İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2001/1049 E. 2003/625 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2001/1049
- Karar No
- 2003/625
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Trabzon İdare Mahkemesince verilen 27.9.2001 günlü, E:2001/927, K:2001/944 sayılı ısrar kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmakta ve kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi Emin Sınmaz'ın Düşüncesi: Davacı temyiz isteminin kabulü ile Trabzon İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı İclal Kutucu'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1.inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacıya silah taşıma ruhsatı verilemeyeceğine ilişkin 11.11.1998 günlü ... Valiliği işlemi ile bu işlemin düzeltilmesi için yapılan 13.1.1999 günlü başvurunun yanıt verilmeyerek reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Trabzon İdare Mahkemesi 18.6.1999 günlü, E: 1999/89, K: 1999/749 sayılı kararıyla; 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmelik uyarınca hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesinin uygulanması nedeniyle kamu davası açılmamış olsa bile zorunlu olmadığı halde meskun mahalde silah atanlara taşıma yada bulundurma izni verilmeyeceğinin öngörülmesi karşısında, 25.6.1992 tarihinde meskun mahalde silah atmak suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiği anlaşılan davacı hakkında tesis edilen ... Valiliği işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu karar temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 24.4.2001 günlü, E:1999/3050, K:2001/1512 sayılı kararıyla; davacının 1992 yılında meskun mahalde ateş etmek suçundan dolayı istenilen para cezasını süresi içinde ön ödeme yoluyla ödediği ve hakkında kamu davası açılmadığının anlaşıldığı, bu itibarla, "zorunlu olmadığı halde meskun bir mahalde silah atma" eyleminin davacı yönünden gerçekleşmediği sonucuna varıldığı, dolayısıyla, idare mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Trabzon İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak 27.9.2001 günlü, E:2001/927, K:2001/944 sayılı kararıyla, 26.6.1997 günlü, 23031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ateşli Silahlar Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin değişik 16. maddesi "c" fıkrasında, "Haklarında Türk Ceza Kanununun 119. maddesinin uygulanması nedeniyle kamu davası açılmamış olsa bile, zorunlu olmadığı halde meskun bir mahalde veya civarında ya da umuma mahsus yol üzerinde veya bu yola doğru silah atanlar ile bu suçların birinden mahkum olanlara hiç bir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma yada bulundurma izni verilmeyeceği, verilmiş ruhsatların iptal edileceğinin kurala bağlandığı, Yönetmeliğe eklenen geçici 1. maddede " Bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce mevzuata uygun ruhsat almış olanların kazanılmış hakları saklıdır. Ancak bu yönetmelikle getirilen yeni hükümler nedeniyle durumu 16 ncı madde kapsamına girenlerin taşıma ruhsatları süresi sonunda bulundurma ruhsatına çevrilir" şeklinde düzenleme yapıldığı, dava dosyasının ve eklerinin incelenmesinden; davacının 15.9.1992 tarihinde akaryakıt bayii olması nedeniyle silah taşıma ruhsatı talebiyle davalı idareye başvurduğu, davalı idarenin yürürlükteki mevzuat doğrultusunda 12.10.1992 tarihinde silah taşıma ruhsatı verdiği, bu ruhsatın süresinin 12.10.1997 tarihinde sona ermesi (silah ruhsatı sürelerinin 5 yıllık olması sebebiyle) nedeniyle davacının 20.8.1997 tarihli dilekçesi ile ruhsat yenileme talebinde bulunduğu, 26.6.1997 günlü, 23031 sayılı yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden dolayı tahkikatın tamamlanmadığı, davacının bu tarihten sonra 1.6.1998 tarihinde tekrar davalı idareye başvurarak yine ruhsat yenileme talebinde bulunduğu, bunun üzerine gerekli tahkikatın başlatıldığı, davacının 1992 yılında meskun mahalde ateş etmek suçundan kaydının tespit edildiği, bu durumda yeni çıkan Yönetmeliğin 16. maddesi "c" bendi kapsamına girdiği gerekçesiyle davacının taşıma ruhsatının 14.8.1998 tarihinde bulundurma ruhsatına çevrildiği bunun üzerine davacının tekrar davalı idareye başvurarak talebini yenilemesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı, olayda, davalı idarenin davacıya 15.9.1992 tarihinde silah taşıma ruhsatını verirken, o dönemde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri doğrultusunda davacının 1992 yılındaki eyleminin silah taşıma ruhsatına engel olmadığı, ancak ruhsat süresinin sora erip yenileme aşamasında söz konusu yönetmelik hükümlerinin yukarıda açıklandığı şekilde değişmesi nedeniyle artık silah taşıma ruhsatının verilemeyeceği, ruhsatın bulundurmaya çevrileceği, ayrıca davacının 25.6.1992 tarihinde 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve meskun mahalde silah atmak suçundan dolayı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında 26.6.1992 tarihli takipsizlik kararı bulunduğunun görüldüğü, bakılan davada davacının meskun mahalde silah atmak suçunu işlediği ihtilafsız olup, Türk Ceza Kanununun 119. maddesine göre istenen parayı süresi içinde ödemesi nedeniyle hakkında kamu davası açılmamasının fiilini ortadan kaldırmayacağı sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, davacının 15.9.1992 tarihinde almış olduğu ancak süresi sona erdiğinde yenileme talebinde bulunduğu silah taşıma ruhsatına yönelik davalı idare tarafından yürürlüğe yeni giren yönetmelik hükümleri doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı, suçun oluşmadığını, yürürlükte bulunmayan mevzuata göre suç sayılmayan eylem ve işlemlerin seneler sonra yürürlüğe giren bir yönetmelik ile suç sayılmasının genel hukuk prensiplerine aykırı olduğunu belirterek Trabzon İdare Mahkemesi ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyizen incelenerek bozulması istenen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından davacının temyiz isteminin reddi ile Trabzon İdare Mahkemesinin 27.9.2001 günlü, E:2001/927, K:2001/944 sayılı ısrar kararın onanmasına, dosyanın Trabzon İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25.9.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Danıştay Onuncu Dairesinin 24.4.2001 günlü, E: 1999/3050, K:2001/1512 sayılı İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda, davacının temyiz isteminin kabulü ile Trabzon İdare Mahkemesinin 27.9.2001 günlü, E:2001/927, K:2001/944 sayılı ısrar kararının bozulması oyuyla, karara karşıyız.