5fb72378