İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2007/8981 E. 2008/5368 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2007/8981
Karar No
2008/5368
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/933 KARAR NO : 2024/916 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/09/2023 KARAR TARİHİ : 14/10/2024 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 25/04/2023 tarihi ve saat 16.15 sıralarında Beylikdüzü ilçesi, .... Mahallesi ..... Caddesi No:15 adresi önünde davalı sürücü .....’ in sevk ve idaresindeki ...... plakalı motosikletin ölüm neticeli bir kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonucu yoldan yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan ......'in olay yerinde motosikletin çarpması neticesinde ağır yaralandığını,kaza yerine gelen civardaki vatandaşların haber vermesi sayesinde ambulans ile ..... Hastanesine götürüldüğünü, fakat aynı gün, kaza sebebi ile, vücudunun aldığı ağır hasarlardan dolayı saat 22:30 sıralarında hayatını kaybettiğini, nitekim soruşturma aşamasında alınan otopsi ön raporunda ölüm sebebinin Genel Beden Travması şeklinde olduğunun rapor altına alındığını, davalı ...... 'in sevk ve idaresinde ki ...... Plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığını, zorunlu sorumluluk sigortası yaptırılmaksızın trafiğe katılan aracın neden olduğu kazada zarar görenlerin, uğramış oldukları bedeni zararların tazminini ..... Hesabından talep edebileceğini, zararın tazmini amacıyla davalı ......... Hesabına yapmış oldukları başvuru için ...... numaralı dosya oluşturulduğunu ve neticesinde ......... Hesabının 15 günlük yasal süre içerisinde taleplerini karşılamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve yeni beyanlarda bulunmak hakları saklı kalmak kaydıyla, tahkikat sonucunda maddi tazminat değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte tespit edilecek destekten yoksun kalma tazminatının şimdilik; davalı kurumdan (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 1.000,00 tl maddi tazminata (Destekten Yoksun Kalma) ,yargılama masrafları ve Vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28/08/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, haklı davalarının kabulüne, davacı adına 1.000,00-TL tazminat talepli olarak açılan davalarının değerini 315.033,98 TL arttırarak toplam 316.033,98 TL ’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 316.033,98 TL ‘ nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, dava masrafları ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava şartı niteliğinde olan zorunlu başvuru süreci usulune uygun olarak işletilmediğini, ZMSS genel şartlarına uygun bir başvuru yapıldığının belgelendirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddini istediklerini, kusurlu ve sigortasız olduğu iddia edilen aracın türünün motosiklet olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın oluşundaki kusur oranlarının tespiti ve kazanın nasıl gerçekleştiğinin ispatlanmasının gerektiğini, davacının müteveffanın desteğinden yoksun kalıp kalmadığı bizzat davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması TRH yaşam tablosu, ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılmasını istediklerini, Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilgili emeklilik kurum ve kuruluşlarına müzekkere yazılarak davacıya ödenen bir tazminat ya da bağlanan bir maaş/aylık/ödenek olup olmadığı sorulması gerektiğini, cevaba göre davalının sorumluluğunda olacak tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, zararın sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılandığı ölçüde davalıya kurumun da sorumluluğu sona erdiğini aksi halde davacı tarafından haksız kazanç elde edilmiş olacağını, yapılacak yargılama neticesine aleyhe hüküm kurulması halinde, ......... hesabı’nın sorumluluğu kaza tarihi itibariyle vefat hallerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limiti ile sınırlı olduğunu, aleyhlerine karar verilmesi durumunda ......... hesabı’nın sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçedeki teminat limitini aşamayacağını, trafik sigortası genel şartları madde b.2.2.4 uyarınca, eğer tazminat teminat limitini geçiyorsa, yargılama giderleri, harçlar ve avukatlık ücreti yönünden de buna göre oran yapılarak sorumluluk sınırlandırılmak zorunda olduğunu, kaza tarihinde sigortasız olduğu iddia edilen araç için sigorta bilgi ve gözetim merkezi'ne ve ilgili trafik sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...... plakalı aracın kaza tarihini kapsar trafik sigorta poliçesi olup olmadığı araştırılması gerektiğini, trafik sigortası yok ise, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya sebebiyet veren ve sigortasız olduğu iddia edilen araç sürücüsüne ve işletenine davanın ihbarını talep ettiklerini, davacı kurumun sigortacılık kanunu’nun 14. maddesi ve ......... hesabı yönetmeliği’nin 9/b maddesi gereğince davacıya ödeme yaparsa, ......... hesabı yönetmeliği’nin 16. maddesi ile davalı ......... hesabı’na yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara (aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara) rücu etme hakkı tanındığını, bu nedenle ...... plakalı aracın işleten ve sürücüsüne davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, davayı ve faizi kabul anlamına gelmemekle beraber temerrüt gerçekleşmediğini ayrıca davanın açılmasına davalı kurumun sebep olmaması nedeniyle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden de sorumlu tutulamayacağını, ticari faiz talebinin haksız olduğunu, davanın ..... (t.c. .....) ve ...... (t.c. ......) isimli kişilere araç işleteni ve sürücü olmaları sebebiyle ihbar edilmesini istediklerini belirterek yapılacak yargılama neticesinde haksız davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Trafik bilirkişisi tarafından sunulan raporda özetle, Maktül ......'in Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasak olduğu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu bağlı Yönetmelik Madde 138/ B Yayalar: Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek zorunda olduğu, Kanun maddesini ihlal ettiği, güvenli geçiş öncesi önce sola sonra sağa bakılarak yürüyüşüne devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılacağını, . Yayalar için özel olarak yapılmış alt ve üst geçit, yaya köprüsü veya yaya tüneli gibi tesisler varsa yayalar buralardan yararlanmak zorunda olduğu, kanun Maddelerini ihlal ettiği kaplamaya indiği noktadan 14 (On dört ) metre ilerisinde yaya geçidi olduğu halde bu geçidi kullanmadığı ....... Caddesi üzerinde karşı şeritten gelip orta refüjden karşı şeritten gelen motosikletin şeridinin kaplamasına inmeden yaklaşmakta olan araçları ve motosiklete dikkat edip kaplamaya inmemesi gerekirken, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak noktadan motosikletin seyir şeridine çıktığı, yol üzerinde trafik akımına dikkat etmeden yürüdüğü geçiş önceliğine haiz motosikletin seyir şeridine yürüdüğü kazada Madde 138/B bendinde belirtilen kurallara aykırı davranması sonucu bu Kazada birinci derecede asli kusurlu olduğu oransal olarak (%60 yüzde altmış kusurlu olduğu), ...... plaka sayılı motosiklet sürücüsü sanık ......'in sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde görüşün açık olduğu gündüz vaktinde ...... Caddesi üzerinde seyrettiği sırada sağında ve solunda her an bir aracın ve yayanın kendi şeridine girebileceğini, bir aracın zaruret halinde durabileceğini, trafik kuralını ihlal eden bir yayanın çıkabileceğini düşünerek dikkatli ve tedbirlice durabilecek şekilde gitmesi gerekirken kaza noktasına yaklaştığında sap taraf yaya kaldırım geçidi yaklaşım levhalarına ve yer işaretlerine uyup hızını düşürmesi gerekirken düşürmediği kazada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 47/ 1-C ve diğer kusurlarını ulan 2018 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/1-B “Araçların hızlarını, yol, hava ve trafik durumuna uygun kullanmamak” bendindeki kurallara aykırı seyretmiş yolun araçlara ait kaplaması üzerinde yürüyen yayayı gördüğü halde klakson çalarak sesli bir şekilde uyarması kazayı önlemek amacıyla etkili fren yapması gerekirken bu ön tedbirlere uygulamadığı bu kazanın oluşumunda 2. derecede tali kusurlu olduğu oransal olarak (% 40 yüzde kırk kusurlu olduğu) yönünde görüş bildirilmiştir. Aktüerya bilirkişisi tarafından sunulan 21/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı ..... 'in talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 316.033,98 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 28.09.2023 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller;Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, aktüerya bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 25/04/2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının eşinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 25/04/2023 tarihinde kazanın meydana gelmesinin nedeni, kazanın meydana gelmesinde kimlerin hangi oranda kusurlu olduğu, davacının destekten yoksun kalma zararı bulunupu bulunmadığı, zararı var ise miktarı ve davalının zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirme; Davaya konu kazanın, 25/04/2023 tarihinde ...... 'in sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı motosiklet ile ..... caddesi üzerinden ..... Bulvarı istikametine doğru ilerlerken karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...... 'E çarpıp kaçması şeklinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Kazının meydana gelmesinde ...... 'in yaklaşık 14 metre ileride bulanan yaya geçidini kullanmama şeklindeki KTK 138/B bendinde belirtilen kurallara aykırı davranması sonucu kazada birinci derecede asli kusurlu olduğu (%60 yüzde altmış kusurlu olduğu), ......'in aracının hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamaması ve tarfik güvenliğine dikkat etmemesi şeklindeki KTK 47/1-c ve52/1-b bendinde belirtilen kurallara aykırı davranması sonucu bu kazada tali kusurlu olduğu (%40 yüzde altmış kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Sorumluluk yönünden yapılan değerlendirme; ..... plaka sayılı motosikletin kaza tarihinde ZMSS bulunmadığı , ......... Hesabı Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin b bendine göre trafik sigortası bulunmayan araçlar için ......... Hesabının tazminattan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirme; Destekten yoksun kalma tazminatı eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamın desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminattır. (Yargıtay İBGK 06.03.1978 Tarih 1/3 sayılı Karar) Destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Bununla birlikte desteğin salt parasal katkı şeklinde olmasına gerek bulunmamaktadır. Yaşlılık veya hastalıkta ya da ihtiyaç duyulan diğer durumlarda yapılan ev işleri, bakım gibi hizmet ve yardımlar da destek kavramı içerisinde sayılır. BK'nun 45. maddesi gereğince bu tür hizmet ve yardımlar da destek kabul edilerek bunların karşılığı olarak maddi tazminat ödenmesi gerekir. Buna göre 75 yaşında olan destek eşin olay tarihinde gelir getiren bir işte çalıştığı ispatlanamasa bile yukarıda belirtilen şekilde eşine vereceği desteğin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekir. (Yargıtay 4.HD. 2007/8981 E. 2008/5368 K.) Davacının müteveffanın eşi olduğu dolayısıyla eş olan müteveffanın desteği olduğu,müteveffanın destek süresinin 10 yıl olduğu, 10 yıl boyunca müteveffanın davacıya desteğinin kazadaki kusuru (%60) ve destek payı dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde destekten yoksun kalma miktarının 316.033,98-TL olacağı anlaşıldığından davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne ve temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kabulü ile Destekten yoksun kalma tazminatı olan 316.033,98-TL 'nin 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte .davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.588,28.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 269,85.-TL peşin harç ile ıslah ile tamamlanan 5.400,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 15.918,43‬.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85.-TL başvurma harcı ve 269,85.-TL peşin harç ile 5.400,00 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyada yapılan bilirkişi ücreti 6.250,00 TL ve 990,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.240,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 50.565,44.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 14/10/2024 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2007/8981, K. 2008/5368, T. 06.03.1978, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2007-8981-e-2008-5368-k-bb2f5ddce2c5