İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1998/866 E. 1999/329 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1998/866
Karar No
1999/329
Karar Tarihi

İstemin Özeti: ... Teknik Üniversitesi öğrencisi iken, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının; bu cezanın iptal edildiğine dair herhangi bir karar getirilmedikçe 1997 yılında girdiği ÖSYS sınavının değerlendirmeye alınmayacağı ve 1997 ÖSYS Kılavuzunun 8.2. maddesi uyarınca Türkiye'de bir yükseköğretim programına kayıt yaptıramayacağına ilişkin davalı idarenin 30.4.1997 günlü, 50476 sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, dava konusu işlemin iptali yolunda Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 28.5.1998 günlü, E:1997/5388, K:1998/1916 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi T. Tuncay Varlının Düşüncesi : Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasını düzenleyen Anayasanın 13. maddesine göre, sınırlama maddede belirtilen veya Anayasanın ilgili maddelerindeki nedenlerin varlığı durumunda Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun ol apak yasa ile yapılabilir. Temel hak ve hürriyetlere getirilecek sınırlamalar, demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağı gibi öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz. Sözü edilen 13. maddenin gerekçesinde, getirilen yeni ölçütlerin, 1961 Anayasası'nın kabul ettiği "öze dokunmama" ölçütünden daha kolay anlaşılabilir ve uygulanabilir olduğu belirtilmekteyse de gerek yargısal, gerekse bilimsel içtihatlarda bu konu tartışmalı bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi 14.8.1987 tarih ve 19544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26.11.1986 tarih ve E:1985/8, K:1986/27 sayılı kararında 1961 Anayasasındaki "Öz" ölçütünü, 1982 Anayasasındaki "demokratik toplum düzeninin gerekleri" kavramıyla birlikte kullanarak; "...temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup kullanılamaz hale getiren kısıtlamalar, demokratik toplum düzeni gerekleriyle uyum içinde sayılamaz'.Özgürlükçü olmak yanında, hukuk devleti olmak ve kişiyi ön planda tutmak da aynı rejimin öğelerindendir..." demektedir. Anayasanın 42. maddesinde kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, öğrenim hakkının kapsamının yasayla belirleneceği ve düzenleneceği kurala bağlanmış, maddenin izleyen fıkralarında da eğitim ve öğrenim hakkının sınırlamaları saymak suretiyle belirtilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54. maddesinin "g" fıkrasında, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilen öğrencilerin, bir daha herhangi bir yükseköğretim burumuna alınmayacakları yolunda getirilen kural: Anayasanın gerek 13. maddesindeki genel, gerekse 42. maddesindeki özel sınırlamalar arasında yer almayan bir sınırlama getirmekte olup, bu haliyle öğrenim hakkının kullanımını engelleyici nitelikte bulunduğundan Anayasaya aykırıdır. Anayasanın geçici 15. maddesi hükmüne göre, Anayasa'ya aykırılığı iddia edilemeyecek durumda olması, yasal düzenlenenin Anayasa'ya aykırı durumunun yorumlanmasına engel oluşturmadığından, söz konusu yasa hükmünün ihmal edilerek verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın yukarıdaki gerekçelerle onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Alaattin Öğüş'ün Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Dava; ... Teknik Üniversitesi öğrencisi iken yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıyla cezalandırılan davacının, bu cezanın iptal edildiğine ilişkin herhangi bir karar getirilmediği sürece, 1997 yılında girdiği ÖSYS sonuçlarının değerlendirmeye alınmayacağına, 1997 ÖSYS Kılavuzunun 8.2. maddesi uyarınca, Türkiye'de bir yükseköğretim programına kayıt yaptıramayacağına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Sekizinci Dairesi 28.5.1998 günlü, E:1997/5388, K:1998/1916 sayılı kararıyla; 4.11.1981 tarihinde kabul edilip 6.11.1981 günlü, 17506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun herhangi bir değişikliğe uğramayan 54. maddesinin (g) fıkrasında, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilen öğrencilerin, bir daha herhangi bir başka yükseköğretim kurumuna alınmayacaklarının kurala bağlandığı; 7.11.1982 tarihinde kabul edilip 9.11.1982 günlü, 17863 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2709 sayılı T.C. Anayasasının 42. maddesinde ise, açık ve kesin olarak, kimsenin, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamayacağı kuralının getirildiği; öte yandan, 1997 ÖSYS Kılavuzunun 8. maddesinin 2/a bendinde de, 2547 sayılı Yasanın 54. maddesine göre, bir yükseköğretim kurumundan disiplin suçu nedeniyle çıkarma cezası verilenlerin, Türkiye'de bir yükseköğretim programına kayıt yaptıramayacaklarının düzenlendiği; 2547 sayılı Yasanın 54. maddesinin (g) fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu, iptali için Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gerekmekte ise de, yine Anayasanın geçici 15. maddesinde yer alan, 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Başkanlık Divanını oluşturmasına kadar geçecek dönem içinde çıkarılan kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasaya aykırılığının ileri sürülemeyeceği yolundaki kuralının, bu başvuruyu hukuken engellediği, bir yasanın yürürlük ve kabul tarihi itibariyle Anayasanın geçici 15. maddesi kapsamında olduğu için Anayasaya aykırılığının ileri sürülemeyecek olmasının, onun Anayasaya aykırı durumunun yorumlanmasına engel oluşturmayacağı; bu itibarla, ağır toplumsal koşulların bulunduğu, olağanüstü bir yönetim döneminde yürürlüğe konulan 2547 sayılı Yasanın 54. maddesinin (g) fıkrasının, daha sonra yürürlüğe giren Anayasaya aykırılığı açık bulunduğundan, normlar hiyerarşisine göre üst hukuk kuralı olan Anayasanın ilgili maddesine aykırı düzenlemeler içeren 2547 sayılı Yasanın 54/g maddesinin ihmal edilebileceği sonucuna ulaşıldığı, en üst hukuk normu olan Anayasanın 42. maddesine aykırılığı açık olan 2547 sayılı Yasanın 54/g maddesi hükmü doğrultusunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Davalı idare, hukuka aykırı olduğu savıyla anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. T.C. Anayasasının 42. maddesinde, kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, öğrenim hakkının kapsamının yasa ile tesbit edileceği ve düzenleneceği kurala bağlanmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile de yükseköğretimin esasları düzenlenmiş ve anılan yasanın 54. maddesinin (g) fıkrasında, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilen öğrencilerin, bir daha herhangi bir yükseköğretim kurumuna alınmayacağı hüküm altına alınmıştır. Anayasanın 42. maddesinin 2. fıkrasında yer alan öğrenim hakkının kapsamının yasa ile tesbit edileceğine ve düzenleneceğine ilişkin kural gereğince, yükseköğretimi düzenlemek amacıyla çıkarılan 2547 sayılı Yasa ile yükseköğretimin kapsamının düzenlenerek, bir yükseköğrenim kurumundan disiplin suçu nedeniyle çıkarma cezası verilenlerin. Türkiye'de bir yükseköğretim programına kayıt yaptıramayacaklarına ilişkin hüküm getirilmesi, kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağını düzenleyen Anayasanın 42. maddesinin 1. fıkrasına aykırılık oluşturmamaktadır. Bu durumda, 2547 sayılı Yasanın 54/g maddesi hükmünün uygulanması niteliğinde bulunan işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 2547 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Danıştay Sekizinci Dairesinin 28.5.1998 günlü, E:1997/5388, K:1998/1916 sayılı kararının bozulmasına, 26.2.1999 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan daire kararının onanması gerektiği düşüncesiyle aksi yönde oluşan karara katılmıyoruz.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1998/866, K. 1999/329, T. 26.11.1986, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1998-866-e-1999-329-k-abffac7c99d8