İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2006/2712 E. 2006/1173 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2006/2712
Karar No
2006/1173
Karar Tarihi

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı ) :... Vekili: Av.... Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Bankacı ık Düzenleme ve Denetleme Kurunu Vekili: Av ... Davalılar: 1-Başbakanlık-ANKARA 2-Tasarr f Mevduatı Sigorta Fonu Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 3.1.2004 günlü, 25335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 6.,7.,8., 9/d 13. maddelerinin iptali ile 142.729,03 YTL. tutarındaki mevduatın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilim ve davanın reddine ilişkin bulunan 20.1.2006 günlü, E:2005/5272, K:2006/258 sayılı kararı, davacı hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ise, avukatlık ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek teriyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. Davalı İdarelerden Başbakanlığın Savunmasının Özeti : Davacının temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı İdarelerden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun Savunmal irinin Özeti : Savunma verilmemiştir. Davacının Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulutun Düşüncesi : Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının 6., 7., 8. ve 9/d maddeleri yönünden Dairesince verilen ret kararının hukuka uygun bulunduğu düşünülmektedir. Bakanlar Kurulu Kararının 13. maddesine gelince, bu madde olayla birlikte incelendiğinde, "mudilere ödenecek miktarlardan bu tutarlanır T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'ye devredilene kadar geçen sürede doğmuş ve doğacak alacaklar"ın için faiz ödemesinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yapılmayacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Bankanın mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı 3.7.2003'ten mevduatların Ziraat Bankasına devredildiği ve Bakanlar Kurulu Kararının 8. maddesinde ör görülen faizin uygulanmaya başladığı 19.1.2004'e kadar geçen yaklaşık 6 ay 15 günlük sür'e için faiz uygulanmayacağı öngörülmektedir. Oysa, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun tasarruf mevduatını ödeme yükümlülüğü, Bankanın faaliyetinin durdurulduğu 3.7.2003 tarihinde doğmuş olup, paranın satın alma gücünde meydana gelebilecek kaybın bu tarihten itibaren karşılanması gerekir. Açıklanan nedenle, davacı temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Daire kararının 13. maddesiyle ilgili kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Gülen Aydınoğlu'nun Düşüncesi: Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi İçin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü: Dava; 3.1.2004 günlü, 25335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 6.,7.,8., 9/d ve 13. maddelerinin iptali ile 142.729,03 YTL. tutarındaki mevduatın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20.1.2006 günlü, E:2005/5272, K:2006/258 sayılı kararıyla; 27.12.2003 tarih ve 25329 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan " Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi hakkında Tesis Edilecek Bazı İşlemler Hakkındaki 5021 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile, "18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası veya (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (aa) alt bendi uyarınca bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankalarda bulunan tasarruf mevduatı sigortası kapsamındaki tasarruf mevduatı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödenir. Mevduat tutarlarına bağlı olarak defaten veya taksitler halinde ödeme, taksitler halinde ödemede faiz uygulanması durumunda esas alınacak faiz oranları, ödemelerle ilgili olarak mudiler ve hak sahiplerinden alınacak taahhütnamelerde yer alacak hususlar ile ödemelere ilişkin diğer hususlar Hazine Müsteşarlığı ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun müşterek önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir." hükmünün getirildiği ve bu kural uyarınca Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi (Banka) nezdinde bulunan mevduatın Fon'ca ödenmesine ilişkin esas ve usulleri düzenleyen, 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararının çıkarıldığı, kararın 5. maddesinde, tasarruf mevduatının taahhütname alınmak kaydıyla bu kararın 6. maddesinde düzenlendiği biçimde ödeneceği, 6. maddesinde, tasarruf mevduatı hesapları ile ilgili olarak kendisine ödeme yapılacak kişilerden 3.7.2003 tarihine kadar bu kararın 9.maddesinin (c) bendinde belirtilen şekilde yürütülen brüt faiz tutarı dahil olmak üzere, mevduat tutarı 10 milyar TL'yi aşmayanlara mevduatının tamamına eşit tutarda, 10 milyar TL'yi aşanlara ise 10 milyar TL tutarında hak sahipleri adına T.C.Ziraat Bankası nezdinde vadesiz mevduat hesabı açılacağı,mevduat tutarı 10 milyar TL'yi aşanların bakiye alacakları için bu kararın 7.maddesinde belirtilen vadelerde T.C.Ziraat Bankası A.Ş.nezdinde vadelerine kadar blokeli mevduat hesapları açılacağı, 7.maddesinde, 10 milyar TL'yi aşan miktarda alacağı olan hak sahiplerinin bakiye alacak tutarının 5 milyar TL'ye kadar olan kısmı için 3 ay vadeli, 5 milyar TL'den 15 milyar TL'ye kadar olan kısmı için 12 ay vadeli, 15 milyar TL'den 30 milyar TL'ye kadar olan kısmı için 18 ay vadeli, 30 milyar TL'den 60 milyar TL'ye kadar olan kısmı için 24 ay vadeli, 60 milyar TL'den 170 milyar TL'ye kadar olan kısmı için 30 ay vadeli 170 milyar TL ve üzerindeki kısım için ise 36 ay vadeli hesapların hak sahipleri adına Fon tarafından T.C. Ziraat Bankası A.Ş.nezdinde açtırılacağı, 8.maddesinde, T.C.Ziraat Bankası nezdinde bu Karar çerçevesinde açılan hesaplara Fon tarafından açıldığı tarihi izleyen iş günü valörünün uygulanacağı, söz konusu hesaplara uygulanacak faiz oranının ilgili faiz tahakkuk dönemi sonunda Devlet İstatistik Enstitüsünce en son açıklanan tüketici fiyat endeks sayısının tahakkuk dönemi başlangıç tarihinde en son açıklanan tüketici fiyat endeks sayısına bölünmesi ile bulunan oran olduğu, 9.maddesinin (cj bendinde Banka'nın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tar I olan 3.7.2003 tarihi itibariyle tasarruf mevduat toplamları en yüksek beş bankaca tasarruf mevduatına uygulanan faiz oranlarının ortalaması ile Banka'nın kamuya ilân ettiği ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdiği azamî faiz oranlarını aşmamak kaydıyla tasarruf mevduat hesaplarına 3.7.2003 tarihi itibariyle tahakkuk ettirilecek brüt faizlerden yasal kesintiler düşüldükten sonra kalan tutarların da bu kararla belirlenen ödeme usul ve esasları çerçevesinde ödeneceği, 9. maddenin (d) bendinde döviz hesapları ile ilgili olarak yapılacak ödemelerde Bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme: izninin kaldırıldığı 3.7.2003 tarihinde geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döv z alış kurlarının esas alınacağı 13.maddesinde, mudilere ödenecek miktarlardan bu tutarların T.C. Ziraat Bankası A.Ş 'ye devredilene kadar geçen sürede doğmuş ve doğacak alacaklarından ve aktarmadan sonraki tutarların, belirlenen esas ve usullere göre yapılacak ödemelerden kaynaklanan her türlü ihtilaf ve itirazın muhatabının Banka ve iflâsına karar verilmesi halinde müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. iflâs masası olduğu kurallarının yer aldığı, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak ve malî piyasalarda güven ve istikrarı ve ekonomik kalkınmanın gereklerini de dikkate alarak kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere bankaların kuruluş, yönetim, çalışma, devir, birleşme, tasfiye ve denetlenmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğunun belirtildiği, bu amaç doğrultusunda da, 15/1.maddesinde, tasarruf sahiplerinin haklarını korumak için bankalardaki tasarruf mevduatının Fon tarafından sigorta edileceğinin kurala bağlandığı, yine Kanun'un 16/3.maddesinde, Fon'un yönetim ve denetimi kendisine intikal eden bankada mevduat sahipleri İle diğer alacaklıların haklarını korumaya yönelik önlemleri alması ve sigortalı mevduatın Fon'ca veya ilân edeceği bir harika aracılığıyla ödemesinin öngörüldüğü, 5021 sayılı Kanunda da, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankalarda ve sigorta kapsamında bulunan mevduatın Fon'ca ödeneceğinin belirtildiği, ödemenin defaten veya taksitler halinde ödenmesi ve bu durumda uygulanacak faiz oranı konusunda Bakanlar Kurulunun yetkili kılındığı, bu bağlamda 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, Bankada sigorta kapsamında bulunan mevduatın, belirli miktarları için vadeli ödeme planı yapıldığı ve Ziraat Bankasında bu karar çerçevesinde açılan hesaplara Fon tarafından uygulanacak faiz oranının yukarıda yazılan 8. maddede açıklandığı, sigorta kapsamındaki mevduatın ödenmesine ilişkin yasal düzenlemeler irdelendiğinde, mevduat kabul etme izni kaldırılan bir bankadaki tasarruf mevduatına, bu tarihten sonra faiz tahakkuk ettirilemeyeceği ve o bankaca mevduat sahibine açılan hesap için uygulanan faiz oranının da mevduat sigortası kapsamında bulunmadığının görüldüğü, bu durumda, İmar Bankasının mevduat kabul etme ve bankacılık faaliyetlerinde bulunma İzninin kaldırıldığı tarihten sonra, yönetim ve denetimi Fon'a geçen Bankadaki sigorta kapsamında yapılacak ödemelerin taksitle yapılmasında ve bu taksit dönemi içerisinde hesap sahiplerini enflasyon karşısında korumaya yönelik faiz oranları getirilmesinde ve 3.7.2003 tarihinden geçerli T.C.Merkez Bankası döviz alış kurunun esas alınmasında 5021 sayılı Kanuna aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ise, avukatlık ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesi iden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun temyiz istemlerinin reddine, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20.1.2006 günlü, E:2005/5272, K:;!006/258 sayılı kararının ONANMASINA, 19.10.2006 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞIOY Olay tarihinde yürürlükte olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlıkta uygulanması gereken bankalara ilişkin 4389 sayılı Yasa, ayrıca halen yürürlükte bulunan 4969 sayılı Yasayı değiştiren 5021 sayılı Yasa, faaliyeti durdurulan bankalardaki tasarruf mevduatının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödeneceğini duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ifade etmiş; Fon yönetimine tasarruf mevduatını ödeme yükümlülüğü getirmiştir. 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15. ve 16. maddelerinde, tasarruf mevduatı hesaplarından kesilen primlerin Fon'da toplanması; faaliyeti durdurulan bankalardaki tasarruf mevduatı hesaplarının da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödenmesi öngörülmüştür. Yasanın 15. ve geçici 2. maddelerinde de, mevduat garantisinin sınırı, uygulama usul ve esaslarının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından, bu Kurul oluşturuluncaya kadar da Bakanlar Kurulunca saptanacağı belirtilmiştir. Bakanlar Kurulu, 4389 sayılı Yasanın 15. maddesinin 6 numaralı fıkrasının (a) bendi ile geçici 1. maddesinin c fıkrasına dayanarak aldığı 1.6.2000 tarih, 2000/682 sayılı kararında, 1.1.2001 tarihinden İtibaren 50 milyara kadar olan tasarruf mevduatı hesaplarının sigorta kapsamında olduğunu belirlemiştir. 3.7.2003 tarihli kararıyla İmar Bankasının mevduat toplama iznini kaldıran Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ise, yasal yetkisini kullanarak bankalardaki tasarruf mevduatı hesaplarının sınır gözetmeksizin tamamını 3.7.2003 tarihinden itibaren 5.7.2004 tarihine kadarki dönem için sigorta kapsamına almıştır. Ancak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, İmar Bankasındaki tasarruf mevduatı hesaplarını ödeyememiş; yasal yükümlülüğünü yerine getirememiştir. Bu arada, İmar Bankasındaki tasarruf mevduatı hesaplarının bir bölümünün muvazaalı olabileceği yolundaki iddialar üzerine 4969 sayılı Yasa çıkarılmış; Yasanın geçici 2. maddesinde İmar Bankasındaki tasarruf mevduatı hesaplarının Bakanlar Kurulunca belirlenecek usul ve esaslar doğrultusunda Fon yönetimince ödenmesi yükümlülüğü tekrarlanmakla birlikte; mevduat hesaplarının varlığının şüpheye yer vermeyecek biçimde kanıtlanması gerektiği belirtilmiştir. Geçen süre içinde Bakanlar Kurulunca konuya ilişkin usul ve esasların belirlenmemesi, İmar Bankasındaki tasarruf mevduatı hesaplarının ödenmemesi nedeniyle çıkarılan, 16.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5021 sayılı Yasa ile 4969 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin 1. fıkrası yeniden düzenlenmiş; Fon yönetimine, faiz işletmek şartıyla mevduat hesaplarını taksitle ödeme olanağı tanınmıştır. Fakat 16.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5021 sayılı Yasa'da, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için mevduat hesaplarına faiz işletilip işletilemeyeceği; belirtilen dönemle ilgili Fon yönetiminin yükümlülüğünün ne şekilde yerine getirileceği konusu düzenlenmemiştir. Bakanlar Kurulu, 5021 sayılı Yasayı dayanak göstererek İmar Bankasındaki tasarruf mevduatı hesaplarından 10 milyara kadar olanların defaten, diğerlerinin taksitle ve enflasyon farkı olarak tanımlanan faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki dava konusu kararını almıştır. Anılan Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda Fon yönetimi, İmar Bankasındaki tasarruf mevduatı 10 milyarın üzerinde olanlar adına 2004 yılı Ocak ayında T.C. Ziraat Bankası'nda hesap açtırmış; bu hesaplardan, her hesabın açıldığı tarihi izleyen gün başlangıç alınıp, faiz adı altında hesaplanan enflasyon farkı da dahil edilmek suretiyle bulunan tutarlar ilgililere taksitler halinde ödenmiştir. Bakanlar Kurulu kararında öngörülmemesi nedeniyle de, mevduat tutarına göre 36 ayı bulabilen taksitlerle yapılan ödemelerde, 2004 yılı Ocak ayından önceki döneme ilişkin faiz alacakları ilgililere ödenmemiştir. İmar Bankasında tasarruf mevduatı bulunan davacı, tasarruf mevduatının defaten ödenmesi gerekirken dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı uygulanıp taksitlendirildiğini, faiz değil, enflasyon farkı ödenmekle yetinildiğini, böylece yasal yükümlülüğün, mevduat garantisinin gereğinin yerine getirilmediğini öne sürerek Bakanlar Kurulu Kararının 6, 7, 8, 13. maddelerinin iptalini; tasarruf mevduatının İmar Bankasının faaliyetinin durdurulduğu 3.7.2003 tarihinden itibaren mevduat faizi uygulanarak kendisine ödenmesine karar verilmesini istemektedir. Dava konusu uyuşmazlığın, iptali istenilen Bakanlar Kurulu Kararının çıkarıldığı tarihten önceki ve sonraki dönemi de kapsaması nedeniyle, davacının istemlerinin iki ayrı bölümde irdelenmesi gerekmektedir. Bakanlar Kurulunun 29.12.2003 tarihli, 2003 6668 sayılı kararının 6, 7, 8,13. maddelerinin iptali istemi; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından İmar Bankasındaki tasarruf mevduatı hesaplarının ödenmesi, mevduat sigortasının doğal sonucu olarak ortaya çıkan yasal yükümlülük olup; bu yükümlülüğün, daha sonra çıkarılan br yasayla ortadan kaldırılması veya eksiltilmesi mümkün değildir. Nitekim, 5021 sayılı Yasa da, Tasarruf Mevduatı Sigoıta Fonunun İmar Bankasındaki tasarruf mevduatı hesaplarını ödemekle yükümlü olduğu nu tekrarlamış; sadece Fon yönetimine faiz işletmek şartıyla taksitle Ödeme olanağı tanımıştır. Yasa hükmünde yer alan faiz sözcüğünün, tasarruf mevduatının belli bir vadede taksitlendirilerek ödenmesi söz konusu olduğuna göre, me/duat faizi olarak anlaşılması zorunludur. Elbette bu mevduat faizi, İmar Bankasının belirlediği mevduat faiz oranı değil, sigorta kapsamındaki mevduatın geri ödenmesinde o döneme ilişkin hesaplanacak ortalama mevduat faiz oranı olacaktır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 3.7.2003 tarih, 1083 sayılı kararında, İmar Bankasının faaliyette bulunduğu dönem için esas alınan, mevduat toplamları en yüksek beş bankaca uygulanan faiz oranlarırın ortalaması alınarak hesap edilen ortalama mevduat faizinin, 5021 sayılı Yasaya göre yapılacak taksitli ödemelerde de uygulanması gerekmektedir. Oysa, 5021 sayılı Yasanın açık düzenlemesine karşı ık, Bakanlar Kurulunun dava konusu kararının 8. maddesinde, İmar Bankasında mevduat hesabı olanlara yapılacak taksitle ödemede, faiz adı altında enflasyon farkı ödenmesi ön görülmüştür. Bakanlar Kurulu Kararının 8. maddesinde "... söz konusu hesaplara uygulanacal: faiz oranı, ilgili faiz tahakkuk dönemi sonunda Devlet İstatistik Enstitüsünce en son açıManan Tüketici Fiyat Endeks sayısının tahakkuk dönemi başlangıç tarihinde en son açıklanan Tüketici Fiyat Endeks sayısına bölünmesi ile bulunan orandır." tanımı yapılmış, böylece ilgililere reel faiz ödenmeyip, sadece enflasyon farkı ödenmesi yoluna gidilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararının anılan maddesi, 5021 saylı Yasaya aykırı olduğu gibi; ülkemizde olmayan, hukuki dayanaktan yoksun reel faizi içeımeyen bir faiz uygulamasını öngörmektedir. Öte yandan, 5021 sayılı Yasanın yürürlük tarihi 1( ,12.2003 olmasına rağmen, Bakanlar Kurulunun 8 ve 13. maddelerinde faiz uygulamasına başlangıç olarak Fon yönetimince T.C. Ziraat Bankası A.Ş. nezdinde hesap açma tarihini izleyen iş günü valörünün uygulanacağı, bu tarihten öncesi için Fon yönetiminin sorumlu sayılmayacağı şeklinde, dayanak alınan yasaya aykırı düzenlemeler yapılmış; Fon yönet minin yasal yükümlülüğünün Bakanlar Kurulu Kararı ile eksiltilmesi yoluna gidilmiştir. Bu haliyle, İmar Bankasındaki mevduat hesaplarına iliştin Bakanlar Kurulu Kararının taksitlendirmeye ilişkin 6. ve 7. maddeleri yasaya uygun olmakl; birlikte; 8. ve 13. maddeleri 5021 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemeyle bağdaşmamaktadır. Davacının İmar Bankasındaki tasarruf mevduatının, 3.7.2003 tarihi itibariyle İşletilecek mevduat faiziyle birlikte ödenmesi i: temi; Yasal yükümlülüğün yerine getirilmemesi, herkes içn olduğu gibi, idarenin de hukuki sorumluluğunu gerektirir. Yasadan doğan ödeme yüküm Ölüğünü makul sayılabilecek süre içinde yerine getirmeyen, temerrüde düşen idarenin hizmuti kusurlu işlettiğinin kabulü zorunlu olup; uğranılan zararın hizmet kusuru bulunan idarece t; zmini gerektiği açıktır. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun İmar Banka andaki tasarruf mevduatı hesaplarını ödeme yükümlülüğü, adı geçen Bankanın faaliyet nin durdurulduğu 3.7.2003 tarihinde doğmuştur. Fon yönetimi ise, Danıştay içtihatlarıyla idarenin işlem tesisi için makul süre kabul edilen altmış günlük süre içinde yasal yükümlülüğünü yerine getirmemiş; mevduat hesaplarını defaten ödemesi gerekirken, altmış günlük sürenin dolduğu 2.9.2003 tarihi itibariyle temerrüde düşmüştür. 5021 sayılı Yasa, Fon yönetimine ödeme kolaylığı, faiz ödemek şartıyla taksitlendirerek ödeme olanağı sağlamış ise de; anılan Yasa, Fon yönetiminin 3.7.2003 tarihinde doğan ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamış veya eksiltmemiştir. 5021 sayılı Yasanın, Fon yönetiminin bu yasanın yürürlüğünden önceki dönemi düzenlememiş olması da, davalı idarenin belirtilen döneme ilişkin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Bu itibarla, hakkında herhangi bir şüphe veya muvazaa iddiası olmayan İmar Bankasındaki tasarruf mevduatı hesaplarının makul süre içinde ödenmesine olanak sağlamayan, ödeme usul ve esaslarını belirlemeyen, temerrüde düşen davalı İdarelerin üstlendikleri hizmeti kusurlu işlettiklerinin kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, olayda Başbakanlık ve Fon yönetiminin, hizmet kusuru nedeniyle hukuki sorumlulukları bulunmaktadır. Davalı idarelerin temerrüt tarihinden itibaren mevduat sigorta mevzuatına göre hesaplanacak ortalama mevduat faizini ilgililere ödemek suretiyle hukuki sorumluluklarını yerine getirmeleri mümkündür. İlgililere ödenecek mevduat faizi, mevduat sigorta mevzuatı doğrultusunda, mevduat toplamları en yüksek beş bankanın uyguladıkları faiz oranlarının ortalaması alınarak belirlenecek ortalama mevduat faizi olacaktır. Açıklanan nedenlerle, Bakanlar Kurulu Kararının 8 ve 13. maddelerinin iptali, davacının mevduatına temerrüt tarihinden sonrası için mevduat faizi işletilmesi gerektiğinden, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü; Daire kararının, davacının hukuken yerinde görülen istemlerine yönelik bölümünün bozulması oyu ile aksi yoldaki karara katılmıyoruz.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2006/2712, K. 2006/1173, T. 29.12.2003, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2006-2712-e-2006-1173-k-70c54ab63f63