İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/14200 E. 2014/13172 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/14200
Karar No
2014/13172
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/578 Esas KARAR NO : 2023/871 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2021 KARAR TARİHİ : 22/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı araçç sürücüsü davalı ...’nın idaresinde iken 26.09.2020 tarihinde ..., ... plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza esnasında ...’ün müvekkilinin aracında yolcu olarak bulunduğu, kazadan sonra müvekkili ...’nın büyük bir paniğe kapılarak diğer araçlardaki şahısların yaralanmış olma ihtimalinin korku ve paniğini tetiklediği, bu nedenle araç ile birlikte kaza mahallinden ayrıldığı, 21 yaşında olduğu genç ve tecrübesiz olması sebebiyle sakin kalıp doğru hareket edemediği, kazanın akabinde babasını ve işverenini arayarak akıl istediği, hata ettiği, derhal kaza yerini dönmesini gerektiği belirtilmesi üzerine kaza yarine dönerek kolluk kuvvetlerine durumu izah ettiği, yapılan kontrolünde alkolsüz olduğunun tespit edildiği, sürücünün diğer müvekkili ... Şti. şirketinde çalıştığı, aracın çoğunlukla ... tarafından kullanıldığı, kazanın işten çıktıktan sonra meydana geldiği, iş yerinden ... plakalı araç ile ayrıldığına ilişkin tanıkları bulunduğu, araç içerisinde yolcu konumunda olan ...’ün kaza anında sürücü ... olduğuna dair tanıklık yapacağı, kaza yerine ilişkin kamera kayıtları araştırıldığında sürücünün ... olduğunun görüleceği, davalı sigorta şirketinin müvekkili şirkete ait aracı ZMM kapsamında sigortalıdığı, kaza sebebiyle diğer araçların maddi zararını karşıladığı, sigortalısına rücu hakkı doğmamasına rağmen ... 31. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine tazminat talepli ilamsız icra takibi başlatıldığı, bu süre içerisinde sigorta acentesi ile görüştüğü, sorunun çözümü için zaman istediği ve çözümüne ilişkin güvence vermesi sebebiyle müvekkillerinin haciz baskısı altında haksız yere 79.486,82 TL ödeme yapmak zorunda kaldıkları, müvekkili şirkete ait aracı sigortalayan kasko şirketinin de rücuen tazminat talebinde bulunulduğu, ancak sürücünün ... olduğunu anlaması sebebiyle rücuen tazminat taleplerini geri çektiklerini, davalı sigorta şirketi açısından rücuen tazminat şartlarının oluşmadığı, ödemek zorunda kaldıkları tutarın istirdatına karar verilmesi gerektiği, yargılama öncesi arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığı diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin ... 31. İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı dosya yönünden borçlu bulunmadıklarının tespitine, müvekkili şirket tarafından haciz baskısı altında ödenen 79.486,82 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden istirdatına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekilinin 28.01.2022 tarihli talep açıklama dilekçesinde özetle; işbu davada her iki müvekkili için ... 31. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası yönünden borçlu bulunmadıklarının tespiti ile müvekkili ....Ltd. Şti.'nin haiz baskısı altında ödemiş olduğu 79.486,82 TL’nin istirdatına karar verilmesi talep etmiştir. Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığı, müvekkili şirketin aleyhine zenginleşmesinin söz konusu olmadığı, davacının davada taraf ehliyeti ve hukuki yararı olmadığı, husumet itirazının kabulü ile davacı ... bakımından davanın dava şartı ve hukuki yarar yokluğundan esasa girilmeden reddedilmesini talep ettikleri, 26.09.2020 tarihinde kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMSS sigortasıyla sigortalandığı, ... plakalı aracın karşı şeride geçerek ... ve ... plakalı araçlara çarptığı, ... plakalı aracın perte çıktığı, davacıların ağır kusuruyla trafik kuralı ihlali sonucu perte çıkan aracın sigortacısına poliçe limitleri dahilinde 28.12.2020 tarihinde 41.000,00 TL, zarar gören diğer ... plakalı aracın sigortacısına 24.12.2020 tarihinde 19.398,04 TL ödendiği, dava konusu ilamsız icra takibinde müvekkili şirket tarafından zarar görenlere ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işletilen yasal faiziyle talep edildiği, TTK ve ilgili mevzuat kapsamında zarar sorumlularına rücu hakkı çerçevesinde başlatıldığı, kazanın sigortalı aracın ağır kusuruyla sürücünün karşı şeride geçmesi sebebiyle meydana geldiği, davacıların ağır kusurlu oldukları, ZMSS Genel Şartları B.4.a ve b bendi gereğince müvekkili şirketin davacılara rücu hakkı bulunduğu, kazadan sonra ...’nın kaza yerini terk ettiğinin sabit olduğu, ZMS Genel Şartları B.4.f bendi gereğince müvekkili şirketin davacılara rücu hakkı mevcut olduğu, dava açılmadan önce davacıların hukuken zorunlu olmadığı halde arabuluculuğa başvurdukları, ihtiyari olduğu için arabulucu ücretinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığı, davacıların alacak kalemlerini tek tek belirtmekle yükümlü olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, ... Arabuluculuk Bürosunun ...Esas sayılı dosyası, ZMMS poliçesi, kasko poliçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, ruhsat fotokopileri, araç maddi hasar eksper raporları, hasar dosyaları, üçüncü şahısların araçlarında oluşan maddi hasar sebebiyle davalı tarafından yapılan ödeme belgeleri, tramer kayıtları, araçlarda oluşan maddi hasara ilişkin resimler celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, trafik ihlallerinin ve kusur durumunun tespit edilmesi, rücu sebeplerinin değerlendirilmesi amacıyla İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi ... ile sigortacılık alanında uzman sigortacı bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 05/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1-) ... plaka numaralı ticari kamyonetin sürücüsü ...’nın %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, kasten - kasıtlı davranarak çarpışmalara neden olduğuna dair somut bir bulguya rastlanmadığı, 2-) ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı,3-) ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı, 4-) Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, 5-) Kazada hasarlanan; ... plakalı otomobilin onarım bedelinin KDV dahil 19.398,05 TL olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından taşıtın kasko sigortacısı ... A.Ş.’ye 19.398,04 TL tutarında rücuen tazminat ödemesi yapıldığı, ... plakalı otomobilin net pert-total zararının 104.000,00 TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. tarafından taşıtın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’ye azami poliçe limiti olan 41.000,00 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığı, Dava konusu icra takibinin de 19.398,04 TL ve 41.000,00 TL olmak üzere toplam 60.398,04 TL asıl alacak tutarı üzerinden başlatıldığı ve davacı ... Şti. tarafından icra dosyasına 06.07.2021 tarihinde fer’ileri ile birlikte 79.456,74 TL tutarında ödeme yapılarak infaz ile dosyanın kapatıldığı, 6-) TTK‘nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. Maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından ispatlanması gerektiği, 7-) SİGORTA RÜCU YÖNÜNDEN- ÖZETLE; - Sürücünün yaşanan kazada tam kusurlu olması; Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısının, sigortalısından; üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatları rücu etme hakkını doğurmadığı, - Sigorta şirketinin araç işleteni/ maliki/ sigorta ettiren gerçek veya tüzel kişiye rücu edebilmesi için; araç sürücüsünün kazada “Kasdi bir hareketi veya ağır kusurunun bulunması” gerektiği, sürücünün % 100 tam ve asli kusuru ile trafik kazasına neden olduğu, ancak bu halin kasıt veya ağır kusur olarak değerlendirilemeyeceği, olayda, sürücü kusurlu olmakla birlikte, ağır kusurlu olmadığının Sayın Mahkeme tarafından kabulü ile davalı ZMMS sigortacısının dava dışı 3. şahsa ödemiş olduğu maddi tazminatı davacı sigortalısından (...Şti. ’den) rücuen talep edemeyeceği, bu bağlamda; davacı tarafından 09/07/2021 tarihinde ... 31. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyaya icra baskısı ile yapmış olduğu toplam 79.456,74 TL ‘yi ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte istirdat edebileceği, hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi rapor taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit ile istirdat istemlerine ilişkindir. ... ili ... ilçesinde 26/09/2020 tarihinde saat 19:55 sıralarında davacı ... Ltd. Şti.'nin araç maliki / işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın, diğer davacı sürücü ...'nın sevk ve idaresinde bulunduğu sırada, davacı sürücünün ... istikametine doğru seyir halinde iken şerit değiştirdiği sırada aracının sol yan kapı kısmı ile kendisine göre sol şeritte ve yanında bulunan ... plakalı aracın sağ yan kısımlarına çarptığı, akabinde çarpmanın etkisiyle davacının direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjü aşıp karşı şeritte seyreden ... plaka sayılı aracın sol yan ve ön köşe kısımlarına çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı sürücünün korku ve panikle önce olay yerinden ayrıldığı, ancak daha sonrasında kaza yaptığı araçla birlikte tekrar olay mahalline geri döndüğü, nitekim olay sonrasında resmi görevliler tarafından tutulan kaza tespit tutanağında davacı sürücü ...'nın olay yerine geri geldiğinin yazılı olduğu, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısının davalı ... Sigorta A.Ş. olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesi kapsamında kazada maddi hasara uğrayan üçüncü şahısların araçlarında oluşan zararları tümüyle karşıladığı, akabinde davalının üçüncü şahıslara ödediği hasar bedellerinin rücusu için kendi sigortalısı (...Ltd.Şti.) ve araç sürücüsü (...) hakkında icra takibine giriştiği belirlenmiştir. ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında takip alacaklısının davalı, takip borçlularının ise davacılar olduğu, davalı takip alacaklısının genel haciz yoluyla davacılar hakkında toplam 62.535,56 TL alacak üzerinden icra takibinde bulunduğu, davacı borçlular hakkındaki icra takibinin kesinleştiği, davalının haciz talebinde bulunması ve icra müdürlüğünce haciz işlemleri yapılması üzerine davacılardan ... Ltd. Şti.tarafından icra dosyasında kapak hesabı yapılarak icra dosya borcunu 06/07/2021 tarihinde 79.456,74 TL olarak ödendiği anlaşılmıştır. İcra dosyası içinde bulunan reddiyat makbuzundan, davalı takip alacaklısı vekili ...'nın icra dosyasına yatırılan parayı aynı gün çekerek tahsil ettiği belirlenmiş, dosya infazen kapatılmıştır. Trafik kazasında ... plaka sayılı aracın sürücüsünün davacı ... olduğu noktasında duraksama yoktur. Zira, kaza tespit tutanağında davacı sürücünün kaza yaptığı araç ile birlikte olay mahalline geri geldiği tutanağa geçirilmiş, olay günü kaza sırasında davacı sürücünün yanında ve araç içerisinde bulunan tanık ..., davacı sürücü ... ile aynı iş yerinde çalıştıklarını, olay günü akşam iş çıkışı birlikte eve dönerken kaza geçirdiklerini, davacının büyük panik yaşayarak önce olay yerinden ayrıldığını, ancak daha sonrasında davacı, davacının babası ve kendisinin olay yerine geri gediğini ifade etmiş, görgüye dayalı bilgisi bulunan vee samimi görülen tanık anlatımlarına itibar edilmiştir. Nitekim, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde somut olay bakımından sürücü değişikliği iddiası ileri sürülmemiş, aksine kazayı gerçekleştirenin davacı olduğu kabul edilerek, davalı tarafından ağır kusur ve olay yerine terk rücu sebebi olarak dayanılmıştır. Esasen, buraya kadar anlatılan hususlar hakkında taraflar arasında ihtilaf yoktur. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı vekili cevap dilekçesi ile birlikte davacı ... yönünden icra dosyasına yapılan bir ödeme bulunmadığından istirdat davası için davacının aktif husumet ehliyetinin ve hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüş ise de; davacılar vekilinin 28/01/2022 tarihli talep açıklama dilekçesinden de görüleceği üzere istirdat davasının davacı ... Ltd. Şti. tarafından açıldığı, davacı ... yönünden zaten istirdat isteminin bulunulmadığı görülmekle husumet ve hukuki yarar itirazları yerinde görülmemiştir. Davacılar, davalı sigorta şirketinin rücu hakkının doğmadığı vakıasına dayanmıştır. Davalı, karşı şeride geçerek kazaya neden olan araç sürücüsünün ağır kusurlu olması ve olay yerini terk etmesi sebebiyle Genel Şartlar B.4./a, b. ve f. maddeleri uyarınca rücu hakkının mevcut olduğunu savunmuştur. Uyuşmazlığın temeli, davalı ZMMS sigortacısının Genel Şartlar B.4./a,b.ve f. maddeleri uyarınca rücu hakkının mevcut olup olmadığı, özellikle davacının trafik kazasında ağır kusurlu olup olmadığı ve olay yerini terk edip etmediği / rücu koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlgili mevzuata bakıldığında: Genel Şartlar B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı maddesinde, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmişse, b) Tazminatı gerektiren olay .. trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmişse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," şeklinde düzenlenmiştir. Somut olaya dönüldüğünde; davacı araç sürücüsü ...'nın kaza tarihinde henüz 21 yaşında olduğu, bu nedenle yaşı itibariyle hayat tecrübesinin zayıflığı, ayrıca yaralanan kimselerin olabileceği endişesiyle kazadan sonra paniğe kapılarak araç ile birlikte olay yerinden ayrıldığı, ancak daha sonrasında kaza yaptığı araçla ve babası ile birlikte olay mahalline geri döndüğü, davacının olay yerini terk etmek, bulunamamak ya da kendisine ulaşılamamak yahut kazadaki sorumluluklarından kaçmak iradesinin ve kastının bulunmadığı, aksine panik ve telaşı geçince babası ile birlikte kaza yerine geri döndüğü, bu durumun kaza tespit tutanakları ve samimi görülen tanık anlatımları ile sabit olduğu, dolayısıyla genel şartlarda belirtilen olay yerini terk durumunun şartlarının bulunmadığı, nitekim olay yerinden geçici süre ile ayrılmanın (daha sonra olay yerine geri dönüldüğünden) olay yerini terk olarak da nitelendirilemeyeceği, bunun yanı sıra yapılan ölçümler sonucunda davacının kaza sırasında alkollü olmadığının anlaşıldığı, yeterli ehliyetnameye sahip olduğu, kaza tespit tutanağı belgesinin düzenlenmesinde resmi görevlilere kazayı kendisinin yaptığını belirterek olayı açıkladığı ve kaza yaptığı aracı gösterdiği, resmi işlemler için gereken belgeleri teslim ettiği (bu hususlar dahi nazara alındığında davacını olay yerin terk kastı yoktur), olayda bedeni hasarın / cismani zararın da zaten söz konusu olmadığı, kaldı ki olay yerini terkin yerleşik içtihatlar uyarınca tek başına rücu sebebi dahi olmadığı (YARGITAY 17. HD. 2014/14200 E. 2014/13172 K.), hasılı somut olay bakımından Genel Şartlar B.4./f maddesindeki olay yerini terk koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı sürücünün ve eylemlerinden sorumlu olduğu diğer davacı araç maliki / işletenin, kasti hareketleri yahut ağır kusurları sonucu trafik kazası meydana gelmemiştir. Nitekim, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli incelendiğinde, davacı sürücünün kasıtlı (bilerek ve isteyerek ) ya da kasta yakın ağır kusurlu olarak diğer araçlara çarptığına ilişkin delil yoktur (YARGITAY 17. HD. 2015/15170 E. 20162589 K). Aksine, davacı sürücünün trafikte seyir halinde iken şerit değiştirmek istediği esnada, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları sonucunda kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Öte yandan; davacıların sigortadan para almak, dava dışı araç sürücülerine beslenen husumet (bu yüzden diğer araçlara kasten çarpmak vs.), kolluk makamlarından kaçarken kaza yapmak ya da sair başka bir menfaat için somut olayda sürücü veya işleten tarafından kasten / ağır kusurlu olarak kazaya sebebiyet verildiği iddia olarak dahi ileri sürülmemiştir. Dolayısıyla, somut olay bakımından Genel Şartlar B.4./a maddesindeki kasti bir hareket / ağır kusur koşullarının da bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı ...'nın trafik kazasında iki şeritli yolda seyir halinde iken şerit değiştirmek istediği, ancak bu sırada çevresini etkin şekilde kontrol etmediğinden sol şeritte ve aynı istikamette seyir halinde olan diğer araca çarptığı, akabinde çarpmanın etkisiyle artık direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve savrulduğu, neticede orta refüjü aşarak karşı şeride geçtiği kazada davacının tamamen kusurlu olmakla birlikte, eyleminin dikkatsiz ve tedbirsizlikten kaynaklandığı, bu durumun kazanın oluş şekli nazara alındığında kasıt ya da kasta yakın ağır kusur ile trafik kurallarının ağır ihlali olarak nitelendirilemeyeceğinden (YARGITAY 17. HD. 2015/14917 E. 2016/3564 K.) Genel Şartlar B.4./b maddesindeki trafik krallarının ağır ihlal koşullarının da bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, trafik kazasında kazanın oluş şekli bakımından kasıt , ağır kusur veya trafik kurallarının ağır ihlalleri ile genel şartlar rücu koşulları yönünden ayrıca trafik kazaları kusur konusunda uzman İ.T.Ü. Makine Fakültesinde öğretim üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi bilirkişi ile Sigortacı bilirkişiden rapor alınmıştır. 05/06/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacı sürücünün trafik kazasında kasti bir hareketinin ya da kasta yaklaşan ağır kusurlu bir eyleminin olmadığı, davacının trafik kazasında kusurlu olmasının trafik kurallarının ağır ihlali olarak da kabul edilemeyeceği, davacının B sınıfı yeterli ehliyetnameye sahip olduğu, yapılan ölçümde alkollü olmadığının tespit edildiği, kazanın oluş şekli itibariyle rücu koşullarının bulunmadığı, ayrıca olay yeri terk koşullarının oluşmadığı mütalaasında bulunularak davalının rücu sebeplerinin / hakkının doğmadığı değerlendirilmiştir. Mahkememizce, bilirkişi heyetinin 05/06/2023 tarihli raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması, yasal geciktirici nedenlerin gösterilmesi, emsal nitelikteki yargı kararlarına dahi raporda yer verilmesi, bilimsel tespit ve değerlendirmelerin isabetli olması nedeniyle rapora itibar edilmiş, sunulan mütalaaya yukarıda açıklanan mahkememiz gerekçelerine ilave olarak iştirak edilmiştir. Yapılan açıklamalar karşısında; davacıların menfi tespit davası yönünden ; davalı sigorta şirketinin somut olay bakımından rücu hakkının bulunmaması, rücu sebeplerinin dahi oluşmaması, bu kapsamda davacıların davalı sigorta şirketine karşı ZMMS poliçesi yahut Genel Şartlar uyarınca herhangi bir sorumluluklarının olmaması, aksine hasarın teminat dahilinde olması ve üçüncü şahısların araçlarında meydana gelen maddi hasarın ve hasar bedellerinin kazaya kusuruyla sebebiyet veren sigortalı aracın ZMMS sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.' nin sorumluluğunda olması sebebiyle her iki davacının ayrı ayrı olmak üzere menfi tespit istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca ifade edilmelidir ki; 2918 sayılı KTK 95/2. ve ZMMS Genel şartları B.4. maddesi uyarınca sigortacının, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücu hakkını yalnızca kendi âkidi olan sigorta ettirene karşı ileri sürebileceği, bunun dışında anılan yasal düzenlemeler uyarınca araç sürücüsüne ya da araç kiralama sebebiyle sigorta ettiren dışında 3. şahıslara karşı rücu hakkı talep edilmesinin mümkün olmadığı (YARGITAY 17. HD 2016/8353 E. 2019/6270 K.; YARGITAY 17. HD. 2013/8389 E. 2014/7471 K.), bu bağlamda sigortalı aracın ZMMS poliçesi incelendiğinde sigorta ettirenin davacı ... Ltd. Şti. olması sebebiyle, esasen araç sürücüsü olan ... yönünden davalı sigorta şirketinin zaten rücu imkanın bulunmadığı, bu nedenle davacı ... yönünden ayrıca bu gerekçe ile de borçlu olmadığının tespiti kabul edilmiştir. Davacı ... Ltd. Şti.'nin istirdat davası yönünden ; davalı sigorta şirketinin rücu hakkının doğmaması ve somut olayda rücu sebepleri de oluşmadığından davacı tarafından cebri icra baskısı altında icra dosyasına ödenmek zorunda kalınan tutarın istirdadının talep edilebileceği, her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafından 79.486,82 TL alacağın istirdadı talep edilmiş ise de; mahkememizce icra müdürlüğüne yazılan müzekkerede davacının icra dosyasına 06/07/2021 tarihinde toplam 79.456,74 TL para yatırdığı, nitekim dosya içinde bulunan tahsilat makbuzu ile bu durumun sabit olduğu, dolayısıyla davacının istirdat talebinin 79.456,74 TL üzerinden (06/07/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ) kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Ayrıca davacılar her ne kadar menfi tespit davası bakımından kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuş ise de; davalı sigorta şirketinin icra takibinde kötü niyetli olduğu ve davacılar hakkında kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı davacılar tarafından açıkça ispat edilemediğinden yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin de reddine karar verilmiştir. Önemle vurgulanmalıdır ki, davanın açıldığı 06/09/2021 tarihi itibariyle 6102 s. TTK'nın 5/A. maddesi uyarınca ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı açıktır (Bkz. Yargıtay 19.HD. 2020/85 E. 2020/454 K). Öte yandan, talep sonucunda menfi tespit isteminin yanı sıra, cebri icra baskısı altında ödenen paranın istirdadı talebi de mevcut olup, istirdat davası bakımından ise 6102 s. TTK'nın 5/A. maddesi hükmü uyarınca dava şartı zorunlu arabulucuğa tabi bir davadır. Şu halde; eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi olan bir dava ile zorunlu arabuluculuğa tabi olmayan bir dava, objektif dava yığılması şeklinde ve birlikte açılmıştır. Böyle durumlarda, tüm talepler bakımından arabuluculuk şartları gerçekleşmediği için arabuluculucuğa başvuru yapılması zorunlu ve gerekli değildir. (Yargıtay 11. HD. 2020/197 E. 2020/1578 K.). Bu nedenle, davacılar tarafından dava öncesinde arabuluculuğa başvuru yapılarak masraf yapılmasına bizatihi davacılar kendisi sebebiyet verdiğinden bu yargılama giderinin yapılmasına gereksiz yere sebebiyet veren davacılardan tahsiline (Örnek bkz. Yargıtay 6. HD. 2022/3015 E. 2023/1098 K.) karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Not: Hükümde, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği açık ve sabit olmakla birlikte, (2) numaralı hüküm fıkrasında "fazlaya ilişkin istemin reddine" ibaresi iş yoğunluğundan ve sehven yazılmamıştır.) HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ); Davanın 28/01/2022 tarihli talep açıklama dilekçesi doğrultusunda, KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;, 1-... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası sebebiyle davacılar ... ve ...Ltd. Şti.'nin ayrı ayrı davalı tarafa BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacı ... Ltd. Şti.'nin davalı aleyhinde açtığı istirdat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,; davacının cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 79.456,74 TL'nin ödeme tarihi olan 06/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... Ltd. Şti.'ye VERİLMESİNE, 3-Davacının tazminat talebinin yasal koşulların oluşmaması sebebiyle REDDİNE, 4 -Kabul edilen dava değeri (79.456,74 TL) üzerinden alınması gereken 5.427,68 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.357,44 TL'nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 4.070,24 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.357,44 TL peşin harç, 176,80 TL posta ve tebligat masrafı ve 3.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.284,24 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.282,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacılar yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (30,08TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 30,08 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin işbu davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığı halde bu yola başvurularak gereksiz yere yargılama gideri yapılmasına sebebiyet verdiğinden davacılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/11/2023 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/14200, K. 2014/13172, T. 06.07.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-14200-e-2014-13172-k-ac012a31958e