Diğer ·
2015/10677 E. 2018/996 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2015/10677
- Karar No
- 2018/996
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/593 KARAR NO: 2024/1411 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/09/2020 NUMARASI: 2018/128 Esas - 2020/465 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024 Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.10.2018 tarihinde, davalının ZMM sigortacısı olduğu... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazada müvekkilinin eşi yaya ...'nün vefat ettiğini, davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin bedensel engelli olup sağlığında eşi tarafından bakımının yapıldığını, eşinin ölümü nedeniyle müvekkilinin destekten yoksun kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) temerrüt tarihinden tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davaya cevabında özetle; davacı tarafça yapılan ihbar sonrasında hasar dosyası açıldığını ve 20.12.2018 tarihinde davacı tarafa 99.571,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu şekilde müvekkil şirketin sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. dosya kapsamında alınan 11/10/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde dava dışı (... plaka sayılı kamyonet) sürücü ...'in %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında, davacı yakını müteveffa ...'nün %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, eşinin ölümü ile desteğinden yoksun kalan davacının davalı sigorta şirketinin 20.12.2018 ödeme tarihinde bilinen asgari ücretler dikkate alındığında toplam zararının 100.509,92-TL olduğu, müteveffanın kazanın oluşumunda % 25 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalı sigorta şirketinden talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 75.382,44-TL olabileceği, davalı sigorta şirketinin 20.12.2018 tarihinde davacıya 99.571.00-TL ödeme yaparak sorumluluğunu verine getirdiği, davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bir maddi zararının bulunmadığının açıklandığı; davalı sigortalının dava açıldıktan 2 gün sonra 20/12/2018 tarihinde yapmış olduğu 99.571,00-TL ödeme ile sorumluluğunu yerine getirdiği dolayısıyla davacının davalı sigortadan talep edilebilecek maddi zararının kalmadığı; davacı vekili tarafından davacının yüzde 89 malul olmasının da hesaba katılarak tekrardan aktüerya hesabı yapılması yönünde talebinin davanın destekten yoksun kalma tazminatı olduğu,davacının müteveffa desteğin ölümü haricinde kaza nedeniyle maluliyeti var ise bunu ayrı bir dava açarak talep edebileceği göz önüne alınarak reddedildiği; davalı sigortanın davadan 2 gün sonra yapmış olduğu ödeme nedeniyle sorumluluğunu yerine getirdiği, her ne kadar davanın reddine karar verilmişse de yapılan ödemenin davadan sonra olması göz önüne alındığında konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği ancak kısa kararda kurulan hükmün gerekçeli kararla değiştirilemeyeceği göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde karar verildiği'', gerekçesiyle, Davanın reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere dava açıldıkta sonra ödeme söz konusu olduğundan davanın reddine değil konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffa yayanın kusuru bulunmadığını, kusurun hatalı tespit edildiğini, müvekkili davacının kazadan önce engelli birey olup bakımı sağlığında eşi tarafından yapıldığından destek payının daha yüksek belirlenmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın geri manevra kurallarını ihlal ettiği belirtilmekle yetinilmiş, herhangi bir kusur tespiti yapılmamış ise de; kesinleşen ceza dosyası kapsamında keşfen alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ile eldeki dosya kapsamında alınan ATK kusur raporunun uyumlu olmasına, sürücünün geri manevra kurallarına uymadığından asli ( %75 oranında) ve müteveffa yayanın yol içinde yürümemek kuralını ihlal ettiğinden tali ( %25 oranında) kusurlu olduğunun anlaşılmasına; Yargıtay 17. HD'nin kabul görmüş pay esasına göre; sağ kalan eşin payı destek ile aynı olup ( %50'şer), desteğin anne ve babasının yada çocuklarının da destekten pay almaları halinde desteğe (2), sağ kalan eşe (2), çocuk/çocuklara (1) er ve sağ kalan anne ve veya babaya (1)'er pay verilecek, çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuk/ çocukların payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak anne ve babaya verilmeyecek, ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay eşe 2 pay esasına göre %50 desteğe %50 eşe pay verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanacak olup (Bknz. Yargıtay 17.HD'nin 2015/10677 E., 2018/996 K. Sayılı ilamı); somut olayda sağ kalan davacı eş ve desteğin sağ kalan annesi destekten pay almakta olduğundan desteğin payı (2), davacı eşin payı(2), sağ kalan annenin payı ise (1) olacak, annenin destekten çıkması halinde onun payı davacı eşe geçecek olmakla, her ne kadar hükme esas alınan 30.09.2019 tarihli raporda, desteğe (%37,50), davacı eşe (%37,50) ve dava dava dışı sağ anneye (%25) pay ayrılması hatalı ise de, doğru olarak dava dışı anne destekten çıkıncaya kadar desteğe (1 pay-0,40), davacı eşe (1 pay-0,40) ve dava dışı anneye (0,20) pay ayrılması halinde dahi davacının destek zararı 102.599,98-TL ve buna kusuru ( 0,75) uyguladığımızda netice olarak 76.949,68-TL olmakla, bu rakamın davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 99.571,00-TL ödemenin altında kalması nedeniyle netice olarak davacının gerçek zararının karşılanmış olmasına göre; davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazları yerinde görülmediğinden esastan reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenen bedel ile davacının zararının karşılanmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de, ödemenin dava açıldıktan sonra yapılmış olduğu gözetilerek, davanın esası hakkında konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilip, dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ise doğru görülmemiştir. ( Bkz. Yargıtay 17. HD, 2012/5639 Esas,2012/14696 Karar sayılı ilamı) Bu itibarla, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına,ancak bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, konusu kalmadığı anlaşılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve HMK.m.331 hükmü gözetilerek, dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararındaki doğru şekilde yapıldığı anlaşılan değerlendirmelere göre davacının görülmekte olan davayı açmakta haklı olması nedeniyle, davalı tarafın davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması, yönünde yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2020 tarih ve 2018/128 Esas-2020/465 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2020 tarih ve 2018/128 Esas- 2020/465 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,a/Konusu kalmadığı anlaşılan davanın esası hakkında hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b/Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 85,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 342,21-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,c/Davacı tarafça peşin yatırılan 85,39-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d/Davacı tarafça yapılan toplam 1.832,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e/Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/09/2024