İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2003/7114 E. 2004/1613 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2003/7114
- Karar No
- 2004/1613
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: Esas - T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA :Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 15/02/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili: 23/06/2022 tarihinde davalı şirketçe İMM Sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza nedeniyle davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, yaşanan kaza sonrası, davacının ... plakalı 2009 model Honda CR/V markalı aracında değer kaybı meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere, ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, kusurlu aracının İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olduğunu, dolayısıyla, davalı şirketin davacının aracında meydana gelen değer kaybından sorumlu olduğunu, kaza sonrası aracın fotoğraflarından ve ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere, aracın sis farı, sensörü, ön panjur, amblem, çamurluk, klima, radyatör, panel ve daha bir çok parça değişmiş olduğunu, dolayısıyla araçta birden fazla değişen olduğu gibi, birden fazla parça boyanmış ve birçok noktada işlem yapılmış olduğunu, dolayısıyla aracın değerini fazlasıyla kaybettiğini, kaza sonucunda aracın toplam da 90.000 TL civarı hasarı olmuş, bu miktarın tramer kaydına işlendiği de gözetilerek, bu şekilde aynı marka ve model kazası ve tramer kaydı olmayan aynı marka ve model araçlara göre değerini yüksek miktarda kaybettiğinin kuşkusuz olduğunu, kaza sonrası Ptt kep aracılığı ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye araçta meydana gelen değer kaybı ile ilgili 21/12/2022 tarihinde başvuru yapılmış ancak istedikleri miktarda değer kaybı taleplerinin karşılanmamış olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 1.000,00 TL, Araçta meydana gelen değer kaybı tazminat bedelinin davalıdan, kaza tarihi olan 23.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın HMK 121.Maddesine göre dava ile ilgili delillerini davacı şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla mezkur davadan önce davacı tarafın dava konusu araç hasarı için araç hasarı tazminatı açısından hasar başvurusunda bulunmuş ve davalı şirket tarafından araç hasarı tazminatı ödemesi yapılmış olduğunu, tazminata ve davaya konu aracın '' araç hasarı tazminatı '' için davacı tarafa ve tüm yetkili servis ve onarım için toplamda 15.605,56 tl ödenmiş olduğunu, mahkemenin işbu davaya ilişkin hüküm kurarken bu hususun nazara almasını önemle talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla mezkur davadan önce davacı tarafın değer kaybı tazminatı açısından hasar başvurusunda bulunmuş davalı şirket tarafından değer kaybı tazminatı ödemesi yapılmış olduğunu, tazminata ve davaya konu aracın '' değer kaybı tazminatı '' için davacı tarafa 5.080,00 TL ödenmiş olduğunu, araç hasarı tazminatı ve değer kaybı tazminatı için toplamda '' 15.605,56 TL + 5.080,00 TL = 20.685,56 TL '' ödenmiş olduğunu, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen her iki ödeme sonrası yeterli ödemeler yapılmış olup, zararın tamamının karşılanmış olduğunu, aksi halde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla poliçe limitini belirlenebilmesi için ödenen tazminatların mahsup edilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın değer kaybı talebinin kasko sigortası genel şartları uyarınca teminat dışı olduğunu, davacının zararı tamamen karşılanmış olduğunu, aleyhe açılan davanın reddi gerekmekte olduğunu, dava konusu kazanın Trafik Sigortası Yeni Genel Şartları kapsamında olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı hesaplamasında yeni genel şartlar uyarınca hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, bu genel şartlar çerçevesinde çıkan değer kaybı aracın rayiç bedelinin %2sinden düşük olduğu ispatlanacak olup, davanın reddi gerekmekte olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi ile davalı şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini, davacı tarafın kazanç kaybı ve araç mahrumiyeti talepleri trafik poliçesinde teminatı dışı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 23/02/2004 tarihli 2003/7114 E. - 2004/1613 K. sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, açıklamalar gereğince araç mahrumiyetine yönelik taleplerinin davalı şirket açısından reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, rapor alınması gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 23/06/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Türkiye Noterler Birliğine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine,...... Şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görüldü. Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 06/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gece saatlerinde tali yoldan ana yola çıkarken dikkatli olmamış ve kendisine hitaben DUR trafik levhasına uymamış, ana yola çıkmadan önce solundan gelen araç trafiğini kontrol etmemiş, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' un meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu, Raporun 3. Maddesinde belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 23.06.2022 olay tarihi itibarıyla 20.000TL Değer Kaybı tespit edildiği," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan 25/04/2024 havale tarihli raporda özetle; " Kusur yönünden Sürücü ...'un %100 oranında kusurlu olduğuna, sürücü ...'ın kusursuz olduğuna, zarar yönünden, dava konusu ... plakalı otomobilde 5000 TL tutarında değer kaybı olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin sunmuş olduğu 05/06/2024 havale tarihli dilekçesinde davanın talep arttırımına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/19625 E, 2022/982 K sayılı ilamında “…Motorlu Kara Taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartlarının “Sigorta teminatının kapsamı” başlıklı 1. maddesine göre, sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin eder. İhtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamının başlangıç noktası, zorunlu trafik sigorta limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise ihtiyari mali mesuliyet sigortası limitidir. Başka bir ifadeyle gerçek zarar miktarı zorunlu trafik sigorta limitini geçtiği anda ihtiyari mali mesuliyet sigortası güvencesi başlamakta ve kendi poliçesindeki limit miktarı da sorumluluğun sona erdiği nokta olmaktadır. Bu nedenle zarar, trafik sigortası kapsamında kalmakta ise ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğundan bahsedilemez.” denildiği görülmüş ve bu ilam kapsamında davalı sigorta şirketinin davacının ZMMS poliçesi ile karşılanmayan artan değer kaybı zararından sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Davacı tarafça, davalı sigorta başvurulması üzerine 09/01/2023 tarihinde değer kaybı talebi yönünden 5.080,00 TL ödeme yapılmış ise de yapılan bu ödemenin davacının bütün zararını karşılamamış olması nedeni ile davalının bu eksik ödeme tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılarak söz konusu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faize hükmedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 23/06/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumu ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti için mahallinde makine mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılmış ve bilirkişiden 06/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporu alınmış olup raporda özetle; kazada 38 ADG 416 plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve davacıya ait araçta 20.000 TL değer kaybı zararı meydana geldiğinin belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumundan 25/04/2024 tarihli rapor alınmış olup alınan raporda, kusur yönünden aynı görüş bildirilmesine rağmen değer kaybı miktarının araç kasko bedelleri dikkate alınarak hesaplanması sonucu 5.000 TL olarak belirlenmesi ile söz konusu miktarın 2. El araç piyasa rayiç fiyatları ile uyumlu olmaması nedeni ile ATK raporuna itibar edilemeyeceği değerlendirilerek, piyasa fiyatları ile uyumlu makine mühendisi raporunun kararda esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Davacının değer kaybı nedeni ile oluşan zararından davalı sigorta şirketinin, kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenleyen Türkiye Sigorta şirketinin yapılan ödeme ile poliçe limitinin tükenmiş olması nedeni ile davacının artan zarar bedelinden sorumlu olacağına ilişkin yasal düzenleme nedeni ile sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 05/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, davanın kabulü ile, 14.920,00 TL değer kaybı tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 09/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KABULÜ İLE, 14.920,00 TL değer kaybı tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 09/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.019,19 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 179,90 TL peşin harç ile 237,72 TL tamamlama harcından mahsubuyla eksik kalan 601,57 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 237,72 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 597,52 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 90,00 TL tebligat gideri, 145,00 TL müzekkere ve posta gideri, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 900,00 TL ATGV araç ücreti, 3.275,00 TL ATK ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı olmak üzere toplam 9.540,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine, 6-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 14.920,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.03/07/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır