İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/152 E. 2019/559 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/152
Karar No
2019/559
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/152 Esas KARAR NO : 2019/559

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/03/2016 KARAR TARİHİ : 19/09/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin ... günü ... plakalı aracıyla seyir halindeyken davalılardan ... adına kayıtla ... palakalı araçla çift taraflı kaza yapmış olduğunu ve bu kaza neticesinde yaralandığını, iş bu kaza nedeni ile düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı ...'ın asli kusurlu olarak belirlendiğini, anılan kaza ile ilgili olarak sigortalı araç sürücüsü ... hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca .../... soruşturma dosyası ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan soruşturma başlatıldığını ve halen devam ettiğini, iş bu davadaki taleplerinin kaza nedeniyle müvekkilinde oluşan geçici, kalıcı işgücü kaybı nedeniyle doğan zararın tazmini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, kazaya karıştığı iddia olunan ... plakalı aracın müvekkil kooperatif nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, araç işletinin sorumlu tutulduğu zarardan, poliçe teminatı limitleriyle sorumlu olduğunu, öncelikle davada kusur oranlarının öğrenilmesi daha sonra davacının sürekli sakatlık iddialarının da araştırılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılmasını, yasal zorunluluğa rağmen emniyet kemeri kullanmayan ve kazanın sonunda bu sebeple sakat kalan davacıya kusur atfedilmesi ve bu sebeple davacıya ödenecek tazminata indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafın iş bu davanın açılmasından önce müvekkil kooperatife herhangi bir başvuru yapmadığını, müvekkili ihbar etmediğini, kazayla ilgili hiçbir bilgi ve belgeyi müvekkile iletmediğini bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ...'ne sevk edilerek maluliyet raporu aldırılmış ve mahkememize sunulan raporda şahsın bu yaralanma neticesinde gerek hastane gerekse hastane dışında yaralarının iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyacı olan sürenin 1 ay olduğu sürekli iş göremezlik oranının %13.1 olduğu bildirilmiştir. Dosya tarafların kusur durumları hususunda rapor aldırılmak üzere Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda, davacı sürücü ...(...)'nün % 35 (Yüzde otuzbeş) oranında kusurlu, davalı tarafın sürücüsü ...'in ise % 65 (Yüzde altmışbeş) oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor sunmuştur. Dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişi mahkememize sunmuş ve mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporunda, davacının geçici iş göremezlik zararının ... TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğunu, ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %11,3 oranında beden gücü kaybı olan ...'nün geçici iş göremezlik dönemi alacağının ... TL, sürekli iş göremezlik dönemi alacağının ... TL, toplamda gerçek ve nihai alacağının ... TL olduğunu bildirir rapor sunmuştur. Dosya daha sonra ek rapor aldırılmak üzere tekrar bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi mahkememize vermiş olduğu ... tarihli raporunda, davalı ... vekilinin itirazları yerinde olmayıp, pasif ve aktif dönem sürelerinin yaşam tablosuna göre hesaplandığını, iş göremezlik oranının da itiraz merci mahkeme olup mevcut duruma göre hesaplandığını, davalı ... vekilinin itirazlarının yerinde olmadığını, yapılan hesaplamada herhangi bir hata bulunmadığını bildirir rapor sunmuştur. Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasıdır. Davacı vekilinin ... tarihli duruşmada davalı ile sulhen anlaşmaya varıldığı ve ödeme yapıldığını belirterek maddi tazminat davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Bu beyan karşısında davalılar yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar, kazanın oluşumundaki kusur durumu ve davacıda meyfana gelen maluliyetin derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve " Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri dikkate alınarak davacının dava konusu kaza nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmek suretiyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat davasının sigorta şirketi ödemesi nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahisili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden alınması gereken, ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL nin istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı vekilinin ... duruşma tutanağındaki beyanı doğrultusunda, davacı vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Harçlar kanunu uyarınca manevi tazminat yönünden alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalı ...'dan alınarak, hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan ilk yargılama gideri, posta ücreti ve bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin kabul ve red oranına göre ... TL nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8- Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL nin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/152, K. 2019/559, T. 19.09.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-152-e-2019-559-k-9fbde0e867f3