İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/531 E. 2024/542 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/531
- Karar No
- 2024/542
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/531 Esas KARAR NO : 2024/542 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/08/2023 KARAR TARİHİ : 09/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde Otel Paket Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Esenler'de bulunan sigortalı firma ... Otel telefon santralinin bulunduğu otomasyon panosu üzerindeki 7 adet kartın üzerinde kavrulma ve kararma izleri görüldüğünü, sigortalı firmanın bulunduğu bölgede olay günü elektrik kesintisi olduğunu ve telefon santralinin elektrik şalterin voltaj dalgalanmasından dolayı hasarlandığını, meydana gelen zarar miktarı ve kusur durumunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, tespit edilen zararın müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ödenen sigorta tazminatının TTK. m. 1481 kapsamında rücuen tazminini talep ettiklerini, taraflar arasındaki alacağın likit olduğunu, somut olayda ticari işlerdeki temerrüt faizi oranına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatın öngördüğü şartların ihtilaf konusu olayda mevcut olmadığını, davacı veya dava dışı sigortalısı tarafından öngörülen yasal süre içinde müvekkili şirkete başvuruda bulunulmadığını, ... kayıtları ile dava konusu mahalde hasar tarihi itibariyle voltaj değerlerinin normal düzeyde olduğu ve iddia olunan hasarın oluşumuna sebebiyet verebilecek nitelik ve nicelikte olmadığının anlaşılacağını, hasar mülkiyeti ve sorumluluğunun davacının sigortalısına ait tesisatta meydana geldiğini, binanın elektrik kofra ve panosu ile bina içindeki kabloların müşteri tarafından tesis edildiğini ve müşterinin mülkiyetinde yani sorumluluğunda olan kısımlar olduğunu, söz konusu hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen rapor dışında iddia olmaktan öteye geçemediğini, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı mevcut olmadığını, ekspertiz raporunun taraflarınca kabulü ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacı yanca talep konusu edilen meblağın fahiş olup iş bu meblağın tespitinde hangi kriterlerin esas alındığının açık olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER: 1-... İcra Dairesinin 2022/v Esas sayılı dosyası, 2-OSOS kayıtları, 3-Bilirkişi raporu, İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında 19.629,70-TL asıl alacak, 503,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.133,08-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 03/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 29/04/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu görülmüştür. Makine Mühendisi ve Elektrik Mühendisi bilirkişilerin 16/04/2024 tarihli heyet raporunda özetle; davacının, davalı aleyhine ... İcra Dairesinin 2022/... E. sayılı takip dosyasında 19.629,70 TL asıl alacak, 503,38 TL faiz olmak üzere toplam 20.133,08 TL talebinin olduğu, dava dışı sigortalı ... Oteli .../İSTANBUL adresinde 28.12.2021 tarihinde Sigortalı firmanın otel telefon santralının bulunduğu otomasyon panosu üzerindeki 10 adet dahili abone kartı, ... , 1 adet ... ve ... Kabinde oluşan hasarın davalının uhdesinde olan enerjinin dalgalanmasından kaynaklanmadığı, söz konusu hasarın dava dışı sigortalının iç tesisatından kaynaklı olduğu bu nedenle davalının herhangi bir sorumluluğunun görülmediği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalının dava dışı sigortalısına ödediği bedele ilişkin davacıya karşı başlattığı icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/... E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Uyuşmazlığın dava dışı sigortalının iş yerinde meydana gelen hasarın davalının sorumluluğu bulunduğu bölgede ani voltaj değişikliği nedeniyle meydana gelip gelmediği, zararın doğmasında dava dışı sigortalının kendi elektrik tesisatının kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının TTK 1472 md. kapsamında ödediği bedelin rücuen tahsilinden kaynaklı olarak başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali davası ile inkar tazminatına hükmedilmesi talebi hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce deliller toplandıktan sonra dosyanın makine mühendisi ve elektrik mühendisi bilirkişilere tevdi edildiği, hükme esas 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, dava konusu otomasyon panosunun hasar görmesinde davalının sorumluğunun bulunmadığı, davacının sigortalısının işyerinin iç tesisatından kaynaklandığı, Elektrik İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Yönetmeliğin 4. bölümünün 15. maddesinin 1/b fıkrasına göre bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan kısımdaki tesis ve teçhizatın sorumluluğunun davalı şirkete ait olmadığı, bakım ve onarım yükümlülüğünün davacı sigortalısında bulunduğu, davalıya yüklenecek kusurun bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile eksik yatan 157,75-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.09/09/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır