İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2004/14154 E. 2006/1555 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2004/14154
Karar No
2006/1555
Karar Tarihi

T.C. ... 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/194 Esas - 2023/29 T.C. ... 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2022/194 KARAR NO : 2023/29 DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 23/05/2022 KARAR TARİHİ : 26/01/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2023 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin 1983 yılında kurulduğunu, ilk olarak otomotiv ve gemi sanayi sektörlerine yönelik yan sanayi ürünleri ürettiğini, 2002 yılından bu yana da inşaat sektöründe yoğun olarak kullanılan "yaylı beton kalıp kilidi" üretimi ve iskele ve kalıp aksesuarları ürünlerini faaliyetine eklediğini, ticaret hayatında kullanmak üzere müvekkili şirket tarafından, 17.08.2020 tarihinde 2020/93678 başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 35. sınıfta marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkili marka başvurusunun Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kabul edilerek 14.12.2020 tarih ve 362 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilan edildiğini, ilan üzerine yayına davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalı şirket tarafından ret kararına Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK nezdinde yeniden itiraz edildiğini, yapılan itirazın Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından incelenerek YİDK ... sayılı kararı ile nihai olarak kabul edilmiş ve müvekkili marka başvurunun reddine karar verildiğini, davalı şirket ile müvekkiline ait logoların karşılaştırılmasında sektörlerin, logo şeklinin, renklerin hiçbir şekilde benzemediğini, ortalama tüketici nezdinde durumun rahatlıkla ayırt edilebileceğini, buna rağmen davalının benzerlik iddiasında bulunması ve davalı kurumun bu itirazı kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu, “...” ve “...” isimlerinin de son derece farklılık arz ettiğini, “R” harfinin baskın ve dil de yutulamayacak bir harf oluşunun da markaları ve logoları birbirinden sert bir şekilde ayırdığını beyan ederek, TÜRKPATENT YİDK'nın ... sayılı kararı'nın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı markasının “...” esas unsuru ve davalı yana ait markalarda kullanılan şekil unsuruna çok benzer bir şekil unsurundan oluştuğunu, markaların esas unsurları arasındaki tek farklılığın “R” harfi olduğunu, şekil unsurları arasındaki benzerlik göz önüne alındığında; markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, markalar arasındaki tek farkın bir harften ibaret olması sonucunda oluşan benzerlik markaları işitsel, görsel ve kavramsal olarak da yakınlaştırdığını, davalıya ait markada kullanılan “...” esas unsurunun tek başına bir anlama sahip olmayan fantezi bir sözcük olduğunu ve ayırt edici gücünün buna bağlı olarak arttığı dikkate alındığında davacının birçok seçenek içerisinden davalı marka ile aynı/benzer esas unsuru kullanarak davalı markaya yakınlaşma çabası içerisinde olduğunu, markaların esas unsurları arasındaki bu benzerliğin ilgili tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğuracak ve iltibas tehlikesi oluşturacağını, bu benzerliğin yanı sıra markalar arasında sınıf benzerliğinin bulunmasının da benzerliğe yol açmakta ve karıştırılma ihtimalini arttırdığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tescil ettirmek istediği marka ve logosunun müvekkiline ait marka ve logolarla neredeyse aynı olduğunu, davaya konu markaların tescil edildikleri emtia sınıflarının aynı olduğunu, davacıya ait markanın kapsadığı sınıftaki mal ve hizmetler ile müvekkilinin itirazına mesnet 2018/12665, 2020/20727, 2019/53619 sayılı başvurulara konu markaların TPMK tarafından esas alınan sınıflandırma listesinde 35. Sınıfta yer aldığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, YİDK Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davacı şirket tarafından, 17.08.2020 tarihinde 2020/93678 başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 35. sınıfta marka başvurusunda bulunulduğu; söz konusu marka başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kabul edilerek 14.12.2020 tarih ve 362 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilan edildiği, yayına davalı tarafından itiraz edildiği, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği davalı tarafından söz konusu ret kararına Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK nezdinde yapılan itiraz, Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından incelenmiş ve Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu’nun ... sayılı kararı ile nihai olarak kabul edildiği ve başvurunun reddine karar verildiği, verilen kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER Karıştırılma İhtimalinin Bulunup Bulunmadığı Yönünden Değerlendirme 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amirdir. 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir. Markalar arasındaki benzerlik incelenirken, * Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları * Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, * Çağrıştırma, * Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, * Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, * Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. Nitekim Yargıtay 11. HD’nin 2004/14154 E. ve 2006/1555 K. sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır. Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı; Dava konusu 2020/93678 sayılı ve “...+ŞEKİL” ibareli markanın hizmetleri ile davalıya ait redde mesnet markaların kapsamında yer alan bütün hizmetlerin davalı şirkete ait redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı ; Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davalı yanın redde gerekçe gösterdiği markalar arasında SMK md. 6/1 uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır. Dava konusu “...+ŞEKİL” ibareli marka, siyah renkte, büyük, kalın harflerle “...” ibaresi ile bu ibarenin üstünde sarı renkte, yukarıya doğru ok ucunun yer aldığı karma markadır. Redde gerekçe markalar, altıgen bir şeklin içinde, siyah renkte, kalın harflerle, “...” ibaresi ile ayırt edici niteliğe haiz olmayan “market” veya “agro products” ibarelerinin yer aldığı karma markalardır. Dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi, davalının redde gerekçe markalarının esas unsurlarının ise “...” ibaresi olduğu, Bu açıklamalar kapsamında; karşılaştırmaya konu olan markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak incelendiğinde; dava konusu marka ile davalı markaları karşılaştırıldığında dava konusu markanın dört harf, davalı markalarının ise beş harf, her ikisinin de iki heceden oluştuğu, her ikisinin de “A” harfi ile başlayıp “NAS” ibaresiyle bittiği, markalar arasındaki tek farklılığın davalı markalarının ikinci harfi olan “R” harfinden kaynaklandığı, bu farklılığın markalar arasındaki işitsel ve görsel olarak iltibası önleyici mahiyette olmadığı, dava konusu markanın “A-NAS”, davalı markasının ise “AR-NAS” şeklinde telaffuz edildiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, davalının söz konusu markaları ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu markayı gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının “...” esas unsurlu markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davalı markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak benzerlik bulunduğu, sonuç olarak, hem dava konusu markanın kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel ve görsel olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu tespitlerine ulaşılmıştır. Netice itibariyle, dava konusu markanın kapsamındaki hizmetlerin tamamının davalının markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davalı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu dolayısıyla TÜRKPATENT ... sayılı YİDK Kararı’nın yerinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 179,90.-TL harçtan, peşin alınan 80,70.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 99,20.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.26.01.2023 ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2004/14154, K. 2006/1555, T. 26.01.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2004-14154-e-2006-1555-k-50012e122a3a