İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/868 E. 2018/1544 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/868
Karar No
2018/1544
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2014/ KARAR NO : 2018/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- DAVALI : 2- : 3- 4- 5- VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 27/11/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Demir Çelik San.ve Tic.Ltd.Şti.’nin 09.01.... tarihinde, ... ... (%51 pay), ... ... (%20 pay), ... ... (%19 pay), ... (%10 pay) tarafından kurulduğunu, kurucu ortaklardan baba ... ...’ın .... tarihinde vefat etmesi ile eşi ... ..., kızları ...(%6), ...(%6), ...(6) veraset yoluyla pay sahibi olduklarını, oğulları ... ... ve ... ...’ın payları miras nedeniyle arttığını, Müvekkili şirketin ... ticaret sicil müdürlüğünde ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunmakta olduğunu, şirketin her türlü demirden, çelikten bakırdan, alimünyumdan ve/veya metallerden yapılmış mamul, yarı mamul ve hammaddelerini alıp satmak, pazarlamak ve üretimini yapmak alanında faaliyet göstermekte olduğunu, Müvekkili şirketin ... unvanını ... yılında baba ... ... tarafından kurulduğunu, ... unvanlı işletmenin ... yılından itibaren ... ile ticari ilişkiye girerek fabrikanın üretimindeki 2. Kalite boru profilinin ... dağıtımını üstlendiğini, daha sonra ... ve ... boru fabrikalarının 1. Kalite ürün bayliğine dönüştüğünü, ... Demir Çelik Sana.Tic.Ltd.Şti. 09.01.... tarihinde kurularak tescil edildiğini müvekkili şirketin “...” markasını tescil ettirmek üzere ... müraat ederek 2012/ kodlu marka tescil belgesini almaya hak kazandığını, ..., ..., ... ..., ... 20.09.2012 tarihinde “ ... Demir Çelik ve Tic.Ltd.Şti.” kurduklarını, şirketin faaliyet alanının müvekkili şirket ile aynı olduğunu, davalı şirketin kullandığı ... unvanı müvekkili şirlketin ... unvanı ile iltibasa meydana verecek nitelikte bulunduğunu, bu durumun yasalara ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğunu, davalı şirketin kanuni temsilcilerine ... 3. Noterliğinin 12.11.2012 tarih - sayılı ihtarnameleri tebiği edilerek “ Haksız rekabetin ortadan kaldırıması” bildirildiğini ancak haksız rekabet fiilinin halen devam etmekte olduğunu, Davalı şirket ortak ve müdür olan ... müvekkili şirketin kurucu ortakalarından olduğu ve kuruluşu olan 09.01.... tarihinden itibaren azil edildiği, 05.09.2012 tarihinde kadar şirket müdürü olarak görev yaptığını, akrabalık ilişkileri nedeniyle diğer ortakların güvenini kazanarak müvekkili şirketi 17 yıl süresince münferiden temsil ettiğini, bu aşamada şirketin tüm ticari ilişki ve sırlarını elde ettiğini, ...’nin tespit edilen usulsüz işlemleri nedeniyle 05.09.2012 tarihinde müvekkili şiret müdürlüğünden azil edildiğini, azil tarihinden 15 gün sonra davalı şirketin kurucu ortağı ve müdürü olduğunu, bu durumun davalı şirketin iyi niyetle kurulmadığını, Davalı şirketin ... unvanını kullanarak ... unvanını itibas ettiğini ve müvekkil şirketin bilinen yaygın gücü imajından yararlanmak istediklerini, bu durumda da başarılı olduklarını, müvekkili şirketin yıllardır ticari ilişkide bulunduğu şirketler dahi karışıklığı fark etmeyerek davalı şirket ile kurdukları ticari ilişki neticesinde bir kısım fatura ve evrakları müvekkil firma adresine gönderdiklerini, Davalı şirket ortak ve kanuni temsilcilerinden ... ve ... ... 10.08.2002 tarihinden itibaren müvekkili şirkette işçi olarak çalışmakta olduklarını, Türk borçlar Kanununa göre “işçi, işverenin haklı menfaatinin korunmasına sadakatli davranmak zorundadır. Hizmet ilişkisi devam ettiği sürece sadakat borcuna aykırı olarak kendi işvereni ile reakabet edemez. İşçi iş gördüğü sırada öğrendiği özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz ve başkalarına açıklayamaz.” Bu nedenlerden dolayı davalı şirketin fiili haksız rekabet hükümlerinin ihlali niteliğinde bulunulduğunu, Davalı şirketin, müvekkili şirketin unvanını iltibas ederek karışıklığa sebebiyet verdiği, müvekkili şirketin ticari sır ve bilgilerinin kullanmakta ve haksız rekabet hükümlerini ihlal ederek zararına sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalı şireketin yasa ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak kullandığı ... unvanının ticaret sicilinden terkin edilmesine, Davalı şirketin, şirket unvanını iltibas ederek davacı şirket aleyhine kendilerine menfaat temin ettikleri bu fiilleri bilerek ve kasten yaptıkları dikkate alındığında yasanın aradığı “kusur” gerçekleşmiş bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin maddi zarar ve ziyana karşılık olmak üzere davalı şirketin haksız ve rekabet sonu elde edeceği ekonomik menfaatinden davacı müvekkiline verilmesini, TTK. 56,1.e BK.58. md.’de ön görülen şartların varlığı halinde manevi tazminat istenebileceği “BK.58 md.’de “Kişilik haklarının zedelenmesi halinde manevi tazminat istenebileceği” belirtildiğini, müvekkili şirketin uzun yıllara dayalı itibarlı geçmişi bulunduğunu, ...-... kalite belgelerine sahip bulunduğunu, davalı şirketin haksız rekabet hükümlerinin ihlal ederek müvekkili şirketin iş ve müşteri kaybına uğratması, ticari çevrelerde karışıklığa neden olması, müvekkil şirketin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunulduğunu, bu nedenle davalıdan 40.000,00.-TL manevi tazminat talep ettiklerini,TTK 59,1 maddesinde “ Mahkeme davayı kazanan tarafın istemiyle gideri haksız çıkan taraftan alınarak hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine karar verilebileceği” belirtildiğini, bu nedenle Sayın Mahkemece davanın kabul görmesi halinde kesinleşecek hüküm yüksek tirajlı gazetede yayınlanmasını talep ettiklerini,TTK 61.1 madesinde “Dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine HMK ihtiyati tedbir hükümlerine göre karar verilebileceği” HMK’unda ihtiyati tedbir hükümlerini düzenleyen 389.1 maddesinde “ gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusunda ihtiyati tedbir kararı verileceği” belirtildiğini, bu nedenle teminatsız ya da Sayın Mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı şirketin “...” unvanını kullanmasının dava süresince durdurulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... Demir ÇelikSan. Ve Tic.Ltd.Şti., ... ..., ... ...’ın oğulları ... ... ve ... ... ile müvekkili ...’in kurucu ortaklığı ile 09.01.... tarihinde kurulduğunu, tüm kurucu ortakların esas sözleşme ile şirkete müdür olarak atandığını, müvekkili ... muhatap şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, diğer müvekkilleri ..., ...’ın şirkete babaları ... ’ın 16.12.... tarihinde vefatı neticesinde mirasçı sıfatıyla hissedar olduğunu ve buna ilişkin 14.01.2009 tarihli ... kararı 15.01.2009 tarihinde tescil edildiğini, ... ...’ın ölümünden sonra müvekkillerinin ortaklık haklarının kullanmadıklarını ve aksine hakları ihlal edildiğini, müvekkili ...’nin ise müdürlükten zorla çıkarıldığını ve her nevi hakkı ihlal edildiğini, ... ...’ın 16.12.... tarihinde vefatı sonrasında başlayan keyfi yönetimim sebebiyle şirketin 2009,2010,2011 yıllarında ... Toplantısı düzenlenmediğini, 22.08.2012 ve 29.08.2012 tarihinde yapılan toplantılara ise müvekkillerinin çağrılmadığını,şirketten adeta dışlanıp ortaklık haklarından yoksun kılındıklarını, müvekkillerinin toplantılara çağrılmadığından dolayı şirket organlarının seçimi, finansal tablolar, müdürlerin yıllık raporu, karın kullanım şekli, dağıtılacak kar ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesi, yöneticilerin ibraları ve faaliyet dönemini ilgilendiren sair konulara ilişkin müzakere sürecine katılma ve karar alma imkanın tanınmadığını, Davacı ... demir Çelik San.ve Tic.Ltd.Şti.’nin kuruluşundan bu yana sermaye artırım kararlarıyla büyüme ivmesi çizen ve kar elde eden bir şirket olmasına rağmen, müvekkillerine hiçbir şekilde Kar Payı Dağıtımı yapılmadığını ve bu konuda müvekillerinin hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini, müvekkillerinin davacı şirkete ortak oldukları 16.12.... tarihinden bu yana, senelerce davacı şirketin nasıl yönetildiğinde, kar paylarının akıbetinden bihaber vaziyette şirketteki ortaklığa devam etmek mecburiyetinde bırakıldıklarını, müvekkillerinin ortaklık haklarını doğal bir gereği olan taleplerinin dahi ancak noter vasıtası ile şirkete gönderilen ihtarname akabinde öğrenebildiklerini,... ... ve ... ... şirket kararlarının alınmasında yeterli olan oy çokluğuna sahip olma gücünden en çok da şirketin ellerinde tutmak suretiyle yararlanmakta olarak şirket ana sözlşemesi ve yasal mevzuatı devamlı suretle ihlal edilmekte olduğunu,Davacı şirketin çok sayıda usule aykırı işlemi ve özellikle son iki yıldır kayıt altına alınmamış çok sayıda açık satışının mevcut olduğunu, söz konusu açık satışların şirketin mali tablolarına ve bilançolarına olumsuz sirayet etmekte olduğunu, şirket daha çok kazanıyo iken resmi tabloda daha azının görünmekte olduğundan müvekkillerine dağıtılması gereken kar payını azaltıcak ya da yok edecek şekilde müvekkillerini zarara uğratmakta olduğunu, Müvekkillerin ortaklık haklarının sürekli suretle çiğnenmekte olduğunu, davacı şirketin usulsüz ve kötü yönetimi sebebiyle, davacı şirket ortakları arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, davacı ortaklar ile müvekkilleri arasında giderek artmakta olan uyuşmazlık ve anlaşmazlıkların ancak yasal zeminde çözülebilir hale geldiğini, böylelikle ortaklar arasında birlikte iş yapma iradesi onarılamaz biçimde ortadan katlığını,Müvekkilleri ile ... ve ... ... davacı ... Demir Çelik San.ve Tic.Ltd.Şti. haricinde dava dışı ... Panel Saç San.ve Tic.Ltd.Şti.’nde de hissedar olduklarını, aynı olayların söz konusu şirkette de gerçekleştiğini, bu nedenle dava dışı şirketin feshi için ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmış olduğunu, 03.08.2012 tarihinde yapılan ...’da yaşanan küllük fırlatma hadisesi ile birlikte gelinen noktada müvekkillerinin davacı şirketteki ortaklıkları da dahil ... ve ... ... ile olan tüm ortaklıklarını sona erdirmeye karar verdiklerini, davacı şirket ile davacı ortaklara ... 5. Noterliğinin 22.10.2012 tarih ve yevmiye numaralı ihtarname ile keşide edildiğini, ihtarnameye verilen cevap ile de davacıların da ortaklığa devam ettirme iradesine sahip olmadıklarının anlaşıldığını, ihtarname akabinde yapılan görüşmeler neticesinde müvekkillerinin hisselerinin davacı ortaklara satma teklifini, ne de davacı ortakların hisselerini müvekillerine satma teklifinin olumlu bir sonuç vermediğini, Davacı şirket yetkililerinin müvekkili şirketi ... şirket unvanını iltibas ederek karışıklığa sebebiyet vermekte olduğu iddiasında bulunduklarını, ... ...’ın ölümünden sonra oğullarının diğer hissedar ve ortakları hiç yokmuş gibi hareket ederek şirket kararları aldıklarını, müvekkillerinin haklarını kullanmalaraına müsaade etmeyerek adeta şirketin tek yetkisiliymiş gibi hareket ettiklerini, yapılan muamele ve kaba davranışların müvekkili diğer ortakları maddi ve manevi açıdan çok yıprattığını, işlerini daim ettiremez hale getirildiğini, bu nedenle müvekkillerinin “...” ünvanı ile yeni bir şirket kurmak ve babalarından kalan sanatı icra etmeyi tercih ettiklerini, davacı şirket ortaklarının müvekkillerinin yasal tüm haklarını çiğnemekle yetinmeyerek bunun yanında kendi soyadlarını bile kullanmalarına müsaade etmeyecek yönde talepte bulunduklarını, oysa ki herkesin kayıtlı ismi üzerinde hak sahibi olup, kişinin adı kanun ile koruma altına alındığını, böylece tarafların soyadı olan ... sözcüğü gerek ticaret unvanlarında gerekse işletme adına kullamaları yasanın kendilerine tanıdığı bir hak olduğunu,Davacı şirketin müvekkillerinden ... ve ...’ın kendi bünyesinde 2002 yılında sigorta girişlerinin yapıldığını ve bu durumun haksız fiil olduğu iddiasında bulunduğunu, sigortalı olarak çalışan müvekkilerinin rekabet yasağı ihlaline ilişkin iddiada bulunulduğu ancak buna ilişkin bir veri gösterilmediğini, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra işçinin rekabet yasağına uymasının bekelenemeyeceğini, iş aktinin varlığı, ya da rekabet önleyici bir sözleşme hükmünün mevcut olmadığını, müvekkillerinin yaşam boyu böyle bir yasağa maruz bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek,Her türlü haklarının saklı kalmak kayı ile, davacının her nevi iddiasına itiraz ederek davacının davasının reddine, yargılam giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilemesini talep ve beyan etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Davacı şirket ... Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ... yılında kurulduğu ve kurucu ortaklarının (1) ... ..., (2) ... ... (3), (4) ... ve (5) ... ... olduğu (Baba ... ...’ın ... yılında vefat etmesi üzerine eşi ... ..., kızları ..., ... ve ...’ın veraset yoluyla pay sahibi oldukları), Davalı şirket ... Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 20.09.2012 tarihinde tescil edildiği ve ticaret sicil numarasının ... olduğu ve kurucu ortaklarının ise (1) ..., (2) ... (3) ... (4) ... olduğu, görülmüştür. Davacı, davalının faaliyet alanının müvekkili şirket ile aynı olduğu, davalı şirketin kullandığı ... unvanının davacı şirketin ... unvanı ile iltibasa meydana verecek nitelikte bulunduğu, bu durumun yasalara ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğu, davalı şirketin kanuni temsilcilerine ... 3. Noterliğinin 12.11.2012 tarih - sayılı ihtarnameleri tebliğ edilerek “Haksız rekabetin ortadan kaldırıması” bildirildiğini ancak haksız rekabet fiilinin halen devam etmekte olduğu ileri sürülmüştür. İhtilaf, davacı şirketin tescilli ticaret unvanında bulunan ... ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanında ... şeklinde kullanılmasının mümkün olup olmadığı ile ilgilidir. Konu TK 52 de düzenlenmiştir. Bu hükme göre ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir (TK 52/I).Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir (TK 52/II).Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir (TK 50). TK 52 çerçevesinde bir kişinin ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması’nın söz konusu olması halinde hakkı ihlal edilen kimsenin TK 52’de öngörülen talep hakları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle öncelikle davalı şirketin ... ibaresini şirket unvanında ek olarak kullanmasının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılma kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. İlk bakışta da fark edilebileceği gibi ... ibaresi ile ... ibaresi şekil olarak birbirine çok yakındır. Her iki unvanda da vurgu1 ... ibaresi üzerindedir. Tek fark ikincisine “lar” ekinin ilave edilmiş olmasıdır. Somut olayda “lar” eki tek başına iltibası ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla iltibas (karışıklık) varlığı kabul edilmelidir. Nitekim ... benzer bir olayda şu şekilde karar vermiştir: davacı limited şirketin, anılan unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği, her iki unvanda da “...” ibaresinin vurgulayıcı çekirdek sözcük olduğu ve iltibasın oluştuğu konusunda davacı tarafından haklı gerekçeler gösterilmiştir. Gerçekten de her iki limited şirketin de iştigal konuları aynı olup davacının öncelikli tescil unvanı TK nın 52 inci maddesi koruması altındadır. Mahkemece, davalının unvanında yer alan “...” ibaresinin TK’nın 54/I maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve menine, ... kelimesinin davalı ticari unvanından terkinine karar verilmesi ve davacının diğer istemlerinin de bu tespitler karşısında değerlendirilmesi gerekirken…”Burada eklemek gerekir ki, her iki şirketin faaliyet konusu aynıdır. Dolayısıyla aynı müşteri kitlesine hitap etmektedirler. Ortaklardan bir kısmının soyadlarının ... olması da davalı şirketin ticaret unvanında ... ibaresini kullanması için haklı bir sebep değildir. Zira unvan gerek kişi unvanı olmayıp güzel kişi unvanıdır. Kaldı ki, gerçek kişi unvanı olsa bile ikinci kişinin kendi adını ve/veya soyadını kullanabilmesi için iltibası ortadan kaldıracak bir ek alması zorunludur. Bu nedenle ortaklardan bir kısmının soyadının ... olması da şirket unvanında bu ibarenin kullanımı için yeterli bir sebep değildir. Tazminat davası bakımından önemli olan kusur konusuna gelince ... Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortakları ve yöneticileri ile ... Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortakları/yöneticileri ile büyük benzerlik göstermektedir. Örneğin ..., davacı şirketin kurucu ortağı ve uzun süre müdürlüğünü yapmıştır. Kaldı ki, her iki şirketin ortakları birbirlerinin yakın akrabalarıdır. Bu nedenle davalı şirketin ... ibaresini ticaret unvanında kullanmasını kusurlu bir davranış olarak görülmelidir. Dolayısıyla tazminat davası için gerekli olan kusur şartının gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Dava dosyası kapsamında sağlıklı bir karara varabilmek için öncelikle davalı şirket ticari defter ve bağlı kayıtlarının da incelenmesi, davalı şirketin iş yapmış olduğu firmaların listesi ve bu firmalara yapılan satışların miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Davacı kayıtları ile dosyanın mevcut durumuna göre yapılan tespitler aşağıda belirtildiği gibidir.Davalı şirketin davacı şirketin sahip olduğu müşteriler ile ticari ilişkisinin bulunmadığı hususunun irdelenmesi gerekmekte olup; bu kapsamda inceleme yapılması gerekli bulunduğundan; mahkememizce ilk kez verilen bilirkişi inceleme kararı gereği dosyaya rapor ibraz eden SMM Bilirkişi ve Ticaret Hukukçusu Bilirkişi Doç. Dr. tarafından dosya içerisine ibraz edilen 16/11/2016 tarihli bilirkişi heyeti raporu sonrasında davacı vekilinden davacı şirketin ticari ilişki içerisinde bulunduğu, mal alım satımı yaptığı hangi dava dışı şirketler ile bilahare kurulan ve haksız rekabet içinde olduğu belirtilen davalı şirketin ticaret faaliyeti içerisine girdiği, davalı şirketin bu ticari faaliyetleri nedeni ile davacı şirketin ne tür maddi zararlara uğradığı hususunun tespit edilmesi bakımından gerekli bilgileri dosyamız içerisine ibraz etmesi istenilerek yeniden davacı defterleri ile davalı şirket defterleri üzerinde aynı bilirkişi heyetleri aracılığı ile inceleme yapılması ile haksız rekabete konu olduğu iddia edilen şirketler ile ilgili ticari ilişkiler kapsamında her iki şirketin aynı dönemlerdeki mal alım satımlarının tutarlarının işlem hacimlerinin ne ile ilgili olduğu hususları ve tutarlarının ticari defter ve kayıtlarına bağlı olarak irdelendikten sonra haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin uğradığı zararın neden ibaret olabileceğinin belirlenmesi istenmiş, bu kapsamda davacı vekilince gerekli bilgiler dosyamız içerisine ibraz edildikten sonra yeniden taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak; aynı bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporlar dosyamız içerisine ibraz edilmiş, 31/05/2018 havale tarihli bilirkişi heyet raporuna göre yapılan incelemelerde; davacı şirket tarafından sunulan 2010-2011 ve 2012 yıllarına ait ticari defterlerde yer alan gelir tablolarına göre bu üç yılın net satış ortalamasını 143.102.862,00 TL olup 2012 sonrası yollara ait gelir tabloları ise 2013 yılı net satışlar 155.065.545,00 TL satış maliyeti 138.083.920,00 TL, 2014 yılı net satışlar 170.780.877,00 TL satış maliyeti 152.941.446,00 TL, 2015 yılı net satışlar 140.329.278,00 TL satış maliyeti 116.415.725,00 TL, 2016 yılı net satışlar 140.740.000,00 TL satış maliyeti 113.737.744,00 TL, 2017 yılı 10 aylık net satışlar 150.875.200,00 TL 2017 yılı ortalama yıllık satış 175.000.000,00 TL olup; toplam satış tutarının 781.915.000,00 TL yıllık ortalama net satış 153.383,000,00 TL olup; ... Ltd. Şti'nin 2013-2014-2015 ve 2016 yılları satış rakamının 606.915.000,00 TL, bu satışlara ait satılan mal maliyeti 521.178.835,00 TL olup; satışlardaki satılan malın maliyet oranının %85.87 olarak belirlendiği, ... Ltd. Şti 'nin bu yıllardaki satışlarının ise 2012 yılı 4 Ay 6.616.250,00 TL net satışlar, 6.215.167,00 TL satılan mal maliyeti, 210.875,00 TL net kar oranı 2013 yılı net satışlar 43.083.262,00 TL satılan mal maliyeti 40.979.881,00 TL net kar 540.682,00 TL, 2014 yılı net satışlar 61.223.313,94 TL satılan mal maliyeti 57.027.012,00 TL net kar 801.916,00 TL, 2015 yılı net satışlar 79.225.637,50 TL, satılan mal maliyeti 273.250.610,00 TL net kar 1.015.384,00 TL, 2016 yılı net satışlar 98.175.743,00 TL satılan mal maliyeti 90.388.092,00 TL net kar 1.017.518,00 TL, 2017 yılı net satışlar 119.979.956,00 TL satılan mal maliyeti 112.991.834,00 TL net kar 1.120.161,00 TL, 2018 yılı ilk üç ay net satışlar 24.424.187,00 TL satılan mal maliyeti 23.959.363,00 TL net kar 114.216,00 TL olup toplam net satışlar 432.728.349,44 TL satılan mal maliyeti 404.811.959,00 TL net kar 4.720.752,00 TL, ortalama bu oranın satışların ortalamasına oranı ise 0,010909 oranına ulaşıldığı, satılan malın satışlara oranının %93,52 olduğu, Davalı ... Ltd. Şti.'nin 2017 yılı Eylül ayında ünvan değişikliği yaparak ... Profil San Tic. Ltd. Şti ünvanını alarak ticari faaliyetini halen bu ad altında sürdürdüğü, ünvan değişikliğinden önceki müşteri portföyü ile değişimden sonraki portföyde herhangi bir önemli değişiklik ve satış rakamlarında da bir değişiklik yaşanmadığı, davacı vekili tarafından 08/03/2017 tarihli dilekçesi ekinde sunulan ve davacı şirketin mal alım satımı yaptığı firmalar bazında yapılan incelemede;-... A.Ş. Firması ile olan alışverişte davacı şirketin bir düşme değil aksine yükselmesinin mevcut olduğu, davalı firmanın defterleri incelendiğinde; bu firmanın 2013 yılında ... Ltd. Şti'den 8.599,60 TL mal aldığı, 2014 yılındaki alımının 139.363,00 TL olduğu, sonraki yıllarda ise mal almadığı, -... Firmasının davacıdan 2012 yılında 16.635.710,00 TL tutarında mal aldığı, sonraki yıllarda 2013 'te 4.304.824,00 TL'ye, 2014 yılında 5.077.493,00 TL'ye düştüğü, 2015 yılında alışverişinin olmadığı görülmekte olup; davalı şirketin yapmış olduğu 2013 yılında 3.650.993,00 TL, 2014 yılında 3.153.481,00 TL, 2015 yılında 540.575,00 TL alımlarının olduğu, -... Ltd. Şti firmasının davacı şirketten alışverişine devam ettiği ve herhangi bir düşmesinin olmadığı, alım miktarlarının aynı şekilde devam ettiğinin görüldüğü, davalı defterleri incelendiğinde 2013 yılında 796.067,00 TL, 2014 yılında 1.544.779,00 TL, 2015 yılında 3.516.000,00 TL, 2016 yılında ise 3.505.000,00 TL alışveriş yaptığı, yani bu firmanın her iki firmadan da mal aldığı, burada ünvan karışıklığından çok fiyat ya da diğer etkenlerin etkili olduğu, -... Metal Firmasının davacı firmadan 2012 yılında 37.557.979,00 TL, 2013 yılında 28.396.941,00 TL, 2014 yılında 9.555.167,00 TL, 2015 yılına ise 1.329.128,00 TL mal alımı yaptığı, davalı firmadan ise 2013 yılında 24.129.527,00 TL, 2014 yılında 29.130.000,00 TL, 2015 yılında 46.317.000,00 TL mal alımı yaptığı görülmüş olup; ... Firmasının ...'de sektör birincisi bir firma olup; bu yıllarda her iki firmadan da alışveriş yaptığı yani ünvana bakarak yalnızca davalı firmadan alım yaptığına dair bir izlenimin bulunmadığı, her iki firmadan da ayrı ayrı yapılan mal alımlarında fiyat, vade ve iskonto gibi diğer etkenlerin etkili bulunacağı,-... Firmasının 2011 yılından sonra davalı ... Ltd. Şti kurulmadan davacı firmadan mal alımını bıraktığı, -... Firmasının davacı firmadan aynı miktarda mal almaya devam ettiği, davalı firmadan ise 2013 yılında 346.673,00 TL, 2014 yılında 529.975,00 TL, 2015 yılında 20.168,00 TL alışveriş yaptığı tespit edilmiş olup, her iki firmadan da alışveriş yapmış olduğu, -... Firmasının davacı firmadan 2012 senesinde 9.145.347,00 TL, 2013 yılında 2.416.954,00 TL, 2014 yılında 1.736.630,00 TL mal almış 2015 yılında ise mal alımı olmadığını, davalı firmadan ise 2013 yılında 1.252.000,00 TL, 2014 yılında 1.338.174,00 TL, 2015 yılında 2.526.000,00 TL mal alımı olduğu, 2013 yılında davacının 2012 yılına oranla 6.728.000,00 TL daha az mal sattığı, ancak bu azalmanın 1.252.000,00 TL tutarındaki kısmını davalıdan aldığı, davalı yana ait defter kayıtlarından görülmekte olup; bu firmanın da aynı anda iki firmadan da mal almaya devam ettiği, bunun da ünvan karışıklığı etkili olmayıp, diğer firmalar gibi fiyat vade ve iskonto gibi etkenlerin etkili olduğu,-... Sac Boru Firmasının 2012 yılında davacı firmadan 22.357.800,00 TL Mal aldığı, sonraki yıllarda mal alışış yapmadığı, davalı firmadan ise 2013 yılında 1.017.292,00 TL, 2014 yılında 131.167,00 TL, 2015 yılında 8.096.000,00 TŞL mal aldığı, -... Firmasına davacının da davalının da 2012 yılı sonrası mal satışlarını bulunmadığı, -... Firmasının davacı firma ile ilerleyen yıllarda aynı oranlarda mal alımı yaptığı, davalı firmanın ise bu firmaya satışının bulunmadığı,-... Sanayi Firmasının 2012 yılında davacıdan 310.524,00 TL mal alımı yaparken 2013 yılında 490.785,00 TL mal alımı yaptığı 2014 yılında alım yapmadığı, 2015 yılında ise 38.099,00 TL tutarında mal aldığı, davalı firmadan ise 2013 yılında 461.578,00 TL tutarında alım yaptığı, 2014 yılında mal alımı yapmadığı, 2015 yılında 82.905,00 TL mal alımı yaptığı, bu firmanın da aynı yıllarda her iki firmadan mal alırken 2014 yılında her iki firmadan da mal almadığı, -... ... Firmasının davacıdan aynı oranlarda mal almaya devam ettiği, davalı firmadan ise 2013 yılında 402.000,00 TL, 2014 yılında 880.000,00 TL, 2015 yılında ise 1.075.000,00 TL mal alımı yaptığı, -... Metal Ltd. Şti firmasının davacıdan 2012 yılında 1.454.974,00 TL mal alımı yaparken 2013 yılında 649.250,00 TL mal aldığı, devam eden yıllarda ise mal alımı yapmadığı, davalı firmadan ise 2013 yılında 1.929.572,00 TL, 2014 yılında 10.445.000,00 TL, 2015 yılında 12.100.000,00 TL mal alımı yaptığı, bu firmanın da davacıdan geçmiş dönemde bu miktarda mal alımı olmadığı, Bilanço gelir tabloları ve davacı vekilinin liste halinde verdiği müşteri listelerinin incelenmesi neticesinde mal alımı yapan firmaların bir kısmının sektörün önünde gelen firmalarından oldukları ve her iki firmadan da mal alımı yaptıkları, gelir tabloları incelendiğinde davalı firmanın satışlarının %6.48 ortalama brüt satış karı ile yaparken davacının aynı nitelikteki malları %14.13 ortalama brüt satış karı ile sattığının tespit edildiği, müşterilerinin tamamının büyük miktarlarda mal alımı yapan v sektörün önde gelen firmalardan olup; mal alımı yaparken göz önünde bulunduracakları kriterlerin vade, fiyat ve iskonto gibi kriterler olduğu, davalı firmanın 2017 yılı Eylül ayında yapılan ünvan değişikliği ile satışlarında bir değişiklik bulunmadığı, davalı şirketin 2017 yılı Eylül ayında kurulmuş olması ve açılan davanın 15/02/2013 oması nedeni ile bu tarihler içerisinde davacının müşterilerine yapılan satışların toplamı 5.927.381,00 TL + 3.760.010,33 TL = 9.687.391,33 TL olup; davalı şirketin net karının net satışlara oranının 0.010909 olarak belirlendiği, yapılan hesaplamada ise davacının anılan dönem itibari ile muhtemel karından olan zararının 9.687.391,33 TL x 0,010909 = 105.679,75 TL 'nin davacının kazanç kaybı olarak hesaplandığı anlaşılmış olup; yapılan tüm yargılama ve inceleme kapsamında davacı ve davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda haksız rakabetin varlığı yukarıda belirtilen şekilde tespit edilmiş olmakla birlikte davanın devamı sırasında 2017 yılı Eylül ayı itibari ile davalı şirket ünvanın ... Profil San. Tic. Ltd. Şti olarak değiştirdiği anlaşılmakla; davacı yanın haksız rekabetin menni ve tespiti, davacı şirket ünvanı ile karışıklığa yol açan ünvanın ticaret sicilden terkini ve hükmü tescil ve ilanına dair talepleri yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş, haksız rakabetin varlığının yukarıda belirtilen şekilde tespiti ile davacının anılan dönemlere ilişkin maddi zararının da belirlenmesinden sonra davacının 105.000,00 TL olarak harçlandırdığı davasında bu tutarı maddi tazminat olarak davalı yandan talep edebileceği sonucuna varılmakla; maddi tazminata ilişkin davasının 105.000,00 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı şirket ortakları yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin de reddine karar vermek gerekmiş, hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur. Bu hususun irdelenebilmesi için davalı şirket ticari defter ve bağlı kayıtları incelenmesi ve hazırlanan bilirkişi raporunun ekinde sunulan ve davacı şirketin müşteri listesindeki firmalar ile yapılmış bir satışın bulunup bulunmadığı yapılmış ise miktarının belirlenmesi gerekmektedir. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-Davacı yanın haksız rekabetin menni ve tespiti, davacı şirket ünvanı ile karışıklığa yol açan davalı şirket ünvanını ticaret sicilden terkini ve hükmün tescil ve ilanına dair talepleri yönünden; davalı şirketin dava tarihinden sonra ünvan değişikliği yaptığı anlaşılmakla; konusuz kalan talepleri hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 3-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 105.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Profil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ( Eski Ünvanı: ... Demir Çelik San ve Tic. Ltd. Şti ) den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin REDDİNE, 5- Alınması gereken 7.172,55 TL nispi harçtan peşin alınan 683,10 TL harç ile 1.776,06 TL tamamlama harcının toplamı olan 2.459,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.713,39 TL karar ve ilam harcının davalı ... Profil San. Tic. Ltd. Şti'den alınarak hazineye irat KAYDINA, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 11.150,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Profil San. Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı ... Profil San. Tic. Ltd. Şti. Ve diğerleri kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan manevi tazminat tutarı üzerinden taktir ve tayin olunan 4.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 8-Davalı ... Profil San. Tic. Ltd. Şti. Dışındaki davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 5.844,46 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 4.231,97 TL'sinin davalı ... Profil San. Tic. Ltd. Şti.'den alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 10-Davalı tarafça yapıldığı anlaşılan toplam 1.344,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 376,32 TL 'sinden davacıdan alınıp davalı ... Profil San . Tc. Ltd. Şti.'ye VERİLMESİNE, bakiyesinin davalı üzerinden BIRAKILMASINA, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzünde kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2018

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/868, K. 2018/1544, T. 27.11.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-868-e-2018-1544-k-ea0ef9716726