İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2006/100 E. 2007/1619 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2006/100
Karar No
2007/1619
Karar Tarihi

Büyükçekmece, Gürpınar, Siteler Mevkiinde bulunan davacı kooperatife ait binanın (B-Blok) 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde ağır derecede hasar gördüğünden bahisle yıkımına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; İstanbul 4. İdare Mahkemesince, Danıştay Onbirinci Dairesinin 27.1.2004 günlü, E:2002/1853, K:2004/364 sayılı bozma kararına uyulmayarak davanın reddi yolundaki ilk kararında ISRAR edilmesine ilişkin 28.2.2005 günlü, E:2004/2775, K:2005/323 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti:Temyiz isteminin reddi ile idare mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulut'un Düşüncesi : Israr kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı M.Ali Samur'un Düşüncesi : Davacı kooperatife ait yapının yıktırılmasına ilişkin olarak tesis edilen işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki kararın Danıştay Onbirinci Dairesince bozulması üzerine, anılan bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar etmek suretiyle davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair 7269 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (a) bendinin birinci paragrafında, Yapılacak işlemlere esas olmak üzere İmar ve İskan Bakanlığınca kurulacak fen kurulları tarafından, afetin meydana geldi ği arazinin durumu ile bütün yapılar ve kamu tesislerinin incelenerek hasar tesbit raporu düzenleneceği, aynı maddenin 574 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik üçüncü paragrafında, arazinin tehlikeli durumu ve binaların gördüğü hasar bakımından yıktırılması ve boşaltılması gerekenler hakkında o il ve ilçenin en büyük mülkiye amirine ayrı bir rapor verileceği, bu makamlarca binaların derhal boşalttırılacağı, yıkılması gerekenler için en çok 3 gün süre verilerek tehlikenin giderilmesinin sahiplerine bildirileceği, yine değişik (b) bendinin birinci paragrafında ise, hasar görmüş fakat ıslahı mümkün olan binaların fen kurullarının göstereceği şartlara göre tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine ve oturulmasına izin verilmeyeceği, bu binaların 1 yıl içinde tamir ettirilmediği ve itirazda olmadığı takdirde yukarıdaki esaslar dahilinde yıktırılacağı yolunda hüküm öngörülmüştür. Diğer taraftan doğal afet sebebiyle zarar gören yapılara ait hasar tipinin tesbiti yapılırken, duvarlarında büyük çatlakların meydana geldiği ve bacalarının yıkıldığı yapıların ağır hasarlı, duvarlarının yarıldığı bazı kısımlarında yıkıldığı ve derzlerle ayrılmış kısımların bağlantısını kaybettiği yapıların ise yıkıntı olarak kabul edileceği anlaşılmaktadır. Olayda, davacı kooperatife ait 1 bodrum, 1 zemin, 8 normal ve 1 çekme kattan oluşan yapının deprem sonucu idarece ağır hasarlı olarak tesbit edildiği, itiraz üzerine düzenlenen hasar tesbit raporunda, izinsiz olarak tadilat yapılmaya başlandığı, temelden itibaren perde ve kolon takviyesi yapıldığının belirtildiği, davacı kooperatif tarafından yapılan başvuru üzerine İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç.Dr. ... ve Doç.Dr. ... tarafından hazırlanan raporda, binanın depremden önceki güvenliğe yakın emniyetin sağlanması için yapılması gereken teknik çalışmaların açıklandığı, yine aynı üniversiteye bağlı Doç.Dr. ... tarafından yapı ile ilgili geoteknik değerlendirme raporu düzenlendiği, binada yapılan takviye çalışmaları sonucu Doç.Dr. ... tarafından müstakil olarak düzenlenen hasar tesbiti değerlendirme raporunda, yapılan imalatlar sonucu depremden önceki güvenlik seviyesine ulaşıldığı ve ilave imalatlar ile deprem öncesi güvenliğin daha da üzerinde bir emniyetin sağlandığının ifade edildiği, yine İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Y.Doç.Dr. ... tarafından bina hakkında beton mukavemeti değerlendirme raporu hazırlandığı, keza Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yaptırılan tesbit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, yapının oturduğu zemin özelliklerine uygun temel sisteminin projelendirilmediği ve yönetmelik kriterlerine uyulmadığı, yönetmeliğe uygun yapılacak bir proje ile onarım ve güçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiği; idare mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda ise, taşınmazda yapılan onarım çalışmaları nedeniyle hasar tesbiti yapılmasının mümkün olmadığı yolunda görüş getirildiği görülmektedir. Bu durumda, idarece ağır hasarlı olarak tesbit edilen yapı hakkında bilirkişilerce değişik yönlerden ve farklı zamanlarda hazırlanan raporlarda, yapının onarım imkanının kalmadığı ve yıkılması gerektiği yolunda açık bir tesbite yer verilmediğine, aksine yönetmeliğe uygun proje uyarınca çalışma yapılması gerektiği ve yapılmış iyileştirme çalışmalarınında binanın deprem öncesi durumundan daha sağlam hale getirildiğinin belirtildiğine göre, yapının davacı kooperatif tarafından 7269 sayılı Yasada öngörülen usule uyulmadan onarım işlemi yaptırılmış olmakla beraber, yapı ile ilgili tesbit edilen tüm teknik bilgiler birlikte değerlendirilmek ve yapının mevcut durumuda dikkate alınmak suretiyle yıktırılmasına ililşkin işlemin yerinde olup olmadığının araştırılması ve bu yönüyle de inceleme yaptırılması gerekmektedir. Belirtilen nedenlerden dolayı temyiz isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının Danıştay Onbirinci Daire kararı doğrultusunda bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. T ÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 2577 sayılı yasanın 17.maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava; Büyükçekmece, Gürpınar, Siteler Mevkiinde bulunan davacı kooperatife ait binanın (B Blok) 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde ağır derecede hasar gördüğünden bahisle yıkımına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İstanbul 4. İdare Mahkemesi 18.10.2001 günlü, E:2000/478, K:2001/1017 sayılı kararıyla; 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 13. maddesinin a) bendi 1. paragrafında, yapılacak işlemlere esas olmak üzere İmar ve İskan Bakanlığınca kurulacak fen kurulları tarafından, afetin meydana geldiği arazinin durumu ile bütün yapılar ve kamu tesisleri incelenerek, hasar tespit raporu düzenlenir, hükmünün getirildiği; aynı bendin 3. paragrafında ise, arazinin tehlikeli durumu ve binaların gördüğü hasar bakımından yıktırılması ve boşaltılması gerekenler hakkında, o il ve ilçenin en büyük mülkiye amirine ayrı bir rapor verilir. Bu makamlarca böyle binalar derhal boşaltılır. Yıkılması gerekenler için en çok 3 gün süre verilerek tehlikenin giderilmesi sahiplerine bildirilir, hükmüne yer verildiği, olayda, Büyükçekmeme, Gürpınar Merkez Mahallesi, ... Caddesi, ... adresinde bulunan davacı kooperatife ait (B Blok) binanın 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde ağır derecede hasar gördüğünün Afet İşleri Genel Müdürlüğü elemanlarınca düzenlenen 6.9.1999 günlü raporla tespit edildiği, anılan rapora 16.9.1999 tarihinde yapılan itiraz üzerine düzenlenen 18.10.1999 tarihli raporda da davacıya ait binanın ağır hasarlı olduğunun belirtildiği, davalı idare elemanlarınca düzenlenen bila tarihli raporla Gürpınar Beldesinde ağır hasar gören binaların can emniyeti bakımından yıktırılması gerektiğinin Büyükçekmece Kaymakamlığına bildirildiği, davacı vekilinin 19.4.2000 tarihinde Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde kayda giren dilekçesiyle, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yetkililerince mahallinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor ve bu rapor esas alınarak verilen yıkım kararının kooperatife tebliğ edilmediği, kooperatif yetkililerinin bu durumu haricen 3.4.2001 tarihinde öğrendikleri, ancak yıkım kararının ellerine ulaşmaması sebebiyle tarih ve numarasını veremediklerini belirterek yıkım kararına esas alınan rapora atıfta bulunmak suretiyle bu rapor esas alınarak düzenlenen yıkım kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, dava konusu uyuşmazlığın teknik yönden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmesi nedeniyle Mahkemelerinin 18.7.2000 günlü ara kararıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, binanın bodrum katı sol tarafında yer alan kirişin altında kolon ilavesi yapıldığı, bodrum katta beş yerde perde duvar yapıldığı, zemin katta, duvarlarda çatlaklar olduğu, 1 normal katta 6 nolu dairede yer alan bölücü duvarlarda bölümsel sıva onarımlarının yapıldığı, 2. katta merdiven çıkışına göre sağda yer alan dairede onarım yapıldığı, 3. normal katta, 18 nolu dairede hasar görülmediği, 15 nolu dairede duvar çatlakları görüldüğü, betonarme perde duvarının pas payı betonunda çatlaklar olduğu, 4. normal katta 20 nolu dairede onarım yapıldığı, betonarme taşıyıcı sistemde yapılan onarımın zemin katın döşemesine kadar devam ettirildiğinin tespit edildiği, bu haliyle binanın depremde gördüğü hasar derecesinin tespitinin mümkün olmadığı kanaatinin bildirildiğinin görüldüğü, bu durumda davacı kooperatife ait binanın ağır derecede hasarlı olup olmadığına ilişkin ihtilafın dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre çözümlenmesinin gerektiği, 7269 sayılı Kanunda, ağır derecede hasar gören binaların yıkımının öngörüldüğü, onarılabileceklerine ilişkin bir hükme yer verilmediği, yani davalı idare elemanlarınca düzenlenen ağır hasarlıdır şeklinde raporun idarece kendiliğinden veya mahkeme kararıyla iptal edilmedikçe ağır hasarlı binaların onarımının mümkün olmadığı, bu nedenle davacı kooperatif vekilinin müvekkili kooperatifin sözkonusu binayı onardığı, deprem öncesi sağlamlığına kavuştuğu yolundaki iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesi a şamasında Danıştay Onbirinci Dairesinin 27.1.2004 günlü, E:2002/1853, K:2004/364 sayılı kararıyla, dosyada bulunan ve Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan söz konusu binaya ilişkin 21.12.1999 tarihli bilirkişi raporunda, yapının gerek zemin yapısı gerekse taşıyıcı elemanlarında oluşan hasarlar nedeniyle deprem açısından Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kriterlerine göre zeminin iyileştirilmesi ve temel sisteminin güçlendirilmesi hususları da göz önüne alınarak yapılacak bir proje ile onarım ve güçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiği, 26.8.1999 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinde görevli iki öğretim üyesi tarafından düzenlenen Yapısal Hasar Tespiti ve Değerlendirme Raporunda, yerinde yapılan hasar gözlemlerinden bahsedilerek sonuç bölümünde, binanın söz konusu depremden önceki güvenliğine yakın bir emniyetin sağlanması için A-6,9,12 perdelerinin temel üstünden itibaren bodrum kat, zemin kat ve birinci normal kat boyunca mantolanması ve bu işlem yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği, Şubat 2000 tarih, 00/242 sayılı Geoteknik Değerlendirme Raporunda temel zemin etüdü ile ilgili tespit ve incelemeler yapılarak ulaşılan sonuç ve tavsiyelerin belirtildiği, Şubat 2000 tarihli Teknik Raporda, 26.8.1999 tarihli Yapısal Hasar Tespiti ve Değerlendirme Raporu doğrultusunda ve yapının müteahhidi tarafından daha ihtiyatlı olma düşüncesi ile raporda belirlenen dışında ve uygulama projesine uygun olarak yapılan imalatlar sonucunda binanın ilgili kısımlarında deprem öncesi güvenlik seviyesine ulaşıldığı ve ilave imalatlar ile deprem öncesi güvenliğin daha da üzerinde bir emniyetin sağlandığı kanaatine varıldığı, 6.3.2000 tarihli Beton Mukavemeti Değerlendirme Raporunda çeşitli basınç ve beton dayanımları açıklanarak yukarıda betonarme elemanlarda donatı korozyonu gözlenmediğinin belirtildiği, Mahkemece bu raporların değerlendirilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, mahkemece dosyada mevcut binanın onarımından önce ve sonraki durumuna ilişkin bulunan raporlar incelenip değerlendirilmek ve gerek görülmesi halinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davaya konu binanın mevcut durumu dikkate alınarak deprem yönetmeliği uyarınca onarılıp onarılmadığı ve deprem öncesi güvenliğinin sağlanıp sağlanmadığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra ulaşılacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu yola gidilmeden davanın reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş ise de İstanbul 4. İdare Mahkemesi 28.2.2005 günlü, E:2004/2775, K:2005/323 sayılı kararıyla davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı, İdare Mahkemesinin eksik inceleme sonucunda karar verdiğini, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğini; binanın ağır hasarlı olmadığını, onarım sonrası güvenli hale geldiğini ileri sürerek kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. 7269 sayılı yasada ağır derecede hasar gördüğü tespit edilip yıktırılması gereken binaların onarılabileceklerine ilişkin bir hüküm yer almamaktadır. Olayda, davacı kooperatife ait binanın ağır hasarlı olduğu tespit edilmiş olup, bu tespit raporunun iptali istemiyle açılmış bir dava da bulunmadığından, dava konusu yıkım işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 28.2.2005 günlü, E:2004/2775, K:2005/323 sayılı ısrar kararının ONANMASINA, dosyanın anılan idare mahkemesine' gönderilmesine, 14.6.2007 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: Danıştay Onbirinci Dairesinin 27.1.2004 günlü, E:2002/1853, K:2004/364 sayılı, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin bulunan kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda davacı temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 28.2.2005 günlü, E:2004/2775, K:2005/323 sayılı ısrar kararının bozulması oyuyla karara karşıyız.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2006/100, K. 2007/1619, T. 21.12.1999, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2006-100-e-2007-1619-k-ee44e13e855c