Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/4829 E. 2023/19569 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/4829
Karar No
2023/19569

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4829 Karar No : 2023/19569 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... 2- ... Kurumu Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı sosyal haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İlk olarak 667 sayılı KHK uyarınca 21/07/2016 tarihli makam oluru ile sözleşmesinin feshedildiği, 20/02/2017 tarihinde davalı kurum bünyesinde alınan sözlü savunması akabinde işine tekrar iade edildiği, akabinde daha önce kusuru olmadığı ve kamu görevinden çıkarılmasını gerektirmeyen konular nedeniyle dava konusu işlem ile yeniden kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat hükmü verildiği, hakkında yer alan tanık beyanının iftira olduğu, Bank Asya hesabında herhangi bir şüpheli hesap hareketinin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir kurumlarda çalıştığı için pişman olduğunu her fırsatta belirttiği, somut bilgi ve belgelere dayanmayan hatta kanaat niteliğinde dahi olmayan iddialar ile dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti:Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdari Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ... mahkememizce alınan 05/09/2019 tarihli ifadesinde; "...,... Fen Edebiyat Bölümü' nü kazandım, 6,5 yıl orada okudum, 2010 yılında mezun oldum, ben öğrenci evinde cemaat olarak adlandırılan bu yapının evlerinde kaldım, mezun olunca ilk önce Konya Sabah Dershanesinde sonra Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna atandım, 2 eğitim öğretim yılı dershanede çalıştım, şuan açıktayım, daha doğrusu sözleşmeli çalıştığım için sözleşmem fesih edildi, 2010 yılında maaş hesabı olarak açılan bir Bank Asya hesabım vardır, ... üniversiteye gitmeden önce dershanesine gittim, bu yapının dershanesiydi, 6 ay gitmiştim, ben üniversiteyi kazandığımda ailemin maddi durumu iyi değildi, bu nedenle evde kalamadım, KYK yurduna ise başörtülü olduğum için alınmadım, bu sebeple bu yapının evlerinde kalmaya başladım, ben bu yapının evlerinde kaldığımda sabır gösterdim çünkü bunlar başörtüsü teferruattır diyorlardı, başörtüsünden dolayı soruşturma geçirdim, soruşturma dosyamı üniversiteden temin edebilirsiniz, ben evlerde kalırken bir görev almadım, ev ablalığı yapmadım, birçok konuda muhaliftik zaten anlaşamıyorduk, ben bu örgüt üyeliğini kabul etmiyorum bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma durumum söz konusu değildir, irtibatım olduğunu reddediyorum, örgüt olduğu bilinmediği bir dönemde evinde kalmış olmam bu örgütün üyesi olduğumu göstermez, 2010 yılında mezun olduktan sonra bu yapıyla bir irtibatım kalmadı, evime döndüm, ben mezun olduktan sonra ...' da perukluda olsa çalışmama izin veren sadece bu kurumdu o yüzden ... dershanesinde çalışmaya başladım, ... dershanesinde bir eğitim öğretim yılı olmak üzere sadece 9 ay çalıştım, burada benim sigortamı yatırmamışlar ve stajerliğimide yakmışlar, benim bir yıl staj yapmam gerekiyordu sonra evlendim ...' ya gittim, ...' da yine en uygun bunların dershanesiydi orada yine bir eğitim öğretim yılı çalıştım, atama usulü gitmiş olsaydım stajerliğimi yakmazlardı, 2015 yılı Şubat ayında Bank Asya' ya para yatırmadım, yüksek miktarda para çektim, 2014 yılı Haziran ayında 17.450,00 TL yatırdım, oda şöyle oldu; Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekeleme kurumu doğum süresince normal maaşı yatırırdı daha sonra SGK yatırdığı parayı isterdi, bu kapsamda ben 17.450,00 TL para almıştım ancak kurum yetkilileri sadece 11.885,00 TL' yi göndersen yeter dediler, bir hafta sonra bu parayı söz konusu kuruma EFT ile gönderdim, ben G.Y. isimli kişiyi tanımıyorum, ben bu kişinin beyanlarını kabul etmiyorum, fotoğraftan teşhis ettiğine de inanmıyorum, fotoğraf teşhis tutanağının dosyaya eklenmesini istiyorum, üst yazıda ... yazmaktadır, ben daha önce...lerde ikamet ettim bu doğrudur, benim evimde bu yapının sohbetleri yapılmamıştır." şeklinde beyanda bulunmuş, sanığın soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesi okunup sorulduğunda; "Birinci sınıfta aynı evde kaldığım kişileri hatırlamıyorum, ev ablası ... Bilgisayar Mühendisliği bölümünü okuyan soyismini bilmediğim F. diye birisiydi, ikinci sınıfta ev arkadaşlarımı hatırlamıyorum, ikinci sınıftaki ev ablasını hatırlamıyorum, üçüncü sınıfta bibolar rahatsızlığından dolayı atak geçirdim bu yüzden kimseyi hatırlamıyorum, dördüncü sınıfta aynı şekilde kimlerle aynı evde kaldığımı hatırlamıyorum, üç ve dördüncü yıldaki ev ablalarını hatırlamıyorum, ilk önce ... daha sonra ...' da çalıştım, eşim de dershanede öğretmenlik yapardı, bu yapı kapsamında tanışmamız olmadı, ...' da çalışırken bir kampa 5 kız öğrenciyi götürdüm bu doğrudur, burada ders çalıştırıp namaz kaldırdım, ben örgütün propagandasını yapmadım, herhangi bir faaliyette bulunmadım, ...' da da ders çalıştırma amacıyla öğrencileri kampa götürdüğüm doğrudur, bu kamplarda propaganda yapmam istenildi ancak reddeddim sadece ilmihal bilgisi verdim başka birşey yapmadım,...17-25 Aralık öncesine kadar Zaman gazetesi aboneliğim vardı, sonra aboneliğim olmadı iptal ettirmiştim, Z. isimli kişiyi şuanda net olarak hatırlamıyorum, hafızam çok sağlam değildir, ben tanık G.Y.' nin beyanlarını kabul etmiyorum çünkü beni o dönem itibariyle 30' lu yaşlarda olduğumu söylemiştir, halbuki ben söylediği tarihte 25 yaşlarındaydım, ayrıca ben bipolar hastalığım nedeniyle ilaç kullanıyorum, kullandığım ilaçların yan etkileri vardır, el ayak gibi alanlarda titreme yapar, yürüyüş bozukluğuna neden olurdu ve ben bunu herkese anlatırdım ancak tanık buna ilişkin hiçbir şey söylemiyor, beni tanısaydı bunlardan da bahsederdi, ben kullandığım ilaçlardan dolayı bırakın irtibat kurmayı, muhtaç bir duruma geliyordum, atak geçirdiğim zaman annem ve kayınvalidem de yanımda olurdu, tanığın bunlardan da bahsetmesi gerekirdi." şeklinde beyanda bulunmuş, mütalaadan sonra alınan ifadesinde; "Alınan mütalaaya bir diyeceğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...' ın talimat mahkemesince alınan 29/05/2019 tarihli beyanında; "2012 yılında ben eşimle birlikte ...'in evine dini sohbetlere gidiyorduk, sanık o yıllarda ...de oturmaktaydı, bu dini sohbetlere gittiğimizde sanığın evinde eşi de bulunurdu, bu sohbetlerde Kuran-ı Kerim okunurdu, bazen de Fetullah Gülen'in kitapları, Fetullah Gülen' in dini içerikli vaazlarını bilgisayar ortamında izlerdik, ben sanıkla eşim sanığın eşini tanıdığı için tanıştım, bu vesile ile bir kaç defa birbirimizin evine gidip geldik, daha sonrasında irtibatımız koptu, biz bu şahıslarla 2012 yılının Haziran veya Temmuz aylarında tanıştık, daha sonrasında yanlış hatırlamıyorsam 2012 yılının sonlarına doğru irtibatımız kesilmişti, bunun ardından biz başkalarıyla görüşmeye başladık, buna devir deniyordu, sanığın eşi benim eşimi başkalarıyla tanıştırarak devir olayını gerçekleştirmiş oldu, ben sanığın bylook kullanıp kullanmadığını bilmiyorum, çünkü biz bylooku 15 Temmuz sonrası televizyonlardan öğrendik, aynı şekilde sanığın himmet adı altında bir para toplayıp toplamadığını yine himmet verip vermediğini bilmiyorum, sanığın bu eylemleri 17-25 Aralık 2013 tarihi öncesinde olan olaylardır, bu olaylardan kastettiğim de benim eşim ile sanığın evine gidip evinde dini sohbetler yapmamızdır, bunun dışında sanığın örgüt ile herhangi bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum, sanığın örgüt içeresindeki konumunu da bilmiyorum, benim eşim askerdir, sanık benimle asker eşi olarak ilgilenmekteydi, bu toplantılar gizlilik içermekteydi, toplantılarda eşler bir odada, bayanlar ise başka bir odada otururdu, bütün bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, davacı tarafından adli yardımdan yararlanmasına karşın temyiz yargılama giderlerinin yatırıldığı anlaşıldığından temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan temyiz YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/4829, K. 2023/19569, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-4829-e-2023-19569-k-7f371bd5bd71