İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1998/792 E. 1999/181 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1998/792
- Karar No
- 1999/181
- Karar Tarihi
İstemin Özeti: 21.7.1997 günlü, 04750 sayılı Devlet Bakanlığı olurunun, davacının GSK uzmanı kadrosuna açıktan aday olarak atanmasına dair işlemin geri . alınmasına ilişkin kısmının ve bu işleme dayanak olan 17.7.1997 günlü, 1997/7 sayılı davalı idare genelgesinin ilgili hükümlerinin iptali ile bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılan dava sonunda, Danıştay Onikinci Dairesince verilen, genelgenin ilgili hükümleri ile Devlet Bakanlığı olurunun davacının GSK uzmanlığına atanması işlemini geri alınmasına ilişkin kısmının iptali ile yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine, özlük haklarının verilmesi isteminin reddine ilişkin 27.5.1998 günlü, E:1997/2329, K:1998/1545 sayılı kararı, davalı idare, usulsüz olarak yapılan sınavın iptal edilebileceği, iptal edilen sınava dayanılarak yapılan atamaların da iptali gerektiği iddialarıyla temyizen incelenip bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Adnan Zengin'in Düşüncesi : Davalı idarenin açtığı sınavla ilgili inceleme raporundan, sınavın mevzuata aykırı bir şekilde yapıldığı, sınav kayıtlarının bir kısmında tahrifat bulunduğu anlaşılmakta olup, bu sınavın iptal edilmesinde ve iptal edilen sınava dayanılarak yapılan atamaların geri alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı Sevim Göle'nin Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: 21.7.1997 günlü, 04750 sayılı Devlet Bakanlığı olurunun davacının GSK uzmanlığına açıktan aday olarak atanmasına ilişkin işlemin geri alınmasına dair kısmının ve bu işleme dayanak teşkil eden 17.7.1997 günlü, 1997/7 sayılı Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı genelgesinin ilgili hükümlerinin iptali ile bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılan dava sonunda, Danıştay Onikinci Dairesince verilen 27.5.1998 günlü, E:1997/2329, K:1998/1545 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinde, Danıştay Onikinci Dairesince: 17.7.1997 günlü, 1997/7 sayılı genelgenin 3. maddesiyle 18.6.1997 tarihinden itibaren davalı idarece gerçekleştirilen her türlü atamanın iptal edildiği ve sonuç itibariyle 18.6.1997 tarihinden sonra atanan memurların görevine son verildiği, devlet memurlarının görevine son verilme koşullarının 657 sayılı Yasada düzenlendiğinden genelgenin 3. maddesiyle getirilen hükmün bu çerçevede sebebi ortaya konulamadığı için hukuka aykırı olduğu, anılan genelgenin 4. maddesiyle 22-24.6.1997 tarihlerinde yazılı ve sözlüsü yapılan denizcilik uzman yardımcılığı. GSK Uzmanlığı, teknisyenlik ve istatistikçi sınavının iptal edildiği, sınavın iptalinden sonra sınavın usulsüz olup olmadığının tahkiki için 22.7.1997 günlü olurla komisyon teşekkül ettirildiği ve soruşturmanın 14.10.1997 tarihinde tamamlandığı, soruşturma raporunda sınava ilişkin olarak ileri sürülen usulsüzlüklerin daha sonra tespit edilmesi nedeniyle genelgenin 4. maddesine dayanak gösterilemeyeceği, hukuka aykırı bulunan genelgenin 3.ve 4. maddesine dayanılarak tesis edilen atama onayının iptali işleminde de hukuka uygunluk bulunmadığı, hukuka aykırı işlemler nedeniyle uğranılan maddi zararların tazmini gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, parasal hakların yasal faiziyle tazminine, aday memur durumunda olması nedeniyle özlük haklarının tanınması isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davan idare, anılan kararın temyizen incelenip bozulmasını istemektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 50. maddesinde, devlet kamu hizmet ve görevlerine devlet memuru olarak atanacakların devlet memurluğu sınavına girmeleri ve sınavı kazanmalarının şart olduğu hükme bağlanmıştır. Davalı idareci denizcilik uzman yardımcılığı, GSK uzmanı, istatistikçi ve teknisyen kadrolarına atama yapmak üzere sınav yapılacağı 22.5.1997 günlü Resmi Gazetede duyurulmuş, 22.6.1997-24.6.1997 tarihleri arasında yazılı ve sözlü sınav yapılarak sınavı kazandığı -belirlenenlerin ataması yapılmaya başlanmış ve bir kısmının ataması da gerçekleştirilmiştir. 657 sayılı Yasanın 50. maddesi uyarınca yapılması zorunlu olan sınavın mevzuata uygun biçimde, her türlü kuşkudan uzak biçimde ve adil bir şekilde yapılması gerekmektedir. 22.7.1997 tarihli Bakan oluru ile oluşturulan komisyon tararından sınavlarda usulsüzlük yapılıp yapılmadığı konusunda soruşturma yapılmış ve soruşturma sonucunda 14.10.1997 günlü rapor düzenlenmiştir. Söz konusu soruşturma raporunda; bazı adayların kendi bölümü dışındaki soruları cevaplamaması gerekirken başka bölüme ilişkin sorulara verdiği cevapların değerlendirmeye alındığı, bazı adayların sınavı kazanamamasına karşın kağıtlarında tahrifatlar yapılarak sınavı kazanmalarının sağlandığı, bazı adayların yazılı sınav puanlarına ekleme yapıldığı bazı adayların cevaplarında oynama yapıldığı böylece 27 sınav kağıdında oynama yapıldığı, yazılıda yüksek not alanlar mülakatta başarısız sayılırken, düşük not alanların mülakatta en yüksek notları aldığı. İlk Defa Kamu Hizmeti ve Görevlerine Devlet Memuru Olarak Atanacaklar İçin Mecburi Yeterlik ve Yarışma Sınavları Genel Yönetmeliğinin 18. maddesinin öngördüğü biçimde değerlendirme yapılmadığı, sınav komisyonu üyelerinin kompozisyon sınavında ayrı ayrı hangi notu verdiği konusunda bir belge bulunmadığı, sözlü sınavda her bir adaya komisyon üyelerinin verdiği notlan gösterir belgeye rastlanılmadığı belirtilmiştir. Soruşturma raporunda belirtilen hususlar dikkate alındığında, söz konusu sınavın ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı olarak yapılmasının yanında, sınav kağıtlarında yapılan usulsüzlük, tahrifat ve oynamaların sınavın sağlıklı olarak yapılmadığı kanaatini doğuracak boyutta bulunduğu açıktır. Tespit edilen usulsüzlükler göz önüne alındığında bu sınavın iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğundan sözedilemez. Her ne kadar sınavlardaki usulsüzlükler sınavın iptal edilmesinden sonra yapılan soruşturma ile ortaya çıkmış ise de 17.7.1997 günlü, 1997/7 sayılı davalı idare genelgesinin 4. maddesiyle bu sınavın iptal edilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İptal edilen sınava dayanılarak yapılan atamaları da içerecek şekilde 18.5.1997 tarihinden itibaren (maddede belirtilen istisnalar dışında kalan) gerçekleştirilen atamaların iptal edilmesine ilişkin dava konusu Genelgenin 3. maddesinde atamaların sınav şartı gerçekleştirilmeden yapılmış olması sonucu doğmasından dolayı hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu durunda usulsüzlüğü tespit edilen sınavın iptaline ilişkin genelgenin 4. maddesinde, bu sınava dayanılarak yapılan atamaların iptaline ilişkin Genelgenin 3. maddesinde ve genelgenin anılan maddelerine uygun şekilde davacının atama onayının geri alınmasında hukuka aykırılık aksi yolda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne. Danıştay Onikinci Dairesinin 27.5.1998 günlü, E:1997/2329, K:1998/1545 sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Onikinci Dairesine gönderilmesine, 5.2.1999 günü oybirliği ile karar verildi.