İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1996/381 E. 1998/597 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1996/381
Karar No
1998/597
Karar Tarihi

İstemin Özeti : Davacının Milli İstihbarat Teşkilatı meslek memurluğundan Milli Kütüphane Başkanlığında şefliğe atanmasına ilişkin işlemlerin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açtığı dava sonunda Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve dava konusu işlemlerin iptali ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine dair bulunan 20.3.1996 günlü E:1994/7377, K:1996/1170 sayılı kararı, davalı idareler temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. Savunmanın Özeti: Temyiz dilekçesine yanıt verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Adnan Zengin'in Düşüncesi: 13.8.1993 tarihli dilekçesiyle MİT'den ayrılmak ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğüne geçmek isteyen ve bu konuda kendisine muvafakat verilen davacının, MİT'in özelliği dikkate alındığında kurum bünyesinden çıkarılması suretiyle başka bir kuruma nakledilmesi işleminde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığında, işlemin iptali yolundaki daire kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı O. Cem Erbük'ün Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının. M.İ.T. Müsteşarlığı ... Bölge Başkanlığı. ... Bölge Müdürlüğü emrindeki görevinden alınmasının Başbakanca uygun görülmesi üzerine Milli Kütüphane Başkanlığı emrine şef olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açtığı davada Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve dava konusu işlemlerin iptali ile bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin bulunan 20.3.1996 günlü E:1994/7377, K:1996/1170 sayılı kararı, davalı idareler temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden. Danıştay Beşinci Dairesince; 657 sayılı Yasanın 74/1. maddesinde "memurların bu kanuna tabi kurumlar arasında kurumların muvaffakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan bir kadroya nakilleri mümkündür..." hükmüne yer verildiği, 2937 Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun "Başka kuruma nakil" başlıklı 19. madddesinde de "MİT fiili kadrosuna dahil personelden, teşkilatın özelliği ve hizmetin gerekli kıldığı şart ve vasıflar göz önüne alınarak teşkilata intibak edemedikleri üstlerince tescil edilenler. MİT Müsteşarının teklifi ve Başbakanın uygun görmesi üzerine genel hükümlere göre başka bir kurum veya kuruluşa naklen atanırlar" hükmünün yer aldığı MİT Müsteşarlığında kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalışan personele, sözleşme esaslarının 8. maddesi (b) fıkrasında öngörülen iki aylık tutarında teşvik ikramiyesi ödeneceğine ilişkin hüküm uyarınca, bu statüde çalışan personelden büyük çoğunluğuna teşvik ikramiyesi verildiği halde davacıya verilmediği, yaptığı başvuruya verilen cevabi yazıda, takdire bağlı olan bu ikramiyenin kendisine ödenmeyeceğinin bildirilmesi üzerine, Erzurum İdare Mahkemesinde iptal davası açan davacının dilekçe ekinde, teşvik ikramiyesi ödenmeyeceğine ilişkin ret yazısı ile daha önce almış olduğu teşekkür ve takdirnamelerini mahkemeye sunduğu ve MİT Müsteşarının konuşmasından alınan ve teşvik ikramiyesine ilişkin olan bazı ifadelere de dilekçede yer verdiği gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonunda da kınama cezasıyla tecziyesine ve idari yönden, kurum dışında bir başka yere naklinin önerildiği bu nedenle dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı. Anayasanın "Hak arama hürriyeti" başlığını taşıyan 36. maddesinde; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir..." hükmünün yer aldığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesinde ise dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceğinin belirtildiği, davacının kendisine teşvik ikramiyesi verilmesi istemini içeren dilekçesi ile bu dilekçeye cevaben verilen ve MİT Personel Başkanının imzasını taşıyan yazıyı, idare mahkemesine sunulmak üzere avukatına vermesinin gizli bilgi ve belgelerin ifşası olarak değerlendirilmesi üzerine hakkında soruşturma açıldığı ve soruşturma sonucunda naklen atanmış olduğu anlaşıldığına göre olayda idare mahkemesine sunulan belgelerin niteliğinin tartışılmasının gerektiği, MİT Koruyucu Güvenlik Yönergesinde "gizli" tanımının, "izinsiz açıklandığı takdirde Milli Güvenliğimizi, prestij ve menfaatlerimizi ciddi surette haleldar edecek ve diğer yandan yabancı bir devlete geniş faydalar temin edecek mahiyette olan mesaj, doküman, gereç, tesis ve yerler için kullanılır" şeklinde yapıldığı, davacının özlük haklarıyla ve yönetsel konularla ilgili belgeleri mahkemeye sunduğu görülmekte olup, yönergede belirtilen nitelikte herhangi bir belge ya da bilgiden sözedilemeyeceği ayrıca bu durumun. Anayasa tarafından güvence altına alınmış olan, hak arama hürriyetinin doğal bir gereği olması ve 2577 sayılı Yasanın yukarıda belirtilen 3. maddesinin öngördüğü biçimde dava konusu edilen işleme ilişkin belgelerin dilekçeye eklenmesi zorunluluğu karşısında da mevzuata aykırılığından sözedilemeyeceği, kaldı ki idare mahkemesince ara kararı ile Kurumdan istenerek getirtilebilecek olan belgelerin, davacının avukatı vasıtasıyla mahkemeye ibraz edilmiş olmasının, avukatın ifa ettiği hizmetin kamu hizmeti niteliği taşıdığı da göz önüne alındığında gizli belgelerin ifşası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan, 1986 yılından beri kurumda çalışmakta olan davacının aldığı teşekkür ve takdirnameler ile sicil notları dikkate alındığında, 2937 sayılı Yasanın teşkilata intibakı edemeyenlerin başka bir kuruma nakline ilişkin 19. maddesinin dava konusu işlemin tesisine esas alınmasında da yasal isabet görülmediği, bu durum karşısında anıları işlemde sebep ve maksat yönlerinden hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca hukuka aykırılığı saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradıkları zararların tazmininin anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı tarihten itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine. Danıştay Beşinci Dairesinin 20.3.1996 günlü E:1994/7377, K:1996/1170 sayılı kararının onanmasına, 27.11.1998 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 19. maddesinde "MİT fiili kadrosuna dahil personelden Teşkilatın özelliği ve hizmetin gerekli kıldığı şart ve vasıflar gözönüne alınarak Teşkilata intibak edemedikleri üstlerince tescil edilenler, MİT Müsteşarlığının teklifi ve Başbakanın uygun görmesi üzerine genel hükümlere göre başka bir kurum veya kuruluşa naklen atanırlar" kuralı yer almaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının 13.8.1993 tarihinde verdiği dilekçe ile Milli İstihbarat Teşkilatından ayrılmak istediği, bu isteminin kabul edilerek kurumdan ayrılması için muvaffakat verildiği ancak daha sonra atama talebinden vazgeçtiği anlaşılmaktadır. Kuruma olan bağlılığını ve hizmet heyecanını yitiren davacının. Milli İstihbarat Teşkilatının devlet içindeki yeri ve önemi göz önüne tutulduğunda 2937 sayılı Yasanın 19. maddesi hükmü uyarınca Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ... Bölge Başkanlığı ... Bölge Müdürlüğü emrindeki görevinden bir başka kuruma atanmak üzere alınmasına ve Milli Kütüphane Başkanlığı emrine şef olarak atanmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu kararın bozulması oyuyla, karara karşıyız.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1996/381, K. 1998/597, T. 27.11.1998, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1996-381-e-1998-597-k-6c28845dd8c4