İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1993/247 E. 1994/559 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1993/247
Karar No
1994/559
Karar Tarihi

Temyiz Eden (Davalı) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av ... Karşı Taraf (Davacı) : ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının oturmakta olduğu sosyal konutu 7 gün içinde boşaltması gerektiğine ilişkin 8.10.1987 günlü, 7411 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, İzmir 2.İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Altıncı Dairesinin 13.11.1991 günlü, E:1989/3134, K:1991/2402 sayılı bozma kararına uyulmayarak, mahkemenin, dava konusu işlemin iptaline dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 14.5.1992 günlü, E:1992/365, K:1992/594 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Davalı idarenin temyiz istemine davacı cevap vermemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Dr.Ülkü Özcan'ın Düşüncesi : Temyize konu ısrar kararının usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddedilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Yurdanur Şendir'in Düşüncesi : Temyiz, dilekçesinde öne sürülen hususlar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının oturmakta olduğu sosyal konutu 7 gün içinde boşaltması gerektiğine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda. İzmir 2.İdare Mahkemesinin 12.4.1989 günlü, E:1987/1194, K:1989/562 sayılı kararıyla; söz konusu sosyal konutun 18.12.1980 gününde davacının babasına kiralandığı, davacının babasının ölümü üzerine 2.5.1983 günlü, 11548 sayılı belediye encümeni kararı ile kira sözleşmesinin davacı ile yenilenmesine karar verildiği, sosyal konutta oturma süresi 2.5.1983 gününde başlayan davacının, dava konusu işlemin tesis edildiği 8.10.1987 gününde 5 yıllık yasal oturma süresini doldurmadığından konutu boşaltması yolunda tesis edilen işlemde Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 50.maddesi hükmüne uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bu karar temyiz incelemesi sonucunda. Danıştay Altıncı Dairesinin 13.11.1991 günlü, E:1989/3134, K:1991/2402 sayılı kararıyla; işlemin tesis edildiği 8.10.1987 gününde 775 sayılı Yasanın uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin sosyal konutlarda kiracı olarak oturma süresini belirleyen 50 nci maddesindeki 5 yıllık sürenin dolmadığı, bu işleme karşı açılan davada. 19.4.1988 gününde idare mahkemesince yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu suretle davacının süresi dolmadan tahliye edilmesi durumunun ortadan kaldırıldığı, ancak idare mahkemesinin karar tarihi olan 12.4.1989 gününde davacının sosyal konutta oturma süresi olan beş yılın dolduğunun anlaşıldığı, bu durumda sosyal konutta oturma süresi dolmuş bulunan davacının durumunun gözönüne alınarak Mahkemece bir karar verilmesi gerekeceğinin tabii olduğu gerekçesiyle bozulmuş ise de, idare mahkemesi; idare hukuku ilkelerine göre idari işlemlerin tesis edildikleri andan itibaren kişilerin hukuki durumunda değişiklik meydana getirecekleri ve bu işlemlere karşı açılacak iptal davalarında verilecek iptal kararlarının idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldıracağı, bu nedenle bir idari işlemin iptali istemiyle açılacak davanın, bu işlemin tesis edildiği anda var olan maddi ve hukuki koşullara göre değerlendirme yapılarak karara bağlanması gerektiği, bakılan davada, davacının sosyal konuttan tahliyesine ilişkin işlemin tesis edildiği 8.10.1987 tarihindeki maddi ve hukuki olgulara göre karar verildiğinden, karar tarihi olan 12.4.1989 günündeki durumuna göre bir karar verilmesi gerektiği yolundaki bozma kararında idare hukuku ilkelerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptaline dair ilk kararında ısrar etmiştir. Davalı idare, İzmir 2.İdare Mahkemesinin 14.5.1992 günlü, E:1992/365. K.1992/594 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. İdare hukuku ilkelerine göre, iptal davaları incelenirken, iptali istenilen işlemin tesis edildiği andaki durum yargılanır ve iptal kararı, idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırır. Çünkü sakat bir idari işlemin hukuk düzenine girmesi ile hukuka aykırı bir durum doğar. Bu durumun giderilebilmesi için iptal kararı hukuken sakat idari işlemi geriye yürür bir biçimde ortadan kaldırır ve hukuka aykırı işlem yapılmasından önceki duruma dönülür. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden. 2.5.1983 günlü, 11548 sayılı belediye encümeni kararı uyarınca davalı idare ile kira sözleşmesi imzalayan davacının, 775 sayılı Gecekondu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 50 nci maddesinde belirlenen sosyal konutlarda 5 yıllık oturma süresi henüz dolmadan 8.10.1987 tarihinde tahliye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu işleme karşı açılan davada, İzmir 2.İdare Mahkemesince 19.4.1988 tarihinde verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin karar uyarınca davacının söz konusu sosyal konutta oturmaya devam ederek 5 yıllık oturma süresini doldurmuş olması ise tesis edildiği tarihte hukuka aykırı bulunan dava konusu işleme hukuksal dayanak sağlamaz. Ayrıca sosyal konutta 5 yıllık oturma süresi 2.5.1988'de dolacak olan davacı hakkında. 8.10.1987 tarihinde tesis edilen ve konutu 7 gün içinde boşaltması gerektiğine ilişkin bulunan işlemin, tesis edildiği tarih itibariyle denetlenerek iptali, hiç kuşkusuz, süre dolduğunda idarece yeniden işlem tesisine engel değildir. Açıklanan nedenlerle, bozulması istenilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İzmir 2. İdare Mahkemesinin 14.5.1992 günlü, E:1992/365. K.1992/594 sayılı kararının onanmasına, dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30.9.1994 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 775 sayılı Gecekondu Kanununun 31 inci maddesinde İmar ve İskan Bakanlığı ve bu bakanlığın izni ile belediyelerin, gecekonduların İslah tasfiye ve önlenmesi maksadıyla halk konutları, nüve konutlar ve geçici olarak kullanılacak misafir konutları inşasına yetkili oldukları, bunların kira ve kullanma şekillerinin yönetmelikte belirtileceği öngörülmüştür. Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 36 ncı maddesinde kiralık konutların kimlere tahsis edileceği ve tahsiste öncelik sırası belirlenmiş, "Konutlardan çıkarılma sebepleri" başlığını taşıyan 50 nci maddesinde; yönetmeliğin 42 ncı maddesinde belirtilen nitelikleri haiz olmadığı belli olanlarla, bu nitelikleri kira süresi dolmadan yitirdiği tespit edilenler ve konutlarda kiracı olarak 5 yıllık oturma süresini dolduranların konutlardan çıkarılacağı, aile reisinin ölümü halinde Medeni Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı. 775 sayılı Yasa'ya göre kiralık konutlarda halen oturmakta olanların oturma süresinin tespitinde de konuta ilk giriş tarihinin esas alınacağı belirtilmiştir. Yasa ve ilgili yönetmelikle; konutu bulunmayan veya gecekondusu yıkılmış veya yıkılacak olan dar gelirli kimselerin yaygın bir biçimde kiralık konutlardan yararlandırılmasının amaçlandığı kuşkusuzdur. Bu yoldaki bir görüşün adalet ve hakkaniyet kuralları ile eşitlik ilkesine ve yasanın amacına daha uygun olacağı da tartışmasızdır. Bu itibarla belirtilen konutların tahliyesi ile ilgili işlemlerin yargısal denetimi sırasında "5 yıl oturma süresinin" esas alınması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta: davacının kiralık konutta oturma süresinin 2.5.1983 gününde başladığı kabul edilse bile 5 yıllık sürenin 2.5.1988 tarihinde dolduğu, mahkemenin 19.4.1988 gününde verdiği yürütmeyi durdurma kararı ile davacının süre dolmadan tahliye edilmesinin önlendiği, başka bir anlatımla davacının mevzuata belirli ve uzatılması mümkün olmayan 5 yıl oturma süresi imkanının sağlandığı esasa ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihte ise 9 yıl oturmak suretiyle bu süreyi doldurduğu açıktır. Bu durumda altıncı dairenin bozma kararı yasa ve yönetmeliğin yukarıda belirtilen hükümlerin gerek lafzına ve gerek anacına uygun bulunmaktadır. Öte yandan Mahkemece ikinci kez verilmiş bulunan iptal kararı ise; bu konutlarda aynı veya daha kötü şartlar altında dahi pek çok sayıdaki kişi sırasını beklerken davacının babasının vefatından sonra sosyal konutta 1983 tarihinden bu yana 11 yıl süreyle (ancak 5 yıl oturulabilir) ve halen de oturmasını sağlar nitelikte olduğundan, hukuka, hak ve nesafet kurallarına ve belirtilen mevzuat hükümlerine açıkça aykırıdır. Açıklanan nedenlerle mahkemenin ısrar kararının bozulması gerektiği görüşü ile karara katılmıyoruz.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 1993/247, K. 1994/559, T. 13.11.1991, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1993-247-e-1994-559-k-f94f52f7447b