İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/6627 E. 2015/5858 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/6627
- Karar No
- 2015/5858
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 25/01/2022 KARAR TARİHİ : 12/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi 26/12/2021 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu olağan genel kurul toplantısında, hukuka aykırı birtakım nedenlerle, gerek toplantıya bizzat katılan üyeler, gerekse vekaletle toplantıya iştirak edenler ve ayrıca bakanlık temsilcileri ile divan heyeti üzerinde oluşturmuş olduğu hileli, gerçeği yansıtmayan beyan ve birtakım iş ve eylemlerle mezkur genel kurul kararının şaibeli ve tamamen hukuka aykırı olarak alındığını, davalı kooperatifçe gerçekleştirilen ve tamamen hukuka, iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırı olan genel kurul toplantı ve kararının iptalini talep etme zarureti hasıl olduğunu, davaya konu genel kurul toplantısında, toplantıya davet edilen üyelerden bazıları sadece toplantıda davalı kooperatif menfaatine uygun karar alınabilmesi amacıyla gerçek manada üye olmayan veya üye olma iradesi bulunmayan kişilerden oluştuğunu, toplantı tarihine yakın bir zamanda üyelik kayıtları yapılarak kooperatif ve yönetime yakın olan bazı kişilerin üye yapılmış, bu kişilerin toplantıya iştiraki sağlanarak hukuka aykırı olarak lehe karar alınması cihetine gidildiğini, Mahkemece davaya konu genel kurul hazırun listesi ve ayrıca gerek toplantıya katılan asil üyeler gerekse vekaleten katılım sağlayan üyelerin, üyeliklerinin ve vekalet etmiş oldukları kişilerin vekaletlerinin hukuka uygunluğunun araştırılması gerektiğini, Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden 26/12/2021 tarihli genel kurul toplantı ve kararına iştirak eden tüm üyelerin listesinin celbini, toplantıya asaleten ve/veya vekaleten iştirak eden üyelerin tespiti ile vekaletnamelerinin hukuka uygunluğunun irdelenmesini diğer taraftan toplantı esnasında oy kullanan bazı üyelerin C Blok üyesi olduğu beyan edildiğini, bu konuda da ciddi hukuka aykırılığın söz konusu olduğunu, davalı kooperatifın A ve B bloktan oluştuğunu, C blok adı altında kooperatifin herhangi bir çalışmasının olmadığını, yaklaşık 13 yıldır 2 Blok'u bitirip teslim edemeyen kooperatif ve yönetiminin C Blok adı altında 3. bir yapılanmasının bulunmadığını, söz konusu C blok'u şayet evrak üzerinde oluşturulmuşsa da tamamen hukuka aykırı eylemlere zemin hazırlanması için oluşturulduğunu, Genel Kurul Toplantısı esnasında davacı üyelerin toplantı tutanağına şerh düşülmesini istedikleri muhalefet olunan konular hakkında olduğunu, 2018 yılında gerçekleştirilmiş olan genel kurul toplantısında ödenmeyen borçlara ilişkin %18 gecikme faizi işletilmesi kararlaştırılmışken, genel kurul kararı sonrası başlatılan bir kısım icra takibi ve itirazın iptali davalarında %9 gecikme faizi, bir kısmında ise %18 gecikme faizinin talep edilmesinin üyeler arası eşitlik kuralına aykırı olduğunu, A Blok üyelerinden alınarak B Blok'un yapımında kullanılmasına karar verilen aylık 1.000-TL kira bedelinin hakkaniyete uygun olmayacağını, ayrıca iptali talep edilen genel kurul kararında, A Blok üyelerinden alınan kira bedellerinin 1.000 TL ye çıkarılması ve geciken ödemelere ilişkin uygulanacak olan gecikme faizinin yıllık %18 olacağı kararlaştırılmış olduğunu, Bu hususta alınan kararda hukuka aykırı olduğunu, iptal davasına konu Kooperatif Genel Kurul kararının hukuka aykırılığına ilişkin başkaca diğer bir neden ise 4571 sayılı Kooperatifler Kanununun 56/3. maddesine aykırı olduğunu, iptali talep edilen davalı Kooperatif genel kurul kararında, yönetim kurulunun 3 yıllığına seçilmesi ve bu süre için yönetim kurulunun yetkilendirilmesi de hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturmakta olduğunu, yaklaşık 13 yıldır devam eden ve 2 Bloktan oluşan, A Blok'u teslim edilen ve B Blok'un %85'i tamamlanan bir kooperatifin, bugüne kadar B Blok'u tamamlayıp teslim etmemesi, içinde art niyeti barındırdığını, Dava dosyasına sunacakları A ve B Blok'un son halini gösterir fotoğraflarda da görüleceği üzere, yapımı %85 civarında bitmiş olan bir yapının tamamlanması için genel kuruldan 3 yıllığına yetki istenmesi ve bu minvalde yönetimin 3 yıl için seçilmesi hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olup, bu durum farklı menfaatlerin güdülmesinin amaçlandığının en açık kanıtı olduğunu, Kooperatifler kanununun ayrıntılı ve spesifik bir kanun olmaması, genel kurul tarafından alınan kararların kapsam ve yürütülebilirliği açısından oldukça geniş bir marja sahip olması ve ayrıca yasal düzenlemelerdeki eksiklikler, günümüzde sadece davalı kooperatif için bir mağduriyet oluşturma unsuru değil, tüm yapı kooperatifleri için mağduriyet oluşturmaya uygun bir zemin hazırladığını belirterek davalı kooperatifçe davaya konu 26/12/2021 tarihinde gerçekleştirilmiş olan genel kurul toplantısı ve kararı açıkça hukuka, iyi niyet kurallarına ve ahlaka aykırı olduğundan bahisle mezkur genel kurulu karının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili Cevap dilekçesinden özetle; Davacıların kooperatife kesin hesap maliyet borcu ve aidat borcu bulunduğunu, toplantıya katılan üyelerin kooperatifin aslı üyeleri olduğunu, tüm ortakların genel kurula katılma ve genel kurulda oy kullanma hakkı bulunduğunu, toplantıya katılan bağımsız bakanlık temsilcilerinin mevcut olduğunu, Genel kurul toplantısında kooperatif üyeleri, başkanları ve yönetim kurulu üyeleri dışında bağımsız ve tarafsız, kooperatif işlemlerini denetleyen ve tüm kararların hukuk düzeni içerisinde şeffaf olarak alınmasına ve yerine getirilmesine eşlik eden denetçi konumunda Bakanlık temsilcilerinin yer aldığını, hukuka aykırı asaleten veya velayeten iştirak eden üye bulunmadığını, davacı tarafın toplantı esnasında kararlara muhalefet şerhi düşmediğini, toplantıda alınan kararlara herhangi bir itirazı olmayan tarafın dava açma hak ve yetkisi bulunmadığını belirterek öncelikle usulü itirazlarının kabulü ile haksız ve kötü niyetli davanın usulden reddine, aksi halde haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davalı kooperatifin 26/12/2021 tarihli genel kurulunun 14 ve 15. maddesinin iptali istemine ilişkindir. Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı kooperatifin ana sözleşme örneği, genel kurul tutanakları, çağrıya ilişkin kayıt ve belgeler ile hazirun cetvelinin birer sureti dosyamız arasına celbedilmiştir. Davalı kooperatife müzekkere yazılarak davacıya ait üyelik dosyasının bir sureti ve davacının kooperatife yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin birer sureti dosyamız arasına celbedilmiştir. Davacı tanıklarının beyanlarının alınmasına karar verilmiş olup, duruşmada beyanları alınmıştır. Davacı tanığı ... tanık beyanında: "Ben de kooperatif üyesiyim. Üye olmayanlar üye olarak gösteriliyor. Amaçları para almak ve çoğunluğu sağlamaktır. Amaçları bizden para almaktır. Ben genel kurullara katılıyorum. En son yapılan genel kurulda davetiye geldi, ama bazılarında göndermemişlerdi. En son genel kurulda üye olmayanların olduğu ve bu nedenle çoğunluğun sağlandığı hususunda itiraz ettim, bunu da yazılı olarak hükümet komiserine verdim. Bu çok fazla ben yazdıramam dedi, ben de o zaman ben söyleyeyim, yazsınlar dedi. Bir başka arkadaş da itiraz edince arka tarafta bulunan ve göstermelik üye olanlardan birisi Başkan ...'ın oğluydu, diğerlerini tanımıyorum, itiraz ettiler, kargaşa çıktı, bunun üzerine görevliler de itiraz eden gerçek üyeleri dışarı çıkardılar. Ben dışarı çıkmadım. İtirazları yazan bayanın yanına gidip, adımı ve diğer iki kişinin de adını yazıp imzalarımızı attık, ama diğer dışarı çıkan itiraz edenlerin imzalarını almadılar, itirazlarımızı yazan bayanın ismi de yanlış hatırlamıyorsam Yeliz idi dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: ... hakkında ceza soruşturması olduğuna dair bilgilendirme yapıldı, ama beraat ettiği söylendi dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: ... kendisi beraat ettiğini söyledi" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... beyanında: ''Ben kooperatifteki konutu peşin olarak almıştım, fakat bana üye olduğuma dair kağıt imzalatmışlar, bu nedenle de kooperatif üyesi sayılıyorum. Ben 2011 yılında tapuyu aldım. 2011 yılından beri yapılan genel kurullara katılırım. Her genel kurulda üye olmayan tanımadığımız kişiler genel kurullara katılırlar, yanlarında bir veya iki adet vekalet bulunur, her gelen 2-3 tane oy kullanır. Son genel kurulda hükümet komiserine sözlü olarak itiraz ettim. Her genel kurulda üye olduğu belli olmayan kişiler getirtilip oy kullandırılıyor, bunlara oy kullandırmayın ve bunu da kayıtlara şerh olarak düşün diye itiraz ettim. Kendisi de bunu yazamayacağını söyleyince ben de sen hükümet komiseri misin yoksa kooperatifin komiseri misin dedim, bunun üzerine tartışma çıktı. Üye olan kişilerden 5-6 kişi itiraz ettikleri hususların şerh düşülmesi için yazılı olarak talepte bulundular. Katılan üyelerin gerçek üye olup olmadığının, sahte üye varsa bunların tespit edilerek oy kullandırılmamasının yazılı olarak bildirildi, yapılan itirazlar kayıtlara geçmedi. Hükümet komiseri ben bunu yazdıramam deyince itiraz ettik, iki maddeyi yazın dedik, bunları da yazmamışlar. Kooperatif başkanı ... da her genel kurulda bu şekilde itiraz ediyorsunuz, ben canımla uğraşıyorum, sizin için çalışıyorum deyip polis çağırdı ve bizi dışarı attılar. ... sözlü olarak ben açılan davalardan beraat ettim, hakkımda hiçbir soruşturma kalmadı dedi. Hatta ben Kooperatifte 1,5 ay denetçilik yaptım, bundan dolayı 3 defa savcılığa suç duyurusunda bulundum, ayrıca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne 2 defa ihbarda bulundum, bunun üzerine kooperatif başkanı ... üyelere mesaj atarak ben soruşturmalardan aklandım, Mesut hakkında ceza verildi diye mesaj atmış, benim aldığım bir ceza da yoktur, ... bana ve kamu görevlisine iftiradan 20 ay ceza almıştır, fakat ceza ertelenmiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... beyanında: "Ben iş karşılığı olarak daire alan kişiden peşin olarak daire aldım. Aldığım gün ...'ın telefon görüşmesine şahit oldum. Konuştuğu kişiye bankaya 30.000,00-TL para yatırdım, 30 kişiyi üye kaydettim dediğine şahit oldum. Bu şekilde gerçek üye olmayan kişileri kaydettiğini söylediğine şahit oldum. 2015 yılındaki genel kurula katıldım, iş yapan kişilere 17 adet daire verildiğini ve bunlardan para talep edilmeyeceğini söyledi, ancak 2017 yılındaki genel kurulda ise bizi de üye gösterip bizlerden da para istedi dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: en son yapılan genel kurulda bana davetiye gelmedi, bu nedenle de katılmadım. Tanıklık için ücret talebim yoktur dedi. Beyanı okundu, imzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce dosyanın bir kooperatif konusunda uzman mali müşavir bilirkişi, bir kooperatif konusunda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ve bir inşaat mühendisi bilirkişiden oluşturulacak heyete tevdi edilerek; Dosya kapsamı, davalı kooperatifin kayıtları, davaya konu genel kurul kararları, hazirun cetvelleri ve tüm belge ve kayıtlar incelenmek suretiyle, davalı kooperatifin 26/12/2021 tarihli genel kurul kararının, kooperatif ana sözleşmesi ve yasaya uygun olup olmadığı, toplantı nisabının sağlanıp sağlanmadığı, 26/12/2021 tarihli genel kurul kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş olup, 17/04/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkememizce alınan 17/04/2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davalının faaileyeti kapsamında dava konusu genel kurul kararına bağlı Kayseri İli, Talas İlçesi, Talas Mah. ... paselde (A blok) ve 795 ada, 1 parsel üzerinde (B blok) yer alan taşınmazdaki B+Z+15 katlı bloklardan oluşan yapılar tespit edilmiştir, Kayseri İli, Talas İlçesi, Talas Mah. ... Parselde (A blok) bulunan yapının tamamlanmış ve kullanılmakta olduğu ancak 795 ada 1 parsel üzerinde (B blok)yer alan taşınmazdaki blok yapının yarım inşaat halinde olduğu ve yapılan incelemede yapının tamamlanma oranının %66,3 olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede C blok olarak herhangi bir yapıya ait bilgi ve belgeye rastlanmamıştır, ortaklığa kabul halinde yeni üye olanların parasal yükümlülüklerine ilişkin tip ana sözleşme 11 maddesi kapsamında ortaklığa yeni kabul edilenlerin parasal yükümlülüklerinin bir ay içerisinde ödenmesi gerektiğinin düzenlendiği, dava kooperatifin 27/04/2014 tarihli genel kurul 15. Maddesinde de bu yönde karar alındığı, bu kapsamanda davalı kooperatif tarafından 2. Etaba üye olduğu ve genel kurula katıldığı belirtilen 16 kişinin yönünden de bu kararların geçerli olacağı, sabit ve peşin bedelli üye olduklarına dair bir genel kurul kararı olmadığı, davalı kooperatifin 03/04/2023 tarihli beyan dilekçesinde 2. Etap üyesi olanlar yönünden arsa temin edilemediğinden aidatlarının durdurulduğu belirtilmesine rağmen bu yönde dosya kapsamında bir genel kurul kararı olmadığı, zira üyelerden aidat alınması yahut alınmaması kararının genel kurulun görevinde olduğu, 2. Etaba üye olanlar yönünden ortaklığa kabul edildiği yönetim kurulu karar tarihleri dikkate alındığında ödemelerinin diğer üyelere göre düşük olduğunun tespit edildiği, Genel kurulda inşaat maliyetinde kullanılmak üzere kira olarak alınmasına karar verilen bedelin aidat, geçici maliyet vs kapsamında olmadığı, üyeler arasında farklı faiz oranları uygulandığına dair dosya kapsamında bir veriye rastlanılmadığı, davalı kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında 1163 sayılı yasa 56. Maddesi kapsamında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunduğuna dair bir veriye rastlanılmadığı, davacıların muhalefet şerhinin genel kurul tutanağına geçirilmediği yönündeki itirazlarının ve bu yöndeki tanık beyanlarının takdirinin mahkemeye ait olduğu, 16 kişinin fason üye olarak kabulü halinde bu kimlerinin karar katılmış bulunmalarının 1163 sayılı yasa 53. Madde kapsamında yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu yönünde mahkemede kanaat hasıl olması halinde genel kurulun iptaline karar verilebileceğinin yasa ve Yargıtay kararları ile de düzenlendiği yönünde rapor edilmiştir. "Dava konusu 26/12/2021 tarihli genel kurulun 14. Maddesine göre; 27/04/2014 tarihili Genel kurul 14. Maddesinde alınan genel kurul kararının iptali ile B blokun inşaatı bitmediğinden dolayı temin edilemeyen kira alacaklarından kaynaklı programın bozulduğunu ve ek paraya ihtiyaç olduğunu bu sebeple de 01/04/2014 tarihinden 30/12/2021 tarihine kadar alınabilmiş ve alınacak olan kira bedellerinin devam eden inşaatın yapımına kullanılmasına ve ödenmeyen kira bedelleri için aylık %1.5 oranında faiz uygulanmasına ve baştan itibaren ödenemeyen kira bedellerinin ise 2022 yılı ocak ve şubat ayında iki taksit halinde tahsiline karar verilir." Somut davada davacı taraf 26/12/2021 tarihli genel kurul Kararının iptalini talep etmiş olup, davalı taraf ise kooperatif genel kurul kararının usulüne uygun olup iptalinin gerekmediğini iddia etmiştir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun "Kararların bozulması ve şartlar" başlıklı 53. Maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esas-larına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başla-mak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluk-larını mucip olduğu takdirde bunların her biri; Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usu-len ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya baş-lanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat gös-termesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." Öte yandan aynı kanunun 98. Maddesindeki atıf nedeniyle kooperatif genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü yönünden olaya uygulanacak olan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim ortaklık genel kurul kurul kararlarının butlan (kesin hükümsüzlük) ile sakatlanmasına dair 447. Maddesindeki düzenleme şu yöndedir: "Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." Mahkememizce dosya arasına getirtilen tüm kayıt ve belgeler, davalı kooperatif ana sözleşmesi, genel kurul tutanakları ve alınan bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; C blok olarak kooperatif bünyesinde yapılan herhangi bir yapı bulunmadığı, davalı kooperatifin 04/03/2022 tarihli dilekçesinde liste halinde sunduğu 2. Etaba üye olup genel kurula katılanlar olarak 16. Kişinin ismini bildirdiği, dilekçede 2. Etapta yer alan bu kişilere arsa temin edilemediği için ödemelerinin durdurulduğunu da belirttiği, dosyada yer alan genel kurul tutanaklarında aidat ödemelerinin durdurulduğuna dair bir karara rastlanılmadığı, bu kişilerden ...'in 04/01/2012 tarihli ve 191 nolu yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, ..., ..., ...'nın 18/09/2013 tarihli 296 nolu yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, ..., ..., ..., ..., Cemal Ketenci'nin yine 18/09/2013 tarihli 297 nolu yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, ...'ın 08/05/2013 tarihli, 350 nolu yönetim kurulu kararı ile ..., ..., ..., ...'ın 28/01/2016 tarihinde 378 nolu yönetim kurulu kararı ile ...'nin 20/06/2013 tarihli, 281 nolu yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği ve bu kişilerin tamamının 2. Etaba ortak olmak için müracaat ettikleri yönetim kurulu kararında belirtildiği anlaşılmaktadır. Konut Yapı kooperatifleri Tip Ana Sözleşmesi 'ortaklığa kabul' başlıklı 11. Maddesi "Ortaklığa kabul veya ret kararı, ilgiliye 15 gün içinde yazı ile bildirilir. İstekli, ortaklığa alındığı takdirde, kararın kendisine bildirildiği tarihten itbaren bir ay içinde sermaye taahhüdünün diğer ortaklarca ödenmiş taksiti ile diğer ortakların her birinin o tarihe kadar ödemiş oldukları paylara eşit meblağı bir defada öder." Hükmünü içermektedir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi gerekmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın ( devam eden inşaatların finansmanına katılımı için ) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usüle uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 Sayılı Kanunun 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz, isimleri belirtilen genel kurula katılan düşük ödemeli üyeler için farklı statüde ortaklığa kabul konusunda genel kurulda bir karar verildiği bilgisine ulaşılamadığı, hatta 27.04.2014 tarihli genel kurul 15. Maddesinde "ikinci etaba üye ayıtlarında eşitlik ve dengeyi sağlayabilmek için bundan sonra bu güne kadar üyelerimizin yatırmış olduğu miktarlar kadar peşinat alınması ve üye aidatı olarak ve üye aidatı olarak 600 TL alınmaya devam edilmesi oy çokluğu ile kabul edildi.' Şeklinde karar alındığı görülmektedir. Davacı kooperatif tarafından 03.04.2023 tarihinde verilen belgede yer alan 2. Etap üyesi olup genel kurula katılan 16 kişinin isminin karşısında 5.000 TL yazmakta bu tutarın 16 kişinin ödediği aidat tutarı olup olmadığı konusunda belgede açıklama olmadığı, bu kişilerin ödediği tutarlar tek tek tespit edilmiş. bu durumda 03.04.2023 tarihli dilekçe ile 2. Etaba üye olup genel kurula katıldığı belirtilen 16 kişi yönünden; 1-... kooperatif kayıtlarında 1000 TL ödemesi bulunmakta olup hazirunlarda genel kurula vekaleten katıldığı anlaşılmakta olup ... 'nin vekaleten katıldığı anlaşılmaktadır. 2-... kooperatif kayıtlarında 4.500 TL ödemesi bulunmakta olup genel kurula asaleten katılmıştır. 3-... kooperatif kayıtlarında 100 TL ödemesi bulunmakta olup genel kurula asaleten katılmıştır. 4-... kooperatif kayıtlarında 100 TL ödemesi bulunmakta olup genel kurula vekaleten katılmıştır. ...'nın vekaleten katıldığı anlaşılmaktadır. 5-... kooperatif kayıtlarında 100 TL ödemesi bulunmakta olup genel kurula vekaleten katılmış olup ... vekaleten katılmıştır. 6-... kooperatif kayıtlarında 100 TL ödemesi bulunmakta olup genel kurula asaleten katılmıştır. 7-... kooperatif kayıtlarında 100 TL ödemesi bulunmakta olup genel kurula asaleten katılmıştır. 8- ... kooperatif kayıtlarında 100 TL ödemesi bulunmakta olup genel kurula vekaleten katılmış olup ... vekaleten katılmıştır. 9- ...(Ağaca) kooperatif kayıtlarında 100 TL ödemesi bulunmakta olup genel kurula vekaleten katılmış olup yerine Kazım Aydoğdu katılmıştır. 10 -... kooperatif kayıtlarında 100 TL ödemesi bulunmakta olup genel kurula asaleten katılmıştır. ayrıca üyelerden ... KURULDA oy kullanmıştır. 11-...'ın genel kurula vekaleten katıldığı ve kendisi yerine ...'nun vekaleten oy kullandığı anlaşılmaktadır, fakat kooperatif kayıtları ve mizanda üye olarak herhangi bir ödemesi yer almamakta olup yalnızca ortaklığa kabule dair yönetim kurulu kararı bulunmaktadır. 12-...'ın - genel kurula vekaleten katıldığı ve kendisi yerine Yavuz Korhan Yıldırım'ın vekaleten katıldığı anlaşılmaktadır, fakat kooperatif kayıtları ve mizanda üye olarak herhangi bir ödemesi yer almamakta olup yalnızca ortaklığa kabule dair yönetim kurulu kararı bulunmaktadır. 13-...'in genel kurula asaleten katıldığı anlaşılmaktadır, fakat kooperatif kayıtları ve mizanda üye olarak herhangi bir ödemesi yer almamakta olup yalnızca ortaklığa kabule dair yönetim kurulu kararı bulunmaktadır, ayrıca üyelerden Mustafa Yıldırım yerine vekaleten genel kurulda oy kullanmıştır. 14-...'ın genel kurula vekaleten katıldığı ve kendisi yerine Nilüfer Karakuş'un vekaleten katıldığı anlaşılmaktadır, fakat kooperatif kayıtları ve mizanda üye olarak herhangi bir ödemesi yer almamakta olup yalnızca ortaklığa kabule dair yönetim kurulu kararı bulunmaktadır. 15-... genel kurula vekaleten katıldığı ve kendisi yerine Ömer Erciyes'in vekaleten katıldığı anlaşılmaktadır, fakat kooperatif kayıtları ve mizanda üye olarak ...'un herhangi bir ödemesi yer almamakta olup yalnızca ortaklığa kabule dair yönetim kurulu kararı bulunmaktadır. 16-...'ın genel kurula asaleten katıldığı anlaşılmaktadır, fakat kooperatif kayıtları ve mizanda üye olarak herhangi bir ödemesi yer almamakta olup yalnızca ortaklığa kabule dair yönetim kurulu kararı bulunmaktadır. Üyelik kayıt tarihleri ve ödedikleri aidat ve giriş tutarları, genel kurul kararı değil yönetim kurulu kararı ile üyeliklere kabul edildikleri dikkate alındığında bilirkişi raporunda belirtilen 16 kişinin fason üye olduğu ve davacıların iddialarının gerçeğe uygun olduğu anlaşılmaktadır. O halde 2 üye yerine de fason üyelerin oy kullandığı bir durumda, bu şekilde genel kurulda 18 oy kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kooperatif genel kurul kararının iptali davası açılması için yasanın 53. Maddesi, toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine dava açabilirler, şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece yukarıda belirtilen kişilerin fason üye olarak kabulü halinde bu kimselerin karara katılmış bulunmalarının yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu yönünde mahkemede kanaat hasıl olması halinde genel kurulun iptaline karar verilebilecektir, genel kurula, katılmaması gerekenlerin karara katılması sonucu etkiler ise iptal nedeni olduğuna dair Yargıtay kararları mevcuttur (23. HD. 2015/6627 E. 2015/5858 K.; 23. HD. 2015/4615 E. 2015/6798 K.). Davacı taraf 2018 yılı genel kurulunda ödenmeyen borçlar için 9618 gecikme faizi işletilmesinin kararlaştırıldığını fakat genel kurul sonrası başlatılan bir kısım icra takibi ve itirazın iptali davalarında bir kısmına %9 bir kısmına %18 gecikme faizi talep edildiğini eşitliğe aykırı olduğunu belirtmiştir. Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşmesi'nin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek ve taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun yetkisi dahilindedir. Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur, Ayrıca genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar, dosya kapsamında üyeler arasında farklı gecikme faizi uygulandığına dair bir belge olmamakla birlikte eşitlik ilkesi gereği üyeler arasında farklı oranda faiz talep edilmesi 1163 sayılı yasa,Yargıtay kararları ve genel kurul kararlarına aykırılık teşkil edecektir. Davacı taraf A blok üyelerinden alınarak B blok'un yapımında kullanılmasına karar verilen aylık 1000-TL kira bedelinin hakkaniyete uygun olmadığını belirtmiştir. Davalı kooperatifin 27.04.2014 tarihli genel kurulu 14. Maddesinde özetle “86 pafta 797 ada 1 parselde yapımı tamamlanıp 30.03.2013 günü teslim edilen dairelerde oturanlardan 01.04.2013 tarihinden itibaren teknik heyet oluşturularak heyet tarafından tespit edilecek kira bedelleri alınarak 86 pafta 795 ada 1 parselde yapımı devam eden kat maliklerine ödenmesinin görüşülüp genel kurulca onaylanmasına ve yönetime yetki verilmesine dair yetki oy çokluğu ile karar verildi.” Şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda yapımı tamamlanan A bloktaki üyelerden kira alınarak B blokta konutunu teslim almayanlara kira ödenmesi kararlaştırılmıştır. 26.12.2021 tarihli genel kurul 14. Maddesinde ise 27.04.2014 tarihli genel kurul 14. Maddesinde alınan genel kurul kararının iptali ile B bloğun inşaatı bitmediğinden dolayı temin edilemeyen kira alacaklarından kaynaklı proğramın bozulduğunu ve ek paraya ihtiyaç olduğunu bu sebeple 01.04.2014 tarihinden 30.12.2021 tarihine kadar alınabilmiş ve alınacak olan kira bedellerinin devam eden inşaatın yapımına kullanılmasına ve ödenmeyen kira bedelleri içi aylık %1.5 oranında faiz uygulanmasına ve baştan itibaren ödenemeyen kira bedellerinin ise 2022 yılı ocak ve Şubat ayında iki taksit halinde tahsiline karar verilmiştir. 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesinde; "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" ifadesine yer verilmiştir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerektiği Yargıtay içtihatları ile de benimsenmiştir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Bu durumda bütün üyeler aynı anda konutunu teslim almadığından kooperatif tarafından genel kurulda alınan kiraya yönelik kararın da ancak konutunu teslim almayan ve kira bedeli talep eden ortaklara eşiklik ilkesi kapsamında ödenmesi için diğer üyelerden talep edilebileceği açıktır. Genel kurulda inşaat maliyetinde kullanılmak üzere kira olarak alınmasına karar verilen bedelin aidat, geçici maliyet vs kapsamında olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf davalı yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında çok sayıda soruşturma ve kovuşturma dosyası olduğunu ve bu dosyaların muhteviyatı hakkında bilgi verilmediğini belirtmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/3 maddesinde “Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kooperatifler Kanunu 56. Maddesinde ise yönetim kuruluna üye olmak için gerekli şatlar düzenlenmiştir. Dosya kapsamında yönetim kurulu başkan ve üyelerinin kesinleşmiş bir hapis cezası bulunmamaktadır. Zira yargıtay kararlarında da kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması şartı aranmaktadır. Ayrıca yönetim kurulu faaliyet raporunda yönetim kurulu başkan ve üyeleri adına devam etmekte olan ceza dosyalarının numaraları da belirtilmiş olup faaliyet raporu genel kurulda okunmuştur. Sonuç olarak; dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile ispatlandığı üzere davacıların iptalini istedikleri genel kurul kararlarının kanun ve esas sözleşmeye aykırı olarak teşekkül eden bir genel kurul toplantısında alındığı; davacıların 1163 Sayılı Kanunun 53. maddesinde açıkça belirtildiği üzere "Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri" olarak anılan genel kurul kararlarının batıl kararlar olduğundan bahisle butlanının tespiti yahut iptalini talep edebilecekleri, dava konusu genel kurul kararlarının butlan yahut kesin hükümsüz olduğu anlaşılan hallerde mahkemece bu hususun kendiliğinden araştırılması ve dikkate alınması gerektiği, anılan kararların, benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi içeriği itibariyle kooperatifin temel yapısına, üyeler arasındaki eşitlik ilkesine zedeleyen kararlar olduğu ve aynı zamanda fason üyelerin genel kurula katılması ve davacıların karara karşı müzakere etme, olumsuz oy kullanma ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirme haklarının zedelendiği, bu nedenle anılan genel kurul kararlarının, 6102 Sayılı TTK'nun 447. Maddesinde karşılığını bulduğu üzere "Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran" nitelikte kararlar olduğu, butlan yaptırımı ile karşı karşıya olduğu, diğer bir deyimle kesin hükümsüz oldukları anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalı SS ... Konut Yapı Kooperatifi'nin 26/12/2021 tarihli genel kurulunda alınan (14) ve (15) nolu kararlarının kesin hükümsüz (batıl) olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1- Davanın KABULÜ ile, Davalı SS ... Konut Yapı Kooperatifi'nin 26/12/2021 tarihli genel kurulunda alınan 14 ve 15 nolu kararlarının kesin hükümsüz (batıl) olduğunun TESPİTİNE, 2-Alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ile 80,70-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 294,60-TL tebligat gideri, müzekkere ve posta gideri, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.794,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy biriliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/12/2023 Başkan ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Katip ... ¸E-imzalıdır