İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1998/676 E. 2000/803 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1998/676
- Karar No
- 2000/803
- Karar Tarihi
Danıştay Beşinci Dairesi: .ll.1997 gûn1ü7lTÎ995/799, K: 1997/2430 sayılı kararıyla; davacının iptalini istediği, 3.4.1994 günlü, 21894 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Personelinin Unvan Yükselmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinin (A) bendinin (c) alt bendinin, 16.5.1995 günlü, 22285 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 2. maddesi ile değiştirilerek yeni bir düzenleme getirilmiş olduğundan uyuşmazlığın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, davanın; davacının şef kadroları için 26.11.1994 tarihinde yapılacak unvan yükselme sınavına katılamayacağı yolundaki 15.11.1994 günlü, 19562 sayılı işlem ile 15, 16, 17 ve 19 Aralık 1994 tarihlerinde yapılacak mülakat sınavının iptalleri istemine ilişkin kısmına gelince; olayda, davacının, davalı idarede görev yapmakta iken 1402 sayılı Yasa uyarınca 26.1.1982 tarihinde görevine son verildiğinin, daha sonra sakınca!ılık halinin ortadan kalktığından bahisle yeniden görevine iade edilmesi için 12.11.1991 tarihinde davalı idareye başvurduğunun, bu başvurusunun idarece cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin Ankara 5. İdare Mahkemesinin 8.7.1992 günlü, E:1992/282, K:1992/1160 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, bu karara dayanılarak T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 7.1.1993 günlü, 424 sayılı oluru ile Hizmet Borçlanması ve İşlemler Dairesi Başkanlığı emrine Memur olarak yeniden atamasının yapıldığı ve 11.1.1993 tarihinde bu görevine başladığının, bu görevi sürdürmekte iken 26.11.1994 tarihinde şef kadroları için yapılacak unvan yükselme sınavına katılmak istemiyle yaptığı başvurusunun, "başvuru tarihi itibariyle yürürlükte bulunan T.C. Emekli Sandığı Personelinin Unvan Yükselmesi Yönetmeliğinin 4.maddesinin (A) bendinin (c) alt bendinde yer alan koşulu taşımadığından" bahisle 15.11,1994 günlü, 19562 sayılı dava konusu işlemle reddedilmesi üzerine bakılan davayı açtığının dosyanın incelenmesinden anlaşıldığı, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Personelinin Unvan Yükselmesi Yönetmeliğinin "Sınavla Unvan Yükselmesine Ait Esaslar" başlıklı 4. maddesinin (A) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan (c) alt bendinde, unvan yükselmesi yapacakların son üç yıla ait sicil raporlarındaki ortalamalarının ayrı ayrı, en az 76 puan olması şartı getirildiği, anılan bentte sözü edilen "son üç yıla ait sicil raporunun", ilgilinin yapılacak unvan yükselme sınavına katılma istemini içeren başvurusunun reddine ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten, bir başka ifadeyle 15.11.1994 tarihinden geriye doğru ve birbirini takip eden üç yıl sicili olduğu, buna göre, olay tarihi itibariyle davacının 1994 yılı sicil raporunun henüz düzenlenmemiş olduğu da gözönünde bulundurulduğunda, adı geçenin değerlendirmeye alınması gerekli sicillerinin 1993, 1992 ve 1991 yıllarına ait sicilleri olduğunda ve anılan Yönetmelik hükmü uyarınca bu üç yıllık sicilinin her birinin en az 76 puan olması gerektiğinde kuşkuya yer bulunmamakta ise de, davacı 1991 ve 1992 yıllarında açıkta olduğundan, bu iki yılın, sicil raporları açısından irdelenmesinin zorunlu görüldüğü, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 9.2.1990 günlü, 20428 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7.12.1989 günlü, E:1988/6, K:1989/4 sayılı kararıyla; 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununa göre sıkıyönetim komutanının isteği üzerine tesis edilen göreve son verme işleminin hukuki niteliği ve sonucu. Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve genel hukuk kuralları çerçevesinde incelenerek "1402 sayılı Yasanın 2. maddesinin 2766 sayılı Yasa ile değişik son fıkrasında yer alan "...... bir daha kamu hizmetlerinde çalıştırılamazlar." hükmünün, anılan madde uyarınca sıkıyönetim komutanlarının istemleri üzerine işlerine son verilen memurların, diğer kamu görevlilerinin ve kamu hizmetlerinde görevli işçilerin, ilk kez kamu görevine girdikleri tarihte bu görev için yasa ve yönetmeliklerde öngörülen nitelikleri kaybetmemiş olmaları koşuluyla, işlerine son verildiği bölgede sıkıyönetim kalktıktan sonra, kurumlarınca eski görevlerine iade edilmeleri gerekeceğinin hükme bağlandığı, anılan kararın gerekçesinde ve yukarıda yazılı olan hüküm fıkrasında açıkça vurgulandığı gibi, sıkıyönetim süresi içinde geçici bir nitelik taşıyan göreve son verme işleminden sonra, göreve son verilen bölgede sıkıyönetimin kalkmasıyla birlikte bu kişilerin görevlerine iade edilmelerinin, kurumlan için bir yükümlülük olduğu, bu yükümlülük gereği, başvurulan üzerine idarelerince doğrudan görevlerine iade edilenlerle bir yargı kararına dayalı olarak göreve iade edilenler tarafından açılan tam yargı davalarında, sıkıyönetimin kalktığı tarihi aşmamak koşuluyla 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 93. maddesi uyarınca ilgililerin' idareye başvurdukları tarihten geriye doğru beş yıllık sürenin memuriyet ve emeklilik fiili hizmetinde değerlendirilmesi, bu süre içinde terfilerinin yapılması ve aylıklarının ödenmesi yolunda verilen kararların yerleşik içtihat niteliğini kazandığı, 1402 sayılı Yasa uyarınca 26.1.1982 tarihinde görevine son verilen davacının, yargı kararı uyarınca 7.1.1993 günlü olurla görevine iade edildiği hususu dikkate alındığında, açıkta kaldığı 1991 ve 1992 yıllarının da "olumlu" kabul edilerek bu sürelerin adı geçenin hizmetinde değerlendirilmesi gerekeceği; bununla birlikte, bu "olumluluğun", sicil puanı açısından 1991 ve 1992 yılları için dava konusu Yönetmelik hükmünde öngörülen "en az 76 puanı" ifade etmediği, davacının da kapsamında bulunduğu Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin "Sicil Raporlarının Doldurulmasında Uygulanacak Not Usulü ve Notların Derecelendirilmesi" başlığım taşıyan 16. maddesi incelendiğinde, bu maddede belirtilen şekilde saptanılan sicil notu ortalaması 100 tam not üzerinden 59 ve daha aşağı olanların yetersiz görüldüğünün ve olumsuz sicil almış sayılacaklarının; buna karşılık, sicil notu ortalaması 60 puandan 100 puana kadar olanların ise, bu maddenin (a), (b) ve (c) bentlerindeki derecelendirme çerçevesinde ve sonuç olarak "olumlu" sicil almış sayılacaklarının hükme bağlandığı, bu durumda, sicil notu ortalaması bakımından "olumlu" ibaresinin, 100 tam puan üzerinden en az 60 puan ortalaması ile düzenlenen sicilleri, bir başka deyimle, 60 puandan itibaren düzenlenen tüm sicilleri ifade ettiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan Yönetmelik hükmüne göre davacının 1993, 1992 ve 1991 yılları sicillerinin her birinin ayrı ayrı en az 76 puan olması gerektiğinden, adı geçenin anılan Yönetmelik hükmündeki koşulu taşımadığından bahisle şeflik kadroları için yapılacak yazılı sınava katılamayacağı yolundaki 15.11.1994 günlü, 19562 sayılı dava konusu işlemde bu nedenle hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, kararın bu niteliğine göre, davacının şef kadroları için yapılacak yazılı sınava katılamayacağı yolundaki işlemin iptali isteminin "ret" şeklinde hükme bağlanmış olması karşısında; 15, 16, 17 ve 19 Aralık 1994 tarihlerinde yapılacak mülakat sınavlarının tümünün iptalini istemesinde adı geçenin menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle; davanın 3.4.1994 günlü, 21894 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Personelinin Unvan Yükselmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinin (A) bendinin (c) alt bendinin iptali istemine ilişkin kısmı hakkında karar .verilmesine yer olmadığına; davacının şeflik kadroları için yapılacak sınava katılamayacağı yolundaki 15.11.1994 günlü, 19562 sayılı işlem ile, 15, 16, 17 ve 19 Aralık 1994 tarihlerinde yapı1acak mülakat sınavlarının isteminin ise reddine karar vermi şti r. ; Davacı, hukuka aykırı olduğu savıyla anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti:Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi T.Tuncay Varlı'nın Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Günay Erden'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının, şef kadroları için tarihinde yapılacak olan unvan yükselme sınavına katılamayacağı yolundaki 15.11.1994 günlü. 19562 sayılı işlemin dayanağının ve bu işlemin dayanağını oluşturan T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Personelinin unvan Yükselmesi Yönetmeliğinin 4.maddesinin (A) bendinin (c) alt bendinin ve 15-19 Aralık 1994 tarihleri arasında yapılacak mülakat sınavının iptali^ ^ istemiyle açtığı dava sonucunda; Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve davanın; dava konusu Yönetmeliğin 4.maddesinin (A)bendinin (c) alt bendinin iptali istemine ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadı ğına, davacının 26.11.1994 tarihinde şeflik kadroları için yapılacak sınav katılamayacağı yolundaki 15.11.1994 günlü, 19562 sayılı işlem ile 15-19 Aralık 1994"tarihleri arasında yapılacak mülakat sınavının iptali isteminin ise reddine ilişkin bulunan 4.11.1997 günlü, E: 1995/799, K:1997/2430 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından davacının temyiz isteminin reddine,Danıştay Beşinci Dairesinin 4.11.1997 günlü. E:1995/799, K:1997/2430 sayılı kararının ONANMASINA, 2.6.2000günü oybirliği ile karar verildi.