İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1997/26 E. 1999/281 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1997/26
- Karar No
- 1999/281
- Karar Tarihi
İstemin Özeti :..., ... Üniversitesi Rektör adaylarının belirlenmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulunun 1.11.1994 günlü işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Danıştay Sekizinci Dairesince, verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 10.10.1996 günlü, E:1994/7369, K:1996/2518 sayılı kararı, davacı; rektör adayı olarak belirlenen Prof.Dr....'nun iki dönem Rektörlük görevinde bulunduğu halde 2547 sayılı Yasanın 13. maddesine aykırı olarak tekrar aday seçildiğini, Yükseköğretim Kurulunca takdir hakkının nesnel ölçülerden uzak ve kamusal yararla bağdaşmayacak biçimde kullanıldığını, kendisinin ... Üniversitesindeki öğretim üyelerinin çoğunluğunun oyunu almasına karşın idarece 3 aday arasında bile değerlendirilmemesinin takdir hakkının kötüye kullanıldığını gösterdiğini belirterek temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Davalı idare, Rektörlük seçimi işleminin 2547 sayılı Yasadaki prosedüre uygun olarak yapıldığını, rektör adaylığı seçimlerinin gizli oyla yapılmasının takdir hakkının kötüye kullanılmasında bir ölçü olarak kabul edilemeyeceğini, rektör adayı olarak belirlenen kişinin iki dönem rektörlük görevinde bulunmadığını öne sürerek davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiğini savunmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi Emin Sınmaz'ın Düşüncesi : Davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Belma Kösebalaban'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: KARAR : ... ... Üniversitesi Rektör Adaylarının belirlenmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulunun 1.11.1994 günlü işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 10.10.1996 günlü, E:1994/7369, K:1996/2518 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Danıştay Sekizinci Dairesince; 2547 sayılı Yükseköğretim Yasasının 3826 sayılı Yasa ile değişik 13.maddesinin ( a ) fıkrasında, Devlet Üniversitelerinde rektörün, profesör akademik ünvanına sahip kişiler arasından Cumhurbaşkanınca atanacağı, Rektörün görev süresinin 4 yıl olduğu, süresi sona erenlerin aynı yöntemle yeniden atanabilecekleri, ancak iki dönemden fazla rektörlük yapılamayacağı, üniversitede yapılacak seçimde en çok oy alan 6 kişinin aday olarak seçilmiş sayılacağı, bunlardan Yükseköğretim Kurulunun seçeceği üç kişinin atanmak üzere Cumhurbaşkanına sunulacağı, 3826 sayılı Yasanın Geçici 1.maddesinin birinci fıkrasında, bu yasanın 1.maddesinde öngörülen ilk rektör adayı seçimlerinin, bu Yasanın yürürlüğe girmesini izleyen 15 gün içinde gerçekleştirileceği ve seçilen rektörün atanmasını takip eden 15.günde göreve başlayacağı, ikinci fıkrada da, yeni kurulan Devlet Üniversite ve yüksek teknoloji enstitülerinin kurucu rektörlerinin, iki yıl için Milli Eğitim Bakanı ve Başbakanın önereceği 3 isim arasından Cumhurbaşkanınca atanacağı kurallarına yer verildiği, ... Üniversitesi Kurucu Rektörünün görev süresinin sona ermesi üzerine, Üniversite öğretim üyelerince 15.10.1994 günü yapılan seçimle belirlenen 6 kişi arasında en çok oy alarak ( 15 oy ) davacının da yer aldığı, Yükseköğretim Genel Kurulunda 1.11.1994 günü yapılan ikinci aşama seçimde belirlenen 3 rektör adayı arasında ise, davacının yer almadığı, sonuçların Cumhurbaşkanlığına bildirilmesi üzerine 2.11.1994 günlü, 94/49 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla rektörlüğe Prof.Dr. ...'nun atandığı, davacının Üniversitede yapılan seçimde en fazla oyu kendisinin almasına karşın, davalı idarece 3 aday arasında değerlendirilmemesinin takdir hakkının kötüye kullanılması niteliğinde bir uygulama olduğunu ileri sürmekte ise de, Yükseköğretim Genel Kurulunca üç rektör adayının seçimle belirlenmesi ve seçimin gizli oylamayla yapılması karşısında, bu sava itibar edilmediği, öte yandan, Cumhurbaşkanlığınca ... Üniversitesi Rektörlüğüne seçilen Prof.Dr. ...'nun daha önce 20.9.1986-20.10.1991 döneminde 5 yıl süre ile ... Üniversitesi rektörlüğü yaptığı, bu üniversitenin rektörlüğüne 30.9.1991 günü ikinci kez atanarak, 10 ay 5 gün süre ile yine aynı görevi sürdürdüğü, ikinci dönem rektörlüğünün 3826 sayılı Yasa uyarınca, 2.11.1992 günü sona erdiği, daha sonra 10.11.1992-2.11.1994 günleri arasında 1 yıl 11 ay 22 gün süre ile ... Üniversitesi Kurucu Rektörü olarak görev yaptığının dosyadaki bilgi ve belgelerle sabit olduğu, 3826 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği günde görev başında bulunan rektörlerden, süreleri dolmadan Geçici 2.madde kuralı uyarınca, görevleri sona erenlerden, yeniden atananların artakalan sürelerine ilişkin olarak 3826 sayılı Yasada bir düzenleme yer almadığı, rektörlük görev süresi ile ilgili bir sınırlama getiren "iki dönemden fazla rektörlük yapılamayacağı" kuralı ile, uzun süre ( 4+4=8 yıl ) bu görevi yapanların, yerlerini yeni rektörlere bırakmalarının amaçlandığı, bu sıralamayı yaparken, Yasa Koyucu "dönem" sözcüğüne yer vermiş olup, ayrıca dönemin yıl olarak hangi süreyi kapsadığına ilişkin olarak Yasada bir kural yer almadığı, ancak 13.maddenin 3826 sayılı Yasa ile değişmeden önceki şekli ile 5 yıl, değişiklikten sonra da 4 yılı ifade ettiği, bu durum karşısında, 3826 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ile, atandıkları görev ( dönem ) süreleri tamamlanmadan, yasa gereği görevi sona eren rektörlerin, kesintiye uğrayan görev sürelerinin, bir dönem olarak kabulüne olanak bulunmadığı, Prof.Dr. ...'nun ... Üniversitesi Kurucu "Rektörlüğünün" değerlendirilmesine gelince; 3826 sayılı Yasanın Geçici 1.maddesinde yeni kurulan Devlet Üniversite ve Yüksek Teknoloji Enstitüleri için öngörülen kurucu rektörler ile, 2547 sayılı Yasanın 13.maddesinde yer alan asıl rektörlerin atanma şekilleri ve görev sürelerinin farklı belirlendiği, bu nedenle, asıl rektörlükten farklı nitelikte olan Kurucu Rektörlük görevinin, Yasanın 13.maddesinde sözü edilen "iki dönem rektörlük" kapsamında kabul edilemeyeceği, bu durumda, davacının; Prof.Dr. ...'nun rektör adayı olma niteliğini taşımadığı yolundaki savının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. SONUÇ : Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 10.10.1996 günlü, E:1994/7369, K:1996/2518 sayılı kararının ONANMASINA, 19.2.1999 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : - ... ... Üniversitesine Rektör olarak atanan ...'nun 20.9.1986-20.10.1991 tarihleri arasında 5 yıl süre ile ... Üniversitesi Rektörlüğü yaptığı, 30.9.1991 tarihinde ikinci kez atandığı bu görevi 10 ay 5 gün süre ile sürdürdüğü, bu dönem rektörlüğünün 3826 sayılı yasa gereği sona erdiği görülmektedir. 2547 sayılı Yasanın 3826 sayılı yasayla değişik 13. maddesi ile iki dönemden fazla rektörlük yapılamayacağı hükmü getirilmiş, dönem ibaresi ile süre olarak ne kastedildiği ise belirtilmemiş olmakla birlikte, seçimden itibaren geçen süre ne olursa olsun 3826 sayılı yasa uyarınca bu dönemin sona erdiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, iki dönem ... Üniversitesi Rektörlüğü yapmış olan ...'nun nitelikleri taşımadığı halde ... ... Üniversitesi seçimlerine katılarak üç kişilik aday listesine alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması oyuyla karara karşıyım. KARŞI OY : -... ... Üniversitesi Rektörlük Seçimlerinin ilk aşamasında üniversitede görevli tüm öğretim üyelerince yapılan seçim sonucu 6 kişi arasında en çok oy alarak davacı da yer almış, ancak Yükseköğretim Genel Kurulunda 1.11.1994 günü yapılan ikinci aşama seçimde ise 3 rektör adayı arasında en çok oy alan kişiye yer verilmemiştir. Bu durumda Yükseköğretim Genel Kurulunun açıkca takdir hatası içinde olduğu görüldüğünden, dava konusu Yükseköğretim Genel Kurulunun 1.11.1994 günlü işleminin iptal edilmesi gerekirken davanın reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiş olup, kararın bu gerekçeyle bozulması oyuyla, karara karşıyız.