Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/10099 E. 2025/4998 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/10099
- Karar No
- 2025/4998
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10099 Karar No : 2025/4998
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının taşınmaz satışlarından elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2018 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın Ocak- Mart, Nisan- Haziran ve Ekim- Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, taşınmaz satışlarının devamlılık arz edecek şekilde yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan alım ve satıma konu edilen taşınmazların iktisabı anında ödenen tapuda kayıtlı bedel, maliyet bedeli olarak kabul edilmek ve gerçek satış bedelleri alıcı beyanları doğrultusunda tespit edilmek suretiyle bulunan matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, gecikme faizinin hesaplanabilmesi için geçici verginin ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, gayrimenkul satışlarının devamlılık unsuru taşımadığı dolayısıyla ticari kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceği, varsayım ve eksik incelemeye dayanan vergi inceleme raporu esas alınarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı idare temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı hakkında, taşınmaz satışlarının devamlılık arz edecek şekilde yapıldığı, alım ve satıma konu edilen taşınmazlara ilişkin satış hasılatının alıcı beyanları ve tapu kayıtları ile ortaya konulduğu, tapuda kayıtlı bedelin maliyet olarak dikkate alınması gerektiği, satış hasılatından toplam maliyet bedeli çıkartılarak matrahın hesaplandığı, satışlarından elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak adına dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, vergi kanunlarının uygulanması ve ispatı düzenleyen 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olmayan tanık anlatımının kanıtlama aracı olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmış, 30. maddesinin 4. bendinde defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması halinde matrahın re'sen takdir edileceği; aynı Kanun'un 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu hükmüne yer verilmiş olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde ise gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi benimsenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; geçici vergiye ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi öngörülerek matrahın, re'sen takdir yoluyla belirlenmesi gereken hallerde dahi gerçek gelire en yakın gelire ulaşılması amaçlanmıştır. Re'sen vergi tarhının amacı yükümlülerin varsa beyan dışı bıraktıkları gelirlerini, gerçeğe en yakın biçimde saptayabilmektir. Bu nedenle, re'sen vergi tarh edilirken, beyan dışı bırakıldığı ileri sürülen kazanca ilişkin gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ve matraha ait verilerin varsayım ya da kanaat yoluyla değil, somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerekmektedir. Gerçek gelirin vergilendirilmesi ilkesi gereğince, taşınmaz satışlarına ilişkin satış bedeli belirlenirken bu kişilerin ifadelerine başvurulmasına karşın maliyet bedelinin tespitinde sadece tapu kayıtlarında beyan edilen tutarların dikkate alındığı, sözü edilen taşınmazların, kimden, ne şekilde ve hangi tutarda satın alındığı yönünde herhangi bir saptamada bulunulmadığı dikkate alındığında, eksik inceleme sonucu tanzim edilen vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediğinden Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idare temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; geçici vergiye ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3.Davacı temyiz isteminin kabulüne, 4.Kararın; bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 01/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, vergi kanunlarının uygulanması ve ispatı düzenleyen 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olmayan tanık anlatımının kanıtlama aracı olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır. Temyize konu kararın, hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle yapılan tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin uygulanacak kurallar kapsamında hukuki nitelendirmesinin hukuka uygun olup olmadığının denetiminde, söz konusu bu tespitler ile temyiz aşamasında ileri sürülen iddialar birlikte incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle, kararın buna ilişkin kısmına katılmıyorum.
(XX)-KARŞI OY:
Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, davacı temyiz isteminin de reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.