İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2005/2204 E. 2007/1449 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2005/2204
Karar No
2007/1449

Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun18.2.2005 günlü, E:2002/4300 K:2005/537 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmaların Özeti : Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Tuncay Dündar'ın Düşüncesi: Anayasanın 127. maddesine göre yerel idarelerin görevleri yasayla düzenleneceği öngörülmüş olup, dava konusu düzenlemenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 13 Mart 1329 tarihli İl Özel İdaresi Yasasında, il özel idarelerine genel aydınlatmaya ilişkin bir görev verilmediği gibi ayrı birer tüzel kişiliği olan köylerin aydınlatılmasına ilişkin de il özel idarelerine görev verilmediğinden davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Nevzat Özgür'ün Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, 23.5.2002 tarih ve 24763 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 12.4.2002 tarih ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Karar'ın 3. maddesinin (0 bendi 1. fıkrasındaki "....belediye sınırları dışında ilgili il özel idare bütçesinden ..." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 18.2.2005 günlü, E:2002/4300, K:2005/537 sayılı kararıyla, 4736 sayılı Yasa'nın verdiği yetkiye dayanılarak 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yayımlandığı, 1414 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 78. maddesinin 13. bendinde; "İl Özel İdaresi, mahalli müşterek nitelikte olan imar, bayındırlık, sağlık ve sosyal yardım, çevre sağlığı ve koruması, eğitim ve spor, tarım, ağaçlandırma, orman tesisi, ekonomi ve ticaret, haberleşme kültür turizmle ilgili görevler ve bu Kanun dışında çeşitli mevzuatla verilen görevleri imkanları ve tesbit edeceği öncelik sırasına göre yürütür." hükmünün yer aldığı, İl Özel İdaresi Kanununda aydınlatma görevi ile ilgili özel bir hüküm yer almamakla birlikte il özel idaresinin görevi gereği yaptığı hizmetlerin, aydınlatmayı da kapsaması nedeniyle niteliği itibariyle bu tür aydınlatmanın da il özel idarelerince yürütülecek hizmetlerden olduğu sonucuna varıldığı, İl Özel İdaresi Kanununun 82. maddesinin 4. bendi ve 84. maddesi hükmü uyarınca genel aydınlatma giderlerinin İl Özel İdareleri bütçelerinden karşılanmasının mümkün bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, Yasayla il özel idarelerine bu tür bir görev verilmediğini belirterek kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1. maddesinin birinci fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmayacağı, aynı maddenin 4. fıkrasında da, Bakanlar Kurulu'nun birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi veya kurumları tespit etmeye yetkili olduğu kuralı öngörülmüştür. 4736 sayılı Yasanın 1. maddesinin 4. fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak alınan 12.4.2002 tarih ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Eki Karar'ın "indirimli tarifeden yararlanacak kişi ve kurumlar" başlıklı 2. maddesinin (f) bendinde, genel aydınlatma yerleri (il, ilçe, belde ve köylerdeki cadde ve sokak ile kamuya ait ücretsiz girilen park ve bahçe gibi halka açık yerler) indirimli tarifeden yararlanacak abone grupları arasında sayılmış, "indirimli tarifelerin belirlenmesi" başlıklı 3. maddesinin (f) bendinde ise genel aydınlatma yerlerinin elektrik enerjisi yıllık giderlerinin belediye sınırları dışında ilgili il özel idare bütçesinden karşılanacağı kuralına yer verilmiştir. Anayasanın 127. maddesine göre mahalli idareler "İl, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulup esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir." şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre il, belediye ve köy ayrı birer kamu tüzel kişisi olup, ilin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan il özel idareleri de ayrı birer tüzel kişiliğe sahiptir. Dava konusu düzenleme sırasında yürürlükte bulunan 13 Mart 1329 tarihli İl Özel İdaresi Kanunu il özel idarelerinin görevlerini belirtmiş olup, 78. maddesinin 3360 sayılı Yasa ile değişik 13. bendinde "İl özel İdaresi, mahalli müşterek nitelikte olan imar, bayındırlık, sağlık ve sosyal yardım, çevre sağlığı ve koruması, eğitim ve spor, tarım ağaçlandırma orman tesisi, ekonomi ve ticaret, haberleşme, kültür, turizmle ilgili görevler ve bu kanun dışında çeşitli mevzuatla verilen görevleri imkanları ve tesbit edeceği öncelik sırasına göre yürütülür" kuralı yer almıştır. 4.3.2005 günlü, 25745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 71. maddesi ile 13 Mart 1329 tarihli İl Özel İdaresi Kanunu yürürlükten kaldırılmış olup; il özel idarelerinin görev ve sorumluluklarını düzenleyen 6. maddesinin (b) bendinde "imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma; orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri" belediye sınırları dışında yapmakla görevli ve yetkili kılınmıştır. Ülke düzeyinde yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinin yanısıra yerel nitelikte hizmetlerin görülmesi gerekmekte olup, bunu sağlayan yerel yönetim kuruluşlarının, hizmeti daha etkin ve verimli görmelerini sağlamak aynı zamanda da hem kendi aralarında hem de merkezi idare ile aralarında çıkabilecek görev ihtilaflarını engellemek maksadıyla görevlerinin Yasa ile belirleneceği kuralı Anayasa'nın 127. maddesinde yer almıştır. Temyize konu kararda mahalli müşterek nitelikte olan bayındırlık hizmetinin yürütülmesi görevinin aydınlatmayı da kapsadığı, keza diğer kanunlarında bu konuda il özel idaresine görev verdiği kabul edilmiştir. Bayındırlık hizmetinin tanımına mevzuatımızda (il özel idaresine ait eski ve yeni yasalarda) açıkça yer verilmemiştir. Ancak mülga yasa ile 5302 sayılı Yasadaki düzenlemeye baktığımızda yasa koyucunun bayındırlık hizmetinden neyi anladığını ortaya çıkarmak mümkündür. Mülga yasada, imar, bayındırlık vd. hizmetler belirtilmişken, 5302 sayılı Yasada imar sözcüğünden sonra bayındırlık hizmeti sözcüğüne yer verilmeyerek yol, su, kanalizasyon hizmetleri bayındırlık hizmeti yerine konulmuş ifadelerdir. Bu durumda; bayındırlık hizmetinden yol, su kanalizasyon hizmetlerinin anlaşılması gerekmekte olup, aydınlatma hizmeti bu kapsama girmemektedir. Ayrıca, diğer yasalarda da aydınlatma giderinin il özel idarelerince ödeneceğine ilişkin bir kural bulunmamaktadır. Öte yandan, ayrı bir tüzel kişiliği bulunan köylere ait aydınlatma giderinin il özel idarelerince ödeneceğine ilişkin açık bir yasa kuralı da olmadığı gibi yorum yoluyla bir yükümlülük yaratılması da hukuken olanaklı değildir. Bu durumda Anayasa'nın 127. maddesinde yer alan yerel idarelerin görevlerinin yasayla düzenleneceği ve bu idarelere görevleri ile orantılı gelir yaratacağına ilişkin kural da dikkate alındığında dava konusu işlemde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesi esasına kayıtlı Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 18.2.2005 günlü, E:2002/4300, K:2005/537 sayılı kararın BOZULMASINA, 31.5.2007 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Davacının temyiz isteminin reddi ile hukuk ve usule uygun Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 18.2.2005 günlü, E:2002/4303, K:2005/537 sayılı kararın onanması oyu ile karara karşıyız.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2005/2204, K. 2007/1449, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2005-2204-e-2007-1449-k-923cbdb7afcf