İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1994/188 E. 1996/29 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1994/188
- Karar No
- 1996/29
- Karar Tarihi
Verilen 24.11.1993 günlü, E: 1992/5646. K: 1993/4-721 sayılı iptal kararına karşı davalı idare ve davalı yanında davaya katılanlar temyiz isteminde bulunmaktadırlar. Savunmanın Özeti : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi N.Kemal Ergani'nin Düşüncesi : Temyiz isterilerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Sevil Engin'in Düşüncesi Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın dayanağı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir, Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: 16.11.1991 günlü, 21053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin 8 inci, 48 inci ve 50 nci maddelerinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda,Danıştay Beşinci Dairesince 24.11.1993 günlü. E:1992/5646, K:1993/4721 sayılı kararla; dava konusu yönetmeliğin 8 inci maddesinin ilk beş fıkrasında, İş Teftiş Kurulu Başkanının Kurulu yönetme. çalışmasını düzenleme, izleme, teftiş etme. deneti eme, soruşturma ve değer1edirme yetki1erinin bulunduğu, müfettiş ve müfettiş yardımcılarının idari yönden denetiminin Başkana ait olduğu. Başkanın idari denetim görevini müfettişler eliyle yaptırabileceği, müfettişler hakkında yapılacak idari denetim ve soruşturmada nelerin dikkate alınacağı ve hangi hükümlerin uygulanacağının ve Başkanın ilgililerin görevden uzaklaştırılmalarını Bakan'a teklif edebileceği hükümlerinin yer aldığı, 48 inci maddesinde idari denetimin, inceleme ve soruşturmanın ne şekilde yapılacağının gösterildiği, 50 nci maddede ise yazılacak rapor ve fezlekelere ilişkin esasların düzenlendiği; 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinde Teftiş Kurulu Başkanlığının Bakan adına hangi görevi eri yapacağının hükme bağlandığı, 15 inci maddede İş Teftiş Kurulu Başkanlığının görevlerinin sayıldığı, bu maddelerdeki düzenlemeden. Bakanlıktaki tüm kişiler ve Bakanlığa bağlı kuruluşların faaliyetlerinin teftiş, denetim ve soruşturulması ile ilgili yetkilerin münhasıran Bakan!ık Teftiş Kurul una verilmiş olduğunun, İş Teftiş Kuruluna bu alanda hiç bir yetki verilmediği gibi, bu Kurulun denetimine ilişkin görev ve yetkilerinin çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını denetlemekle sınırlı tutulduğunun anlaşıldığı, 1989 yılında İş Teftişi Tüzüğünde yapılan değişiklikle, İş Teftiş Kurulu Başkanının görev ve yetkilerini belirleyen 11 inci maddeye (D bendinin eklendiği ve bent gereğince İş Teftiş Kurulu Başkanına gerektiğinde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yapma yetkisinin verildiği, dava konusu Yönetmelikle de bu yetkinin kullanılmasına ilişkin hususların düzenlendiği yolundaki davalı idare savına itibar edilemeyeceği, zira; 3146 sayılı Yasanın yukarıda anı 1 an hükümleri karşısında, Tüzüğün 11 inci maddesinin (L) bendinin anılan hükümlere açıkça aykırı olduğunun anlaşıldığı ve bu nedenle Yönetmeliğe yasal dayanak oluşturamayacağı, esasen İş Teftişi Tüzüğünün 11 inci maddesine CL) bendi ile birlikte (J), (K) ve (M) bentlerinin de aynı Bakanlar Kurulu Kararı ile eklendiği ve bu bentlerin ortak gerekçesinde, CL) bendi ile İş Teftiş Kurulu Başkanına tanınan yetkilerin, Başkanın bizzat müfettişlik yapmasını sağlamayı amaçladığının belirtildiği. Anayasanın 115 inci maddesinin 1 inci fıkrası ile 124 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında ifadesini bulan normlar hiyerarşisi ilkesi karşısında, yönetmeliklerin tüzük ve kanuna, tüzüklerin de kanuna aykırı hükümler taşımaması gerektiği. bu durumda dava konusu yönetmeliğin yasal dayanağının bulunduğunun söylenemeyeceği, öte yandan; 3146 sayılı Yasanın 15 inci maddesinin (d) fıkrasında yer alan ve İş Teftiş Kurulu Başkanlığını, mevzuatta öngörülen ve Bakanlık makamı tarafından verilen diğer işleri yapmakla görevli kılan hükümden hareketle ve aynı Yasanın 35 inci maddesi gereğince. Bakanın teftiş, denetleme ve soruşturma yetkilerini, dava konusu Yönetmelikle iş Teftiş Kurulunun kendi bünyesi ile sınırlı olmak kaydıyla İş Teftiş Kurulu Başkanına devrettiği gerekçesiyle, dava konusu yönetmeliğin yasal dayanağının bulunduğunun da ileri sürülemeyeceği, zira: 15 inci maddenin (d) fıkrasında yer alan işlerin, İş Teftiş Kurulunun görev ve yetkileri ile bağdaşır nitelikteki işler olduğu, yetki devrinin de ancak yasadaki usullere göre ve yasal sınırlar içerisinde yapılabileceği, anılan maddelerin ise, Yönetmeliğin 8 inci maddesiyle yapılan düzenlemeye dayanak alınamayacağı, belirtilen hukuksal duruma göre, dava konusu yönetmeliğin 8 inci maddesi ile İş Teftiş Kurulu Başkanına tanınan düzenleme, izleme ve değerlendirme gibi yetkilerin bir birim amirinde bulunması doğal olan hiyerarşik yetkiler olduğu, maddenin bu yönüyle hukuka uygun bulunduğu, ancak maddeyle tanınan teftiş, denetim ve soruşturma yetkilerinin yasal dayanağının bulunmadığı, bu nedenle 8 inci maddenin 6 ncı fıkraya kadar olan kısmının hukuka aykırılığın açık olduğu. 48 inci ve 50 inci maddelerin de yasaya aykırı ol arak verilen teftiş denetim ve soruşturma yetkilerinin kullanılması ile ilgili yöntemi ve hazırlanacak rapor ve fezlekelere ilişkin esasları düzenlemekte olduğu, bu nedenle anılan maddelerin de hukuki dayanakları ve uygulanabilirliklerinin kalmadığı gerekçesiyle.^ ^dava konusu yönetmeliğin 8 inci maddesinin ilk beş fıkrası ile 48 inci ve 50 inci maddelerinin iptaline karar verilmiştir.,. Davalı idare ve davalı yanında davaya katılanlar bu karara karşı temyiz isteminde bulunmakta ve kararın bozulmasını istemektedirler. Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddine. Danıştay Beşinci Dairesinin 24.11.1993 günlü E:1992/5646. K:1993/4721 sayılı kararının ONANMASINA, 19.1.1996 günü oybirliği ile karar verildi.