İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1998/431 E. 1999/1090 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1998/431
- Karar No
- 1999/1090
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Davacının, ... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan eşinin, geçici olarak görevlendirildiği ... İlçesine giderken geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu ölmesi nedeniyle kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanması isteminin, reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açmış olduğu dava sonunda, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen ve mahkemenin, Danıştay Onuncu Dairesinin 4.10.1994 günlü, E:1994/1743, K:1995/4098 sayılı bozma kararına uymayarak, davanın reddinde ısrarına ilişkin bulunan 5.3.1998 günlü, E:1998/23, K:1998/197 sayılı kararı davacı temyiz etmekte ve eşinin sürekli görevde olduğu ...'ten, nöbet nedeniyle geçici görevlendirildiği ... İlçesine giderken öldüğünü ve görevli bulunduğunu belirterek bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Davacının öne sürdüğü temyiz nedenlerinin 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde belirtilen hususların hiçbirine uymadığı, bu nedenle de istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Suna Türkoğlu'nun Düşüncesi : İdare mahkemesinin. Danıştay'ın temyiz incelemesi yapan dairesinin vermiş olduğu bozma kararına uymak suretiyle verdiği kararın temyizen incelenmesi, mahkeme kararının, bozma kararının gereklerine uygunluğu yönünden yapılmak durumundadır. Bu nedenle de Ankara 6. İdare Mahkemesinin, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyarak verdiği ret kararının Danıştay Onuncu Dairesince bu yolda değerlendirilerek incelenmesi gerekirken, ilk defa temyiz incelemesi yapılıyor gibi değerlendirilmesi ve tam aksi bir gerekçeyle bozulması usule uygun görülmemiştir. Bu görüşün kabul edilmemesi halinde ise; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, ölüm olayının, davacının eşinin asıl görev yerinden, geçici görev yerine gidildiği sırada meydana geldiğini ortaya koyduğundan, görev malûllüğü aylığı bağlanmamasına ilişkin işlem hukuka uygun bulunmamış, bu nedenle de mahkemenin davanın reddine dair kararı, isabetli görülmemiştir. Bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Öcal Beningtan'ın Düşüncesi : 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun 45 inci maddesinin (a) bendinde "iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğan malullük hallerinin vazife malûllüğü olduğu yolunda hüküm getirilmiştir. Dosyanın incelenmesinden ... Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şb. Md.lüğünde görevli olan davacı murisinin geçici olarak ... İli ... -ilçesinde görevlendirildiği, geçici görev yerine intikal ederken vuku bulan trafik kazasında vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı murisinin vazifesinden doğan bir olayda hayatını kaybetmiş olduğunun kabulü gerektiğinden aksine verilen "ısrar" kararında isabet görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile mahkemece verilen ısrar kararının bozulması gerektiği düşünüldü. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü. Davacının, eşi ...'in ... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaparken, geçici olarak görevlendirildiği ... İlçesine giderken geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu ölmesi nedeniyle, kendisine vazife malûllüğü aylığı bağlanması isteğinin reddi işleminin iptali istemiyle açılan dava sonunda, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 20.1.1994 günlü. E:1994/34. K:1994/34 sayılı, davanın reddine ilişkin karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onuncu Dairesinin 4.10.1994 günlü, E:1994/1743. K:1995/4098 sayılı kararıyla bozulmuş ise de: Ankara 6. İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak, davanın reddinde ısrar etmiştir. Davacı bu kez. 5.3.1998 günlü. E:1998/23. K:1998/197 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Ankara 6. İdare Mahkemesi. 5434 sayılı Kanunun 45 inci maddesi hükmü uyarınca, vazife malûllüğü aylığı bağlanabilmesi için, malûllüğün vazife sırasında ve vazifeden doğmuş olma şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği: dava konusu olayda, davacının polis olan eşinin, bayram tatilini geçirdiği ...'ten görevli bulunduğu ... İlçesine gitmekte iken, bindiği sivil aracın lastiğinin patlaması sonucu geçirdiği trafik kazasında öldüğünün anlaşıldığı, her ne kadar geçici görevli olduğu görev yerine gitmesi sebebiyle vazifeden doğan bir malûllük söz konusu ise de bu sırada görev ifa etmediği cihetle, davacı hakkında tesis olunan işlemde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinde ısrar etmiştir. 5434 sayılı Kanunun 45. maddesinde. 44. maddede yazılı malûllüğün iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa, buna "vazife malûllüğü" ve bunlara uğrayanlara da "vazife malûlü" denileceği hüküm altına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden. ... Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde (1) amir, (18) polis memurundan oluşturulan Özel Harekat Timinin 16.4. 1988 tarihinden itibaren geçici olarak ... İlçesinde görevlendirildiği, davacının eşinin. 12.5.1988 günlü onayla. ... İlçesine gitmekle görevlendirilen personeli gösteren listede yer aldığı, kazanın 20.5.1988 günü meydana geldiği, ölenin bu tarihte görevli ve kazanın görev saatleri içinde olduğu, ölen kişinin görev silah ve teçhizatlarının yanında bulunduğu anlaşıldığından, ilgilinin durumu 5434 sayılı Kanunun 45. maddesi kapsamında görülmüş ve aksi yolda tesis edilen işlem, hukuka uygun bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle. 2577 sayılı Kanunun 49 uncu maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulü ile Ankara 6. İdare Mahkemesinin, 5.3.1998 günlü E:1998/23. K. 1998/197 sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına, dosyanın Ankara 6. İdare Mahkemesine iadesine 19.11.1999 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Davacının, eşinin ölümü nedeniyle vazife malûllüğü aylığı bağlanması isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada. Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen ve ölüm olayının görevle ilgili olması nedeniyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin bulunan 11.10.1991 günlü. E:1988/1563. K:1991/1609 sayılı karar, davalı idarenin temyiz istemi üzerine Danıştay Onuncu Dairesince incelenmiş ve Dairenin 13.10.1993 günlü. E:1992/292. K:1993/3746 sayılı kararıyla ölüm olayının görevli olmadığı sırada meydana geldiği ve bu nedenle dava konusu işlemde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Dairenin bozma kararı üzerine de Ankara 6. İdare Mahkemesi 20.1.1994 günlü. E:1994/34. K:1994/34 sayılı kararıyla, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyarak, davanın reddine karar vermiştir. İdare mahkemesince, dairenin bozma kararına uyulmak suretiyle verilen bu karara karşı bu kez davacının temyiz isteminde bulunması üzerine konu Danıştay Onuncu Dairesince yeniden incelenmiş ve daha önce verilen bozma kararında yer alan gerekçenin tam aksine bir gerekçeyle, ölüm olayının görevle ilgili olduğu belirtilmek suretiyle, bu karar yeniden bozulmuştur. İdare mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın, dairesince yeniden temyizen incelenmesi aşamasında yapılacak inceleme, mahkeme kararının bozma kararına uygun olup olmadığı, bir başka anlatımla, bozma kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, kararın bozma kararı doğrultusunda olup olmadığı konusuyla sınırlı olmak durumundadır. Bakılan uyuşmazlıkta ise Danıştay Onuncu Dairesi, ilk verdiği bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararı, bu uyuşmazlıkta daha önce temyizen verdiği bir kararı yokmuş ve uyuşmazlığı, ilk defa temyizen inceleniyor gibi değerlendirmiş; tam aksi bir gerekçeyle bozmuştur. İkinci kez verilen bozma kararı usule uygun görülmediğinden Ankara 6. İdare Mahkemesinin ısrar kararının bu gerekçeyle onanması oyuyla, bozulmasına ilişkin karara karşıyım. XX- Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen ve mahkemenin davanın reddine yönelik kararında ısrarına ilişkin bulunan 5.3.1998 günlü. E:1998/23, K:1998/197 sayılı kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu anlaşıldığından ve davacının temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, bu kararın bozulması gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davacının temyiz isteminin reddi ve kararın onanması oyuyla, bozulmasına ilişkin karara karşıyız.