Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/2654 E. 2024/3242 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/2654
Karar No
2024/3242

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2654 Karar No:2024/3242 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı hakkında, ... Grubu şirketlerinden ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'de kanuni temsilcisi olarak görev yaptığından bahisle düzenlenen 279.789.591,44-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubu ile ihtiyati haciz işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının kanuni temsilcilik görevini yürüttüğü ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin, Fona devredilen ... Bank A.Ş.'den kullandırılan ve ödenmeyen kredi borçları bulunduğundan bahisle 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi kapsamında sorumlu tutularak toplam 279.789.591,44-TL kamu alacağının tahsili için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubu ile ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; Fon Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 11. maddesi gereği yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/3. maddesi uyarınca kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler içerisinde kullandırılan krediler ile daha sonra takibe atılmış kredilerin ihtarname tutarları arasında ayrıştırmaya gidilerek ihtarname tarihinden Fon'a temlik tarihine kadar ihtarname temerrüt faizi, Fon'a temlik edildikten sonra 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereği gecikme zammı uygulanmak suretiyle 47.007.730,61-TL ana para, 232.777.863,25-TL gecikme zammı, 3.997,58-TL masraf olmak üzere oluşan toplam 279.789.591,44-TL'nin tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi kapsamında ödemeye çağrı mektubu ile ihtiyati haciz işlemlerinin düzenlendiği, ... Bank A.Ş.'nin Fon'a devredilmesinin akabinde bu bankalardan kullanılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine aralarında davacının bir dönem yönetim kurulu üyeliğini yaptığı şirketin de bulunduğu birçok şirket nezdinde takibata geçildiği ve bu şirketlerden tahsil imkanı bulunmadığı gerekçesiyle alacağın tahsili için bu kez şirketlerin kanuni temsilcilerine müracaat edildiği, davacının anılan şirkette 16/06/1999-23/05/2000 arası dönemde kanuni temsilci olarak görev yaptığı ve şirketin ödenmeyen borçlarının 894.705.608,00-TL'lik kısmından davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle ... tarihli ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, bu işlemin iptali için açılan davada, hesaplanan alacak miktarına davacının kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği tarihten sonraki bir kısım kredi borçlarının da dâhil edildiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla söz konusu işlemin iptaline karar verildiği ve davalı idare tarafından yeniden bir hesaplama yapılarak bu kez davaya konu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, anılan Mahkeme kararı ile daha öncesinde davacı hakkında verilen mahkeme kararlarında davacının takip edilen şirkette kanuni temsilcilik görevinin bulunduğuna ve sorumluluk miktarının görev yaptığı dönem itibarıyla belirlenmesi gerektiğine vurgu yapıldığı, ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin 16/06/1999-23/05/2000 arası dönemde yöneticisi olan davacının kanuni temsilcilik sıfatıyla bu döneme isabet eden şirket borcundan dolayı sorumlu olduğu, bu durumda, görev yaptığı dönemde kullanılan kredilerden kaynaklanan şirket borcunun ödenmesinde davacının sorumluluğunun bulunduğu dikkate alındığında, dava konusu ödemeye çağrı mektubunda ve ihtiyati haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 01/11/2022 tarih ve E:2017/2020, K:2022/3928 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal eden ... Bank A.Ş.'nin hâkim ortaklarından ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'de (16/06/1999-23/05/2000) tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, ... Bank A.Ş.'nin Fon'a devredilmesiyle anılan şirketin ... Bank A.Ş.'ye olan borcunun kamu alacağı niteliği kazandığı, davacının yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı şirketin ... Bank A.Ş.'ye olan borcunun gecikme zammı ile birlikte toplam 279.789.591,44-TL'lik kısmından sorumlu tutulduğu, Fon alacağının tahsili amacıyla davacının kanuni temsilcisi olduğu şirkete 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 37., 55. ve 79. maddeleri uyarınca takibe başlanılmasına karşın alacağın tahsil edilememesi ve yapılan malvarlığı araştırmaları sonucunda tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında 279.789.591,44-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, anılan ödemeye çağrı mektubunun ve ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davalı idarenin 11/05/2016 tarihli savunma dilekçesinin 7. ve 8. sayfalarında yer alan tablolarda davacının sorumlu tutulduğu kredilerin gösterildiği, bu kredilerden bir kısmının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı şirketteki görev süresinden önceki tarihlerde kullanıldığı ve görev süresinden önce kullanılan başka kredilerle kapatıldığı, daha sonra bu kredilerin bir kısmının ise görev süresinden sonra kullanılan krediler ile kapatıldığı, bu kredilerin ödenmesi gerektiği tarih olarak kabul edilmesi gereken vadelerinin ise belirtilmediği; savunma ekinde yer alan ve ... Bank AŞ Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan "... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş. İnceleme Raporu"nda, anılan kredilerin davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı tarihten sonra kapatıldığının belirtildiği, 18/06/2001 tarihli krediler ile şirketin ... Off Shore'a olan borçlarının kapatıldığı, banka kaynağının kredi olarak kullanılıp geri ödenmemesi hâlinde oluşan Fon alacağından, kredinin kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem, başka bir deyişle kredinin vadesinin dolması ile başlayıp ödenmediği müddetçe devam eden süre zarfı boyunca, kanunî temsilci sıfatını haiz olanların sorumlu tutulabileceği, bu bakımdan, bir kanuni temsilcinin görev yaptığı şirkete kullandırılıp geri ödenmeyen krediden doğan sorumluluğunun söz konusu kredinin kullanım tarihinde veya geri ödenmesi gerektiği tarihte, yani vadenin dolmasıyla başlayıp ödemenin yapılmasına kadarki süre içerisinde görev yapması hâlinde söz konusu olduğu, aksi takdirde kredinin kullanıldığı tarihte görevde olmayan ve kredinin vadesi dolmadan önce görevden ayrılan kanuni temsilcinin 5411 sayılı Kanun ve 4389 sayılı Kanun uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağı, 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen dolanlı işlemlerle banka kaynaklarının kullanılması hâlinde ise kanuni temsilcinin görev yaptığı dönemle sınırlı olmaksızın banka kaynağının ne kadarını edindiği veya edindirdiğiyle sınırlı olmak şartıyla subjektif sorumluluğuna başvurulabileceği esas olmakla birlikte, davacının dolanlı işlemlerle banka kaynağını edindiği veya edindirdiği yönünde subjektif bir tespit olmadığı dikkate alındığında, davacının sorumluluğunun objektif sorumluluk kuralları bağlamında belirlenmesi gerektiği, öte yandan, şirketin kanuni temsilciliği görevini yürüten davacının görev süresinden önce çekilen kredilerden sorumluluğu belirlenirken eski tarihli kredilerin yeni kredilerle kapatılmasında davacının görev süresi içerisinde fiktif işlemlerin tespiti hâlinde söz konusu işlemlerden doğan Fon alacağından davacının sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olduğu, davacının işbu uyuşmazlığa konu ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nde 16/06/1999-23/05/2000 tarihleri arasında kanuni temsilci olarak görev yaptığı, dolayısıyla davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı bu dönem esas alınarak hukuksal bir değerlendirme yapılması gerektiği, davacıya görev süresinden önce ve görev süresi içinde kullandırılarak ödenmeyen kredilere ilişkin Genel Kredi Sözleşmelerinde herhangi bir tarih belirtilmediği, bu kredilerin banka Kredi Komitesi ve Yönetim Kurulu onaylarıyla Genel Müdürlük yetkisinde tahsis edilen rotatif kredi olduğunun belirtildiği, rotatif kredinin belirlenen vade ve limit içinde kalınmak şartıyla firmaya istediği zaman ve miktarda para çekme, istediği zaman ise riski sıfırlama ya da krediyi tamamıyla kapatma imkanı veren bir kredi olduğu, rotatif kredilerin vadesinin bir yıldan az yani kısa vadeli kredilere ek olarak anlık oluşan ihtiyaçlar için ticari müşterilere verilen krediler olduğu, herhangi bir ana para ödeme vaktinin bulunmadığı ve vadesinin maksimum bir yıl olduğu, krediye ilişkin faiz tahakkukunun üç ayda bir (Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayı sonları itibarıyla) her durumda kredi kapatması sırasında yapıldığı hususları dikkate alındığında, davacının sorumluluk döneminin belirlenmesinde bu bir yıllık sürenin dikkate alınması gerektiği, ... Bank Anonim Şirketi'nden kredi olarak çekilen ve daha sonra ödenmediği tespit edilen Fon alacağının ödenmesinde davacının sorumluğuna ilişkin olarak dört ayrı dönem için ayrı ayrı yapılan değerlendirmede; A- Davacının kanuni temsilciliği döneminden (16/06/1999-23/05/2000) önce çekilen ve geri ödenmediği belirtilen krediler yönünden: Davacının bu dönemden sorumluluğuna gidilebilmesi için, davacının kanuni temsilciliğinden önce çekilen kredinin vadesinin davacının kanuni temsilciliği dönemine denk gelmesi (vade tarihinin kanuni temsilcilik döneminden önceki bir tarih olması) ve bu kredinin ödenmemesi gerektiği, dolayısıyla kredi daha önce çekilmiş olsa dahi, kredinin vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme ve öncesine denk gelmesi halinde, vadesi geldiği halde bu kredinin ödenmemesi nedeniyle (vade tarihinden itibaren ödeme tarihine kadarki süreçte) davacının Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olabileceği, kredinin vadesi dolmadan önce görevden ayrılan kanuni temsilcinin 5411 sayılı Kanun ve 4389 sayılı Kanun uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin ise objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağı, öte yandan, "fiktif"in kelime anlamı itibarıyla "gerçek olmayan" anlamına geldiği, kredi çekildikten sonra yeni bir krediyle önceki kredinin kapatılması, ancak son çekilen kredilerin kapatılmaması halinde önceki krediler gerçek anlamda kapatılmamış sayıldığından, "fiktif işlem"in söz konusu olduğu, eski tarihli kredilerin yeni kredilerle kapatılmasında (yeni kredilerinde kapatılmaması halinde) fiktif işlemlerin tespiti hâlinde söz konusu işlemlerden doğan Fon alacağından davacının sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olduğu, bir başka ifadeyle, davacının kanuni temsilciliği dönemindeki vadesi gelen kredilerin daha sonraki bir krediyle kapatılması, ancak daha sonra çekilen kredinin ise gerçek anlamda kapatılmaması durumunda fiktif işlem (kredi) söz konusu olacağından, vadesinde ödenmeyen kredi tutarından kanuni temsilcinin sorumluluğunun devam edeceği, bu kapsamda davacının bu dönemdeki sorumluluğuna ilişkin olarak, davacının sorumlu tutulduğu krediler yönünden, davalı idarenin ara kararına cevap dilekçesi incelenmek suretiyle değerlendirme yapıldığında; 1-05/05/1998 kullanım tarihli krediye (150.000 USD) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (05/05/1999 tarihi itibarıyla) vadesi dolmasına rağmen ödenmeyen bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2-02/10/1998 kullanım tarihli krediye (210.168-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (02/10/1999 tarihinde vadesi dolan) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği görülmekle birlikte bu kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden önce 15/12/1998 tarihinde kullandırılan 426.230 USD döviz kredisi ile kapatıldığı ancak daha sonra çekilen ve bu kredinin maksimum bir yıllık süre olan vade tarihinde de (15/12/1999 tarihinde) yine davacının kanuni temsilci olduğu, 15/12/1998 tarihinde kullandırılan bu kredi de daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ise ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 3-05/10/1998 kullanım tarihli krediye (527.000-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (05/10/1999 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği görülmekle birlikte bu kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden önce 15/12/1998 tarihinde kullandırılan 1.727.869 USD döviz kredisi ile kapatıldığı, ancak daha sonra kullandırılan bu kredinin maksimum bir yıllık süre olan vade tarihinde de (15/12/1999 tarihinde) yine davacının kanuni temsilci olduğu, 15/12/1998 tarihinde kullandırılan bu kredi de daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ise ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 4-02/11/1998 kullanım tarihli krediye (400.00-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (02/11/1999 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 5-02/11/1998 kullanım tarihli krediye (117.500-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (02/11/1999 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 6-27/11/1998 kullanım tarihli krediye (267.000-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (27/11/1999 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 7-30/11/1998 kullanım tarihli krediye (350.000-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (30/11/1999 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 8-25/01/1999 kullanım tarihli krediye (90.000-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (25/01/2000 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 9-02/02/1999 kullanım tarihli krediye (12.500-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (02/02/2000 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 10-11/02/1999 kullanım tarihli krediye (32.000-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (11/02/2000 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 11-22/03/1999 kullanım tarihli krediye (70.000-TL) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (22/03/2000 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 12-08/01/1999 kullanım tarihli krediye (50.000 USD) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (08/01/2000 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 13-25/03/1999 kullanım tarihli krediye (310.220 USD) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (25/03/2000 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 14-26/03/1999 kullanım tarihli krediye (2.078.104 USD) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (26/03/2000 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 15- 02/04/1999 kullanım tarihli krediye (265,600 USD) ilişkin olarak; vadesinin maksimum bir yıl olduğu, dolayısıyla (02/04/2000 tarihi itibarıyla) vadesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, bu kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış olmakla birlikte daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, B-Davacının kanuni temsilciliği dönemi (16/06/1999-23/05/2000) içinde kullanılan krediler yönünden: 1-26/07/1999 kullanım tarihli krediye (875.000-USD) ilişkin olarak; kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönem içinde çekildiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2-30/09/1999 kullanım tarihli krediye (362.326-USD) ilişkin olarak; davacının kanuni temsilci olduğu dönem içinde çekildiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 3-29/02/2000 kullanım tarihli krediye (16.891-TL) ilişkin olarak; kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönem içinde çekildiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, C- Davacının kanuni temsilciliği dönemi (16/06/1999-23/05/2000) sonrası kullanılan krediler yönünden: 1-26/02/2001 kullanım tarihli krediye (9.032.438-USD) ilişkin olarak; kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden sonra kullanıldığı, kredinin kullanıldığı tarihte kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesi objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağından, bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 2-26/02/2001 kullanım tarihli krediye (52.529-DEM) ilişkin olarak; kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden sonra kullanıldığı, kredinin kullanıldığı tarihte kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesi objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağından, bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 3-26/02/2001 kullanım tarihli krediye (46.600-TL) ilişkin olarak; kredinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden sonra kullanıldığı, kredinin kullanıldığı tarihte kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesi objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağından, bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, D- Davacının kanuni temsilciliği döneminden (16/06/1999-23/05/2000) önce çekilen ve geri ödenmediği belirtilen Off-Shore kredileri yönünden: 1-27/01/1998 kullanım tarihli Off-Shore kredisine (2.341.529-DEM) ilişkin olarak; vadesinin 03/02/2000 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2-10/02/1998 kullanım tarihli Off-Shore kredisine (231.272-DEM) ilişkin olarak; vadesinin 17/02/2000 tarihli olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 3-12/06/1998 kullanım tarihli Off-Shore kredisine (92.620-DEM) ilişkin olarak; vadesinin 19/06/2000 tarihli olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu dönem sonrasına denk geldiği, dolayısıyla kredinin vadesi dolmadan önce görevden ayrılan kanuni temsilcinin bu krediden 5411 sayılı Kanun ve 4389 sayılı Kanun uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesi objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağından, bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 4-14/05/1999 kullanım tarihli Off-Shore kredisine (1.250.000-USD) ilişkin olarak; vadesinin 21/05/2000 olduğu, vadenin davacının kanuni temsilci olduğu döneme denk geldiği, kredi daha sonra çekilen bir krediyle kapatılmış ise de daha sonra çekilen kredinin ödenmediği, dolayısıyla daha sonra gerçek anlamda kapatılmayan bu miktar ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Sonuç olarak, yukarıda (A), (B) ve (D/1, 2, 4) kısımlarında yer verilen ve davacının sorumluluk tutarına dahil edilen krediler yönünden bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; yukarıda (C) ve (D/3) kısımlarında yer verilen ve davacının sorumluluk tutarına dahil edilen krediler yönünden ise bu kredi miktarı ve faizinden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı; bu durumda davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal eden ... Bank A.Ş.'nin hâkim ortaklarından olduğu, Banka kaynağının kredi olarak kullanılıp geri ödenmemesi nedeniyle oluşan Fon alacağından sorumlu olduğu, davacının kanuni temsilci olarak Fon alacağının ödenmesi hususundaki sorumluluğuna ilişkin olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi ile birlikte 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesi bir arada değerlendirildiğinde, davacının sorumluluk tutarına dahil edilmemesi gereken tutarların dahil edilmiş olduğu anlaşıldığından, davacının sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilen kredi miktarı ve faizleri yönünden davalı idarece yeniden bir hesaplama yapılması gerektiğinden, davacının sorumluluk tutarına dahil edilmemesi gereken krediler de dahil edilmek suretiyle yapılan hesaplamayla tesis edilen işbu dava konusu ödemeye çağrı mektubunda ve ihtiyati haciz işlemlerinde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilen krediler yönünden kısmen kabul kararı verilmesi gerekirken işlemin tümden iptal edilmesi dolayısıyla kararın bu yönüyle bozulması gerektiği, dava konusu Fon alacağının davacının söz konusu firmada kanuni temsilci olduğu dönemde ve öncesinde firmaya kullandırılan ancak görev yaptığı dönemde ödenmediği için bu tutarların tasfiyesi amacıyla yapılan protokol kapsamında firmaya kullandırılan ve ödenmeyerek kanuni takip hesaplarına aktarılmış olan kredilerden kaynaklandığı, davacının görev süresinden sonra kullandırılan kredileri ise içermediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ödenmeyen kredi borçlarının kanuni temsilcilik görevinden sonra şirkete kullandırılan krediler olduğu, akdedilen protokoller zamanında ya da yeni kredilerin kullanıldığı tarihlerde ilgili firmada görevde olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davacının sorumlu tutulduğu krediler arasında bulunan 18/06/2001 kullanım tarihli kredilere ilişkin olarak Bölge İdare Mahkemesi'nce herhangi bir değerlendirme yapılmamış ise de, bu kredilerin davacının kanuni temsilci olduğu dönemden sonra kullanıldığı, kredilerin kullanıldığı tarihte kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacının 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesi uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesinin objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacağı dikkate alındığında bu kredi miktarları ve faizlerinden de davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 11/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/2654, K. 2024/3242, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-2654-e-2024-3242-k-3b053af44a79