İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2005/415 E. 2005/1119 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2005/415
Karar No
2005/1119

Danıştay Onuncu Dairesinin 9.3.2004 günlü,E:2001/4921, K:2004/2385 sayılı karannın temyizen incelenerek bozulması davalı idareler tarafından istenilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi Pınar Kara'nın Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Nevzat Özgür'ün Düşüncesi: Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, 24.8.2000 günlü, 2000/1209 sayılı Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının, davacıya yönelik kısmının iptali istemi ile açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesinin 9.3.2004 günlü, E:2001/4921, K:2004/2385 sayılı kararıyla; 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25/ç maddesinde, yurt dışında bulunup da muvazzaf askerlik görevini yapmak veya Türkiye'de savaş ilanı üzerine yurt savunmasına katılmak için, yetkili kılınmış makamlar tarafından usulen yapılacak çağrıya mazeretsiz olarak üç ay içinde İcabet etmeyenlerin Türk vatandaşlığını kaybettiklerine Bakanlar Kurulu tarafından karar verilebileceğinin hükme bağlandığı, anılan madde hükmünde yer alan "usulen yapılacak çağrı"nın ne şekilde olacağı konusunda 403 sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin 6/c maddesinde; Türk vatandaşı olarak yurtdışında bulunup da muvazzaf askerlik görevini yapmak veya Türkiye'nin savaş haline girmesi üzerine yurt savunmasına katılmak için elçilikler, konsolosluklar veya hükümetçe yetkili kılınmış diğer makamlar tarafından usulen yapılacak çağnya mazeretsiz olarak üç ay içinde icabet etmeyenlerin vatandaşlığına son verileceği, usulen yapılacak çağrının, Türk Kanunlan ile ilgilinin oturduğu yabancı memleket mevzuatının tespit ettiği şekillerde, mazeretin de askerlik kanunları çerçevesi içinde düşünüleceğinin belirtildiği, belirtilen düzenlemeler karşısında, askerlik görevini yapmak İçin üç ay içerisinde yurda dönmesi gerektiği yolunda yapılacak çağrının, ilgilinin Türk vatandaşlığını kaybetmesi gibi ağır sonuçlar doğurması karşısında, öncelikle kişinin bilinen adreslerinde tebliğ edilmesinin gerektiği, bu durumda; davacının yurtdışı adresinin Almanya'daki Türkiye Konsoloslukları nezdinde araştırılmaksızın, Resmi Gazete yoluyla yapılan Hanen tebligat sonrası askerlik görevini yapmak üzere üç ay içinde yurda dönmediğinden bahisle vatandaşlığının kaybettirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının davacıya yönelik kısmının iptaline karar verilmiştir. Davalı idareler, 403 sayılı Kanuna göre, yurtdışında olup da, adresi tespit edilemeyen ilgiliye Resmi Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligat işleminin ve yurtdışında bulunan davacının yapılan çağrıya icabet etmemesi üzerine tesis edilen işlemin Kanununa uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler. Temyiz edilen kararla İlgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürüten temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, Danıştay Onuncu Dairesinin 9.3.2004 günlü, E:2001/4921, K:2004/2385 sayılı kararının ONANMASINA, 5.5.2005 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2005/415, K. 2005/1119, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2005-415-e-2005-1119-k-fd9ee0896961