İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1984/81 E. 1984/77 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1984/81
- Karar No
- 1984/77
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : ....... belediye encümeninin 8.2.1983 gün ve 306 sayılı kararının, 6785 sayılı Kanununun 19 ve 20nci maddelerine göre verilen 435.203.14. liralık para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan dava sonunda ....... İdare Mahkemesince verilen 6.7.1983 günlü E:1983/153, K: 1983/247 sayılı iptal kararının Danıştay Altıncı Dairesince temyizen incelenip 30.1.1984 günlü E: 1983/1156, K: 1984/315 sayılı kararı ile bozulması üzerine, ....... İdare Mahkemesi, 22.5.1984 günlü E:1984/120, K:1984/246 sayılı kararı ile ilk kararda ısrar etmiştir. Davalı ....... Belediye Başkanlığı, 6785 sayılı İmar Kanununun 19 ve İmar Tüzüğünün 9 uncu maddelerine göre, ruhsatsız inşaatın 25.4.1980 tarihinde durdurulduğu, durdurma emrine rağmen inşaata devam edilerek 3 katın tamamlandığı, davacının kaçak yapı ile illiyet bağının bulunduğu ve durdurma emrinden haberdar olduğu iddialarıyla ....... İdare Mahkemesinin 22.5.1984 günlü E: 1984/120, K: 1984/246 sayılı kararının bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Cevap verilmemiştir. Tetkik Hakimi : S.T. Danıştay Savcısı O.D.'nin Düşüncesi: 6785 sayılı Yasanın, 19 ncu maddesine göre. ruhsatiye ve eklerine aykırı olduğundan veya ruhsatsız başlanmış bulunmasından dolayı, bu Kanuna göre durdurulması lazım gelen yapıların o andaki inşaat durumu, belediye fen adamlarınca zabıtla saptanır. Yine, yasanın 20 nci maddesinde; durdurma emrinin tebliğinde, (mal sahibi) her ne suretle olursa olsun inşaata devam edemez; inşaata devam edildiği takdirde, mal sahibinden, durdurma emrinden sonra yapılmış bulunan, kısımların, belediyece re'sen takdir edilecek maliyet bedeli kadar, para cezası alınmasına, encümence karar verilir hükmü yer almaktadır. Olayda, ruhsatsız inşaatın, eski maliki tarafından bina yapımına başlandığı belediye fen elemanlarınca mahallinde 25.4.1980 gününde saptanarak zabıt tutularak, inşaat mevzuat uyarınca mühürlenerek durdurulmuş ve durdurma emri de mahallinde mal sahibine tebliğ edilmiştir. Bu zabıtta, inşaatın, temel aşamasında bulunduğu ve kolon filizlerinin henüz dikilmiş olduğu, açıkça belirtilmiştir. Bilahare, ilk malik, adi senetle 24.8.1981 gününde, natamam inşaatı, davacı olan şahsa satmış bulunmaktadır. Yasal, durdurma emrine rağmen, inşaata devam edildiğinin yine mahallinde yapılan, kontrolde saptanması üzerine 30.12.1982 günlü ikinci zabıt düzenlenerek, yeni mal sahibine tebliğ edilmiş ve Yasa uyarınca belediye encümenince, para cezasına hükmedilmiştir. Yasa, bu durumda, idareyi re'sen takdir edilecek, maliyet bedeli kadar para cezası almaya yetkili kılmıştır. Bu yasanın, 19 ve 20 nci maddeleri hükmünde inşaatın mal sahibinin, davacı olan kişi olduğu açık olup, üzerinde tartışmasız olarak kabulü gerekir. Yasa, cezanın mal sahibi adına, tahakkuk ettirileceğini öngörmektedir. Aksi takdirde, böyle durumlarda, ceza tahakkuk ettirilememesi ve ayrıca inşaatın yeni ilave bölümlerinin yıktırılamaması, uygulamada ve inşaat disiplininde bir çok sorunlar yaratabilecek ve muvazaa olarak eski malikin en yakınlarına, örneğin eş, çocuk ve kardeşi vs. yapılacak devirler Kanun karşısında muteber sayılacak ve dolayısıyla Yasa hükmünün uygulanma olanağı bertaraf edilecektir. Kaldı ki Danıştay'ın senelerdir bilinen içtihatları da, bu yoldadır. Ceza ile birlikte uygulanacak yıkma tasarrufu da, bu Yasa hükmünün dolayısıyla cezaların da aynı (yani mala) ait olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, yeni malik tarafından inşaata devam ettirildiğine dair, dosyada yeterince belge ve bilgi bulunmaktadır. Açıklanan nedenle 2577 sayılı Yasanın 49/4 ncü maddesi uyarınca, İdare Mahkemesinin Esas No: 1984/120, Karar No: 1984/246 sayılı ısrar kararının bozulmasının, uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca işin gereği görüşüldü: ....... belediye encümeninin 8.2.1983 günlü 306 sayılı Kararının 435.263, 14 liralık para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan dava sonunda İdare Mahkemesi 6.7.1983 günlü E: 1983/153, K: 1983/247 sayılı kararı ile, 24.4.1980 günlü birinci tespit anındaki maliki ....... tarafından mühürleme ve durdurma emrine rağmen inşaata devam edildiği ve 3 katın karkas inşaatının tamamlandığı, bu haliyle taşınmazı satın alan davacının eski malik tarafından yapılan inşaat ile illiyet bağının olmadığı, ayrıca durdurma ve mühürleme emrinden de habersiz olduğu için kendisi tarafından yapılan kısımlar için de 6785 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle, belediye encümeni kararını iptal etmiş; Davalı ....... Belediye Başkanlığının temyiz istemi üzerine ise Danıştay Altıncı Dairesi 30.1.1984 günlü E:1983/l 156, K:1984/315 sayılı kararı ile ....... İdare Mahkemesinin kararını bozmuştur. Mahkemenin, bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar etmesi üzerine, davalı idare; 22.5.1984 günlü E: 1984/120, K: 1984/246 sayılı bu kararın bozulmasını istemektedir. 6785 sayılı Kanunun 19 ve İmar Tüzüğünün 9 uncu maddelerinde ruhsat ve eklerine aykırı olan veya ruhsatsız başlayan yapıların derhal durdurulacağı ve aynı Kanunun 20 nci maddesinde durdurma emrinden sonra hiçbir şekilde inşaata devam edilemeyeceği, inşaata devam edilmesi halinde, durdurma emrinden sonra yapılmış kısımların belediyece re'sen takdir edilecek maliyet bedeli kadar para cezası alınmasına belediye encümenince karar verileceği hükme bağlanmıştır. Olayda da 19 pafta 561 ada 4 parsel üzerine ruhsatsız olarak inşa ettirilen yapının sözü edilen Kanun hükümleri uyarınca 25.4.1980 gününde durdurularak mühürlendiği, bu tespit sırasında inşaatın temel aşamasında olduğu, davacının taşınmaz malı 24.8.1981 günü ........ isimli kişiden satın aldığı tarihten sonra, 30.12.1982 gününde düzenlenen ikinci tespit zaptında da inşaatın zemin birinci ikinci kat olarak yapıldığı zemin katın sıvasız, birinci katta iki odanın iskan edilmiş, ikinci katın tuğlası örülmüş, tabiiye betonu dökülmüş olduğu, böylelikle inşaata devam edildiği ve bu durumun usulüne uygun biçimde saptandığı dava dosyasının incelenmesinden anlaşılmakla, durdurmadan sonra ikinci tutanağın düzenlendiği tarihte malik olan davacının yapıya devam ettiği sonucuna varıldığına ve yapıyı mühürlemek suretiyle durdurulduğuna göre davacının durumdan haberdar olması gerektiğinden, sonradan eklenen bölümlerin maliyeti bedeli kadar para cezasının davacıdan alınmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan dosyaya ibraz edilen 24.8.1981 günlü adi satış senedinde yer alan taahhüde ilişkin hususları, para cezasına konu inşaatı davacının yapmadığını ispata yeterli görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ....... belediye encümeninin 8.2.1983 günlü 306 sayılı kararının, dava konusu edilen para cezasına ilişkin kısmı Yasa hükümlerine uygun bulunduğundan davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile ....... İdare Mahkemesinin 22.5.1984 günlü E:1984/120, K:1984/246 sayılı kararının bozulmasına 1600 lira yargılama giderinin karşı tarafı davacıdan alınarak temyiz isteminde bulunan ....... Belediye Başkanlığına verilmesine dosyanın ilgili İdare Mahkemesine gönderilmesine 30.11.1984 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Parselasyon görmemiş sahada kaçak olarak yapılan yapımın belediye fen elemanlarınca 25.4.1980 gününde tespit edilerek durdurulduğu, durdurma emrinin aynı gün mal sahibi .......'ya tebliğ edildiği, durdurmaya rağmen inşaat devam edilerek 3 kat karkas binanın 24.8.1981 günü davacı .......'ya satıldığı ve daha sonra 30.12.1982 de ikinci tespit yapılarak durdurma emrinden sonra yapılan kısımlar için res'en takdir edilen maliyet bedeli kadar para cezasının davacı .......'dan alınmasına karar verildiği dava ve işlem dosyalarının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Satış işlemi tapuda -parselasyon görmemiş daha olduğu için- tarla üzerinden gözükmekte ise de aynı gün iki şahit huzurunda imzalanan satış senedinde ilk malik ........ davacıya 3 kat karkas inşaatı sattığını beyan ettiğinden durdurma emrinden sonra inşaat devam eden ....... olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar tamamlanmamış yapıyı satın alan davacı inşaata devam etmiş ise de, davacıya tebliğ edilmiş bir durdurma emri olmadığından ve durdurma emrine rağmen devam edilen inşaatı bu emirden 16 ay sonra satın alan davacının mühürlemeden haberdar olması gerektiği iddiası bir varsayımdan öteye gidemeyeceğinden, maliyet bedeli kadar para cezasının davacıdan alınmasında hukuki isabet yoktur. Açıklanan nedenlerle İdare Mahkemesinin 22.5.1984 günlü E:1984/120, K: 1984/246 sayılı iptal kararının onanması gerektiği görüşü ile bozma kararına karşıyız.