İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2001/1 E. 2003/1 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2001/1
Karar No
2003/1
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/921 Esas - 2022/848 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/921 KARAR NO : 2022/848 HAKİM : .. KATİP : .. DAVACI : .. VEKİLİ : Av... DAVALI : .. VEKİLİ : Av... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2021 KARAR TARİHİ : 05/10/2022 YAZIM TARİHİ : .. Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 'de faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin yapı malzemeleri üretip sattığını, müvekkili şirket ile aralarındaki ticari işleme istinaden davalı şirkete satıp teslim ettiği ürünlerin bedelleri olan ve davaya konu faturalardan dolayı toplam 466.035,63 TL alacağı olduğunu, düzenlenen faturalar karşılığında müvekkiline çekler verildiğini, yine bir takım faturalara istinaden davalı şirketin 22/06/2021 tarihli 25.375,90 TL bedelli iade faturası kestiğini, müvekkili ile borçlu şirket arasındaki ticari işleme konu olan mallar için sevk irsaliye faturalarıyla sabit olunduğu üzere borçlu şirkete nakliye aracılığıyla davalı şirkete ödemeli teslim edildiğini, ancak borçlu şirket tarafından malların bedeline ilişkin ödeme yapılmadığını, müvekkilinin borçlu şirketten tam olarak 277.159,73 TL alacağının bulunduğunu, davalı borçlu aleyhine Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek Adana Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın şimdilik 1.000 TL 'lik kısmının iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, teminat karşılığında alacak miktarınca davalının mal varlığının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 21/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; taleplerini 276.159,73 TL arttırarak dava değerini 277.159,73 TL olarak belirlemişlerdir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hem yetkisiz icra dairesine hem yetkili icra dairesine yaptığı itirazında asıl alacağa değil takip talebi ve ödeme emri ile takip dayanağı belgelerdeki usulsüzlüklere itiraz etmiş olduğunu, takibin dayanağı cari hesap ve dört adet fatura olarak gösterilmesine rağmen ödeme emrinde borcun sebebi kısmına talep edilen asıl alacak ve birikmiş faiz toplamı olan alacak miktarı yazılmış olduğunu, davacının müvekkilini temerrüde düşürmeden fatura tarihlerine göre geçmiş gün faizi hesaplayıp asıl alacakla birlikte 4.783,85 TL geçmiş gün faizi talep edildiğini, müvekkilinin takipten önce keşide edilmiş herhangi bir ihtarname ile temerrüde düşürülmediğini, temerrüt oluşmadan faiz talep edilmesinin yasal olmadığını, bu nedenle davacının takip öncesi faiz hesaplayıp icra takibini ona göre açmasının yasal olmadığını, davacı tarafın ancak takip sonrası faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, ticari satıştan kaynaklanan alacak davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Adana Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 04/10/2021 tarihinde, 277.159,73 TL cari hesap, 4.783,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 281.943,58 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Taraflara ait mal ve hizmet alımlarına ilişkin BA ve BS formları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından davalı defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 18/07/2022 tarihli raporunda: davalı şirketin defterlerinin 213 sayılı VUK'nun... sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdik işlemlerinin yaptırıldığını, ayrıca TTK'nın 64.maddesine uygun olarak kapanış tasdik işleminin de yaptırılmış olduğunu, VUK'nun 215.ve müteakip maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, dava dosyası ve davalının yasal defterlerinin incelenmesinden davacı tarafça düzenlenen takip ve dava konusu faturaların toplamının 466.035,63 TL olduğunu ve davacı şirketin 320.01.007 nolu hesabına alacak kaydedilmiş olduğunu, davalı tarafça davacı tarafa yapılan çek ödemelerin toplamının 188.875,90 TL olduğunu, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibari ile 277.159,73 TL alacağının olacağını, keza davalı şirket vekilince takiple talep edilen asıl alacağa itiraz edilmemiş olduğunu belirtmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Kayseri Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda bilirkişi ...tarafından hazırlanan 06/09/2022 tarihli raporda; davacı şirketin ticari defterlerinin VUK hükümlerine ve ilgili maddelere uygun şekilde açılış tasdikinin yapıldığını, kayıtların VUK'nun 215.ve müteakip maddelerine göre kayıt yapıldığını, alıcılar ana hesabına alt hesap açılarak 120.01.095 hesap koduna kayıt yapıldığını, genel kabul görmüş muhasebe standartlarına ve ilgili muhasebe uygulama genel tebliği hükümlerine göre uygun olarak tutulduğunu, davacı firmanın davalı firmadan 31/12/2021 tarihi itibariyle 277.159,73 TL alacağı bulunduğunu belirtmiştir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK ) Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Dava, ticari satıştan kaynaklanan alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin alacak davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana Genel İcra Müdürlüğü'ne ait ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının 277.159,73 TL bedelli cari hesap olduğu, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine ve faize itiraz etmesiyle takibin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin olduğu, ticari ilişkinin taraflarca inkar edilmediği, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 18/07/2022 tarihli raporunda: davalı şirketin defterlerinin, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibari ile 277.159,73 TL alacağının olacağını, keza davalı şirket vekilince takiple talep edilen asıl alacağa itiraz edilmemiş olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için Kayseri Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucundan hazırlanan 06/09/2022 tarihli raporda; davacı şirketin ticari defterlerinin ilgili muhasebe uygulama genel tebliği hükümlerine göre uygun olarak tutulduğu, davacı firmanın davalı firmadan 31/12/2021 tarihi itibariyle 277.159,73 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, taraf defterlerinin birbirini doğruladığı, bilirkişi raporlarının usule, oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı, her ne kadar davalı tarafından asıl alacağa bir itirazlarının olmadığı, itirazlarının takip öncesi işletilen faize ilişkin olduğu bu husus gözetilerek asıl alacak ve icra inkar tazminat talebi yönünden hüküm kurulması talep edilmiş ise de davalı tarafından icra dairesine yapılan 24.09.2021 tarihli itiraz incelendiğinde sonuç kısmında takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulmasının talep edildiği ve itiraz neticesinde takibin tamamen durdurulduğu gözetilerek, davalı tarafından yapılan itirazın kısmi itiraz niteliğinde bulunmadığı, takibin tamamına yönelik itiraz olduğu değerlendirilerek açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; Davalının Adana Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 277.159,73 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranında yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, Hükmolunan alacağın % 20'si oranında olmak üzere 55.431,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 18.932,78 TL'den peşin ödenen 4.733,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.199,59‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 2.230,1‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının peşin olarak ödediği 4.733,19 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-A.A.Ü.T. Gereğince takdir edilen 41.802,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2022 Katip .. e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2001/1, K. 2003/1, T. 24.09.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2001-1-e-2003-1-k-13aa76178556