Diğer ·

1988/2203 E. 1989/1145 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
1988/2203
Karar No
1989/1145

Daire : ONUNCU DAİRE Karar Yılı : 1989 Karar No : 1145 Esas Yılı : 1988 Esas No : 2203 Karar Tarihi : 25/05/989 İTHAL EDİLMİŞ BULUNAN, DOĞUM KONTROLÜNDE KULLANILAN RAHİM İÇİ ARACIN ÜLKEMİZDE KULLANILMASININ SAKINCALI OLUP OLMADIĞINA İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN, TEKNİK BİR KONUYLA İLGİSİ NEDENİYLE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILMADAN ÇÖZÜMLEMEYECEĞİ; DÜZENLENMİŞ BİR RAPORA DAYALI OLMASININ İDARİ YARGI YERİNCE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILMASINA ENGEL OLUŞTURMAYACAĞI HK. < Davacı şirketin, ithal etmiş olduğu, "…" isimli rahim içi aracın Türkiye'de kullanılamayacağına ilişkin davalı Bakanlık işleminin iptali istemiyle açtığı dava İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan bilimsel komisyon kararının insan sağlığı ve günenliği gözönünde tutularak, gerekli incelemeler yapılmak suretiyle verildiği kanaatine varıldığı, ülkemizde rahim içi araçlar için standart olmaması ve böyle standardın oluşturulmasının insan üzerinde yapılacak uzun süreli deneyleri gerektirmesi nedeniyle davacı şirketin bilirkişi incelemesi isteğinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. 2827 sayılı Nufus Planlaması Hakkında Kanunun 3.maddesi 3.fıkrasında,"Nüfus planlamasında kullanılacak ilaç ve araçların niteliği, aralarında tıp fakültesi öğretim üyelerinin de bulunduğu bir komisyonun yazılı görüşü alınmak suretiyle Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca saptanır Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bu şekilde saptanmamış ilaç ve araçlar üniversitelerin tıp fakülteleri de dahil olmak üzere hiçbir birim, kurum ve kuruluşça insanlar üzerinde kullanılamaz" hükmünü içermektedir. Davacı şirketin ithal ettiği aracın Türkiye'de kullanıp kullanılamayacağı konusu da, yukarıda anılan yasa hükmü gereği, bu yasa ve yasa uyarınca davalı idarece çıkartılan yönetmelik hükümlerine göre oluşturulan bilimsel komisyonca incelenmiştir. Bilimsel Komisyon, hiç bir batı ülkesinde kullanılmadığı ve bir takım yan etkilerinin diğer rahim içi araçlara oranla fazla olduğu, FDA ve British Research Council'in uygunluk raporlarına uymadığı gerekçesiyle davacı şirketçe ithal olunan aracın ülkemizde kullanılmamasına karar verilmiştir. Davalı Bakanlık da, anılan komisyon kararındaki aynı gerekçelerle davacı şirketin ithal ettiği aracın Türkiye'de kullanılması isteğini reddetmiştir. Davalı idare, davacı şirketin istenilen bir takım belgeleri göndermediğini ileri sürerek, bu hususunda anılan komisyon kararının alınmasına ve dava konusu işlemin tesisine neden olduğunu iddia etmektedir. Ancak yukarıda içeriği açıklanan raporda ve işlemde, döküman ve numune eksikliğinden söz edilmeyip, aksine davacı şirketçe ithal edilen aracın niteliklerinin saptanması yoluna gidilmesi karşısında, davalı idarenin anılan iddiasına itibar edilememektedir. Davacı şirket, açtığı bu davada, ithal ettiği aracın Türkiye'de kullanılabilecek nitelikte olduğunun, dava konusu işlemde ve bu işlemin dayanağı raporda belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını iddia etmektedir. Bu haliyle dava konusu uyuşmazlık, davacı şirketçe ithal edilen rahim içi aracın dava konusu işlem ve dayanağını oluşturan raporda belirtilen sakıncaları doğurup doğurmadığına ilişkin olup; teknik bir konuyla ilgili olması karşısında uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu görülmektedir. Temyizen incelenen kararda belirtilenin aksine, yapılacak bilirkişi incelemesinde, ülkemiz için rahim içi araç standardı oluşturmak gibi bir çalışmanın söz konusu olamayacağı; davalı idareyle bağlantısı olmayan, tıp fakültesi öğretim üyeleri arasından oluşturulacak tarafsız bilirkişilerin, davalı şirketçe ithal edilen aracın dava konusu işlem ve dayanağı raporda belirtilen sakıncaları taşıyıp taşımadığı konusunu inceleyecekleri açık bulunmaktadır. Öte yandan, dava konusu işlemin 2827 sayılı Yasaya göre oluşturulan bilimsel komisyon raporuna dayanması da, idari yargı yerince bilirkişi incelemesi yapılmasına engel değildir. İdari yargı yerinin, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için gerekli incelemeyi yapması yargı denetiminin doğal sonudur. İdare Mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için gerekli bilirkişi incelemesi yapılmadan, davanın reddi yolunda verilen temyiz konusu kararda hukuki isabet görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildi.

Atıf: Diğer undefined, E. 1988/2203, K. 1989/1145, www.arakarar.com/karar/diger-karar-1988-2203-e-1989-1145-k-7b0313fbaaa5