İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1990/670 E. 1990/101 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1990/670
- Karar No
- 1990/101
- Karar Tarihi
istemin Özeti : Davacının hissedarı olduğu 59 pafta, 388 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan ruhsatsız inşaatın 3194 sayılı Kanunun 32 nci maddesi uyarınca yıktırılmasına ilişkin 29.9.1986 günlü 86/2296 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin, İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesinin 9.11.1988 günlü E: 1987/157 K: 1988/1121 sayılı kararı, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı Dairesinin 12.6.1989 günlü E: 1989/712 K: 1989/1537 sayılı kararı ile bozulmuş ise de; Mahkeme, bozmaya uymayarak davanın reddinde ısrar etmiştir. .Davacı, 31.10.1989 günlü, E: 1989/1513 K: 1989/902 sayılı ısrar kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: Suna Türkoğlu Danıştay Savcısı Aynur Şahinok'un Düşüncesi: Davacının hissedarı olduğu 59 pafta, 388 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerine ruhsatsız olarak yapılan yapının 3194 sayılı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına ilişkin belediye encümen kararının iptali istemiyle açılan davayı reddeden İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesinin 9.11.1988 günlü E: 87/157 K: 88/1121 sayılı kararını temyizen inceleyerek inşaatın imar mevzuatına ve imar planına aykırı bölümlerinin nelerden ibaret olduğu ve hangi nedenle düzeltilmeyeceği açıklanmadığı halde anılan hususların araştırılmadan karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozan Danıştay 6. Dairesinin 12.6.1989 günlü E: 89/6712, K: 89/1537 sayılı kararına uymayıp 19.11.1988 günlü K: 88/1121 sayılı kararında ısrar ederek davayı reddeden İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesinin 31.10.1989 günlü E: 89/1513, K: 89/902 sayılı kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3194 sayılı Yasanın 32. maddesinde; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığının tesbiti üzerine yapının o andaki durumunun tesbit edilip, mühürlenerek inşaatın durdurulacağı, durdurma emrinin zaptın inşaat mahalline asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı, bu tarihten itibaren 1 ay içerisinde yapının ruhsatı alınarak veya ruhsata uygun hale getirilerek mühürün kaldırılmasının istenilebileceği aksi takdirde ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapı hakkında belediye encümeni veya il İdare Kurulunca yıkım kararı verileceği kurula bağlanmış olup anılan yasada durdurma ve mühürleme işlemini müteakip 1 ay içerisinde rahsat almak için başvuruda bulunulmaması halinde yapı hakkında yıkım kararı verileceğinin açıkça belirtilmiş olması ve olayda uyuşmazlık konusu yapı için yasada belirtilen süre içerisinde ruhsat almak için başvuruda da bulunulmaması karşısında yıkım kararı verilmesi ve mahkemece, dava konusu yapının yıktırılmasına ilişkin işlemin anılan yasa hükmüne uygun olup olmadığı araştırılarak davanın reddedilmesi imar mevzuatına uygun olup, ayrıca anılan yapının imar mevzuatına hangi yönlerden aykırı olup olmadığının, mahkemece araştırılmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulmasında isabet bulunmadığından temyiz isteminin reddiyle 9.11.1988 günlü E: 87/157, E: 88/1121 sayılı kararda ısrar edilerek davanın reddine ilişkin 31.10.1989 günlü E: 89/1513, K: 1989/902 sayılı İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay idari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının hissedar olduğu 50 pafta, 388 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan ruhsatsız inşaatın 3194 sayılı imar Kanununun 32 nci maddesi uyarınca yıktırılmasına ilişkin 29.9.1986 günlü 86/2296 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılan dava, İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesinin 19.11.1988 günlü E: 1987/157, K: 1988/1121 sayılı kararla reddedilmiş ise de; temyiz incelemesi sonucunda bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 12.6.1989 günlü E: 1989/712 K: 1989/1537 sayılı kararı ile bozulmuştur. İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesinin, bozma kararına uymayarak, 31.10.1989 günlü E: 1989/1513, K: 1989/902 sayılı kararı ile, davanın reddinde ısrarı üzerine; davacı, bu kez anılan ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Temyiz dosyasının incelenmesinden, davacının tapulu olan hisseli taşınmazı üzerindeki ruhsatsız yapının, yapı kontrol ekiplerince 9.8.1986 tarihinde tespit edilmesi üzerine, 12.8.1986 tarihli yapı tespit tutanağı ve aynı tarihli yapı tatil tutanağının düzenlendiği; davacının imar affından yararlanmak için 18.9.1986 tarihinde başvuruda bulunduğu; bu başvuru üzerine herhangi bir değerlendirme yapılmadan yapının 3194 sayılı imar Kanununun 32 nci maddesine göre yıktırılması ve 42 nci maddesine göre para cezası tahakkuk ettirilmesi için, 22.9.1989 günlü imar Planlama Müdürlüğünce öneride bulunulduğu ve evrakların karar alınmak üzere Belediye Encümenine havale edildiği; bu arada davacının 24.9.1986 tarihinde yeniden İdareye başvurduğu ve tutulan zabıtların imar affı nedeniyle iptalini istediği; Ancak, 29.9.1986 tarihinde Sarıyer Belediye Encümenince, yapının yıktırılmasına ve 500.000.- lira para cezası alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, 29.9.1986 günlü 986/2296 sayılı Encümen Kararının yıkım ile ilgili kısmına karşı İdare mahkemesinde dava açmış; para cezasına karşı ise 3194 sayılı Kanunun 42 nci maddesine göre sulh ceza mahkemesine itirazda bulunmuştur. Davacının sulh ceza mahkemesine yapmış olduğu itirazının sonucu hakkında dosyada herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır. Diğer taraftan 8.3.1984 günlü 18335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 2981 sayılı imar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı işlemler ve 6785 sayılı imar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde, bu Kanunun amacının; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemek olduğu açıklanmış, 2 nci maddesinde Kanunun kapsamı, 3 üncü maddesinde de bu Kanunun uygulanmayacağı yerler belirtilmiş; 7 nci maddesinde Kanun Kapsamında kalan yapılar için kişilerin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç (6) ay içerisinde ilgili İdarelere müracaat etmesi (Yurt dışında çalışan işçiler ile daimi görevde bulunanlar ve görevi yurt dışında üç aydan fazla devam edenler için müracaat süresi 12 aydır) öngörülmüş, 7.6.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3290 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinde de çeşitli nedenlerle müracaat hakkını kullanmayanlar için (6) aylık bir müracaat süresi tanınmıştır. Davacının af kanunundan yararlanmak için yapmış olduğu başvurunun 7.6.1986 ile 7.12.1986 tarihleri arasında olmasına rağmen, İdarece dikkate alınmadan yıkım kararı verildiği dava dosyasındaki belgelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Davacının 3290 sayılı Kanunun öngördüğü süre içinde yapmış olduğu başvurusu değerlendirilmeden verilen yıkım kararına karşı açmış olduğu davada, İdare Mahkemesince Sulh Ceza Mahkemesindeki dosyanın (davacının 3194 sayılı Kanunun 42 nci maddesine göre yaptığı itirazla ilgili dosya) getirtilerek incelenmesi, mahkemece inşaatın başlama tarihi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp yaptırılmadığının araştırılması ve sonucuna göre yapının imar affından yararlanıp yararlanamayacağının tespiti gerektiği kuşkusuzdur. Bütün bu araştırmalardan sonra yapıya 10.11.1985'den sonra başlanıldığının tespit edilmesi halinde 3194 sayılı Kanunun 32 nci maddesindeki koşulların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği açısından inceleme yapılacaktır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile, İstanbul 4 ncü Mahkemesinin, eksik incelemeye dayalı olarak verdiği ret kararında ısrarına ilişkin 31.10.1989 günlü E: 1989/1513. K: 1989/902 sayılı kararının bozulmasına 20.4.1990 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz edilen İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında sayılan bozma sebeplerinden hiçbirisinin bulunmadığı; Kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ve İdare mahkemesi kararının onanması oyuyla, karara karşıyız.