İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2000/785 E. 2002/714 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2000/785
- Karar No
- 2002/714
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 16.6.1999 günlü, E:1996/1991, K:1999/2139 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi T.Tuncay Varlı'nın Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Günay Erden'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Dava; ... Bayındırlık ve İskan Müdürü olan davacının, bu görevden alınmasına ilişkin 11.5.1996 günlü, 1996/45552 sayılı müşterek kararname ile Yapı İşleri Genel Müdürlüğü emrine mühendis olarak atanmasına ilişkin 15.5.1996 günlü Bakanlık işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Beşinci Dairesi 16.6.1999 günlü, E:1996/1991; K:1999/2139 sayılı kararıyla; 285 sayılı Olağanüstü Hal Bölge Valiliği İhdası Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Görev ve Yetkiler" başlıklı 4. maddesinin 425 sayılı KHK ile değişik (g) fıkrasında, Olağanüstü Hal Bölge Valisinin, görev alanı içindeki illerde genel güvenlik, asayiş ve kamu düzeni bakımından çalışmalarında sakınca görülen veya hizmetlerinden yararlanılamayan kamu personelinin yer değiştirmesini veya görev alanı dışında geçici veya sürekli görevlendirilmesini ilgili kurum veya kuruluşlardan isteyebileceği ve bu isteklerin derhal yerine getirileceğinin hükme bağlandığı; 285 sayılı KHK'nin 425 sayılı KHK ile yeniden düzenlenmiş olan "dava açılması" başlıklı 7. maddesinde ise, bu KHK ile Olağanüstü Hal Bölge Valisine tanınan takdir yetkisinin kullanılması ile ilgili idari işlemler hakkında iptal davası açılamayacağının öngörüldüğü; öte yandan, 285 sayılı KHK 'nin 425 sayılı KHK ile yeniden düzenlenen 7. maddesi hükmünün Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan iptal davasının, söz konusu 425 sayılı KHK'nin bir olağanüstü hal KHK'si olan 285 sayılı KHK'de değişiklik yaptığı ve bu haliyle Anayasanın 121/3. maddesi kapsamında olduğu, 148. madde uyarınca biçim ve öz yönünden Anayasaya aykırılık iddiasıyla iptal davası açılamayacağı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin 10.1.1991 günlü, E: 1990/25, K:1991/l sayılı kararıyla yetkisizlik yönünden reddedildiği ve bu konudaki kararın 5.3.1992 günlü,21162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı;285 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/g maddesi uyarınca, ilgili kamu personeli hakkında işlem tesis edilmesi için Olağanüstü Hal Bölge Valisince düzenlenen teklif yazısının, sözkonusu madde kapsamında değerlendirilebilmesinin, anılan teklif yazısında açıkça madde hükmüne atıfta bulunulmuş olması halinde mümkün olduğu gibi, teklif yazısı içeriğinin incelenmesinden de aynı sonuca ulaşılabileceği; dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemlerin Olağanüstü Hal Bölge Valiliğinin 3.8.1995 günlü teklif yazısı doğrultusunda tesis edildiğinin anlaşıldığı, Olağanüstü Hal Bölge Valisinin 285 sayılı KHK.'nin 4/g maddesinde belirtilen yetkisini kullanması sonucu tesis edilmeleri nedeniyle dava konusu görevden alma ve nakil işlemlerinin anılan KHK'nin 7. maddesi gereğince iptal davasına konu olamayacakları hususu gözönüne alındığında, bu işlemlerin iptali isteğiyle açılan davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davayı incelenmeksizin reddetmiştir. Davacı, hukuka aykırı olduğu savıyla anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Beşinci Dairesinin 16.6.1999 günlü, E:1996/1991 K:1999/2139 sayılı kararının ONANMASINA, 18.10.2002 günü oybirliği ile karar verildi.