İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2000/594 E. 2000/949 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2000/594
- Karar No
- 2000/949
İdare D.Gen.Kur. 2000/594 E., 2000/949 K. İdare D.Gen.Kur. 2000/594 E., 2000/949 K. ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ ALEYHİNDE İNTERNET ARACILIĞI İLE PROPAGANDA YAPMAK İRTİCAİ FAALİYETLERDE BULUNAN ÇEVRELERLE İLİŞKİ VE ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ ALEYHİNDE İNTERNET ARACILIĞI İLE PROPAGANDA YAPMAK ÖĞRETİM ELEMANI SIFATI İLE BAĞDAŞMAYAN ŞEREF VE HAYSİYETİ KIRICI SUÇ ŞEREF VE HAYSİYETİ KIRICI SUÇ ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM MESLEĞİNDEN ÇIKARMA CEZASI 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 6 ] 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 7 ] 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 98 ] 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 131 ] 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 48 ] 2914 S. YÜKSEK ÖĞRETİM PERSONEL KANUNU [ Madde 20 ] "İçtihat Metni" İstemin Özeti : Davacıya, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin 8.2.2000 günlü, E:1998/658, K:2000/1156 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Nalan Terzi'nin Düşüncesi: Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı H.Erol Çanga'nın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü. ... Üniversitesi ... Eğitim Fakültesinde araştırma görevlisi olan davacıya üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası verilmesine ilişkin Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 5.11.1997 günlü. 97/55 sayılı kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda: Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve 4455 sayılı Yasa gereğince karar verilmesine yer olmadığına ilişkin bulunan 8.2.2000 günlü, E:1998/658, K:2000/1156 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Danıştay Sekizinci Dairesince; 3.9.1999 günlü. 23805 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkındaki Yasanın 1. maddesinde. 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş, devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimaj ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle kurumla sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 68. maddesinin (e) ve (f) bentlerine ve 69. maddesinin 1 ila 4. fıkralarına göre verilmiş yer değiştirme veya meslekten çıkarma, mülga 2556 sayılı Hakimler Kanununun 92. maddesinin 1. 2, 4 ve 6. fıkralarına göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere: kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile affedilmiştir, denilmek suretiyle Yasanın kapsamının belirlendiği, 4455 sayılı Yasada af dışı bırakılan suçlar aynı zamanda Türk Ceza Yasasına göre de suç olduğundan, bu suçlardan dolayı yapılan soruşturma sonucu, disiplin kurulu kararı ile kurumlarıyla sürekli ilişikleri kesilen kamu görevlilerinin af yasasından yararlanabilmeleri için, anılan suçlardan ceza yargılaması sonucu hüküm giymemiş olmaları gerektiği, esasen, 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 48. maddesinin A/5 bendi, bu suçlardan hüküm giyenlerin memurluğa alınmalarını yasaklamış ve memurlukları sırasında memur olma koşullarını kaybeden kamu görevlilerinin de memuriyetlerinin sona ereceği, aynı Yasanın 98/b maddesinde belirtildiğinden, söz konusu suçlardan hükümlü bulunanların memur olarak görevlerine devam etmeleri veya memurluğa yeniden alınmalarının mümkün olmadığı, bu durumda, disiplin suçu nedeniyle kurumlarıyla sürekli olarak ilişiği kesilmiş olan kamu görevlilerinden, 4455 sayılı Yasada belirtilen suçlar nedeniyle haklarında adli yargıda dava açılmayan veya dava açılmakla birlikte mahkumiyet kararı olmayanların af yasası kapsamına alındığı, davacı hakkında, 4455 sayılı Yasada belirtilen suçlar nedeniyle adli yargı yerince verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığına göre durumunun Af Yasası kapsamında olduğu, davasına devam edilmesi isteminde bulunmadığı anlaşıldığından, anılan Yasanın 2. maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Danıştay Sekizinci Dairesinin, davacının fiilinin af yasası kapsamında kabul edilmesine ilişkin kararım, disiplin hukukunun ceza hukukundan farklı olarak adli ceza yargılamasının dışında, idari yargı denetimine tabi, ilmi ve idari bir disiplin dalı olduğu, birbirinden tamamen bağımsız veya ayrı olan ceza hukuku ile disiplin hukukunda kararların birbiri üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmadığı, davacının "devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar" kapsamına girebilecek nitelikteki eylemlerinin sırf adli yargı yerince verilmiş mahkumiyet kararı olmaması nedeniyle 4455 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesinin işin niteliği ve 657 sayılı Kanunun 131. maddesi ile ulaşılmak istenen amaca aykırı düştüğü, davacının araştırma görevlisi olarak lisansüstü eğitimini yurtdışında devam ettirirken amacım saptırarak, kendisine tanınan imkanları kötüye kullanarak Atatürk İlkeleri ve Devrimleri aleyhine internet vasıtasıyla propoganda yaptığı, devlet aleyhine faaliyetlerde bulunarak suç işlediği davacının bu fiilinin af yasası kapsamına girmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. 4455 sayılı yasa. 1. maddesinde affın kapsamını belirlerken, bazı suçları tek tek saymış, bazılarını ise "şeref ve haysiyet kırıcı suçlar" ibaresi altında belirlemiştir. Sayılan suçlar, aynı zamanda Türk Ceza Kanununda yer alan suçlar olduğundan bunlar hakkında herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmadıkça af yasası kapsamına gireceği açıktır. Ancak "şeref ve haysiyet kırıcı suç" Türk Ceza Kanununda yer almadığından, bir fiilin bu nitelikte olup olmadığını takdir, yargı yerine aittir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; davacının yurt dışında lisansüstü öğrenim gördüğü sırada irticai faaliyetlerde bulunan çevrelerle ilişkilerde bulunduğu ve Atatürk İlke ve Devrimleri aleyhinde internet aracılığı ile propoganda yaptığının anlaşılması nedeniyle yapılan soruşturma sonucu Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11. maddesi uyarınca üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası verildiği anlaşılmaktadır. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 20. maddesinde bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır hükmü yer almıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun devlet memurlarının ödev ve sorumluluklarını düzenleyen 2. bölümünün sadakat başlıklı 6. maddesinde, devlet memurlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarını sadakatla uygulamak zorunda olduğu, bu hususun yetkili amirlerin huzurunda yapacakları yeminle belirlendiği ve bu yeminde Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılap ve İlkeleri ne... bağlı kalacağına Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli demokratik, laik, bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilerek, bunları davranış halinde göstereceğine...yemin edeceği düzenlenmiş; Kanunun 7. maddesinde ise devlet memurlarının her durumda devletin menfaatlerini korumak mecburiyetinde olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamayacakları hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer alan 657 sayılı Kanunun ilgili hükümleri dikkate alındığında, davacıya isnat olunan fiilin öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla fiil af yasası kapsamı dışındadır. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davacının fiilinin 4455 sayılı Af Yasası kapsamında kabul edilmesine ilişkin bulunan kararda, hukuki isabet görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 8.2.2000 günlü, E:1998/658, K:2000/1156 ayılı kararın bozulmasına, dava dosyasının işin esası incelenerek bir karar verilmek üzere Danıştay Sekizinci Dairesine gönderilmesine 15.9.2000 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 4455 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1. maddesi ile 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş, devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle kurumla sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 68. maddesinin (e) ve (f) bendlerine ve 69. maddesinin 1 ila 4. fıkralarına göre verilmiş yer değiştirme ve meslekten çıkarma, mülga 2556 sayılı Hakimler Kanununun 92. maddesinin 1.2.4 ve 6. fıkralarına göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere: kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçlan ile beraber affedilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının üniversite öğrenim mesleğinden çıkarma cezası verilmesine neden olan eyleminin 4455 sayılı yasanın af kapsamı dışında bıraktığı "şeref ve haysiyet kırıcı suç" niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Anılan yasa 1. maddesinde, af kapsamına aldığı suçlarla bunun dışında bıraktığı suçları saymak suretiyle tesbit etmiş bulunduğundan, bu suçlar arasında yer verilmeyen davacı eyleminin, yorum yoluyla affın kapsamı dışında tutulan suçlar arasına sokulması yasa koyucunun öngörmediği bir sonuç olup kanunilik ilkesi ile de bağdaşmaz. Bu nedenle, davacıya "üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiilinin, af yasası kapsamında olduğu gerekçesine dayalı temyiz konusu Danıştay Sekizinci Dairesinin 8.2.2000 günlü, E:1998/658, K:2000/1056 sayılı kararına yönelik davalı idare temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına karşıyız.