İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1992/253 E. 1994/37 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1992/253
- Karar No
- 1994/37
- Karar Tarihi
İdare D.Gen.Kur. 1992/253 E., 1994/37 K. İdare D.Gen.Kur. 1992/253 E., 1994/37 K. İÇME SUYU HAVZASINDA KALAN İŞYERİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN YETKİLERİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN YÖNETMELİK ÇIKARMASI ÇEVRE KİRLİLİĞİ GAYRİSIHHİ MÜESSESELER İNCELEME KURULU KARARI GAYRİSIHHİ MÜESSESELER YÖNETMELİĞİNDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN YETKİLERİ GAYRİSIHHİ MÜESSESELERLE İLGİLİ YETKİLER 1593 S. UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU [ Madde 268 ] 1593 S. UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU [ Madde 275 ] 3030 S. BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYELERİNİN YÖNETİMİ HAKKINDA K... [ Madde 6 ] 3030 S. BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYELERİNİN YÖNETİMİ HAKKINDA K... [ Madde 23 ] "İçtihat Metni" İstemin Özeti : Davacı şirketin işyerinin faaliyetten men edilerek mühürlenmesine ilişkin 15.7.1988 günlü ve 88/3830 sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı Gayri sıhhi Müesseseler İnceleme Kurulunun 17.6.1968 günlü ve 1766 sayılı kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda: İstanbul 2.İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Sekizinci Dairesinin 22.1.1991 günlü E:1990/1419, K:1991/87 sayılı bozma kararına uyulmayarak. Mahkemenin dava konusu işlemin iptaline dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 11.11.1991 günlü E:1991/626, K:1991/2100 sayılı kararını davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir/ Savunmanın Özeti : İdare Mahkemesince verilen kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : Zeynep Yılmaz Danıştay Savcısı Yurdanur Şendir'in Düşüncesi : Davacının. ...'da bulunan işyerinin ... İçme Suyu havzasında kalması ve su kaynaklarının kirlenmesine sebep olduğu gerekçesiyle. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliğinin 16, 17 ve 24 üncü maddeleri uyarınca kapatılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davada, idare mahkemesince. 3030 sayılı Kanunun 23.maddesi ile bu konuda Yönetmelikler Çıkarma yetkisinin İçişleri Bakanlığına verildiği, bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığınca çıkarılan Yönetmeliğin 19.maddesinin verdiği yetki ile de Belediye tarafından işlemin dayanağını oluşturan Yönetmeliğin yürürlüğe konulduğu, Yasa ile yetki verilmeyen bir konuda Bakanlıkça yetkisiz olarak çıkarılan yönetmelikle düzenleme yapı Tanıyacağı ve bu düzenlemeye istinaden tesis edilen işlemde, isabet bulunmadığı, gerekçesiyle davalı idare işleminin iptaline karar verildiği, bu kararın, Danıştay Sekizinci Dairesince bozulması üzerine, idare mahkemesinin ilk kararında ısrar ettiği ve davanın bu kararın temyizi isteği ile açıldığı dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. 3030 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 19 uncu maddesinde Büyükşehir Belediyesine bu maddenin uygulamasıyla ilgili olarak Yönetmelik düzenleme yetkisi verilmiş bulunmaktadır. Bu durumda, sözü geçen 19 uncu maddeye göre Belediyenin Yönetmelik çıkarmasında kanunsuzluk yoktur. Bu sebeple, davalı idarenin temyiz isteğinin kabulü ile idare mahkemesinin ısrara ilişkin kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacı şirketin işyerinin faaliyetten men edilerek mühürlenmesine ilişkin 15.7.1988 günlü ve 88/3830 sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı Gayrisıhhi Müesseseler İnceleme Kurulunun 17.6.1988 günlü ve 1766 sayılı kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda; İstanbul 2.İdare Mahkemesince verilen 28.2.1990 günlü E:1988/568, K:1991/255 sayılı iptal kararı temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Sekizinci Dairesinin 22.1.1991 günlü E:1990/1419, K:1991/87 sayılı kararı ile bozulmuş ise de; İstanbul 2.idare Mahkemesi bozma kararına uymayarak iptal kararında ısrar etmiştir. Davalı idare bu kez İstanbul 2.İdare Mahkemesinin 11.11.1991 günlü E:1991/626, K:1991/2100 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Danıştay Sekizinci Dairesi. İstanbul 2.İdare Mahkemesinin 28.2.1990 günlü, E:1988/568, K:1990/255 sayılı kararını; 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Yasanın 23 üncü maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin nicelik ve nitelikleri Gayrı sıhhi Müesseseler Yönetmeliğinde belirli 1. 2 ve 3. sınıf gayrısıhhı yerlerin açılış ve çalışmalarına ilişkin her türlü iş ve işlemleri yerine getirme, izin verme, işleyişlerini denetleme, gerektiğinde yasal yaptırım uygulama görev ve yetkisini Büyükşehir Belediyelerine veren 19 ncu maddesinde ayrıca bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak Yönetmelikle düzenlemede bulunma yetkisinin de verildiği, buna göre 1. 2 ve 3. sınıf gayrısıhhi yerleri sınıflandırma yetkisi dışında maddede yazılı durumları kapsayan ve anılan 19 uncu maddenin uygulanmasını sağlayan 87/341 sayılı Büyükşehir Belediyesi Gayrısıhhi Müesseseler Yönetmeliğinin yukarıda sözü geçen Yasa ve Yönetmelikle verilen yetkiye dayanılarak çıkarıldığının açık olduğu, öte yandan davacı tarafından işyerinin su kaynaklarına uzak olduğu öne sürülmekte ise de; dava konusu işyerinin 1/25.000 ölçekli ... İçme Suyu Havzası Çevre Düzeni Nazım İmar Planı ile 1/25.000 ölçekli ... Çevre Düzeni Nazım İmar Planlarında içme ve kullanma suyu sağlayan veya sağlayacak olan su kaynaklan havzasında ... Havzası ... Barajı koruma alanında dereye göre kısa, göle göre ise uzun mesafeli koruma alanında yer aldığının dosyada bulunan bilgi ye belgelerden anlaşıldığı, bu durumda 13.3.1984 günlü, 18340 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İçme ve Kullanma Suyu Sağlanan ve Sağlanacak Olan Yüzeyde Su Kaynaklarının Korunması Hakkındaki Yönetmelikte su Havzalarındaki derelere su toplama yerine uzaklığına göre hangi koruma alanları kurallarının uygulanacağının belirtildiği, dereye göre kısa mesafeli olan yerde yer alan işyerinin su havzasında kirlenmeye neden olacağı gibi, burada açılacak işyerinin de yönetmeliklere göre çevre ve insan sağlığı açısından çalışması sakıncalı olan yerlerden olacaklarından çalışma izni verilemeyecek yerler arasında yer alacağı, belirtilen hukuksal durum karşısında davacının daha önce aldığı izin uyarınca işlettiği işyerinin, insan ve çevre sağlığı yönünden zararlı olup olmadığı hususunun tespitinin ise yerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile olanaklı bulunduğundan bilirkişi raporu sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken belediyelerin düzenleme yetkisi bulunmadığı bir konuda çıkardığı yönetmelik uyarınca işyerini kapatamayacağından bahisle dava konusu işlemin iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozmuştur. İstanbul 2.idare Mahkemesince; kamu idarelerinin yürütmekte görevli oldukları kamu hizmetlerine ilişkin işlem ve eylemlerin ayrıntılarını ve teknik kısımlarını düzenlemek amacıyla yönetmelikler çıkarma konusunda genel olarak bir yetkileri bulunmakla beraber Anayasanın 124 üncü maddesi hükmünde de ifade edildiği gibi yönetmeliklerin sırasıyla tüzük, kanun ve Anayasaya uygun olmayan yeni bir hukuki durum, ilişki ve hareket kuralları yaratamayacağı, çevreye zarar veren gayrısıhhi müesseselerin tanımı ve sınıflandırılması ve ne biçimde tesis edileceklerine ilişkin düzenlemenin 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununun 268 ve 275 inci maddelerinde belirlendiği ve birinci sınıf müesseseler için Sağlık Bakanlığı ikinci ve üçüncü sınıf müesseseler için de Sağlık Bakanlığına bildirilmek kaydıyla mahalli en büyük mülkiye memurlarının yetkili olduğunun kurala bağlandığı, bu konuda Türkiye genelinde yetkili olan Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca 26.10.1983 tarihinde çıkarılan 508 sayılı Gayrı sıhhi Müesseseler Yönetmeliğinde de yetkili makamın 1593 sayılı Yasaya paralel biçimde düzenlendiği, 3030 sayılı Yasanın 6/A-e maddesinde ise çevre sağlığı ve korunmasını sağlamak 1,2 ve 3. sınıf gayrısıhhi müesseselerin açılış ve çalışmalarına ruhsat vermenin Büyükşehir Belediyelerinin görevi içinde olduğu belirlendikten sonra başka bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, 23 üncü maddesinde de bu kanunun uygulanması ile ilgili hususlarda Yönetmeliklerle düzenlemelerde bulunmaya İçişleri Bakanlığının yetkili olduğunun hükme bağlandığı, bu hüküm uyarınca İçişleri Bakanlığınca çıkarılan 3030 sayılı Kanunun uygulanması ile ilgili yönetmeliğin 19 uncu maddesinde ise nicelik ve niteliklerin Gayrısıhhi Müesseseler Yönetmeliğinde belirlenen 1,2 ve 3. sınıf gayrısıhhi müesseselerin açılış, çalışma ve denetimine ilişkin kurallara yer verildikten sonra bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak yönetmelikte düzenlemede bulunmaya Büyükşehir Belediyelerinin yetkili olduğuna işaret edildiği, bu durumda 3030 sayılı Yasanın 23 üncü maddesi uyarınca yönetmelik çıkarma yetkisi bulunan İçişleri Bakanlığının böyle bir düzenlemeye gitmeden. Yasayla kendisine verilen bu görevi Türkiye'nin her yerinde farklı ilke organizasyon ve uygulamalara neden olabilecek biçimde yönetmelikle belediyelere devretmesine hukuken olanak bulunmadığından. 508 sayılı Gayrısıhhi Müesseseler Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı yolunda hüküm içeren 987/341 sayılı ... Büyükşehir Belediyesi Gayrısıhhi Müesseseler Yönetmeliği hukuken sakat bulunduğu, nitekim 508 sayılı Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığına ilişkin bir hüküm 3030 sayılı Yasada ve bu yasanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte yer almadığından, anılan yönetmeliğin işlem tesisine yetkili olan makama ilişkin kuralları dışındaki hükümlerinin yürürlükte olduğu, bu durumda hukuken geçerliliği bulunmayan bir yönetmeliğe dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal kararında ısrar edilmiştir. Anayasanın 124 üncü maddesinde; "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla Yönetmelikler çıkarabilir" hükmü yer almaktadır. 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanunun Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görevleri başlıklı 6/A-e maddesinde ise çevre sağlığı ve korunmasını sağlamak 1,2 ve 3. sınıf gayrısıhhi müesseselerin açılış ve çalışmalarına ruhsat vermenin büyükşehir belediyelerinin görevi içinde olduğu kurala bağlanmıştır. Anılan Yasanın 23 üncü maddesinde de bu kanunun uygulanması ile ilgili hususlarda yönetmeliklerle düzenlemelerde bulunmaya İçişleri Bakanlığının yetkili olduğuna işaret edilmektedir. Bu hüküm uyarınca İçişleri Bakanlığınca çıkarılan Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında 3030 sayılı Kanunun Uygulanması ile ilgili Yönetmeliğin Gayrisıhhi Müesseselerin düzenlendiği 19 uncu maddesinde: "Nicelik ve Nitelikleri Gayrı sıhhi Müesseseler Yönetmeliğinde belirli 1.2 ve 3. sınıf gayrısıhhi müesseselerin açılış ve çalışmalarına ilişkin 1580 sayılı Belediye Kanununa göre yapılması gerekli işlemler dahil, her türlü iş ve işlemleri yerine getirme, ruhsat verme ve işleyişlerini denetleme, gerektiğinde kanuni müeyyide uygulana görev ve yetkileri büyükşehir belediye başkanlığına aittir. Gerektiğinde, hizmette kolaylık, sürat ve etkinliği sağlamak amacıyla 2 ve 3. sınıf gayrısıhhi müesseselerle ilgili bu görev ve yetkiler kısmen veya tamamen ilçe belediye başkanlıklarına devredilir. Gayrı sıhhi Müesseseleri Yönetmeliği ile kurulması öngörülen kurul ve komisyonlar büyükşehir belediye başkanınca teşekkül ettirilir. Bu kurul ve komisyonlarda belediye personeli görevlendirilebileceği gibi büyükşehir belediye başkanınca gerekli görülmesi ve talep edilmesi halinde valiler de ilgili kamu kurum ve kuruluşlar personelini bu konuda görevlendirebilirler. Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak yönetmelikle düzenlemede bulunmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir," hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda içerikleri yazılı maddelerin birlikte değerlendirilmesinden Gayrısıhhi Müesseselerin açılış çalışma ve denetimlerinde Büyükşehir Belediyeleri; ne çeşitli görev ve yetkiler verildiği anlaşılmakta olup kendi görev alanlarını ilgilendiren bir konuda 3030 sayılı Yasa ve Yasanın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak ... Büyükşehir Belediyesinin Yönetmelik çıkarma yetkisinin bulunduğu açık olduğundan İdare Mahkemesince 987/341 sayılı Yönetmelik hükümlerine dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle verilen ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan davacının daha önce aldığı izin uyarınca işlettiği işyerinin insan ve çevre sağlığı yönünden sakıncaları bulunup bulunmadığının yerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre belirleneceği zorunlu olduğundan idare mahkemesince yerinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek rapora göre karar verilmesi gerektiğinde herhangi bir duraksamaya yer bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 2. idare Mahkemesinin 11.11.1991 günlü E:1991/626, K:1991/2100 sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 28.1.1994 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararı üzerine İstanbul 2.İdare Mahkemesince verilen ve iptal kararında ısrar edilmesine ilişkin bulunan kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve İstanbul 2.İdare Mahkemesinin 11.11.1991 günlü E:1991/626, K:1991/2100 sayılı kararının onanması gerektiği oyuyla karara karşıyım.