İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1071 E. 2026/404 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1071
- Karar No
- 2026/404
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 15/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağının incelenmesi sonucunda; ..... günü gerçekleşen kazada sigortalı araç %100 kusurlu olup müvekkiline ait aracın %100 haklı olduğunu, müvekkiline ati aracın herhangi bir kusuru veya hasar kaydı bulunmadığını, fakat meydana gelen kaza neticesinde oluşan hasar, tramer kaydına işlendiğinden aracın değerinde azalma meydana gelmesine sebep olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde ara bulucuya başvurularak teklif sunulsa da ara buluculuk aşaması anlaşmamak üzere kapandığını, nihayetinde 100 TL değer kaybı ve 100 TL hasar onarım bedelinin davalıdan faizi ile birlikte alınmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretini davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasına karışan .....plakalı araç müvekkil şirketçe .....-.....sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, zamanaşımı itirazımız bulunmaktadır. dava konusu alacak talebi zamanaşımına uğradığını, davacının talebine ilişkin müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Dava konusu talebe ilişkin müvekkil şirket tarafından, davacının aracında oluşan hasar için .....tarihinde 12.000,00-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirketin başka bir sorumluluğu kalmadığını, ancak aksi kanaat halinde müvekkili şirket ancak teminat miktarı dahilinde sorumlu tutulabileceğini, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak koşuluyla, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini, aksi halde işbu dilekçemizde izah ettiğimiz hususları dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER; 1-Mahkememizce Makine Mühendisi ve Trafik Bilirkişisi heyetinden alınan .....tarihli heyet raporu; Davalı .....Şirketi tarafından, dava konusu .....tarihli trafik kazası nedeniyle; 12.000,00 TL hasar tazminatı ödemesi yaptığını, .....kaza tarihi itibari ile toplam maddi kayıp miktarının 6100'nün 22.787,42 TL olduğu, Davacının .....kaza tarihi itibari ile hasar tazminatı yönünden (22.787,42- 12.000,00-10.787,42) 10.787.442 TL ve değer kaybı yönünden (0,00-0,00-0,00) 0,00 TL olmak üzere (10.787,424-0,00) olmak üzere; davacı lehine toplam 10.787,42 TL (On Bin Yedi Yüz Seksen Yedi Türk Lirası Kırk İki Kuruş) bakiye zarar bulunduğu kanaatine varıldığı, trafik bilirkişisinin davalı tarafça sigortalı .....plakalı otomobil sürücüsü .....2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/d (Arkadan çarpma) ilgili kanun maddesi olan KTK. 56/t-c (Önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek (Yakın takip)) maddesinin ihlali doğrultusunda %100 oranında ASLİ KUSURLU olduğu; Davacıya ait .....plakalı otomobil sürücüsü .....' ın ise kusur ve kural ihlalinin olmadığı; kanaatine varıldığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davacı aracında meydana gelen hasara karşılık maddi zararının tahsili davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu .....tarihli kazanın meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsü sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsü davalının kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise hasar fark bedeli ile değer kaybı bedellerinden oluşan tazminat taleplerinin tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Trafik kazası neticesinde oluşan zarar "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.Yargitay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı .....tarihli kararında vurgulandığı gibi;Davacının gerçek zararının belirlenmesi için davacıya ait kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, daha önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğinin yitirilip yitirilmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, öncelikle aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değeri ve onarım bedeli belirlenerek, belirlenen hasar bedeline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağının tespiti için aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki değerinin karşılaştırılması, onarımı ekonomik değilse; aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması, aracın pert-total kabul edilmesi halinde değer kaybı zararının olmayacağının da gözönüne alınması, onarımının ekonomik olacağının kabulü halinde değer kaybı zararının aracın kaza tarihindeki ikinci el değeri ile onarımından sonraki ikinci el değeri arasındaki fark kadar olması nedeniyle değer kaybının bu şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; .....tarihinde dava dışı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracın davacıya ait araca çarpması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı kaza meydana geldiği, olay nedeni ile tarafların kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenlediği, davacının dava tarihi öncesinde davalı sigorta şirketine yaptığı başvurunun .....tarihinde tebliğ edildiği, başvuru sonucunda 12.000,00 TL hasar tazminatı ödendiği, bunun üzerine davacıya ait aracın SBGM kayıtlarının dosya arasına celbinden sonra 1 trafik mühendisi ile 1 makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyet bilirkişilerine dosyanın tevdi edildiği, trafik bilirkişisince hazırlanan .....tarihli raporun kusura yönelik kısmında davalı sürücünün yüzde yüz kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu; aynı tarihli raporun makine mühendisi bilirkişice hazırlanan hasara yönelik kısmında ise onarım işlemlerinin davaya konu kaza ile uyumlu olduğu ancak davalı tarafça yapılan ödemenin mahsubu halinde davacı lehine 10.787,42 TL çıktığının tespit edildiği, değer kaybının ise oluşmadığının görülmüştür. Alınan raporun kusur ve hasara yönelik olarak Yargıtay içtihatları uyarınca yeterli bulunduğu hüküm kurmaya elverişli oldukları anlaşılmıştır. Davacı vekilince bundan sonra bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah talebinde bulunulmuş ( değer kaybı bedeli talebi yönünden ise ıslah edilmemiş dava dilekçesindeki dava değeri olan 100,00 TL üzerinden davanın reddine olacak şeklinde ) aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davalıya ait aracın hususi araç olması nedeniyle faiz türü " yasal faizi " olarak belirlenmiş, sigorta şirketi yönünden yalnız dava tarihindeki bedeller dikkate alınarak sigorta şirketi yönünden başvuru sonrası 8 iş günü bitimi temerrüt tarihi olarak esas alınmış, davalı sürücü yönünden ise haksız fiil hükümleri uyarınca haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE, 1-Davanın araç hasar bedeli yönünden 10.787,42-TL tazminat tutarının davalı sigorta şirketine başvuru sonrası 8 iş günü bitimi temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davanın değer kaybı bedeli yönünden ise REDDİNE, 3-Kabul edilen 10.787,42 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 736,88 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 815,40 TL harçtan düşümü ile artan 78,52 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 200,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.430,80 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 78,52 TL harcın düşümü ile kalan 1.352,28 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 128,50 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.128,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 8.053,84 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 74,66 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranı da dikkate alınarak 4.356,20 TL'sinin davalı sigorta şirketinden, 243,80 TL bakiye kalan kısmın davacı'dan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 10.787,42 TL üzerinden takdir edilen 10.787,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 100,00 TL üzerinden takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim