İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1992/167 E. 1994/42 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1992/167
- Karar No
- 1994/42
İdare D.Gen.Kur. 1992/167 E., 1994/42 K. İdare D.Gen.Kur. 1992/167 E., 1994/42 K. İDARE MAHKEMESİNİN GÖREVİ İHTİYAR KURULU ÜYELERİ VE MUHTARLARIN GÖREVLERİNDEN ÇIKARILMASI İL VE İLÇE KURULLARININ MUHTAR VE İHTİYAR KURULU ÜYELERİNİN GÖREVLERİNDEN ÇIKARILMASI MUHTAR VE İHTİYAR KURULU ÜYELERİNİN GÖREVLERİNDEN ÇIKARILMASI 442 S. KÖY KANUNU [ Madde 41 ] 2575 S. DANIŞTAY KANUNU [ Madde 24 ] 2575 S. DANIŞTAY KANUNU [ Madde 25 ] 2576 S. BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE V... [ Madde 15 ] 2576 S. BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE V... [ Madde 5 ] 5442 S. İL İDARESİ KANUNU [ Madde 60 ] 5442 S. İL İDARESİ KANUNU [ Madde 65 ] "İçtihat Metni" İstemin Özeti : .... ili. ... ilçesine bağlı ... Köyü İhtiyar Kurulu üyeleri olan davacıların 442 sayılı Kanunun 286 sayılı Kanunla değişik 41 inci maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılmalarına ilişkin 14.8.1989 günlü, 177 sayılı ... İlçe İdare Kurulu kararını onayan ... Valiliği İl İdare Kurulunun 20.9.1990 günlü, 278 sayılı kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 4.11.1990 günlü E:1990/1889, K:1991/1712 sayılı kararı davacılar temyiz etmekte ve usul ve hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bozulmasını istemektedirler. Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti : Davalı idarelerce, Davacıların temyiz istemine cevap verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : Dr. Ülkü Özcan Danıştay Savcısı Belma Kösebalaban'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan karârın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: ... İli. ... İlçesine bağlı ... Köyü İhtiyar Kurulu Üyeleri olan davacıların 442 sayılı Kanunun 286 sayılı Kanunla değişik 41.maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılmalarına ilişkin 14.8.1989 günlü, 177 sayılı ... İlçe İdare Kurulu Kararını onayan ... Valiliği İl İdare Kurulunun 20.9.1990 günlü, 278 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada. Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 4.11.1991 günlü, E:1990/1889, K:1991/1712 sayılı kararı davacılar temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. 442 sayılı Köy Kanununun 286 sayılı Kanunla değişik 41 inci maddesinde il merkezine bağlı köylerde valinin, ilçelere bağlı köylerde kaymakamların, muhtarın işlerini ve kanunlarla verilen diğer görevlerini yapmadığını görürlerse muhtara yazılı ihtarda bulunacakları, buna rağmen iş görmeyen muhtarın, yetkili idare kurulu kararıyla görevinden uzaklaştırılacağı hükmü yer almış; 5442 sayılı İl İdare Kanununun 60 inci maddesinde, idare kurullarının, idari, istişari ve kazai olmak üzere türlü karar alacakları; 65 inci maddesinde de, ilçe idare kurulları kararları aleyhine il idare kurullarına, il idare kurullarının gerek birinci ve gerek ikinci derecede verdikleri kararlar aleyhine Danıştay'da ilgililer tarafından Danıştay Kanununa göre itiraz olunabileceği ifade edilmiştir. Yukarıda anılan hükümler uyarınca 2576 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerinin görevlerinden çıkarılmasına ilişkin ilçe ve il idare kurulu kararları yargısal karar olarak kabul edilmiş ve 5442 sayılı Kanunun yukarıda anılan 65 inci maddesine göre il idare kurullarının gerek birinci gerekse ikinci derecede verdikleri kararlar Danıştay'da temyizen incelenmiştir. Ancak. 20.1.1982 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2576 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan, idare ve vergi mahkemelerinin görev alanına giren ve kanunlarla çeşitli kurul ve komisyonlara verilmiş bulunan görev ve yetkilerin, bu mahkemelerin göreve başladığı tarihte sona ereceği yolundaki hükmü uyarınca, il ve ilçe idare kurullarının yargısal görevlerinin idare mahkemelerinin göreve başlamasıyla son bulduğu anlaşılmaktadır. Bu hukuksal duruma göre, il ve ilçe idare kurullarının yargı görevlerinin kalkmasıyla, artık muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerinin görevlerinden çıkarılmasına ilişkin verdikleri kararlar idari işlem niteliğini taşımaktadır. 2576 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, idare mahkemelerinin ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki davalara, 2.fıkrasında, özel kanunlarda Danıştay'ın görevli olduğu belirtilen ve İdari Yargılama Usulü Kanununu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmış bulunduğu davalara bakacağı belirlerimi ş; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24.maddesinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar sayılmış ve aynı maddenin 2.bendinde. Danıştay'ın belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri inceleyeceği ve karara bağlayacağı kuralı getirilmiştir. İl İdaresi Kanununun yukarıda anılan 65 inci maddesinde her ne kadar il idare kurullarının birinci ye ikinci derecede verdikleri kararlar aleyhine Danıştay'da itiraz olunabileceği ifade edilmekte ise de; yukarıda anılan mevzuat kuralları birlikte değerlendirildiğinde; il ve ilçe idare kurullarının idari işlem niteliğini taşıyan köy muhtar ve ihtiyar meclisi üyelerinin görevden çıkarılmasına ilişkin kararlarına karşı açılan davalar; Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak çözümleyeceği davalar arasında bulunmadığı gibi, Danıştayın ilk derecede görevinde bulunan belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemlerin incelenmesi kapsamında da olmadığı ve nitelik itibariyle farklılık gösterdiğinden bu bentle de ilgisinin bulunmaması karşısında ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'ın görevinde bulunmamaktadır. İl İdare Kurullarının gerek birinci gerekse ikinci derecede verdikleri kararlara karşı doğrudan temyiz yoluyla Danıştaya başvurulabileceğinin kabulüne ise: idari işlem niteliğinde bulunan idare kurulu kararlarının ilk derece mahkemesine gidilmeden doğrudan temyiz edilmesi hukuk düzenimize göre mümkün olmadığı gibi, 2575 sayılı Danıştay Kanununun Danıştay'da temyiz yoluyla görülecek davaları belirleyen 25 inci maddesinde yer alan idare mahkemeleri ile vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülen davalarla ilgili nihai kararların Danıştay'da temyiz yoluyla inceleneceği ve karara bağlanacağı kuralı uyarınca da olanak bulunmamaktadır. Bu durum karşısında il ve ilçe idare kurullarının muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerinin görevlerinden çıkarılmasına ilişkin olarak verdikleri kararlara karşı açılan davalar. 2576 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca idare mahkemesinin görevine girmektedir. Dava, ... ili. ... İlçesine bağlı ... Köyü İhtiyar Kurulu üyeleri olan davacıların 442 sayılı Kanunun 286 sayılı Kanunla değişik 41 inci maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılmalarına ilişkin 14.8.1989 günlü, 177 sayılı ... İlçe idare Kurulu Kararını onayan ... Valiliği İl İdare Kurulunun 20.9.1990 günlü, 278 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış olup yukarıda anılan yasa kuralları uyarınca bu davanın görüm ve çözümü ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'ın görevine girmemekte, idare mahkemesinin görevinde bulunmaktadır. Açıklanan nedenle, davacıların temyiz isteminin KABULÜ ile Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 4.11.1991 günlü, E:1990/1889, K:1991/1712 sayılı kararın bozulmasına, 28.1.1994 gününde oyçokluğu ile karar verildi. GEREKÇEDE KARŞI OY Danıştay Sekizinci Dairesince 442 sayılı Köy Kanununun 286 sayılı Kanunla değişik 33/a maddesindeki "il veya ilçe idare kurulunca" ibaresinin Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptali istemiyle yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince verilen 24.9.1987 günlü, E:1987/4, K:1987/20 sayılı itirazın reddine ilişkin kararında, il ve ilçe idare kurulunca yargısal usul ve kararlarla, muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerinden çıkarma görevinin 2576 sayılı Kanunla veya diğer bir kanun hükmüyle idare mahkemelerine verilmediği, bu işlerin idare mahkemelerinin görev alanına alınmadığı ve il ve ilçe idare kurullarının bu husustaki görev ve yetkilerinin sona ermediği, il ve ilçe idare kurullarının bu konuda şimdiye kadar aldıkları yargısal nitelikli kararların, bundan sonra yargısal olmasına engel ve idari sayılmasını gerektiren yeni bir hükmün de getirilmediği, evvelce olduğu gibi bundan sonra da il idare kurullarının gerek birinci gerek ikinci derecede verdikleri bu yargısal kararlarına karşı temyiz istemlerinin doğrudan Danıştay'ın inceleyip karara bağlaması gerektiği belirtilmiştir. Anılan Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca İl idare kurullarının muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerinin görevden çıkarılmalarına ilişkin gerek birinci gerek ikinci derecede verdikleri kararların yargısal niteliğinin devam ettiğinin, bu kararlara karşı açılacak davaların da temyiz davası olduğunun kabulü zorunludur. Ancak bu kararlara karşı açılacak temyiz davası 2575 sayılı Danıştay Kanununun, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davaları belirleyen 24 üncü maddesinde sayılanlar arasında yer almadığından, bu davanın Danıştay'da temyiz davası olarak incelenmesine olanak bulunmamaktadır. 2576 sayılı Yasanın 5 inci maddesinde idare mahkemeleri idari yargı düzeninde genel görevli mahkeme olarak kabul edilmiş, anılan Maddenin 1.fıkrasında idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki davaları çözümleyeceği belirtilmiştir Bu durum karşısında il idare kurullarının muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerinin görevden çıkarılmalarına ilişkin birinci ve ikinci derecede verdikleri yargısal kararlara karşı açılacak davaların temyiz davası olarak idare mahkemesinde görülmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçede katılmıyorum.