İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2003/162 E. 2003/640 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2003/162
Karar No
2003/640
Karar Tarihi

İstemin Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 13.11.2002 günlü, E: 2001/4205, K: 2002/5250 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması, davalı idare tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Mürteza Güler'in Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Radiye Tiryaki'nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyanın tekemmül etmiş olması nedeniyle yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü: Milli Eğitim Bakanlığı adına resmi-burslu statüde Amerika Birleşik Devletlerinde doktora öğrenimi gören davacı; doktora süresinin bir yıl daha uzatılması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 13.11.2001 günlü, 30323 sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin 21.02.2001 günlü, 24325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 16. maddesinin iptali istemiyle dava açmıştır. Danıştay Sekizinci Dairesinin 13.11.2002 günlü, E: 2001/4205, K: 2002/5250 sayılı kararıyla; 03.11.1993 günlü, 22100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile değişik 16. maddede, resmi burslu öğrencilerin doktora düzeyindeki öğrenimlerine üç yıllık normal süreler içerisinde tamamlamalarının esas olduğu, ancak Bakanlıkça öğrenimini normal süresinde tamamlayamayan doktora düzeyindeki öğrenciye bir yıl resmi burslu, uygun görülecek süre kadar da resmi burssuz statüde süre uzatımı verilebileceği, resmi burssuz statüde verilebilecek olan süre uzatımının, resmi-burslu statüdeki süre uzatımının iki katını geçemeyeceği hükmü yer almışken, 21.02.2001 günlü, 24325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile resmi burslu öğrencilere tanınan 3 yıllık normal süre korunarak, geçerli mazerete dayalı olarak verilebilecek süre uzatımı 1 yıl resmi-burslu, 1 yıl da resmi burssuz olmak üzere toplam 2 yıl olarak yeniden düzenlendiği, dosyanın incelenmesinden, Amerika Birleşik Devletleri ... Üniversitesinde başlamaya hak kazandığı doktora eğitimi için davacıya 03.11.1994 günlü, 22100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinde yer alan hüküm, doğrultusunda, Ocak 1997-Haziran 1998 tarihleri arasında 3 yarıyıl süreyle doktora bursu verildiği, Eylül 1998 döneminde ise ... Üniversitesinden tam burslu olarak öğrenim imkanı kazanan davacıya, Aralık 1999 tarihine kadar süre verilerek normal öğrenim süresinin tamamlatıldığı, ancak doktora derecesini bu süre içerisinde alamadığından, altışar aylık dilimler halinde 01.01.2000-31.12.2001 tarihleri arasında 2 yıl resmi-burssuz olarak süresi uzatıldıktan sonra, davacının yeniden bir yıllık süre uzatımı talebinde bulunması üzerine dava konusu işlemle, davacıya 21.02.2001 günlü, 24325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 16. maddesine göre daha fazla süre uzatımı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, isteminin reddedilmesi üzerine bu davanın açıldığı, 1416 sayılı Kanunun uygulayıcısı durumunda bulunan davalı idarenin yurt dışı eğitim sürelerini tesbit etmesi ve burslu öğrencilerin bu zaman sınırları içerisinde eğitim yaparak zaman kaybına uğramadan öğrenimlerini tamamlayıp yurda dönmelerini temin için gerekli tedbirleri alması doğal olduğundan günün koşullarına göre ve o ana kadar elde edilen deneyimler sonucu, anılan Yönetmeliğin 16. maddesinde yapılan değişiklikte hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak, doktoraya başladığı tarihte 03.11.1994 günlü, 22100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik hükmüne tabi olan ve bu Yönetmelik uyarınca 1 yıl daha resmi-burssuz statüde süre uzatımı hakkı bulunan davacının, doktora eğitimini bitirme aşamasına geldiği dönemde, süre uzatımı talebinin reddini gerektirecek başkaca bir neden de ortaya konulmadan, yeni yönetmelik hükmü dayanak gösterilerek isteminin reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, düzenleyici işleme yönelik davanın ise reddine hükmedilmiştir. Davalı idare; süre uzatımı kararının verilebilmesi hususunda takdir yetkisi bulunduğunu, davacının süre uzatım başvurusunda bulunurken geçerli bir mazeret göstermediğini, adıgeçenin doktora öğrenimini tamamlayıp bu dereceyi alabileceği tarihin üniversitesi tarafından Haziran 2004 olarak beyan edildiğini, bu durumun da adıgeçenin gayretli olmadığını gösterdiğini öne sürmekte ve Daire kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın iptale ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 13.11.2002 günlü, E: 2001/4205, K: 2002/5250 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının onanmasına, 25.09.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Milli Eğitim Bakanlığı adına resmi-burslu statüde Amerika Birleşik Devletlerinde doktora öğrenimi gören, ancak 3 yıllık normal süre içerisinde doktora öğrenimini tamamlayamayan davacının, Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin, 03.11.1994 günlü, 22100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 16. maddesi uyarınca, 01.01.2000-31.12.2001 tarihleri arasında 2 yıl resmi-burssuz olarak süresinin uzatıldığı, bu arada anılan Yönetmeliğin 16. maddesinin, 21.02.2001 günlü, 24325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilerek, üç yıllık normal öğrenim süresi dışında doktora düzeyindeki öğrenciye bir yıl resmi-burslu, bir yıl da resmi-burssuz statüde süre uzatımı verilebileceğinin öngörüldüğü, davacının Yönetmeliğin bu hükmü yürürlükte iken doktora öğrenim süresinin 31.12.2001 tarihinden itibaren 1 yıl daha resmi burslu statüde uzatılması için 22.10.2001 tarihinde başvuruda bulunduğu, Bakanlığın verdiği cevapta okulundan ücret aldığı için süre uzatımının resmi-burssuz statüde verildiği ve Yönetmeliğin değişik 16. maddesi hükmü gereğince daha fazla uzatım verilmesine imkan bulunmadığı belirtilerek başvurusunun 13.11.2001 günlü işlemle reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda tam burslu olarak doktora öğrenimi yaptığı üniversitede, ayrıca asistanlık görevi yapması ve bunun karşılığında ücret alması nedeniyle "resmi-burslu" statüde doktora öğrenim süresinin uzatılması mümkün olmayan, buna karşılık kendisine iki yıl "resmi-burssuz" statüde süre uzatımı verilen davacının süre uzatımı için yeniden başvuruda bulunduğu 22.10.2001 tarihinde yürürlükte bulunan Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin, 21.02.2001 günlü, 24325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesi ile değişik 16. maddesi hükmüne tabi olduğu kuşkusuz olup, Yönetmeliğin değişik 16. maddesi hükmüne göre davacının resmi-burssuz statüde uzatılabileceği bir süresinin bulunmadığı açıktır. Bu nedenle Dairece, Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin, 03.11.1994 günlü, 22100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 16. maddesi hükmü esas alınarak, dava konusu bireysel işlemin iptali yolunda karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Kaldı ki süre uzatımı konusunda davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğu, Yönetmelikte öngörülen süre uzatım hakkını sonuna kadar kullanan davacı için bu sürenin bir kez daha uzatılması konusunda yargı kararı ile zorlanamayacağı da açıktır. Belirtilen nedenlerle hukuk ve usule uygun bulunmayan Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle aksine verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2003/162, K. 2003/640, T. 03.11.1994, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2003-162-e-2003-640-k-ae82b8c98ca8