İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/6973 E. 2014/13720 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/6973
Karar No
2014/13720

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/608 Esas KARAR NO :2025/572 DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ:14/08/2025 KARAR TARİHİ:17/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 04/08/2025 tarihinde.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görevlendirilen ... marifetiyle çağrılı genel kurul yaptığını, bu toplantıda Kerem Karabuçak'ın tek yönetim kurulu üyesi seçildiğini, şirketin hissedarlarının ... Limited ve ...'nın olduğunu, ... aynı zamanda eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, ... ilgili toplantı da kendisinin yönetim kurulunda bulunduğu dönemde genel kurul toplantı ve müzakere defterinin, yönetim kurulu karar defteri ve pay defterinin kendisinde olmadığını, sadece yerine ilişkin tahminde bulunabileceğini beyan ettiğini, defterlerin kayıp olması nedeniyle tescil işlemlerinin gerçekleştirilemediğini belirterek davanın kabulünü, ...nin genel kurul toplantı ve müzakere defteri, yönetim kurulu karar defteri ve pay defteri hakkında zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 19/08/2025 tarihli dilekçesi ile dosya üzerinden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini, mahkememiz aksi kanaatte olması halinde duruşma tarihinin eylül ayı içerisinde görülmesini talep ettiği, davacı vekilinin talebinin 19/08/2025 tarihli ara kararımız ile kabul edildiği, duruşmanın 17/09/2025 günü saat 13:25'de yapılmasına karar verildiği görüldü. Davacı vekiline çıkartılan 04/09/2025 tarihli genel muhtırası ile davacı ... A.Ş'ye ait vekaletnamenin sunulmadığı, HMK 77. Maddesi uyarınca bu davacı tarafından kendilerine verilmiş ve usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnameyi dosyaya sunmak üzere kesin süre verildiği, muhtıraya karşı davacı vekilinin 05/09/2025 tarihli beyan dilekçesi sunduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Öte yandan uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, 24/06/2021, E. 2017/1-1270, K. 2021/846 , §§16-17). Emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2017/3158 Esas 2019/2520 Karar sayılı kararında "... davacı gerçek kişi kendi adına dava açmıştır. Bu durumda davacı bu davada aktif dava ehliyetine haiz değildir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 02/05/2017 tarih 2015/15331 esas 2017/2581 karar sayılı ilamı) Davacının, dava konusu şirkette hırsızlık olayı olduğu ve pay defterlerinin hırsızlandığı gerekçesiyle pay defterleri için zayi belgesi verilmesini talep etmiş ise de, dava dilekçesi ekindeki imza sirküsü ve incelenen ticaret sicil gazetesine göre davacının talebe konu şirketin yetkili müdürü ise de davacı eldeki davayı şirket adına değil kendi adına açmış olup bu hali ile eldeki davada aktif husumeti bulunmadığından mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek davanın reddedilmesi isabetsiz olmuştur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamında yapılan incelemede; dosyamız davacısı ... yönünden yapılan değerlendirmede; dosyamız davacılarının ... ve ... A.Ş. Olarak iki davacının bulunduğu, davacı ... yönünden yukarıda yer verilen emsal nitelikteki istinaf ilamı da dikketa alındığında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davacı yönünden davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... A.Ş. Yönünden yapılan değerlendirmede ise; TTK'nın 82/7. maddesine göre "bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/11186 Esas 2016/5704 Karar sayılı 25/05/2016 tarihli ilamında da açıklandığı üzere zayi belgesi istenebilmesi için defterlerin muhafazasında tacirin gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması gereklidir.Buna göre, TTK'nun 82/7.maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayiinin istenebilmesi için öncelikle tacirin saklama yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirip getirmediği, ticari defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelip gelmediği hususlarının irdelenmesi gerekir. Bir başka ifadeyle davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle koruması ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranması gerekir. Dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/6973 E., 2014/13720 K. Sayılı ilamı incelendiğinde de "Mahkemece, iddia, ve dosya kapsamına göre; TTK anlamında zayi belgesi verilebilmesi için tacirin defter ve belgelerin korunması anlamında gereken özeni göstermesi, ziyaa uğramanın onun iradesi dışında gerçekleşmesinin gerektiği, davacının zayi belgesi verilmesi için gereken koşulların varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede de; TTK anlamında zayi belgesi verilebilmesi için tacirin defter ve belgelerin korunması anlamında gereken özeni göstermesi, ziyaa uğramanın onun iradesi dışında gerçekleşmesinin gerektiği, davacının zayi belgesi verilmesi için gereken koşulların varlığını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından davanın şirket yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-) Davacı ... A.Ş. Tarafından açılan davanın REDDİNE, 3-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harç dava açılırken peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-) Davacı tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2025 Katip ... E¸ Hakim ... E¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/6973, K. 2014/13720, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-6973-e-2014-13720-k-ac5707c03054