İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2001/930 E. 2002/982 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2001/930
Karar No
2002/982
Karar Tarihi

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :... Karşı Taraf (Davalı) : Türkiye Noterler Birliği Vekilleri : Av... İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 20.6.2001 günlü, E:2000/3295, K:2001/3302 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Aylin Bayram'ın Düşüncesi : Noterliklerin teftişinin Noterlik Kanununun 198/14. maddesi uyarınca Noterlik Kanunu Yönetmeliği kapsamında düzenlenerek yine Yasanın Geçici 6. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığının onayı ile yürürlüğe konulması gerekirken, bu hususlara uyulmadan çıkarılan dava konusu Yönetmeliğin iptali gerektiği nedeniyle, aksi yönde verilen Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı H. Hüseyin Tok'un Düşüncesi : ... 2. Noter olan davacı, 10.5.1999 gün ve 23691 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye Noterler Birliği Denetleme Kurulu Yönetmeliğinin 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 14, 16 ve 6 ncı maddelerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptali ile bu maddelerin iptali sonucu geçerliliğini yitirecek olan tüm yönetmeliğin hukuka ve yasal düzenlemelere aykırı olduğu iddiasıyla iptalini istemesi üzerine Danıştay Sekizinci Dairesince davanın reddine dair verilen 20.6.2001 günlü ve E:2000/3295, K:2001/3302 sayılı kararının temyizen bozulmasını istemektedir. Danıştay Sekizinci Dairesinin sözü edilen kararının temyiz konusu karardaki düşünce doğrultusunda bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, ... 2. Noteri olan davacı tarafından, 10.5.1999 günlü, 23691 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye Noterler Birliği Denetleme Kurulu Yönetmeliğinin 6,14,16,17, 18,19, 20, 21, 22, 23 ve 24. maddelerinin iptali ve bu maddelerin iptali sonucu geçerliliğini yitirecek olan tüm Yönetmeliğin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Sekizinci Dairesince, 20.6.2001 günlü, E:2000/3295, K:2001/3302 sayılı kararla; 5.2.1972 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Noterlik Yasasının Gözetim ve Denetim Yetkisi başlıklı 121. maddesinde, Noterliklerin, Adalet Bakanlığının ve Türkiye Noterler Birliğinin gözetim ve denetimi altında olduğu, Noterliklerin Teftişi başlıklı 122. maddesinde ise, noterliklerin, Cumhuriyet savcılarının devamlı denetimi altında olup yılda en az bir defa teftiş olunacakları, münferit sulh mahkemesi yanındaki noterliklerin, bu mahkemenin bağlı bulunduğu asliye mahkemesinin Cumhuriyet savcılığının teftişine tabi olduklarının düzenlendiği, öte yandan, aynı maddede 16.11.1989 gün ve 3588 sayılı Yasanın 12. maddesi ile yapılan değişiklik ile, noterliklerin adalet müfettişleri tarafından da teftiş edilecekleri, teftişin, Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinde gösterilen usul ve esaslara göre yapılacağı, Adalet Müfettişleri ve Cumhuriyet Savcılarının lüzum gördükleri takdirde noterlik dairelerindeki evrak, defter ve cilt bentlerini daire içinde muhafaza altına alabilecekleri, Türkiye Noterler Birliğinin, gözetim ve denetim görevini, yetkili kılacağı birlik ve Noter Odalarının yönetim kurulu başkan veya üyeleri veya kuracağı denetleme kurulu marifetiyle yerine getireceğinin öngörüldüğü, anılan Yasa uyarınca 13.7.1976 gün ve 15645 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin, Gözetim ve Denetim başlıklı 83. maddesinde, noterlikler ile noter odalarının Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu ile, görevlendireceği bölgesel organları tarafından da denetlenmesinin öngörülmüş bulunduğu, Noterler Birliği tarafından 1512 sayılı Yasanın 121, 122, ve 172. maddelerine dayanılarak dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe konulması üzerine, ... 2. Noteri olan davacının, dava konusu Yönetmeliğin; denetimin kapsamı, şekli, hesapların incelenmesi, işlemlerin incelenmesi, defter ve kartonların incelenmesi, noter odalarının ve Birlik Merkez Birimlerinin denetimi ile ilgili düzenlemeler içeren 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 24. maddeleri ile kurul başkanı ve deneticilerin özlük işlerini düzenleyen 16. maddesinin ve Denetleme Kurulu Merkezini belirleyen 6. maddesinin iptalleri ile bu maddelerin iptalleri sonucu geçerliliğini yitirecek olan tüm Yönetmeliğin iptali istemiyle dava açtığının anlaşıldığı, herne kadar davacı tarafından aksi iddia edilmekte ise de, 1512 sayılı Yasanın yukarıda anılan 16.11.1989 günlü, 3588 sayılı Yasa ile değişik 122. maddesinin son fıkrasında, Türkiye Noterler Birliğinin gözetim ve denetim görevini, kuracağı denetleme kurulu marifetiyle yerine getirebileceğine ilişkin hükümlerin, aynı Yasanın 198. maddesi kapsamında oluğundan ve Yasanın Geçici 6. maddesinin öngördüğü şekilde Adalet Bakanlığının onayına tabi olduğundan söz etme olanağı bulunmadığı, bu durumda, Noterlik Yasasının 121, 122 ve 172. maddeleri uyarınca, Türkiye Noterler Birliğinin gözetim ve denetim görevini yerine getirmek amacıyla yayımlanan dava konusu Yönetmelikte yasal düzenlemelere aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı, 20.6.2001 günlü, E:2000/3295, K:2001/3302 sayılı bu kararı temyiz etmekte ve noterlerin denetlenmesini düzenleyen dava konusu Yönetmeliğin Noterlik Kanunu Yönetmeliğinde yer alması ve Adalet Bakanlığınca onaylanması gerektiği, ayrıca davanın Yönetmeliğin sadece Yasanın 198. maddesine aykırılığı nedeniyle açılmadığı, dava dilekçesindeki diğer iddiaların incelenmediği iddialarıyla bozulmasını istemektedir. Anayasanın 124. maddesinde yer alan, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler" hükmü gözönünde bulundurulduğunda ve Noterlik kanunu'nun 121, 122 ve 172. maddeleri uyarınca Türkiye Noterler Birliğine verilen gözetim ve denetim yetki ve görevinin gereği olarak dava konusu Yönetmeliğin Türkiye Noterler Birliğince hazırlanarak yayımlanmasında Yasal düzenlemelere aykırılık bulunmadığından, temyiz edilen kararda bu yönüyle usul ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Diğer taraftan, dava dilekçesinde sadece Yönetmeliğin Yasa hükümlerine aykırı olarak çıkarılmış olduğu iddiası yer almayıp bazı maddelere yönelik olarak da Yasaya aykırı oldukları iddiasıyla iptal isteminde bulunulmuş ve Dairece de istem özetlenirken dava konusu Yönetmeliğin 6, 14, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 24. maddelerinin iptalinin istenildiği belirtilmiş olmasına karşın, kararda anılan maddelere yönelik olarak herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşıldığından, dava dilekçesindeki iddialar çerçevesinde işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca Daire kararında iptali istenildiği belirtilen Yönetmelik maddeleri sayılırken dava dilekçesinde yer alan 17. maddenin yazılmadığı görüldüğünden, bu maddenin de incelenerek karar verilmesi gerektiği açıktır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 20.6.2001 günlü, E:2000/3295, K:2001/3302 sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın Danıştay Sekizinci Dairesine gönderilmesine 27.12.2002 günü gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 1512 sayılı Noterlik Kanununun 121. maddesinde, Noterliklerin, Adalet Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliğinin gözetim ve denetimi altında olduğu, 122. maddesinde, Türkiye Noterler Birliğinin gözetim ve denetim görevini, yetkili kılacağı Birlik ve Noter Odalarının yönetim kurulu başkan veya üyeleri veya kuracağı denetleme kurulu marifetiyle yerine getireceği hükme bağlanmış, 198. maddesinde, Noterlik kanununun uygulanması hususlarını gösteren yönetmelik ile düzenlenmesi gereken hususlar arasında "Noterlerin teftişlerinin ne suretle yapılacağı, raporda ve hal kağıdında nelerin bulunacağı, Cumhuriyet savcıları tarafından düzenlenen raporların Adalet Bakanlığına gönderilmesi gereken süre" konusuna yer verilmiş, Geçici 6. maddesinde ise, 198. madde uyarınca Türkiye Noterler Birliğince hazırlanan yönetmeliğin Adalet Bakanlığınca onaylanarak yürürlüğe girmesi öngörülmüş, öte yandan, Yasanın 198. maddesi uyarınca Türkiye Noterler Birliğince hazırlanıp, Adalet Bakanlığınca onaylanarak 13.7.1976 gün ve 15645 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Noterlik Kanunu Yönetmeliği ile Yasanın 198. maddesinde öngörülen bütün konular ile Yasanın uygulanabilmesi için gerekli diğer konular düzenlenmiş , Yönetmeliğin Gözetim ve Denetim başlıklı 13. kısmında yer alan 83. maddede, noterliklerin ve Türkiye Noterler Birliği ve organlarının, Adalet Müfettişleri ile Cumhuriyet Savcılarının sürekli gözetim ve denetimi altında olduğu, ayrıca, noterlikler ile noter odalarının Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu ile görevlendireceği bölgesel organları tarafından da denetlenmesi öngörülmüştür. Noterlik Kanununda yer alan Noterliklerin gözetim ve denetimi konusu, Yasa ile çıkarılması öngörülen ve yine Yasada belirtilen usule uyularak 13.7.1976 günlü, 15645 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kanunun uygulama Yönetmeliği kapsamında düzenlendikten sonra, 16.11.1989 günlü, 3588 sayılı Yasa ile Noterlik kanununun 122. maddesine eklenen son fıkra ile getirilen 'Türkiye Noterler Birliği, gözetim ve denetim görevini, yetkili kılacağı birlik ve Noter odalarının yönetim kurulu başkan veya üyeleri veya kuracağı denetleme kurulu marifetiyle yerine getirir" hükmü, Adalet Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliğinin yanında kurulacak bir denetleme kurulu ile de gözetim ve denetim görevinin yürütülebilmesi olanağı tanımıştır. Eklenen bu hüküm ile öngörülen Denetleme kurulunun çalışma usul ve esaslarına ilişkin olarak da yine Yasanın genel esasları çerçevesinde yukarıda anılan hükümler uyarınca Noterlik Kanunu Yönetmeliği içerisinde bir düzenleme yapılarak Adalet Bakanlığının onayının alınması suretiyle uygulamaya geçilmesi gerekirken, bu konuda Adalet Bakanlığı onayı alınmaksızın ayrı bir düzenleme yapılmasında mevzuata uyarlık bulunmadığından, aksi yöndeki Daire kararının bu gerekçeyle bozulması oyuyla, karara katılmıyoruz.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2001/930, K. 2002/982, T. 16.11.1989, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2001-930-e-2002-982-k-9b109278ff7e