Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2023/12596 E. 2023/7048 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/12596
Karar No
2023/7048

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12596 Karar No : 2023/7048 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Bursa İli, Orhaneli İlçesi, ... Köyü, ... sicil sayılı maden ruhsat alanının 24,947 hektarlık kısmında patlayıcı kullanmak suretiyle nefelinli siyenit madeni çıkarılması amacıyla hazırlanan "IV. Grup Nefelinli Siyenit Ocağı Üretim Yöntemi Değişikliği ve Alan Artışı" projesinin ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu işlemin Tarım ve Orman Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğü'nün bila tarih ve ... sayılı cevabî yazısında yer alan; “ ...Bu minvalde madencilik faaliyetinin 2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu Kapsamında ilan edilen Sadağı Kanyonu Parkı sınırına bitişik olması ve madencilik faaliyeti alanına yaklaşık 600 metre uzaklıktaki Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı girişindeki tesis ve piknik alanları, güney yönünde 1.7 km yürüyüş yolu ile maden sahasına bitişik olan alanın Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı Sürdürülebilir Kullanım bölgesi olması ve bu bölgenin düşük yoğunlukta rekreasyonel faaliyetler, zorunlu teknik alt yapı uygulamaları ekolojik dengenin tesisi için gerekli müdahalelerin yapılması için planlanmış olması ve bu bölgenin halkın kullanımına açık olması nedeniyle madencilik faaliyetinin patlatma metoduyla yapılmasının insan yaralanmaları ve can kayıplarına sebep olma ihtimali çok yüksek olduğundan söz konusu faaliyet uygun görülmemektedir…" şeklindeki kurum görüşü nedeniyle tesis edildiği, söz konusu tespitlerin hukuki denetiminin yapılması amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, ziraat mühendisi, orman mühendisi, çevre mühendisi, jeoloji mühendisi, harita mühendisi, maden mühendisi ve biyologtan oluşan bilirkişi heyeti ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinin dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden; proje alanının Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı sınırına 103 metre, yürüyüş parkuruna ise yaklaşık 580 metre olduğu, mesafenin yakınlığı gözetildiğinde projede amaçlanan basamaklı delme patlatma yöntemiyle maden üretimi faaliyetinin Sadağı Kanyonu Milli Parkına ve buradaki insan aktivitelerine olumsuz etkilerde bulunacağı, patlatma esnasında oluşacak titreşim ve basınç nedeniyle alandaki yüksek eğimin de etkisiyle taş ve kaya yuvarlanmalarına sebebiyet verebileceği ve bu durumun can güvenliği için risk oluşturacağı anlaşıldığından, davacı şirket tarafından patlayıcı kullanmak suretiyle nefelinli siyenit madeni çıkarılması projesinin ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunun içeriğinin eksik ve yetersiz olduğu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığı, keşif esnasında, patlayıcı yöntemiyle madencilik yapılması hususundaki uzman görüşü ve çevre- maden ve jeoloji mühendisleri tarafından başvuru dosyasının ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesi suretiyle hazırlanan uzman görüşünün dikkate alınmadığı, bilirkişi raporunda yer verilen görüşlerin soyut ve olumsuz olduğu, talep edilen alanda madencilik faaliyetinin patlayıcı kullanılarak çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden yapılmasının mümkün olduğuna dair bilimsel çalışmalar yapıldığı ve açıklamalar olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2023/12596, K. 2023/7048, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2023-12596-e-2023-7048-k-7665f97b2ff2