İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1991/272 E. 1993/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1991/272
- Karar No
- 1993/504
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : ....... İli, ....... İlçesi, Merkez Bucağına bağlı ....... Köyü ile ....... İli ....... İlçesi ....... Bucağına bağlı ....... Köyü arasında kalan iki il arası sınırı belirleyen 7.12.1987 gün ve 87/34002 sayılı üçlü kararnamenin iptali istemi ile açılan dava sonucunda, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 6.3.1991 günlü, E:1988/143, K:1991/440 sayılı iptal kararının, hukuka uygun bulunmadığından bahisle temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : N.T. Danıştay Savcısı Y.I.'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: ....... İli, ....... ilçesi, ....... Bucağına bağlı ....... Köyü ile ....... ili ....... İlçesi .....:. Bucağının bağlı ....... Köyü arasında kalan iki ü arası sının belirleyen 7.12.1987 günlü ve 87/34002 sayılı üçlü kararnamenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin 6.3.1991 günlü, E: 1988/143, K: 1991/440 sayılı kararıyla yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora göre, ....... Köyünün tapuya tescilli 10.5.1927 gün ve 135 sayılı ilçe idare kurulunca belirlenmiş sınırlarının bulunduğu, bu sınır kararının uyuşmazlığa konu noktadaki sınır noktalarının değişmez ve belirgin nitelik taşıdıkları, uyuşmazlığa konu işlemle bu sınır kararının değerlendirme dışı tutularak ortada köylerden birinin sınırlarını değiştirmeye neden olabilecek sosyo-ekonomik ve coğrafi nedenler bulunmamasına icarsın ....... Köyünün alanını daraltacak biçimde yeniden iki il arası sınırların saptanmasında 5442 sayılı Yasa ile ilgili Yönetmelik kurallarına uyarlık görülmediği, iki il arası sınırın belirlenmesinde anılan sınır kararındaki zikzakların kaldırılması amaçlanıyorsa bunun var olan sınırların korunabildiği ölçüde korunması ilkesi göz önünde bulundurularak idarece yeniden iki il arası sınırın belirlenebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir. Davalı idare, bu kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 6.3.1991 günlü, E:1988/143, K:1991/440 sayılı kararının onanmasına, 22.10.1993 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY ....... Köyünün 442 sayılı Köy Kanununa göre çizilmiş bir sınırı bulunmasına rağmen ....... Köyünün bu bölgede önceden çizilmiş bir sınır bulunmadığı, bu durumda köyler arasında belirgin ve değişmez sınır noktalarından oluşmuş önceki sınırdan söz edilemeyeceği açık bulunduğundan ortaya çıkan sınır uyuşmazlığının idarece çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Aralarında sınır uyuşmazlığı olan köylerin bağlı oldukları iller ve merkez kurulunca yerinde yapılan incelemeler sonucunda köylerin istedikleri sınırların ayrı ayrı saptandığı ve sonucunda 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile Sınır Yönetmeliği hükümlerine uygun yöntemle köyler arası sınırın belirgin ve değişmez noktalardan geçecek şekilde çizildiği ve böylece iki il arası sınırın belirlendiği anlaşılmaktadır. Mevzuata uygun biçimde yapılan inceleme ve yetkili kurulların görüşleri alındıktan sonra merkez heyeti raporuna dayanılarak çizilen iki il arasındaki sınırları belirleyen müşterek kararnamede 5442 sayılı Yasa ile ilgili Yönetmelik kurallarına aykırılık bulunmadığından davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin bulunan Danıştay Sekizinci Dairesinin kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksine verilen karara katılmıyorum.