İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1116 E. 2025/117 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1116
Karar No
2025/117
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/1116 Esas KARAR NO : 2025/117

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2016 KARAR TARİHİ : 18/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile müvekkili şirket yetkilisi ... arasında 20.06.2016 tarihli Pay Devir Sözleşmesi ve ...20. Noterliği” nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nin imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalı ... tarafından tüm hisselerinin ...” a devredildiğini, huzurdaki davaya konu müvekkili şirket lehine tanzim edilen 04.02.2016 tanzim tarihli 31.10.2016 vadeli170.000,00.-TL bedelli senedin tahsil cirosu ile ... tarihinde ... sayılı senet teslim tutanağı ile ... Bankası ... Şubesi'ne teslim edildiğini, senedin davalı ... tarafından 26.02.2016 tarihinde bankadan iade alındığının öğrenildiğini, davalı ... ın münferit imza yetkisinin bulunmadığını, işbu senedin iadesi için gerek davalıya ve gerekse ... Bankası'na 09.08.2016 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, ayrıca ilgili şahıs ve banka aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile senet iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı konulduğunu, davalı ... tarafından ilgili senet yönünden müvekkili şirket aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibinin başlatıldığını, ancak müvekkili ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, icra takibine ve huzurdaki davaya konu senedin davalı ... tarafından diğer davalıya verildiğini, açıklanan nedenlerle; 170.000,00.-TL'lik senet sebebi ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senedin tahsili halinde ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına ve akabinde takibin iptali ile senedin müvekkiline iadesine, davalılar tarafından müvekkiline Y620 oranından az olmamak kaydıyla tazminat ödemelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilileri ... ile ... arasında imzalanan Pay Devir ve Temlik Sözleşmesi ile ...'ın müvekkili şirketteki tüm hisselerini ...'a devrettiğini, takibe konu edilen ... A.Ş tarafından, müvekkili şirket lehine tanzim edilen 04/02/2016 tanzim tarihli 31/10/2016 vadeli 170.000,00 TL meblağlı senedi tahsil cirosu ile ... Bankası ... Şubesine teslim edildiğini, senedin 26/02/2016 tarihinde ilgili bankadan ... tarafından iade alındığının öğrenildiğini, müvekkili şirket lehine düzenlenen senedin ... ve ...'ın müşterek imzaları olmadan ...'a teslim edilmesinin usulsüz olduğunu, söz konusu senedin iptali için ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında senet iptali davası açıldığını, bu mahkemece kendilerine istirdat davası açmak üzere süre verildiğini, daha sonra söz konusu senede dayanılarak ... 9 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine söz konusu senet sebebi ile davacının borçlu olmadığının tespiti için ... 1 ATM'nin ... E sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu nedenlerle ... 9 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına dayanak teşkil eden ... A.Ş tarafından müvekkili şirket lehine tanzim edilen 04/02/2016 tarihli, 31/10/2016 vadeli, 170.000,00 TL meblağlı senedin müvekkili şirkete istirdadına, davalıların müvekkili şirkete % 20 oranından az olmamak üzere tazminat ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile diğer davalı ... arasında bir borç-alacak ilişkisinin bulunduğunu, dava ve icra konusu senet yönünden müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, diğer davalı tarafından söz konusu senedin müvekkiline olan borçlarından dolayı verildiğini, takip konusu senet yönünden ...Bankası A.Ş.-... Şubesi tarafından 02.11.2016 tarihinde davacıya ödememe protestosu keşide edildiğini beyanla, davacının tedbir taleplerinin reddi ile davanın reddine, alacak tutarının /020 den az olmamak üzere davacının tazminata mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde ise özetle: 20.06.2016 tarihine kadar müvekkilinin davacı şirketin Yo50 oranında hissedarı olduğunu, bu tarihten sonra ise müvekkiline ait sermaye paylarının 895.000,00.-TL bedelle diğer şirket ortağı ...'a devredildiğini ve müvekkilinin ortaklıktan çıktığını, müvekkilinin davacı şirketten 1.257.551,78.-TL alacaklı durumda olduğunu, dava konusu senedin de bu alacağına mahsuben davacı tarafından müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin de bu senedi borcuna karşılık ... ye verdiğini, dava konusu senedin 18.02.2016 tarihinde bankaya teslim edilip 26.02.2016 tarihinde ise geri alındığını ve Nisan 2016'da müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin alacağına ilişkin olarak davacıya ... 20. Noterliği'nin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, söz konusu ihtarnameye cevaben davacı tarafından müvekkiline bu kez ... 10. Noterliği” nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, akabinde ise yine davacı tarafından dava konusu senet yönünden zayi iddiası ile 11.08.2016 tarihinde ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile senet iptal davası açıldığını, ancak söz konusu senedin müvekkilinde olduğunun davacı tarafından bilindiğini, davacının imza yetkisizliği iddialarının aksine davacı tarafından da bir çok kez ... Bankası'ndan çek defteri ve başkaca evrak alınıp verildiğini, diğer yandan davacı ticari kayıtları incelendiğinde dava konusu senedin ilk olarak bankadan teslim alındıktan sonra şirket kasasına girdiği ve daha sonra müvekkiline çıkış yapıldığının sabit olduğunu beyanla, davanın usul ve esas yönünden reddine, ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulması talebinin reddine, 020'den az olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, Menfi Tespit davasıdır. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. Sayılı İstirdat davasında, davacı şirket davalı ...” den dava konusu 170.000.- TL bedelli senedin istirdadını talep etmekte olup, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi” nin ... K. 24.03.2017 tarihli Kararı ile; dosyanın huzurdaki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Uyuşmazlığın, asıl ve birleşen davada, davacının ... 9. İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasına konu bono nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı, senet bedelinin iadesinde haklı olup olmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşıldı. Mahkememizin 08/02/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile 1-Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından tarafların iddia ve savunmaları sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı ve de tarafların ticari defterleri itibariyle inceleme yapmak suretiyle rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 15/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "1) Davacı şirkete ait 2016 yılı ticari defterlerin, usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun ve defterlerin birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği,2) Dava konusu; 04.02.2016 tanzim tarihli 31.10.2016 ödeme tarihli 170.000,00.-TL bedelli ve keşidecisi dava dışı ... A.Ş. Lehdarı davacı şirket olan senet cirantalarının sırası ile; davacı .... Şti. — davalı ... cirosu ile diğer davalı ... ye verilmiş olduğu,3) Davalı vekili tarafından 19.07.2017 tarihli dilekçe ekinde 29.04.2016 tarihli dosyaya sunulan Senet Teslim Bordrosunda; “... A.Ş. Tarafından ... Ltd. Şti. Namına düzenlenmiş 31.10.2016 vade tarihli ve 170.000,00 TL bedelli bono, şirket ortaklarımızdan ... TC kimlik numaralı ...” a ortaklar cari hesabındaki alacağına mahsuben verilmiştir.” Şeklinde belirtilmiş olduğu, belgenin teslim alan kısmında ... isminin ve altında bir adet imzanın mevcut olduğu, yine aynı belgenin sağ alt kısmında ise davacı şirkete ait kaşenin ve üzerinde iki adet imzanın mevcut olduğu,4) Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında dava konusu 170.000,00 TL bedelli bono işlemlerine ilişkin yapılan tespitlerde; 01.01.2016 tarihli Açılış Maddesinde 331 Ortaklara Borçlar ana hesabı altında davalı ...'ın 331.01.002 hesap kodu ile davacı şirketten 1.349.882,96.-TL Alacaklı durumda olduğu, Dava konusu senet keşidecisi olan dava dışı ... A.Ş. Den 01.01.2016 tarihi itibarıyla 244.807,53 TL alacaklı olan davacı şirketin, bu alacağına istinaden 08.02.2016 tarihinde 121 Alacak Senetleri ana hesabı altında dava konusu 170.000,00.-TL bedelli senet girişinin 121.2016.10 hesap kodu ile kayıt altına alındığı,15.02.2016 tarihinde dava konusu senedin 121.10.01 no.lu hesap kodu altında ... Bankası ... Şubesi” ne verildiğinin kayıtlı olduğu, 29.04.2016 tarihinde ise söz konusu 170.000,00.-TL bedelli senedin bankadan iade alındığının ve Ortaklara Borçlar hesabında 331.01.002 hesap kodu altında takip edilmekte olan davalı ...'a verilmiş olduğunun kayıtlı olduğu, bu tarihte davalı ...” in Ortaklara Borçlar hesabından 1.427.451,78 TL alacaklı durumda olduğu, böylece ...” ın davacı şirketten olan Alacak tutarından 170.000,00.-TL'nin mahsup edilerek 29.04.2016 tarihinde 1.257.451,78 TL alacak bakiyesi kaldığı, 31.12.2016 tarihli Kapanış Maddesinde; davalı ...'ın 331.01.002 hesap altında davacı şirketten 1.243.051,78.-TL Alacaklı durumda olduğu, Dava konusu 170.000,00 TL bedelli senet” e ilişkin düzenlenen belgelere dayalı olarak davacı şirketin ticari defterlerinde usulüne uygun şekilde kayıtlara işlenmiş olduğu,5) Davacı şirketin ticari defter kayıtlarındaki Ortaklara Borçlar hesabından, huzurdaki dava tarihi olan 25.11.2016 tarihi ve birleşen dava tarihi olan 28.12.2016 tarihi itibarıyla; davacı şirketin davalı ...” a 1.243.051,78 TL Borcu bulunduğu,6) Birleşen İstirdat davasına konu edilen 170.000,00 TL bedelli senedin; davalı ... tarafından ciro edilerek diğer davalı ...” ye verilmiş1 olduğu, Davalı ... tarafından dava dışı ... A.Ş. , davacı şirket ve diğer davalı aleyhine 16.11.2016 tarihinde İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu, davacı şirket tarafından 03.01.2017 tarihinde ilgili icra dosyasına 205.717,81.-TL ödeme yapılmış olduğu, " şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkememizin 18/10/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davacı vekilinin talebi dosya kapsamı değerlendirilerek dosyanın muhasebeci finans uzmanı ile eta ve orka programında yetkin bilgi işlem uzmanı yeni bir bilirkişiye tevdi ile yeniden rapor aldırılmasının istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 31/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Tüm dava dosyası, davacı iddiası, davalı savunması, ticari defterler ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı ... tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile icraya konulan, 12.10.2016 Vadeli 170.000,00.-TL bedelli senedin, diğer davalı ... tarafından davacı şirketten haklı olarak alınıp alınmadığı, hususlarında toplandığı, Daha önce bankaya tahsil için verilip daha sonra imza sirkülerine aykırı olarak, ... tarafından “ilgili senedin tek imza ile bankadan geri alınması eyleminin” davanın asıl konusunu oluşturmadığı, Yine vakanın; bir belgenin bilgisayar veya muhasebe kayıtlarına, daha önce yada daha sonra kaydedilmiş yada değiştirilmiş olması ile de alakalı olmadığı, çünkü ortada geçerli bir belge varsa bu belgenin muhasebe kayıtlarına alınmaması yada geç alınmasının belgenin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağı gibi, geçersiz bir belgenin, muhasebe hesap ve kayıtlarına alınmasının da herhangi bir hüküm ifade etmeyeceği, bu nedenle bilgisayar incelemesi yaptırmanın usul ekonomisi gereği yersiz olacağı, ancak hükmün Yüce Mahkemenize ait olduğu, Bu vakıa da: Muhasebenin Temel Kavramlarından olan, “Tarafsızlık ve Belgelendirme kavramı” gereği, kayıtların objektif bir belgeye dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerektiği, Kısacası ilgili senedin davalı ...” a haklı olarak geçtiğini gösteren yevmiye maddesinin objektif bir belgeye dayanıp dayanmadığın ispat edilmesi gerektiği, Dava konusu senedin, davalı ...” a devrini gerçekleştiren ve muhasebe hesap ve kayıtlarına davalı vekili tarafından aslı gibidir diye onaylanarak dosyaya sunulan senet teslim bordrosunun (aslının) dosyaya getirtilmesi, 1- Senet bordrosu aslının dosyaya sunulması durumunda; imza incelemesi yaptırılarak senet bordrosundaki imzaların; 29.04.2016 Tarihinde şirketin temsil ve ilzamından müştereken sorumlu olan şirket temsilcileri ... ile ...' a ait olması durumunda; bu senedin ... ve emrühavalesine ait olduğunun kabulünün gerektiği, aksi halde davacının davasında haklı olacağı,2- Senet bordrosu aslının dosyaya sunulmaması durumunda, bu belgenin ticari defter ve kayıtlarına alınmasının hüküm ifade etmeyeceği ve yine davacının davasında haklı olacağı,Bu raporun heyetten ayrı olarak verilmesi gerektiği, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 18/10/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı doğrultusunda bilirkişi ... tarafından sunulan 21/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Tüm inceleme ve tespit ile rapor içerisinden açıklanan nedenlere binaen; Davacı Şirket tarafından uzman görüşü raporu ile dosyaya sunulan ... isimli muhasebe programı üzerinde Davalı ... tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen değişiklik işlemlerine ilişkin olarak Davacı Şirkette yapılan yerinde incelemede; söz konusu işlemlerin program üzerinde kayıtlı bulunan “...” isimli kullanıcı üzerinden gerçekleştirilmiş olduğunun tespit edildiği,“...” isimli kullanıcı ile programa giriş sırasında herhangi bir şifre girişi yapılmadığı bilgisi verildiği, bu durumda “...” isimli kullanıcının anonim bir kullanıcı olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle de “...” isimli kullanıcı tarafından gerçekleştirilen ve Davacı tarafından, Davalı ... tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen işlemler her ne kadar Davalı ... lehine gerçekleştirilmiş olduğu belirtilmiş ise de bu işlemlerin Davalı ... tarafından gerçekleştirildiği iddiası ispata muhtaç durumda kalacağı ve bu yönde net bir tespit yapılabilmesinin mümkün olamayacağı " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 26/03/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dahaa önce dosya kapsamında alınan 31/10/2022 tarihli mali bilirkişi raporu ve 21/03/2023 tarihli bilgisayar mühendisi tarafından hazırlanan raporların ara karara aykırı olarak ayrık raporlar olarak dosyaya sunulduğu, raporlar arasında bir bütünlük olmadığı, farklı değerlendirmelerde bulunulduğu, dosya kapsamında davacı tarafından teknik mütalaa sunulduğu , bu hususta bir inceleme yapılmadığı da gözetilerek dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 yazılım uzmanı - bilgisayar mühendisi , 1 sözleşmeler konusunda uzman borçlar hukuku kürsüsünden akademisyen, 1 mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller daha önce alınan bilirkişi raporları , davacı tarafından sunulan teknik mütalaa ile birlikte ticari defter ve kayıtların yazı karakteri ve çıktıları itibari ile ... programı mı yoksa ... programında mı tutulup tutulmadığı, davacının borçlu olup olmadığının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş ve mahkememiz dosyası bilirkişiler ..., ... ve ...'ye tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 22/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Yukarıda inceleme, tespit ve değerlendirme bölümünde açıklaması yapılan nedenlerle takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Tarafımıza verilen görev çerçevesinde “tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller daha önce alınan bilirkişi raporları, davacı tarafından sunulan teknik mütalaa ile birlikte ticari defter ve kayıtların yazı karakteri ve çıktıları itibariyle ... programı mı yoksa ... programında mı tutulup tutulmadığı, davacının borçlu olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına”1- Davacı Şirkette ait ...” ... adresli bilgisayar üzerinde kurulu bulunan ve kullanılan “...” isimli anonim kullanıcılı olan ... isimli muhasebe programı üzerinde, 2015 yılı muhasebe yevmiye kayıtlarında yapılan incelemeler neticesinde özellikle "..." kodlu “..." isimli muhasebe hesabına ait yevmiye kayıtlarının ilk kayıt ve değiştirme tarihlerinde farklılıklar gözlemlenmiş olduğu, ... lehine kayıtların düzeltildiği daha önceki tarihlerde yapılan kayıtlar üzerinde özellikle 25 Haziran 2016 tarihinde değişikliklerin mevcut olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Bu husus bir önceki 21.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edilmiştir. Mahkemece, değiştirmenin ... lehine yapılması nedeniyle anılan değişikliğin geçersiz kabul edilmesi halinde davalı alacağının 1.427.451,78 TL olacağı sonucuna varılmakla beraber hukuki takdir mahkemenindir. Bu işlemlerin Davalı ... tarafından gerçekleştirildiği iddiası ispata muhtaç durumdadır, Çünkü anonim bilgisayar kullanıcı olan “...” kullanılan bir bilgisayardır. Ticari defter ve kayıtların yazı karakteri ve çıktıları itibariyle ... programı mı yoksa ... programında mı tutulup tutulmadığı, hususunda davacının iş yerindeki ... programından alınan çıktı ekran göri ile hazır basılı olan ticari defterin ekran örüntüsü i ide mahkemeye sunulan basılı olan defterin ... programı ile basıldığı tespit edilmiştir. Davacının iş yerindeki bilgisayarlarında ... programı bulunmaktadır. Dava konusu senet verilmeden önce davalı ...'ın davacı şirketten alacağı tutar 1.427.451,78 TL alacaklı ( diğer ifade ile davacı şirketin davalı ...'a 1427.451,78 TL borcu olduğu,) olduğu senedin davacı şirket tarafında davalıya verilmesi nedeni ile davalı ...'ın davacı şirketten alacağı tutar 1.257.451,78.- TL tutarına indiği senet tutarı kadar davacının davalı ...'a borcunun azaldığı, Davacı bilirkişi raporuna itirazında davacının davalı ...'a borcunun hatalı tespit edildiği tarzında İfade ettiği, mevcut ifadeye göre somut bilgi ve belgelerini ibraz edilmediği, ticari defterlerde hatalı kayıt ve bilgiler olabileceği , ancak mevcut durumunun somut bilgi ve belgelere dayalı olarak ispat edilmesi gerektiği, Dava dosyasında bu yönde bilgi ve belge ibraz edilmediği, ticari defterlerin tutulmasında sorumluluk esasen tacire ait olduğu, ticari defterlerde yapılan kayıtlar aksi ispat edilinceye kadar dürüst resim ilkesine göre muteber kabul edilmesi gerektiği " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... ile davacı şirket yetkilisi ... arasında yapılan sözleşmeler kapsamında davalı tarafından tüm hisselerin ...' a devredildiği, huzurdaki davaya konu 170.000,00.-TL bedelli senedin tahsil cirosu ile 18.02.2016 tarihinde ... Bankası ... Şubesi'ne teslim edildiği, ancak davalı tarafından söz konusu senedin 26.02.2016 tarihinde bankadan iade alındığı, davalının münferit imza yetkisinin bulunmadığı, işbu senedin iadesi için gerek davalıya ve gerekse ... Bankası'na 09.08.2016 tarihinde ihtarname keşide edildiği, ilgili senet yönünden diğer davalı tarafından tarafları aleyhine icra takibinin başlatıldığı, ancak diğer davalı ile herhangi bir ticari ilişkilerinin mevcut olmadığı, icra takibine ve huzurdaki davaya konu senedin davalı ... tarafından diğer davalıya verildiği beyan edilerek, 170.000.- TL bedelli senet yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmektedir. Davaya konu; 04.02.2016 tanzim, 31.10.2016 ödeme tarihli 170.000,00.-TL bedelli ve keşidecisi dava dışı ... A.Ş. lehdarı davacı şirket olan senet cirantalarının sırası ile davacı ... Ltd. Şti., davalı ..., diğer davalı ..., ...Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ...Bankası A.Ş. Olduğu görülmektedir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde Pay Devir ve Temlik Sözleşmesi ile ... 20. Noterliği” nin ...tarihli ve ... yevmiye numarası ile tasdikli “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” sunulmuş olup, davalı ... tarafından davacı şirketteki hisselerinin 895.000,00.-TL karşılığında dava dışı ...'a devredilmesinin kararlaştırıldığı, ... Bankası A.Ş. tarafından dosyaya ibraz edilen 18.02.2016 tarihli Senet Teslim Tutanağı incelendiğinde dava konusu 170.000,00.- TL bedelli senedin 18.02.2016 tarihinde davacı şirket tarafından bankaya teslim edildiği, akabinde ise senedin 26.02.2016 tarihinde bankadan teslim alındığı, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 26.02.2016 tarihli Senet Teslim Listesi tutanağında tek bir imzanın yer aldığı, ...Bankası A.Ş. tarafından dosyaya ibraz edilen Çek Teslim Tutanakları incelendiğinde, söz konusu tutanaklarının altında genel olarak herhangi bir isim yazılı olmaksızın 1 adet imzanın mevcut olduğu, 20.06.2016 tarihli tutanağın altında ise Teslim Eden kısmında ... isminin ve altında bir adet imzanın bulunduğu görülmüş olup, çift imzalanmış bulunan herhangi bir teslim tutanağına rastlanılmamıştır. Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ... 57. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı İmza Sirkülerinde; davacı şirket yetkililerinin ... ve davalı ... olduğu, yetkinin kullanım şeklinin; Münferit olarak belirtildiği, İmza Sirküleri içeriğinde; “...bankalardan kredi ve para çekme işlemlerinde şirket unvanı altına koyacakları müşterek imzaları ile şirketi temsil edeceklerinin” belirtilmiş olduğu, davalı vekili tarafından 19.07.2017 tarihli dilekçe ekinde 29.04.2016 tarihli Senet Teslim Bordrosu sunulmuş olup, “... A.Ş. Tarafından ...Tic. Ltd. Şti. Namına düzenlenmiş 31.10.2016 vade tarihli ve 170.000.00 TL bedelli bono, şirket ortaklarımızdan ... TC kimlik numaralı ...” a ortaklar cari hesabındaki alacağına mahsuben verilmiştir.” şeklinde belirtilen belgenin teslim alan kısmında ... isminin ve altında bir adet imzanın mevcut olduğu, yine aynı belgenin sağ alt kısmında ise davacı şirkete ait kaşenin ve üzerinde iki adet imzanın mevcut olduğu, söz konusu belgeye göre; 26.02.2016 tarihinde bankadan iade alınan dava konusu senedin 29.04.2016 tarihinde davalı ... a teslim edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili, sunmuş olduğu dilekçelerde davalılar arasında bir arkadaşlık ilişkisi olduğu ve dava konusu senedin herhangi bir ticari ilişki olmaksızın davalı ... tarafından diğer davalıya teslim edildiği iddiasında olup, davacının bu iddiasına ilişkin olarak diğer davalı vekili tarafından 21.02.2017 tarihli dilekçe ekinde birtakım banka ödeme dekontları, çek provizyonu ve para makbuzu gibi belgeler sunulmuş olup, söz konusu makbuzlarda ödemeyi yapan kısmında davalı ..., ödemeleri borç olarak alan kısmında ise ... isminin ve altlarında imzaların mevcut olduğu görülmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı ... tarafından .. 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile icraya konulan, 12.10.2016 Vadeli 170.000,00.-TL bedelli senedin, diğer davalı ... tarafından davacı şirketten haklı olarak alınıp alınmadığı, hususlarında toplandığı, ... 57. Noterliğinin ...tarihli ... yevmiye numaralı İmza Sirkülerinde; davacı şirket yetkililerinin ... ve davalı ... olduğu, yetkinin kullanım şeklinin; 2 şekilde belirlendiği, bunlardan banka muameleleri, ipotek ve kefalet işlemleri, gayrimenkul- demirbaş satmak, sözleşme düzenlemek gibi şirketi borç altına sokacak işlemlerin müşterek imza ile, Vergi daireleri, belediye, SGK İski, İgdaş, TEK, gibi idarece yapılacak işlemlerin Münferit olarak belirtildiği, daha önce bankaya tahsil için verilip daha sonra imza sirkülerine aykırı olarak, ... tarafından “ilgili senedin tek imza ile bankadan geri alınması eyleminin” davanın asıl konusunu oluşturmadığı, bu senedin bankadan geri alındıktan sonraki sürecin irdelenmesi gerektiği, taraflar arasında ... 20. Noterliği” nin ... tarihli ve ... yevmiye numarası ile tasdikli “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinde, davalı ...'ın davacı şirkette bulunan 2.000 adet payını bütün aktif ve pasifiyle 50.000,00.-TL karşılığında dava dışı ...' a devredildiği, ayrıca taraflar arasında 20.06.2016 Tarihinde adi bir pay devir ve temlik sözleşmesi akdedildiği, sözleşme bedelinin 895.000,00.-TL olduğu, belli ise de; ...'ın bu senedi ortaklık bitmeden önce yani 29.04.2016 tarihindeki cari hesap alacağı doğrultusunda davacı şirketten alıp almadığının tespit edilmesi gerekeceği, 02/04/2019 tarihli duruşmada 29/04/2016 tarihli senet teslim bordrosunun aslı davacı şirket yetkilisi ...'a gösterilerek imzalı beyanının alındığı, davacı şirket yetkilisinin mahkeme huzurundaki beyanında " Ben senet teslim bordrosu imzalamadım, imza benimdir ancak teslim bordrosu kesilerek o hale getirilmiş" şeklindeki beyanı dikkate alındığında senet teslim bordrosundaki imzasını kabul ettiği dolayısı ile dava konusu senedin davalı ...'a usulüne uygun olarak geçtiği, mali defter incelemesine göre de, 15.02.2016 tarihinde dava konusu senedin 121.10.01 no.lu hesap kodu altında ... Bankası ... Şubesi'ne verildiğinin kayıtlı olduğu, 29.04.2016 tarihinde ise söz konusu 170.000,00.-TL bedelli senedin bankadan iade alındığının ve Ortaklara Borçlar hesabında 331.01.002 hesap kodu altında takip edilmekte olan davalı ...'a verilmiş olduğunun kayıtlı olduğu, bu tarihte davalı ...'ın Ortaklara Borçlar hesabından 1.427.451,78 TL alacaklı durumda olduğu, böylece ...'ın davacı şirketten olan alacak tutarından 170.000,00.-TL'nin mahsup edilerek 29.04.2016 tarihinde 1.257.451,78 TL alacak bakiyesi kaldığı, 31.12.2016 tarihli kapanış maddesinde; davalı ...'ın 331.01.002 hesap altında davacı şirketten 1.243.051,78.-TL alacaklı durumda olduğu, dava konusu 170.000,00 TL bedelli senede ilişkin düzenlenen belgelere dayalı olarak davacı şirketin ticari defterlerinde usulüne uygun şekilde kayıtlara işlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça davalının 25/06/2016 tarihinde şirketin muhasebe programında geçmişe dönük olarak kayıtları değiştirdiği ve bu şekilde 2015 ve 2016 yılı kayıtlarında gerçek dışı düzenlemeler yaparak kendisini alacaklı, davacı şirketi ise borçlu hale getirdiği yönünde iddia da bulunulmuş ise de, iki farklı Bilgisayar Mühendisi tarafından yerinde inceleme sonucu hazırlanan 21/03/2023 ve 22/09/2024 tarihli bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere söz konusu işlemlerin program üzerinde kayıtlı bulunan “...” isimli kullanıcı üzerinden gerçekleştirilmiş olduğunun tespit edildiği, “...” isimli kullanıcı ile programa giriş sırasında herhangi bir şifre girişi yapılmadığı bilgisinin verildiği, bu durumda “...” isimli kullanıcının anonim bir kullanıcı olduğu, bu nedenle de “...” isimli kullanıcı tarafından gerçekleştirilen ve davacı tarafça, davalı ... tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen işlemlerin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacı tarafından bu hususta somut bilgi ve belge ibraz edilmediği, ticari defterlerin tutulmasında sorumluluğun tacire ait olduğu , ticari defterlerde yapılan kayıtların aksi ispat edilinceye kadar kesin delil teşkil edeceği anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın reddine, ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ASIL DAVADA; 1-) Davanın REDDİNE, 2-) İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 2.927,27-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.311,87-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 4-)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, BİRLEŞEN DAVADA; 1-) Davanın REDDİNE, 2-) İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 2.903,18 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.287,78-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 4-)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/02/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1116, K. 2025/117, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1116-e-2025-117-k-7dfde661d573